(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 129) (1086 S. K. m. 187, 194)
Davacı, 25.9.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Artvin İl J.K.lığında J.Astsb.Bşçvş.rütbesinde görevli iken YAŞ.nın 3.8.1998 tarihli kararı ile disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğunu, hakkındaki disiplinsizlik suçlamasının soyut ve mücerret bir iddia mesabesinde olduğunu, herhangi bir disiplin kovuşturmasına tabi tutulmadan ve savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukukun üstünlüğü ilkesine, Anayasanın 129/2 nci maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesine aykırı düştüğünü belirterek; Yüksek Askeri Şuranın hakkındaki ayırma işleminin dayanağını teşkil eden kararının uygulamasına ilişkin işlemin (kararnamemin) iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, Genel Sekreterlikçe yapılan ilk inceleme sonunda, dava konusunun yargı denetimi dışı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirmesiyle, bu konuda bir karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Yine davacıya ait ve Dairemizin 1998/933 Esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinde; davacının aynı YAŞ kararına dayalı ayırma işleminin iptali ve bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini (100 milyon lira maddi, 100 milyon lira manevi tazminat talep edilmiş) istemiyle dava açılmış olduğu, söz konusu davadaki iptal istemiyle bu davadaki iptal isteminin ayniyet gösterdiği, her ne kadar kararnamenin iptali adı altında sanki farklı bir işlem söz konusu imiş gibi değişik bir mahiyet ortaya konulmaya çalışılsa da, gerçekte disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin (bu işlem ister YAŞ kararına dayansın, ister Kuvvet Komutanlıklarınca tekemmül ettirilsin) her halikarda bir karar veya kararnameyle tekemmül edebileceği, bu durumda iptale yönelik her iki davadaki istemin mürekerrer bir mahiyet arzettiği görülmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187 ve 194 ncü maddelerinde düzenlenen derdestlik, usule ilişkin ilk itirazlar arasında yer almakla beraber; gerek 1602 sayılı Kanun, gerek 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununda bu müessese düzenlenmemiştir. Ancak, derdestlik kurumunun idari yargıda bulunmadığını söyleyebilmekte şüphesiz mümkün değildir. Derdestlik iddiasının ayrı mahkemeler arasında, sözgelimi AYİM-Danıştay, AYİM-İdare Mahkemeleri arasında olabilmesi imkan dahilinde olduğu gibi; aynı mahkemede açılan davalarda da olması mümkündür.
Diğer bir deyişle, derdestlik (ilk) itirazı ya da mahkemece resen tespiti ile, yeni açılmış olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğu ileri sürülür veya saptanır. Bunun üzerine yeni davanın açıldığı mahkeme, aynı davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunu tespit ederse, ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar verir (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.III, Ankara 1982, sh.3004-3015).
Şu halde, bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için gerekli olan (a) Aynı davanın iki kere açılmış olması, (b) Birinci davanın görülmekte (derdest) olması, (c) Birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartları, bu davada tamamen gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; bu dava konusunun Dairemizin 1998/933 Esasına kayıtlı derdest davadaki iptal istemiyle aynı olduğu anlaşılmakla, derdestlik nedeniyle DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy