(3466 S. K. m. 17) (926 S. K. m. 65)
Davacı vekilince düzenlenip 8.11.1999 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacı ......... hakkında 8 nci Kolordu Komutanlığı As.Savcılığının 19.10.1993 tarih ve E.1999/1078, K.1999/507 sayılı iddianamesi ile firar, emre itaatsizlikte ısrar, hava değişimi tecavüzü ve atandığı birliğe geç katılmak suçlarından açılan kamu davası nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığının 5.1.1994 tarih ve Ad.Müş.:7621-1 1175-93/HUK.İŞ sayılı işlemi ile açığa alındığını, bu kararın davacıya 1.2.1994 tarihinde tebliğ olunduğunu, davacının 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 1.3.1999 tarihinde kesinleşen 4.12.1998 tarih ve E.1998/19, K.1998/893 sayılı kararı ile isnat olunan suçlardan beraat ettiğinden, 18 Aralık 1998 tarihli mesaj emri ile açığının kaldırıldığını ve açığın kaldırıldığının 28.1.1999 tarihinde kendisine bildirildiğini, 926 sayılı TSK.Personel Kanununun 65/f-2 maddesinin amir hükmüne rağmen, idare açıkta kalınan sürede ödenmeyen veya eksik ödenen her türlü özlük haklarını kendiliğinden ödemediğinden, davacının 13.7.1999 tarihli dilekçe ile talepte bulunduğunu, davalı idarenin bu isteme 60 günlük süre içinde işlem yapmadığı gibi sükut etmek suretiyle davacının istemini ret ettiğini, davacının haksız olarak açığa alındığı 1.2.1994-28.1.1999 tarihleri arasında ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük haklarının ödenmesi için yapılan başvurunun sükut yoluyla reddi işlemi yasaya ve hukuka aykırı bulunduğundan, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadan, davacının bazı suçlardan 8.Kor. K.lığı As. Mah.de yargılanması nedeniyle açığa alınmış olduğu, yargılanma neticesinde tüm suçlardan beraat ettiği ve açığının kaldırıldığı, açıkta kaldığı süre içinde eksik ödenen özlük haklarının ödenmesi için 13.07.1999 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediği, bu zımni ret işleminin hukuka aykırı olduğu belirtilerek işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare ise; davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin özlük haklarının ödenmesi çalışmalarının halen devam etmekte olduğunu, bu hususun bekletici sorun yapılması gerektiğini, prosedür tamamlanarak ödeme yapıldığında davanın konusuz kalacağını belirterek, netice olarak davanın reddine karar verilmesi doğrultusunda savunma yapmıştır.
Bilindiği üzere, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunun 17 nci maddesi, Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan uzman jandarmalar hakkında 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 65 nci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır. hükmüne yer vermektedir.
Anılan hükmün atıfta bulunduğu Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun 65 nci maddesinin (f) bendi 2 nci fıkrasına göre; açığa alınanlara, açıkta kaldıkları sürece aylıklarının üçte ikisi, tutuklulara ise yarısı ayrıca ödenir. Ancak bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin menine, beraata, her ne sebeple olursa olsun kamu davacının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük haklarının ödeneceği öngörülmektedir.
Dava dosyası ve diğer belgelerin incelenmesi neticesinde; Uzm.J.III.Kad.Çvş.olan davacı hakkında firar, emre itaatsizlikte ısrar, hava değişimi tecavüzü ve tayin olduğu birliğe geç katılmak suçlarından dava açılması nedeniyle, 05.01.1994 tarihinde açığa alındığı, 8.Kor.K.lığı As.Mah.since yapılan yargılama neticesinde tüm suçlardan beraat etmesi üzerine açığının 18.12.1998 tarihinde kaldırılmış olduğu, açığı kaldırılan ve görevine başlayan davacıya açıkta kaldığı süreye ilişkin özlük haklarının idare tarafından ödenmemesi üzerine, davacının, 13.07.1999 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu ancak idare tarafından davacıya bir cevap verilmemiş olduğu, bunun üzerine bu davanın açılmış olduğu görülmektedir.
Böylece, açıklanan mevzuat hükümleri gereğince, açıklı olarak yargılanan ve yargılanması neticesinde beraat eden davacının, tüm özlük hakları farklarının noksansız olarak ödenmesi gerekmektedir. Davalı idare, ödemeyle ilgili işlemlere başlandığını, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini ve neticede davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüş ise de, davacının 13.07.1999 tarihinde yaptığı başvuruya olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği gibi, davalı idare davayı kabul ettiğine dair açık bir idare beyanında da bulunmuş değildir. Ödeme işlemlerinin gecikmiş olması davacıdan kaynaklanmadığı gibi, idarenin kendiliğinden özlük haklarını ödeyeceği de şu aşamada kesin ve açık değildir. Özet olarak davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin özlük haklarının ödenmemesi işlemi hukuka aykırı bulunmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
Muhtelif suçlardan yargılanıp beraat eden ve Uzm.J.III.Kad.Çvş.olan davacının 1.2.1994 ve 28.1.1999 tarihleri arasında açıkta geçen süreler zarfından eksik ödenen aylık ve özlük haklarının ödenmemesine ilişkin işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy