(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı vekilince düzenlenip 12 Ekim 1999 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı genel atamalarında Bursa İli, Nilüfer İlçesi Jandarma Komutanlığına atanan bu görevde son derece başarılı bir görev yapan davacının genel atamalar geçtikten sonra, Ağustos 1999 tarihinde ek bir karar ile Nilüfer İlçe Jandarma Komutanlığından, Bursa Jandarma Bölük Komutanlığına atandığını, 1998 yılında atandığı bu görev yerinde davacının iki yıllık süreyi doldurmadığını, davacının atamasının Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 3 ncü maddesinde öngörülen şartlara uymadığını, ancak takdire dayalı olan f fıkrasında öngörülen idari, asayiş ve zaruri sebepler hükmüne göre yapıldığı kanaatinde olduklarını, bu atamada kullanılan taktir yetkisinin keyfi olmayıp kamu yararı amacıyla ve hizmet gerekleri ile sınırlı olarak kullanılması gerektiği, davacının fuhuş ve rüşvetle mücadele orta öğretim kurumlarında türbanla derslere girilmesini engelleme, mahkeme kararlarının uygulanması ve gazino, bar gibi eğlence yerlerinin denetlenmesinde etkin görevler yaptığını, bu faaliyetleri nedeniyle menfaati zarar gören kişilerin şikayetleri üzerine soruşturma geçirdiğini, somut herhangi bir şey bulunamamasına rağmen zamansız ve haksız olarak atanmasının yapıldığını, davacının Üstün Cesaret ve Feragat Altın Madalyasına layık görülüp, bunun dışında birçok taktirler aldığını, en son Bursa İl Jandarma Komutanı tarafından takdir edildiğini, buna rağmen İlçe Jandarma Komutanlığından alınarak yerine Üsteğmen rütbesinde bir subayın atandığını, Nilüfer İlçesi hudutları dahilinde meydana gelebilecek bir toplumsal olayda davacının Komando Bölük Komutanı olarak İlçe Jandarma Komutanının emrine girmesi gerektiği düşünüldüğünde atamasının manevi yönden de ne kadar rencide edici olduğunun ortaya çıkacağını esasen davacının adı çeşitli yolsuzluklara karıştığı için sarı basın kartı iptal edilen ......... isimli şahsın türbanla ilgili olarak .......... Televizyonunda yaptığı programda hedef gösterilip Görükle Belediye Hudutları içinde yapılmakta olan 4000 konutluk kooperatif hakkında Yeni Belediye Başkanının Bölge İdare Mahkemesi Kararını uygularken Jandarma marifetiyle emniyet tedbirleri aldığı için Nilüfer İlçesi Kaymakamı ve Bursa Valisi tarafından istenmeyen kişi ilan edildiğini, oysaki davacının ortaöğretim kurumlarındaki türban olayında ve Bölge İdare Mahkemesi kararının uygulanmasında görevini yerine getirdiğini, yukarıda sayılan olaylar nedeniyle art niyetli kişilerce yapılan isimsiz ve imzasız ihbar mektupları, sonucunda yapılan soruşturmada herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen davacının atama işlemine tabi tutulması hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadan davacı vekili; davacının 1998 yılı genel atamalarında Bursa Nilüfer İlçe J.K.lığına atandığını, bu görevini başarıyla yürüttüğünü, Ağustos 1999 tarihinde bu görevinden Bursa Jandarma Komando Bölük Komutanlığına atandığını bu göreve atanmak için iki yıllık süreyi doldurmadığını, söz konusu atamanın idari, asayiş ve zaruri sebeplerle yapılmış olduğunu, ancak kamu yararı ve hizmet gereklerinin göz ardı edildiğini, idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı olarak kullandığını, zira davacının görevleriyle ilgili başarılarının basına da intikal etmiş olduğunu, yasadışı bir faaliyetinin bulunmadığını, sürekli takdir edildiğini, netice itibariyle atama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptali talebiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere; davalı idare ise savunmasında özetle, davada süre aşımı bulunabileceğini, davacının atamasının idari, asayiş ve zaruri nedenlere dayanılarak yapıldığını, davacı hakkında verilen şikayet mektubunda sorumluluk bölgesindeki bar işletmecileriyle parasal menfaat ilişkisine girdiğinin, işletmeler arasında ayırımcılık yaptığının iddia edildiğini, muhakkik tarafından yapılan tahkikat neticesinde, davacının Nilüfer İlçesindeki .......... Bar'ın sahibiyle yakın ilişki içinde olduğunun, bu barın diğer barlardan daha geç kapanmasına davacı tarafından izin verildiğinin, bu barda fuhuş yapılmasına göz yumduğunun, bölgesindeki işletmelerin yasal olmayan faaliyetlerine engel olma ve son verme konusunda etkili olmadığının, yetkisi olmadığı halde mülki amirlerce kapatılan .......... Bar'ın mührünün sökülerek tadilat yapılmasına izin verdiğinin tespit edildiğini, ayrıca Nilüfer İlçesinde yayın yapan özel bir televizyonda, sayılan olaylar nedeniyle suçlu gösterilmesi üzerine Nilüfer Kaymakamı ve Bursa Valisinin tepkilerini alması nedeniyle görev yerinin değiştirilmesi zaruretinin doğduğunu, bu atama işlemiyle davacının yıpranmasının da önlenmiş olduğunu, davacının menfaatinin de korunduğunu, diğer taraftan davacının izinsiz çalışanlar hakkında tahkikat yapmaması ve mülki amirden izin almadan çalışmalarına göz yumması suretiyle işlediği görevi kötüye kullanmak ve sahte belge tanzim etmek suçlarından Bursa İl Memurin Muhakematı Komisyonu tarafından hakkında lüzumu muhakeme kararı verildiğini, böylece atama işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı idare davanın süresinde açılmamış olabileceğini ileri sürmüş ise de dava konusu işlemin davacıya 20.08.1999 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 60 günlük süre içerisinde 12.10.1999 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakla idarenin iddiasına katılmak mümkün olmamıştır.
Bilindiği üzere., 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesi, Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır;
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekli bulunduğu yerler. hükmünü içermekte, 119 ncu maddesinde de, Yukarıdaki maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti; bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tespiti, buralarda kalma süreleri, atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususlar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelik ile tespit edilir. hükmüne yer verilmektedir.
Kanunun belirtilen bu amir hükmüne istinaden çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 1 nci maddesi, Subay ve astsubayların meslek hayatları boyunca değişik bölge ve garnizonlara atanmalarında Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle vazife görecek şekilde atanma ve yer değiştirme işlemine tabi tutulurlar. , 3 ncü maddesi, Subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Kıt'a hizmeti zorunluluğu,
c) Terfi durumu,
d) Sınıf ve ihtisasları,
e) Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlık durumları,
f) İdari, asayiş ve zaruri sebepler,
g) Atanma istek kartlarında belirttikleri yerler. , 12 nci maddesinin 1 nci fıkra (g) bendi, İdari, asayiş ve sair zaruri sebepler , 13 ncü maddesi, İdari sebeplerle bulunduğu garnizondaki vazifesinden alınmasına zaruret görülenler, aynı derecede diğer bir garnizona verilir, imkan bulunmadığı takdirde evvelki safahatı nazarı itibara alınarak başka dereceli bir garnizona atandırılırlar. ve 24 ncü maddesi ise, Genel atanma ve yer değiştirmeler her yılın Mayıs ve Ekim (dahil) ayları arasında yapılır. Bu atamalar Kuvvetler ve Jandarma Genel Komutanlığınca önceden yayınlanabilir. Ayrıca aşağıdaki bentlerde belirtilen durumların varlığı halinde genel atama ve yer değiştirme süresi ile bağlı kalınmaksızın her zaman atama yapılabilir.
a) Bulunduğu yerde hastalanarak o yerde görev yapamayacağı tam kuruluşlu hastane sağlık raporu ile belgelenme,
b) Terfii,
c) İstifa,
d) Emeklilik,
e) Sicil (Sicil notu, sicil tam notunun %60'ından aşağı düşen subay ve astsubaylar, öncelikle bulundukları garnizon dahilinde, bunun mümkün olmaması halinde bulundukları garnizon hizmet süresine bakılmaksızın diğer garnizonlara, sicil üstleri değişecek şekilde atandırılabilirler.)
f) Sıralı sicil üstlerince görevde verimli olunamadığının saptanması,
g) Sınıf değişikliği,
h) Gördüğü kurs veya öğrenimle ilgili olan boş kadrolara atanma,
i) Gördüğü kurs veya öğrenimi bitirme nedeniyle atanma,
j) Eş ve çocuklarının ölümü,
k) Görev ihtiyaçları,
1) Kilit ve diğer kadroların zorunlu boşalması,
m) Konuş kuruluş ve kadro değişiklikleri,
n) Diğer idari ve zaruri sebepler.
Genel atanmalarda 2 nci bölgeye gidecek personel için hazırlık tebligatı en geç Mart ayı sonuna kadar yapılır. hükümlerini içermektedir.
Burada dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davalı idarenin savunmasına göre dava konusu atama işlemi idari zaruret nedenine dayandırılmıştır. Bilindiği gibi idari, asayiş ve zaruri sebepler (hizmetin zorunlu kıldığı durumlar) , 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118/c maddesi ile bu kanunun 119 ncu maddesine dayanılarak çıkarılmış olan Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 12/g maddesinde bir atama nedeni olarak kabul edilmiştir. Eğer hizmetin zorunlu kıldığı durumlar söz konusu ise, Atama Yönetmeliğindeki düzenlemeye göre böyle durumlarda subay ve astsubaylar bulundukları bölge ve garnizonlarda hizmet sürelerini bitirmeseler bile (m. 12/g) her zaman gerek diğer bölge ve garnizona atamalarının gerekse aynı garnizonda yer değiştirmelerinin yapılması mümkün bulunmaktadır. Hizmetin zorunlu kıldığı durumların (idari, asayiş ve zaruri sebepler) neler olduğu, açıklanan bu yasal ve yönetsel düzenlemede belirtilmediğinden, bu sebeplerin hukuki ve maddi vakıa olarak ne zaman gerçekleşmiş sayılacağı ve böylece atamanın gerekli olup olmadığı konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Ancak bu durum, idarenin dilediği zaman dilediği gibi atama yapabileceği anlamına gelmemektedir. Çünkü diğer bütün kamusal yetkiler gibi idari takdir yetkisi de kamu yararı amacıyla ve hizmet gerekleriyle sınırlı bulunmaktadır. Bu bakımdan idari takdir yetkisinin de hizmet gereklerine göre ve kamu yararına yönelik olarak kullanılması gerekmektedir.
Herhangi bir olayda takdir yetkisinin bu şekilde kullanılıp kullanılmadığı konusunda, işlemin dayandırıldığı somut olgu ve nedenleri bilmeden bir sonuca varmaya olanak yoktur. Bu nedenle, yerleşik yargı kararlarında vurgulandığı üzere idare, takdir yetkisini hangi somut olgu ve nedenlere dayanarak kullandığını; başka bir deyişle, kendisini somut olaydaki işlemi yapmaya yönelten nedenleri yargı organı önünde açıklamak ve kanıtlamak durumundadır. Aksine bir kabul, bizi hem idarenin takdir yetkisini dilediği gibi kullanabileceği sonucuna götürür; hem de işlem üzerinde yargı denetimini olanaksız kılar. Böyle bir durumun ise, idarenin bütün işlemlerinin hukuka uygun olmasını zorunlu kılan hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırılmayacağı açıktır.
Davacıya ait dava dosyasında bulunan belgelerin incelenmesi ve davacı hakkında yazılan şikayet mektubu üzerine yapılan tahkikat neticesinde davacının sorumluluk bölgesinde bulunan bir bar'ın işletmecisiyle yakın menfaat ilişkisi içerisinde olduğu, bu bar işletmecisi lehine yasal olmayan bazı uygulamalarda bulunduğu, izinsiz çalışanlar hakkında tahkikat yapmaması, ve mülki amirden izin almadan çalışmalarına göz yumması suretiyle görevi kötüye kullanmak ve sahte belge tanzim etmek suçlarından Bursa Valiliği İl Memurin Muhakematı Komisyonu tarafından 6 Ocak 2000 gün ve 2000/2-5 sayılı karar ile lüzumu muhakemesine karar verildiği, mülki amirden izin almadan iki bayanın ............ Bar'da okuyucu olarak çalışmasına müsaade etmek suretiyle görevini kötüye kullanmak suçundan aynı Komisyonun 5 Ocak 2000 gün ve 2000/2-4 sayılı kararı ile lüzumu muhakemesine karar verildiği, yine ............'da, mülki amirden izin almadan bir başka bayanın okuyucu olarak çalışmasına izin vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan aynı Komisyonun 6 Ocak 2000 gün ve 2000/2-3 sayılı kararı ile lüzumu muhakemesine karar verildiği, mühür fekki ve yetkisini kötüye kullanmak suçundan Bursa Jandarma Bölge Komutanlığınca düzenlenen suç dosyasının Bursa Valiliğine gönderilmiş olduğu, böylece davacının Bursa Nilüfer İlçe Jandarma Komutanlığı görevi sırasında hizmet gerekleriyle bağdaşmayan davranışlarda bulunduğu, görevini etkin, tarafsız bir şekilde yapamadığı, disiplin zafiyetine sebep olduğu, mülki görevlerinin icrası sırasında lüzumu muhakeme kararlarına konu olan suçlan işlemiş olduğu böylece hizmetin zarar gördüğü anlaşılmıştır. Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak, uygulamak, işlenmiş olan suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek şeklindeki görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen; söz konusu görevleri nedeniyle halkla yakın ilişki içinde olan davacının başka bir göreve atanması işleminin idari, asayiş ve zaruri sebeplerle yapılmış olduğu, başka bir göreve atanmasının kamu hizmetinin daha iyi şekilde işlemesi için zorunlu olduğu ve netice itibariyle dava konusu işlemin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış bulunmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy