(1005 S. K. m. 1, 2)
Davacı vekili 15.10.1998 tarihinde açtığı dava da özetle; davacının Babası ...........'ün 17 Mayıs 1337 tarihinde silah altına alındığı, Kurtuluş Savaşı sırasında ser çavuş rütbesi ile askerlik yaptığı, 23.05.1339 Tarihinde terhis edildiği, kendisine maaş bağlanması gerekirken çeşitli imkansızlıklar nedeniyle maaş bağlatamadığı, 1963 yılında öldüğü, davacının babasından dolayı maaş alması gerektiği, Emekli Sandığının bu konudaki başvurularına olumsuz cevap verdiği belirtilerek davacıya aylık bağlanmaması işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasında bulunan evrakın incelenmesi neticesinde, davacının babası olan ..........'ün 17 Mayıs 1337 tarihinde askerlik görevine başladığı, İstiklal Harbi sırasında ser çavuş olarak görev yaptığı, 23.05.1339 tarihinde terhis edildiği, kendisine bağlanmış bir aylığın bulunmadığı, 1963 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmıştır.
1005 sayılı Kanun hükümlerine göre, İstiklal Savaşına katılarak İstiklal Madalyası almış olan kişilere aylık bağlanabilmektedir. Ancak, bu aylık yasa gereği mirasçılara intikal etmemektedir. Bu nedenlerle İstiklal Madalyası almamış ve kendisine aylık bağlanmamış olan ..........'ten dolayı davacıya bu kanun gereğince de aylık bağlanması mümkün değildir. Davacının babasına aylık bağlanmış olsaydı dahi 1005 sayılı Kanun gereğince bağlanan aylıklar mirasçılara intikal etmediğinden dolayı davacıya yine de aylık bağlanmayacak idi.
İkinci olarak davacıya 3292 sayılı Kanun gereğince aylık bağlanıp bağlanmayacağı sorusu akla gelmekte ise de davacıya bu Kanun gereğince de aylık bağlanması mümkün değildir. Zira AYİM. 1.D.nin 05.11.1996 tarih ve 1996/79-908 Esas ve Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 3292 Sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkındaki Kanun tamamen farklı bir düzenleme olup, Milli Mücadeleye katılan ve 1325 Tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu ile 1005 Sayılı Kanundan yararlanmasına imkan olmayanların mutlaka 3292 sayılı Kanundan yararlanması gibi bir amaç güdülmemiştir. Zira kanunun ilk maddesinde hiçbir menfaat ve karşılık gözetmeksizin üstün başarı ve gayretle ülkeye hizmet eden ve bu hizmeti belgeleyen kişilere bu Kanun'un uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Davacının babasının bu nitelikteki bir konumu belgelenmediği için bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.
1325 Tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanununun 35, 36 ve 39 ncu maddeleri gereğince ilgilinin ailesine yetim aylığı bağlanabilmesi için müteveffanın (ilgilinin) askerlik yükümlülüğü altında iken çatışmada vurularak veya hava ve sefer koşullarından kaynaklanan bir nedenle hastalanarak veya bulaşıcı hastalıktan ölmesi veya silahaltında iken muharebe esnasında gaip olması gerekmektedir. Davacının babası ........... İstiklal Harbinde askerlik görevini yapmış, bu sayılan şekillerde vefat etmeden ve gaip olmadan sağ olarak terhis edilmiş, 1963 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda davacının babası 1325 Tarihli Yasa kapsamında olmadığından davacıya bu kanun gereğince aylık bağlanması da mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle davacı hakkında tesis edilen şehit - yetim aylığı bağlanılmaması işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy