(3713 S. K. m. 21) (926 S. K. m. 29, 30, 35) (205 S. K. m. 17) (2946 S. K. m. 2, 3, 11) (211 S. K. m. 3) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 1, 2, 9) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 31)
Davacı, 13 Ağustos 1998 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Muş İl Jandarma Komutanlığı emrinde asteğmen olarak görev yapmakta iken, 11.4.1996 tarihinde teröristlerle girilen sıcak temas esnasında yaralandığını, 11.5.1998 tarihinde vazife malûlü olarak emekliye sevk edildiğini, 22.6.1998 tarihli dilekçe ile Jandarma Genel Komutanlığına 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi gereğince kira yardımından yararlandırılmayı talep ettiğini, bu başvuru esnasında önceki emsalleri gibi kendisinin gerekli evrakları hazırlaması söylendiğini, ancak Jandarma Genel Komutanlığı Adli Müşavirliğinin olumsuz görüşü istikametinde kira yardımı talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Ancak idarenin yapmış olduğu bu olumsuz idari işlemin, 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı... düzenlemesi ve aynı maddenin (b) fıkrası hükmü doğrultusunda emekli bir subay olarak kira yardımından yararlandırılması gerektiğini iddia ederek, öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesini, kira yardımından yararlandırılmaması işleminin iptali ile kontrat tarihinden itibaren hesaplanacak kira yardımının kanuni faizi ile birlikte ödenmesi, mahkeme masraflarının davalı idareye yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı...................nun Muş İl Jandarma Komutanlığı emrinde Asteğmen rütbesi ile görev yapmakta iken 11.4.1996 tarihinde teröristler ile girilen çatışma neticesinde yaralandığı, bu yaralanma neticesinde 11.5.1998 tarih ve 4192-78 (120108) sayılı makam onayı ile vazife malûlü olarak emekliye sevk edildiği, 22.6.1998 gün ve 158745 sayılı dilekçe ile Jandarma Genel Komutanlığından, 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi uyarınca kira yardımı yapılmasını talep ettiği, bu talebinin İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığının 27 Temmuz 1998 gün ve Loj.:7510-21-98 İs. ve İnş.D.Eml.Ş.Huk.Müş.(194960) sayılı cevap yazısı ile Konut Yönergesinin 2 nci maddesinin, yedek subayların kamu konutlarında oturma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacının asteğmen nasbedilerek TSK.ne giriş yaptığı tarihten vazife malûlü olarak muvazzaf görevinden ayrıldığı emekli subay statüsüne geçirildiği zamana kadar devam eden yedek subaylık evresinde subay statüsünde bulunduğu hukuki bir gerçekliktir. 211 Sayılı İç Hizmet Kanununun askerler ve rütbelerini düzenleyen 3 ncü maddesinin (a) bendinin (6) numaralı alt bendi, 926 sayılı TSK. Personel Kanununun subay rütbelerini belirten 29 ncu, rütbelerde bekleme süresini saptayan 30 ncu ve subaylığa nasıpla ilgili 35 nci maddesinin (b) bendi, yedek subaylığın, asteğmen rütbesi ile subaylığın ilk basamağını oluşturduğunu gösteren ve bu personelin subay kavramı içinde kabulünü gerektiren yasal dayanak ve kanıtlardır. Ayrıca Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu 17 nci madde yedek subayları kurum üyesi kabul eder mahiyette düzenleme getirerek, hukuki mevzuatın yedek subayları, kendi personeli statüsünde saydığını göstermektedir. Zaten davacının subay statüsünde sayılıp sayılmayacağı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
İdare, ihtilafın temelinin, kamu konutlarının tahsisi esaslarında ve davacının bu kamu konutlarında oturma hakkının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu görüşüyle hareket etmekte ve kamu konutlarının edinilmesini, tahsis şekillerini, oturma sürelerini düzenleyen mevzuatı detayı ile savunmasında zikretmektedir. İdarenin öne sürdüğü yasal ve düzenleyici mevzuat hükümleri aşağıdaki gibidir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde, Bu kanun;
a) Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar,... tarafından yurtiçinde ve yurtdışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için kamu konutlarını kapsar. Ancak kiralama zaruri hallerde ve kısıtlı olarak yapılabilir. Bunun uygulaması yönetmelikte belirtilir. denilmektedir.
Kamu konut türleri ve konut tahsisi başlıklı 3 ncü madde, kamu konutları tahsis esasına göre dört gruba ayrılır.
a) Özel tahsisli konutlar;...
b) Görev tahsisli konutlar;...
c) Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi..., konuttan yararlanma için bekleme süresi,... gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır.
d) Hizmet tahsisli konutlar,...
Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.
2946 sayılı Kanunun 11 nci maddesi uyarınca çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliğinin Amaç başlıklı 1 nci maddesi; Bu yönetmeliğin amacı, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli,... ait usul, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tespit etmektir. Yönetmeliğin 4 ncü maddesi kiralama suretiyle kimlere konut sağlanabileceğini düzenlemiştir. (c) bendinin hükmü şöyledir: (Değişik: 11.9.1987-87/12144 K.) Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli...... için konut kiralanabilir. Yönetmeliğin 6 ncı maddesi şöyledir: ... Kamu konutlarının görev unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceği yetkili makamca tespit edilebilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ayırım subay, astsubay ve sivil memur (uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşları dahil) arasında yapılır şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yönetmeliğin 9 ncu maddesi, Sıra tahsisli konutlar, Yönetmeliğin ekli (4) sayılı puanlama cetveli esas alınarak konut dağıtım komisyonunca hak sahiplerine tahsis edilir...
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sıra tahsisli konutların hak sahiplerine tahsisi... görev ve unvanlarına bakılmaksızın puan sırasına göre yapılır şeklindedir.
Kamu konutlarının tahsisini düzenleyen yasal mevzuatın değerlendirilmesi konusunda AYİM. Başsavcılığının düşüncesi şöyledir: ...Türk Silahlı Kuvvetlerinde ayırım subay, astsubay ve sivil memur (...) arasında yapılır. Söz konusu yönetmelik hükümlerine göre çıkarılan TSK. Konut Yönergesinin beşinci bölüm birinci maddesinde, konutlar Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu evli subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile bunlardan bekar veya dul olup ta bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri ile birlikte oturacağını beyan edenlere tahsis edilir...
Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, subay olan davacının kamu konutlarından yararlanma hakkına sahip olduğu açıkça görülmektedir Başsavcılığın görüşü davacının kamu konutu tahsisi hakkına sahip olduğu doğrultusundadır.
211 sayılı İç Hizmet Kanununun subay tanımını yapan 3/a-6 ve 3/b-4 ncü maddeleri ile 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 29, 30, 35 nci maddeleri, 1076 Sayılı Yedek Subay Kanununun 3/f maddesi, Subay Sicil Yönetmeliğinin 31 nci maddesinde yedek subayların subay olarak gösterildiği görülmektedir. Davacının asteğmen naspedilerek TSK.ne giriş yaptığı tarihte vazife malûlü olarak görevinden ayrıldığı emekli subay statüsüne geçirildiği zamana kadar devam eden yedek subaylık evresinde subay statüsünde bulunduğu hukuki bir gerçekliktir. Ayrıca Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun 17 nci maddesi yedek subayları kurum üyesi kabul eder mahiyette düzenleme getirerek kendi personeli statüsünde saydığını göstermektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ayırım subay, astsubay ve sivil memur (uzman çavuş ve uzman jandarma çavuşlar dahil) arasında yapılır. Kamu Konutları Yönetmeliği hükümlerine göre çıkarılan TSK. Konut Yönergesinin beşinci bölüm birinci maddesinde, Konutlar Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu evli subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile bunlardan bekar veya dul olup ta bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri ile birlikte oturacağını beyan edenlere tahsis edilir hükmü yer almaktadır. Kamu konutlarının temin ve tahsisini düzenleyen mevzuat hükümleri incelendiğinde; hizmetin devamlılığı ve asli personel durumunda olanlara yapılabileceği konusunda bir açıklık bulunmamaktır. Hizmetin devamlılığı ve asli personel-geçici personel ayrımına girmeksizin, TSK. personeli olan ve subay statüsünde bulunan davacının kamu konutlarından yararlanma hakkına haiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesinde, uyuşmazlık konusu olan kira yardımı hakkının hangi hallerde ve kimler için doğacağının düzenlendiği görülmektedir.
Anılan 21 nci madde şöyledir: Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yararlanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;
a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gerekli hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memur aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi, emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
b) Yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malûl olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutlarından çıkacaklar ile kamu konutlarından yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır... şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal düzenleme memur ve kamu görevlilerinden bu görevlerini, nerede olursa olsun ifa ederlerken veya bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olanların haklarını içermektedir.
Davacının yurtiçinde, kendisine tevdi edilmiş olan bir görevi ifa ederken, terör eylemine muhatap olduğu ve bu eylem sebebiyle sakatlandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın ve davanın çözümüne esas olacak husus davacının bu görevi ifa ederken memur veya kamu görevlisi olup olmadığıdır. Asteğmen olarak subay statüsünde askerlik görevi sebebiyle istihdam edilmekte olan kişinin kamu görevlisi olduğu konusunda da bir duraksama bulunmadığı açıktır.
3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi birinci fıkrası bu tür bir eyleme maruz kalan kişilerin, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ayrıca devam eden bentlerdeki haklardan yararlandırılacaklarını açıklamıştır. Kanun koyucunun amacı devam eden bentlerdeki haklardan terör eylemlerine maruz kalan kamu görevlileri ile memurların yararlandırılmasını sağlamaktır. Örneğin (a) bendi aylık bağlanması ve emekli ikramiyeleri konusunu düzenlemektedir. (d) bendi Demiryolları, Denizyolları ve Belediye Toplu Taşıt araçlarından ücretsiz yararlanacaklarını öngörmektedir. Bu doğrultuda da davacı vazife malûlü olarak (a) bendi hükümlerinden istifade etmiştir. Kanun koyucunun amacı (b) bendi düzenlemelerinden yararlanacakları ayrık tutmak olsaydı bunu net olarak belirtirdi, aksine birinci fıkrada bahis olunan kişilerin aşağıdaki haklardan faydalanacağını açıkça ifade ederek gerçek maksadını ortaya koymuştur.
3713 sayılı Kanunun 21/b bendi kira yardımı hakkını düzenlemiştir. Bu bent kira yardımının yapılış şekli ile süresi konusunda düzenleme getirmiş olup kimlerin yararlanacağı sorusunun cevabı tüm 21 nci maddenin lafzından ve ruhundan birinci fıkrada zikredilen memur ve kamu görevlileri olarak anlaşılmaktadır. Aksi düşünce, kanunun açık düzenlemesine aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle idarenin kira yardımı yapmama doğrultusunda beliren olumsuz idari işlemi sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmıştır.
Ayrıca hiçbir şahsi çıkar ve amaç gütmeksizin terör eylemlerine karşı bir görev ifa etmekte iken yaralanan davacının diğer kamu görevlilerinden ayrık tutularak kira yardımından yararlandırılmamasında da kamu yararı veya kanun koyucu tarafından öngörülen özel bir yarar bulunmadığından, dava konusu olumsuz idari işlem maksat unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının asteğmen olarak görev yapmakta iken terör eylemi sebebiyle yaralandığı ve 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi kapsamına dahil olduğu, bu sebeple aynı maddenin (b) bendi kapsamında kira yardımından yararlandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Böylelikle davacının kira yardım talebinin reddedildiği olumsuz idari işlemin, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılıkla sakat olduğu, bu nedenle 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi (b) bendi kapsamında kira yardımı yapılmaması şeklinde ortaya çıkan olumsuz idari işlemin İPTALİNE, kontrat tarihinden itibaren hesaplanacak kira yardımının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy