(926 S. K. m. 4, 118) (211 S. K. m. 74) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 359)
Davacı, 13.10.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 22.4.1999 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; Hv.K.K.lığının 1990 yılında açtığı dış kaynaktan subay alımı sınavında ilan edilen hukuk öğretmenliği sınavını kazanarak, teğmenliğe nasbedildiğini ve 1.4.1991 tarihinde Hava Harp Okulunda Hukuk Dersleri Öğretim Üyeliği görevine başladığını, bir yandan derslere girerken kamu hukuku alanında yüksek lisans (master) eğitimini tamamladığını, 1995 yılında Hv.K.K.lığı atamaları ile Hava Harp Okulu Disiplin Subaylığı kadrosuna atandığını, bu arada hem doktora öğrenimine başladığını hem de Hava Lisan Okulunda İngilizce eğitimini tamamladığını, bu başarılı safahatına karşın Hv.K.K.lığının 10.8.1998 tarihli atama emri ile Ankara Hv.Loj.K.İd.Ynt.Bşk.lığı Per.Ş.Md.lüğü Hukuksal İşlemler ve Personel Seferberlik Subaylığı kadrosuna atandığını, bu atamanın kendisinin subay olarak Hv.K.K.lığına alınış gayesine, mesleki kariyerine, sınıf ve ihtisasına uygun düşmeyen bir atama tasarrufu olması itibariyle hukuka uyarlı olduğundan sözedilemeyeceğini, kendisinin Disiplin Subayı olarak görev yaptığı süre zarfında herhangi bir başarısızlığı, disiplin cezası ya da uyarısı bulunmadığı halde, 5044 sayılı Kanunun amaç ve ruhuna aykırı şekilde ve ortada herhangi bir idari, asayiş, zaruri vb. neden bulunmadan, sanki varmışçasına tesis edilen atama işleminin objektiflikten uzak, takdir zaafına dayalı ve hukuka aykırı bir işlem mesabesinde bulunduğunu, 1995 yılında Öğretim Üyeliğinden Disiplin Subaylığına vaki atamasına karşı zamanında dava açmamasının, idarece bu konuda ikna edilmesi ve kandırılmasından kaynaklandığını, aynı nedenlerle hukuk dersleri öğretmenliği kadrosunun 1995 yılında kapatıldığını çok sonra öğrendiğini ve dava konusu yapamadığını, Hv.K.K.lığı bünyesinde tek hukuk öğretmeni subay olmasına ve salt Hava Harp Okulu bünyesinde öğretim üyeliği yapmak amacıyla statüye alınmasına rağmen, bu amaç dışına çıkılarak bir personel subayı kadrosuna atanması işleminin sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 2.3.1999 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davalı idarenin 28.7.1990 tarihli gazete ilanı ile dış kaynaktan muvazzaf subay alımı amacıyla sınav açtığı ve Akademik kariyer yapmaları sağlanarak İstanbul Hava Harp Okulu için öğretim üyesi yetiştirilmek üzere hukuk öğretmeni.. subay alınacağının bildirildiği, davacının anılan branşta (hukuk öğretmenliği) sınavda başarılı olarak muvazzaf öğretmen teğmen nasbedildiği ve 1.4.1991 tarihinde Hava Harp Okulu Öğt.Bşk.Sos.Bil.Böl.Bşk.lığı Hukuk Dersleri Öğretim Üyeliği görevine atanarak başladığı, davalı idarece Hava Harp Okulu TMK.sında 24.7.1995 tarihinde değişiklik yapılarak, davacının atamalı olduğu hukuk dersleri öğretim üyeliği kadrosunun iptal edildiği, Hava Harp Okulu K.lığının 27.9.1995 tarihli intibak atama teklifinin idarece uygun görülerek davacının Hava Harp Okulu Disiplin Subaylığı kadrosuna atandığı ve 20.11.1995 tarihinde bu görevine başladığı, bu arada yüksek lisans (master) eğitimini tamamlayıp, kamu hukuku ana bilim dalında doktora eğitimine başladığı, bilahare Hava Lisan Okulunda İngilizce kursunu başarıyla tamamladığı, Hava Harp Okulu K.lığının 20.7.1998 tarihli atama teklifi ile davacının bir başka göreve atanmasının teklif edildiği, Hv.K.K.lığının 10.8.1998 tarihli atama emriyle davacının Ankara garnizonuna Hv.Loj.K.lığı İd.Ynt.Bşk.lığı Per.Ş.Md.lüğü Hukuksal İşlemler ve Personel Seferberlik Subaylığı kadrosuna atamasının yapıldığı, bu işlemin kendisine 24.8.1998 tarihinde tebliğini müteakip davacının söz konusu atama işleminin iptali için 13.10.1998 tarihinde AYİMde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının 15.6.1999 tarihli dilekçesi içeriği ve duruşmadaki açık beyanından, Hv.K.K.lığının 2.6.1999 tarihli atama emriyle GATA K.lığı Sağlık Astsb.Hzl.ve Sınıf Ok.K.lığı emrine atandığı saptanmakla beraber; Hava Kuvvetlerine subay olarak alınma nedeninin Hava Harp Okulunda Hukuk Dersleri Öğretim Üyeliği yaptırılması olduğu iddiası ve menfaatinin de bu ortamdan uzaklaştırılmasıyla ihlal edildiğini öne sürmesi karşısında, Ankara garnizonunda ilk atandığı görevden aynı garnizon içinde bir başka göreve atanması nedeniyle güncel menfaat ilişkisinin ortadan kalkmadığı ve devam etmekte olduğu kanaatine varılarak, davanın devamı sırasında tesis edilen ikinci atamaya rağmen, davanın sonuçlandırılması yoluna gidilmiştir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118/a maddesinde atamaların kadro ihtiyacı gözetilerek tesis edileceği hüküm altına alınmakta; aynı Kanunun 4 ncü maddesinde, subay ve astsubayların görev ve sorumluluklarının İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği ile diğer kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, talimatname ve hizmet kadrolarının açıklamalarında gösterileceği ifade edilmekte; 211 sayılı TSK. İç Hizmet Kanununun 74 ncü maddesinde, hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askeri kurumda ne gibi vazife alacağının kadrolarda tespit olunacağı belirtilmekte ve nihayet İç Hizmet Yönetmeliğinin 359 ncu maddesinde, kıtaların kuruluşları ve hangi rütbe sahibinin hangi kıtaya komuta edeceğinin standart kadrolarında tespit edileceği vurgulanmaktadır. Anılan söz konusu mevzuat hükümlerine göre, hangi rütbe ve sınıfta olursa olsun, bir subay ya da astsubayın atanmasında kadro esasına riayet esas olup, kadro larında sınıf, rütbe, ihtisas ve aranılan diğer özellikler dikkate alınarak hazırlanması gerekli bulunmaktadır. Bu husus mahkememizin muhtelif kararlarında da dile getirilmiştir (AYİM.1.D.nin 5.12.1995 tarih ve E.1995/610, K.1995/1122; 6.5.1998 tarih ve E.1997/935, K.1998/549 sayılı kararları).
Davacı, davalı idarenin gazete ilanı ile duyurduğu kadroda (Hava Harp Okulunda Hukuk Dersleri Öğretmenliği) istihdam edilmek üzere muvazzaf subaylığa (öğretmen teğmenliğe) nasbedilmiştir. Nitekim 1.4.1991-20.11.1995 tarihleri arasında da anılan kadroda istihdam edildiği tartışmasızdır. Ne var ki davalı idarenin 24.7.1995 tarihli tasarrufuyla Hava Harp Okulu K.lığı Öğretim Başkanlığı TMK.sında bir kısım değişiklikler yapılmış, bu meyanda davacının işgal ettiği ve fiilen görev yaptığı Hukuk Dersleri Öğretmenliği kadrosu kaldırılmıştır. Davacı, Hava Harp Okulu TMK.sının değiştirilerek, kendisinin istihdam edildiği kadronun kaldırıldığını (iptal edildiğini) çok sonra öğrendiğini öne sürmekteyse de; 20.11.1995 tarihinde Hava Harp Okulu Disiplin Subaylığı kadrosuna atanıp bu göreve başlaması karşısında, yaşamın olağan akışında bir hukukçu olarak, öğretim üyeliğine birdenbire bu şekilde son verilmesinin hukuki sebebini araştırmaması ve olayın vehametini önemsemediği düşünülemeyeceğinden, bu savunma beyanına katılmaya imkan görülememiştir. Hukuk formasyonu almış ve bilfiil hukuk dersleri vermekte olan bir öğretmen subay olarak, söz konusu atama tarihinde davacıya düşen yüküm, subay statüsüne alınma nedeni ve gerekçesi olan söz konusu kadrosunun idarece tek yanlı bir tasarrufla kaldırılması ve akabinde okul içinde bir başka göreve (Disiplin Subaylığına) atanması işlemini süresi içinde iptal davasına konu yapmaktan ibaret olmalıydı. Oysa davacı, bu işlemlere karşı hiçbir itiraz ya da yargı yoluna başvurmamış, bilakis yeni atandığı kadroda dört yıla yakın bir süre görev yapmış bulunmaktadır.
Nihayet, yasal itirazda bulunmadığı Disiplin Subaylığı görevinden alınarak, Ankara garnizonundaki yukarıda belirtilen kadro görevine atanınca, bu işlemin hukuka aykırılığından bahisle davacının bu davayı açtığı görülmektedir. Davacının statüye girişine dayanak ve istihdam nedeni olan Hava Harp Okulu Hukuk Dersleri Öğretmenliği kadrosunun lağvedilmesinin (iptal edilmesinin) salt davacının kişisel menfaatini sıkı sıkıya ilgilendiren bir işlem olduğu kuşkusuzdur. Çünkü, davacı Hv.K.K.lığı bünyesindeki tek hukuk öğretmeni subay olup, (1) olan yegane kadrosu da Hava Harp Okulu Öğretim Başkanlığında bulunmaktadır. Bu kadro iptali, beraberinde davacının istihdam edildiği göreve de son verilme sonucunu doğurmasına karşın, davacı sessiz ve hareketsiz kalmak ve her iki işlemi dava etmemek suretiyle, anılan işlemlerin yapay sıhhat kazanmasında belirleyici bir rol oynamıştır. Dolayısıyla, anılan kadro iptali işleminin üzerinden 4 yıl geçtikten sonra, bu işleme sıkı sıkıya bağlı olan sınıf, ihtisas ve subaylığa alınma amacı dışında bir kadroya atandırılma işleminin salt bu nedenle hukuka aykırılığı iddiasının incelenebilirliği bulunmamaktadır. Süresinde dava açılmış olsaydı 4 yıl önce incelenebilecek olan söz konusu iddiaların, yapay sıhhat kazanmış bir işlemin (hukuk öğretmenliği kadrosunun halen mevcut olmayışının) çok sonrasında tesis edilen dava konusu atama işlemiyle ilgili olarak irdelenebilmesi söz konusu edilemez ve 1995de tesis edilen işlemlerin hukuka aykırılığı iddiası dinlenemez.
Şu halde, saptanması gereken hukuki gerçek, davacının 4 yıldan beri (20.11.1995den itibaren) sınıf, ihtisas ve statüye alınma amacına uygun bir kadrosunun Hv.K.K.lığı envanterinde bulunmayışıdır. Davalı idare, kadro iptali sonrasında davacının niteliklerine en uygun olarak değerlendirdiği Hava Harp Okulu Disiplin Subaylığına davacıyı atamış ve yaklaşık 4 yıl süreyle bu görevde istihdam etmiştir. Halen Hv.K.K.lığında sınıf ve ihtisasına doğrudan karşılık olabilecek bir kadrosu bulunmayan davacının, İstanbul garnizonunda kalış süresini fazlasıyla tamamlaması, Hava Harp Okulu K.lığının hakkındaki atama teklifi ve Ankara garnizonundaki boş olup, ara kararımız üzerine gönderilen TMK.ya göre Hukuk Fakültesi mezunu, sivil ve yedek subaylıktan geçenlerin öncelikli olarak istihdam edileceği, hukuki konularda yüksek lisans eğitimi yapmış olması ve iyi derecede İngilizce bilmesi tercih edilen Hv.Loj.K.İd.Ynt.Bşk.Per.Şb. Hukuksal İşler ve Seferberlik Subaylığı kadrosunun davacının haiz olduğu niteliklerine en uygun bir kadro bulunuşu (davacı da dış kaynaktan alınmış, Hukuk Fakültesi mezunu, lisansüstü eğitim yapmış ve iyi derece İngilizce bilen bir subaydır) karşısında; davalı idarece tesis edilen atama işleminde hukuki isabet bulunduğu açıktır. Davacının atanmış olduğu kadronun sınıfının personel olmasının da bu hukuki gerçeği değiştirici yönü bulunmamaktadır. Çünkü, yukarıda izah edildiği üzere, halen davacının sınıfı (Öğretmen) ve branşı-ihtisası (Hukuk) itibariyle Hv.K.K.lığı bünyesinde istihdam edilebileceği bir kadro olmadığından; zorunlu olarak, ihtisas ve niteliklerine yaklaşık olarak en uygun bir görev kadrosuna -bu kadronun sınıfı ne olursa olsun- atandırılması zorunluluğu mevcuttur. Dolayısıyla, davacının bu yöne ilişkin iddialarında da hukuki haklılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy