(926 S. K. m. 145) (3472 S. K. m. 1) (2709 S. K. m. 128)
Davacı 14.09.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 17.12.1998 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; rahatsızlığı nedeniyle 16.07.1998 tarihinde malulen emekliye ayrıldığını, ancak gerek Erzurum'daki kıt'ası gerekse J.Gn.K.lığı nezdinde yaptığı tüm başvuru ve uğraşılara rağmen kendisine 15 Temmuz 1998 aylığı ile 1-15 Temmuz 1998 ayına ait maaş farklarının ödenmediğini, ilişiğinin 16.07.1998 tarihi itibariyle kesilmesi nedeniyle Emekli Sandığınca kendisine ilk emekli aylığının 15.08.1998 ayından itibaren ödenmeye başlandığını, dolayısıyla bu konuda büyük mağduriyete uğradığını belirterek; söz konusu ödemelerin yapılmamasına ilişkin işlemin iptalini ve alacağı tutara yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının J.Yzb. rütbesindeyken Erzurum İl J.K.lığı emrinde son görev aylığının 15.06.1998 tarihinde idarece ödendiği ve akabinde adi malulen emekliye ayrıldığı, 16.07.1998 tarihinde TSK. ile ilişiğinin kesildiği, hizmet belgesi dahil tüm tahsis belgelerinde ayrılış tarihi olarak 16.07.1998 gününün belirtildiği, tahsis belgelerinin kendisine ulaşmasını takiben Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 25.08.1998 tarihli işlemi ile 21 yıl 5 ay hizmetine karşılık 4/1 derece kademe üzerinden 15.08.1998 tarihinden itibaren davacıya emekli aylığı bağlandığı, 15 Temmuz 1998 aylığı ile 1-15 Temmuz 1998 aylık farklarını alabilmek için gerek Erzurum'daki son birliği gerekse J.Gn. K.lığı nezdinde yaptığı başvurulardan ve şahsi girişimlerden hiçbir sonuç alamadığı, bu nedenle söz konusu menfi işlemin iptali için 14.09.1998 tarihinde ve süresinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 145 nci maddesinin birinci fıkrasında Subay, astsubay ve askeri öğrencilerin aylık ve harçlıkları her ayın başında peşin olarak ödenir. Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde o aya ait peşin ödenen aylık veya harçlık geri alınmaz.. denilmektedir.
3472 sayılı Kanunun 1 nci maddesi de, muhtelif kanunlarda yer alan aybaşı ibaresinin, her ayın 15i olarak uygulanması gerektiğini düzenlemiş bulunmaktadır.
Anayasanın 128 nci maddesinin ikinci fıkrasının amir hükmü doğrultusunda, kamu görevlilerinin aylık ve özlük hakları statü kanunları ile düzenlenmiş ve teminat altına alınmıştır. (926 sayılı Kanunun 135-183 ncü maddeleri; 657 sayılı Kanunun 146-186 nci maddeleri)
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca kamu görevlisinin aylık ödenmeksizin bir gün dahi çalıştırılması mümkün olmadığı gibi (Anayasa Madde 18 de belirtilen angarya yasağı ilkesi); aybaşlarında ödenmesi gereken aylığın akabinde vuku bulacak emeklilik ve ölüm hallerinde de, söz konusu aylığın geri alınmasına imkan olamayacaktır. İstifa, re'sen ayırma (kanunlarda öngörülen fiili emeklilik süresi dolmadan) vb. hallerde ise, o aya ait peşin ödenen aylığın, görev ifa edilen günler için hesaplanacak karşılığı düşüldükten sonra kalan miktarının geri alınacağı tabiidir.
Davalı idare, davanın öncelikle görevli mercie tevdi kararı ile sonuçlanması gerektiğini ileri sürmüşse de; aylık ödenmemesi yolunda tesis edilen ve kesin olan dava konusu idari işlemin 1602 Sayılı Kanunun 34 ncü maddesi kapsamında bir işlem olmaması ve davacının aynı Kanunun 35 nci maddesinde öngörülen ihtiyari müracaat hakkını kullanmadan 60 gün içinde doğrudan AYİM'de dava açma yolunu tercih etmesi karşısında, görevli mercie tevdii gerektiren bir durumun bulunmadığı görülmekle, davalı idarenin usule ilişkin söz konusu itirazının reddi yoluna gidilmiştir.
Bu hukuki açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; davacının fiilen son görev aylığının idarece 15 Haziran 1998 tarihinde ödendiği hususu ihtilafsızdır. Söz konusu aylığın 15 Haziran 1998 - 14 Temmuz 1998 dönemini kapsadığında ise kuşku yoktur. Bu durumda, davacının ilişiğinin en geç 14 Temmuz 1998 tarihinde kesilmiş olması halinde müteakip ayın (15 Temmuz 1998) aylığına müstahak olamayacağında şüphe yoktur. Ne var ki, davacının ilişiği gerçekte ancak 16 Temmuz 1998 tarihinde kesildiğinden ve 15-16 Temmuz 1998 tarihinde davacı muvazzaf statüde iki gün süreyle vazife yaptığından; bu iki gün için Temmuz 1998 aylığına hak kazandığı tartışmasızdır. Esasen, Emekli Sandığınca da davacıya ilk emekli aylığının 15 Ağustos 1998 tarihinden itibaren bağlandığı maddi bir vakıa olduğundan; ne görev aylığının ne emekli aylığının ödenmediği bir ayın (15 Temmuz 1998 aylığı) mevcut olduğu açıkça görülmektedir. Şu halde, davalı idarece davacıya, 15 Temmuz 1998 aylığı ile katsayı değişikliği nedeniyle 1-15 Temmuz 1998 ayı maaş farklarının ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacıya müstahak olduğu 15 Temmuz 1998 aylığı ile 1-15 Temmuz 1998 ayı maaş farklarının ödenmemesi işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı görülmekle, söz konusu İŞLEMİN İPTALİNE,
Davacının müstahak olduğu söz konusu alacağı tutarına dava tarihi olan 14.09.1998 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (Yüzde elli) YASAL FAİZ İŞLETİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy