(205 S. K. m. 21, 26) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 31)
Davacı vekili 12 Mayıs 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 3.4.1994 tarihinde terörle mücadele de yaralanarak, GATA K.lığının 12.4.1995 tarihli raporu ile T.S.K.de görev yapamaz hale geldiğini, ancak T.S.K.Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin sağladığı haktan yararlanarak muvazzaf vazifesine devam ettiğini, Şubat 1998 tarihinde kendi isteğiyle emekli olduğunu, OYAKna müracaatına rağmen emeklilik yardımı talebinin reddedildiğini, bu haksız işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının J.Yzb. olarak SİİRT 2 nci J.Kom. Tb. K.lığı emrinde görevli iken 3.4.1994 tarihinde terörle mücadele ateşli silah yaralanması nedeniyle yapılan tedavi sonrası GATA K.lığının 12.4.1995 gün ve 2443 sayılı raporu ile D/57 F-1 TSK.de görev yapamaz Çalışma gücü kayıp oranı % 75 dir. Mevcut yaralanma nedeniyle altmış gün iş gücünden kalmıştır. Hayati tehlike geçirmiştir Uzuv tatili mevcuttur. Fikren çalışır bedenen çalışamaz kararı verilmiştir. Fakat T.S.K.Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31/6 maddesince tanınan hakkını kullanarak, GATA K.lığının Ort. ABD. nin 4.9.1995 gün ve 39 sayılı Prof.Kur. Raporu ve Gn. Kur. Bşk.lığının 6.2.1996 tarihli onayı ile muvazzaflık vazifesini devam ettiği, Şubat 1998 tarihinde müracaat ederek T.C. Emekli Sandığınca vazife malulü olarak 26.2.1998 yılında emekliye ayrıldığı, 2.3.1998 tarihinde de OYAKa 205 sayılı Kanunun 26/b maddesi gereğince emeklilik yardımı yapılması hususunda talepte bulunduğu, Ordu Yardımlaşma Kurumu Genel Müdürlüğünce kendi isteği ile emekliye ayrıldığından bahisle 26/b maddesi gereğince, 10 yılını doldurmadığı içinde 21 nci maddeler gereği emeklilik yardımının yapılmasının mümkün olmadığı 2.4.1998 tarihli cevabi yazıyla bildirilmesi üzerine vekili aracılığıyla 12.5.1998 tarihli dava dilekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle süresinde davasını açtığı anlaşılmıştır.
Konu ile ilgili yasal mevzuata baktığımızda emeklilik yardımı ile ilgili esas düzenleme 205 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde: En az 10 yıl müddetle Kurumda üye olarak bulunduktan sonra, görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren daimi üyeler emeklilik yardımından faydalanırlar. şeklinde düzenlenmiş olmakla birlikte 26 ncı maddenin (b) fıkrası (3) ncü bendinde de Kısmi maluliyete duçar olan üyenin durumu, vazifesinden de ayrılmasını icabettirecek olursa bu takdir de ayrılış tarihine kadar birikmiş emeklilik yardımı tutarı da kendisine iade olunur. denmekte olduğu görülmektedir.
Davalı Kurum davacının yaralanmasından sonra görevine devam ettiği ve kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı için 205 sayılı Kanunun 26/b maddesi kapsamında olmadığından, 10 yıllık üyelik süresini doldurmadığı içinde 21 nci maddeden faydalanmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Davada öncelikle çözülmesi gereken olay; davacının maluliyetinin vazifesinden de ayrılmasını icabettirecek ağırlıkta olup olmadığıdır.
Bu husus GATA K.lığının 12.4.1995 gün ve 2443 sayılı raporu ile malul olduğu ve vazifesinden ayrılmasını icap ettirdiği kesinleşmiştir. Daha sonra GATA Profesörler Kurulunca verilen ve Gen Kur. Bşk.lığınca verilen rapor yukarıda belirtilen rapora aykırı bir rapor olmadığı gibi önceki raporu da yok veya geçersiz saymamaktadır. Son verilen ve vazifeye devam etmesi moral açısından ilgiliye tanınan ilave bir hakkın kullanılmasıdır.
Bu açık rapor karşısında davacıyı kendi isteği ile emekliye ayrıldı değerlendirmesi ile kanunla verilmiş bir hakkın teslim edilmemesi lafzi yorum sonucudur.
Açıklanan nedenlerle; 205 sayılı Kanun 26/b (3) gereğince davacıya emeklilik yardımı yapılmaması İŞLEMİNİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy