(3713 S. K. m. 21) (2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20) (2330 S. K. m. 1, 2, 4)
Davacı vekilleri, 1.10.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 6.P.Tug.K.lığı emrinde P.Tğm. olarak görev yapmaktayken, Maden-Şırnak'ta 22.10.1993 tarihinde bölücü örgüt mensuplarıyla girişilen bir çatışmada roket isabetine bağlı şekilde yaralanarak sakatlandığını ve Em. Snd. Sağ. Krl. nun 25.8.1997 tarihli raporu uyarınca 6.derece vazife malûlü olduğuna karar verildiğini, akabinde de 6.7.1999 tarihli işlemle 15.7.1999 tarihinden itibaren emekliye ayrıldığını, ancak davacıya 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin 4082 sayılı Yasa ile değişik (a) bendi gereğince 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, kendisine 12 yıl 6 ay 15 günlük hizmet üzerinden emekli ikramiyesi ödendiğini, bu yanlışlığın düzeltilmesi için davalı kuruma yaptıkları başvuruya verilen cevaptan 4082 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara yeni hükümlerin uygulanamayacağının bildirildiğini, oysa maluliyetin ancak ilgili hakkında düzenlenecek Sağlık Kurulu raporu ile saptanabileceğini, davacı hakkında da 25.8.1997 tarihli Sandık Sağ. Krl. raporuyla bu hal saptandığına göre, davalı kurumun söz konusu yorum şeklinin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dosyası Genel Sekreterlikçe yapılan ilk inceleme sonunda, dava konusunun AYİM'nin görevine girmediği değerlendirmesiyle, bu konuda bir karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 25.1.1981 gün ve 2586 Sayılı Yasa ile değişik 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır.
Uyuşmazlık konusunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülebilmesi için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi; idari işlem ve eylemin asker kişileri ilgilendirmesi, ikincisi ise işlem veya eylemin askeri hizmete ilişkin bulunmasıdır. Bu iki koşuldan birinin gerçekleşip diğerinin gerçekleşmemesi talinde, uyuşmazlık konusunun çözüm yerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi değil, Genel İdari Yargı yeri olacağı kuşkusuzdur.
Davacının teğmen statüsünde iken maluliyete uğradığı açık olduğundan; davada asker kişiyi ilgilendirme koşulunun gerçekleştiği tartışmasızdır. Ne var ki dava konusunda uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin bulunması koşulunun gerçekleştiğini söyleyebilmek mümkün görünmemektedir.
Kamu görevlilerinin terör eylemlerinden zarar görmeleri halinde aylık bağlanması usul ve esasları, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 4082 sayılı Kanunla değişik 21 nci maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanununun 1, 2, 4 ncü maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederken görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlananlara 2330 sayılı Kanuna göre öngörülen artırımlı oranlar üzerinden emekli aylığı bağlanacaktır. Ancak, burada hemen işaret edilmesi gereken husus, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesinin, salt TSK. mensuplarını değil, diğer tüm kamu personelini, hatta sivilleri kapsayan bir içeriğe sahip olması ve bağlanacak emekli aylığı ya da emekli ikramiyesi yönünden 30 hizmet yılı kriterinin uygulanmasında TSK. mensuplarından söz etmeksizin, terörden zarar gören kamu görevlilerinin tümü için aynı düzenlemeyi öngörmüş olmasıdır. Bunun doğal sonucu olarak da, uyuşmazlığın çözümünde davacının asker kişiliğinin ve olayın vukuu esnasında ifa edilen askeri hizmetin değerlendirme ve uygulama yeri olamayacağı ve salt 3713 sayılı Kanuna göre yapılacak bir değerlendirmenin ise genel idari yargının uzmanlık alanı içerisinde kaldığı kabul edilmelidir. Esasen, benzer konularla ilgili olarak Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu doğrultudadır (AYİM.1.D.nin 24.6.1997 tarih ve E.1997/198, K.1997/495; 24.3.1998 tarih ve E.1997/931, K.1998/363; 27.4.1999 tarih ve E.1999/146, K. 1999/442 sayılı kararları)
Açıklanan nedenlerle; 1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen askeri hizmete ilişkinlik unsurunun davada bulunmadığı, davanın görüm ve çözümünün genel idari yargının görev alanı içinde kaldığı kanısına varılmakla, davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy