(2709 S. K. m. 125)
Davacı 12.10.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 13.11.1997 tarihinde şuanda oturmakta olduğu Palet - 4 kotuna şartlı olarak girdiğini, Zh.Brl.Ok.ve Eğt.Tüm.K.lığının 21.8.1998 tarihli emriyle, kendi oturduğu konutunda subay kontenjanına dahil olması itibariyle öneriye çıkarıldığını, 3.9.1998 günü yapılan dağıtımda konutunun bir başka subaya tahsis edildiğini, idarece konutunu boşaltması için bir aylık süre tanındığını, 3.9.1998 tarihinde yapılan lojman dağıtımının Konut Yönergesine aykırı olduğunu, Zh.Brl.Ok.ve Eğt.Tüm.K.lığının 21.8.1998 tarihli lojman önerisinde subaylara önerilen lojmanların 14.sırasında bulunan Yeşilkaya - 2 konutunun öneriye sunulmasına rağmen, bu konut tercih edilmeden şartlı konutların dağıtımına geçildiğini, oysa şartlı konutların hak sahiplerine verilebilmesi için mevcut öneriye sunulan konutların hepsinin tahsisinin yapılması gerektiğini, nitekim Yeşilkaya - 2 konutunun halen boş olduğunu, bunun yanısıra Tank - 3 konutunda bulunan personelin (subayın) 1998 yılı atamalarında Kıbrıs'a tayin olmasına rağmen bugüne kadar ikametindeki konutu boşaltmadığını, dolayısıyla 3.9.1998 tarihinde lojman dağıtımında subay tahsisli boş konut olmasına rağmen şartlı konutların dağıtımına geçilmek suretiyle yönergeye aykırı hareket edildiğini, ihtiyaç miktarının 16 olarak tespit edilerek, ilk girenden itibaren şartlı olarak oturulan konutların ilk 16'sının öneriye sunulduğunu, bu konutlardan sadece 7 konutun tercih edildiğini, kendisinin şartlı olarak oturulan konutlar listesinde 15 nci sırada yer aldığını, eğer 1998 yılı atamalarında Kıbrıs'a tayin olup boşaltmayan Tank - 3 ve öneriye sunulmasına rağmen tercih edilmeyen Yeşilkaya - 2 konutunun tahsisi yapılmış olsa idi ihtiyaç miktarının 16 değil 14 olacağını, kendi konutu da 15 nci sırada olduğundan, bu ahvalde kendisinin mağdur olmayacağını, ayrıca şartlı oturan konutlardan 9, 10, 11, 13, 14, 15 ve 16 nci sıralarda yer olanların konutlarının subaylara tahsis edildiğini, bu durumda 1989, 1990, 1993 ve 1995 yıllarında şartlı olarak girenlerden hala konutta oturmaya devam edenlerin bulunduğunu, oysa kendisinin konuta gireli bir yıl olmadan konutu boşaltmak durumunda kaldığını, başkalarının ise 9 yıldır şartlı oturmaya devam ettiğini belirterek; konuttan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 2.2.1999 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Zh.Brl.Ok.ve Eğt.Tüm.K.lığında görevli bulunan davacı astsubaya davalı idarece 13.11.1997 tarihinde subay kontenjanına dahil Palet - 4 konutunun şartlı olarak tahsisinin yapıldığı, Zh.Brl.Ok.ve Eğt.Tüm.K.lığının 21.8.1998 tarihli Lojman Önerisi emri ile subaylara 31 adet boş ve boşalması gereken konut ile 30 adet şartlı olarak oturulan konutun öneriye çıkarıldığı, 3.9.1998 tarihinde yapılan lojman dağıtımında subay kontenjanındaki önerilen lojmanlara giremeyen/girmeyen 33 subaydan 17'sinin, şartlı olarak oturulmakta olan lojmanlardan kendilerine tahsis yapılması talebinde bulunduğu, bunun üzerine davalı idarece birisi subay kontenjanında olup 21.8.1998 tarihli öneride yer alan Yeşilkaya - 2 konutu olmak üzere, astsubayların şartlı oturmakta olduklardan ilk 16'sı olmak üzere toplam 17 konutun öneriye çıkarıldığı ve bu 17 subaydan 7'sinin şartlı oturulan konutlardan sırasıyla 9, 10, 11, 13, 14, 15 ve 16 ncı sıralarda yer alan konutları tercih ettikleri, Yeşilkaya - 2 konutunun bu tahsiste de subaylarca tercih edilmediği, davacının 15 nci sırada yer alması itibariyle konutunun tercihte bulunan bir subaya tahsis edildiği, Zh.Brl.Ok.ve Eğt.Mrk.K.lığının 28.9.1998 tarihli işlemiyle davacının bir subaya tahsisi yapılan Palet - 4 konutunu bir ay içinde boşaltılmasının istendiği, davacının 8.10.1998 tarihli dilekçesiyle hatalı olduğunu değerlendirdiği bu tahsis işlemi ve onun sonucu olan konutu boşaltması yolundaki işlemin düzeltilmesi talebinde bulunduğu,, ardından da aynı işlemin iptali istemiyle 12.10.1998 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
TSK. Konut Yönergesinin 3 ncü Bölüm 7 nci maddesinde Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde, ihtiyaç miktarı kadar konut; konuta önce girenlerden, giriş tarihleri aynı ise giriş puanı az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tesbit edilerek, hak sahibi personele önerilir. Bu konutlardan tercih edilenler tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tahliye ettirilir... hükmü yer almakta; aynı yönergenin 3.Bölüm 4.maddesinde de ...Öneriye çıkarılan konutlar, yukarıdaki esaslarca belirlenen öncelik sırası ve tercih formları dikkate alınarak personele tahsis edilir. denilmektedir.
Davacının iddiaları ve ara kararımıza verilen cevaplar ile bunlara ekli belgelerin incelenmesinde, 3.9.1998 tarihli lojman dağıtımında lojmana giremeyen 33 subaydan 17'sinin, subay kontenjanına dahil olup şartlı olarak oturulan konutların kendilerine tahsisini talep etmeleri üzerine, subay kontenjanında boş bulunan ve tahsis edilmeyen 1 daire (Yeşilkaya - 2) de gözönüne alınarak, şartlı olarak oturulan 30 konuttan konuta giriş sırasına göre ilk 16'sının (böylelikle toplam 17 konutun) talepte bulunan bu 17 subaya önerildiği, davacının konutunun, konuta giriş tarihi esas alınarak 15 nci sırada yer aldığı ve bu konutlardan (önerilen 17 konuttan) içlerinde davacının konutunun da (Palet - 4) bulunduğu 7'sinin anılan subaylarca tercih edildiği maddi bir vakıadır. Dolayısıyla, davacının konutunun talepte bulunulan konut sayısı içinde kalması karşısında, öneriye çıkarılmasında Yönerge hükümlerine aykırılık saptanmamıştır. Davacının Tank - 3 konutu ile ilgili iddiası da Dairemizce ara kararı ile soruşturulmuş ve bu konutun ilgili subayın meşru ve eşinin sağlık nedenine dayalı talebi üzerine Komutanlık tasarrufu ile Aralık 1998 tarihine kadar adı geçen subay tarafından ikamete devam ettirilmesi nedeniyle 21.8.1998 tarihli öneride boş ve boşalması gereken konutlar arasında gösterilmediği anlaşılmıştır. Ne var ki, bu tespit dahi davacının durumunda herhangi bir değişiklik getirmemektedir. Çünkü, anılan konutun öneriye çıkartılması halinde dahi bu kez öneriye sunulması gereken şartlı konut miktarı 15 olacağından ve davacı da 15 nci sırada yer aldığından, davacının konutu her halükarda öneriye çıkarılmak durumundadır. Bu nedenle, davacının konutunun öneriye çıkarılmaması gerektiğine ilişkin iddiasına hukukilik affetmek mümkün değildir.
Davacının kendisiyle birlikte şartlı oturanlardan 9 yıldır konutta ikame edenler dururken, kendisinin bir yılı doldurmadan konuttan çıkarılmasının Yönergeye aykırı düştüğü şeklindeki iddiasına da katılmaya imkan yoktur. Gerçekten, TSK. Konut Yönergesinin yukarıda metnine yer verilen 3 ncü Bölüm 4 ncü maddesi öneriye çıkarılan konutların, ilgilerin (hak sahiplerinin) öncelik sırası ve tercih formaları dikkate alınarak personele tahsisi esasını öngörmektedir. Diğer bir deyişle bu konuda hak sahiplerine bir tercih iradesi (seçme hakkı) tanınmış durumdadır. İlgili hak sahibinin, dava konusunda olduğu gibi şartlı oturulan konutlardan ilk 8'ini tercih etmeyip söz gelimi 15 nciyi, 16 ncıyı tercih etmesi, tamamen Yönergenin kendisine tanıdığı bir haktır. Bu nedenle, 9 yıldır şartlı olarak oturan astsubayın konutunun sıradaki 17 subay tarafından tercih edilmeyip, bir yıldır şartlı oturan davacının konutunun bir subay tarafından tercihinde hukuka aykırı bir yön yoktur. Nitekim, 3.9.1998 tarihinde talepte bulunan 17 subaydan 10'u da önerilen 17 konuttan hiçbirini beğenmemiş ve bu nedenle 10 konut (birisi Yeşilkaya - 2) boş kalmış, istekli 7 subaya ise şartlı oturanlardan tercih ettikleri konutların tahsisi yapılmıştır. Davacının konutu da tercih edilen bu 7 konut içerisinde yer aldığından, Yönerge gereği konutunu boşaltılması gerektiği kuşkusuz bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının konutunu boşaltması yolunda davalı idarece tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy