(2629 S. K. m. 3, 12) (5434 S. K. m. 37)
Davacı, 16.6.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Tabip Dalgıç İntibak Kursu içerisinde ilk dalışını icra ettiği 30 Mayıs 1977 tarihinden itibaren 1980 yılına kadar, dalgıç kadrosu olan TCG. Akın Komutanlığı (Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı/Çubuklu Bağlısı), Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı Serbest Çıkış Kulesi Dalgıç Tabipliğinde (Denizaltı Filo Komutanlığı bağlısı) görev yaptığını, 1980 yılından bu yana ise dalgıç kadrosu olmayan GATA Komutanlığı, Gölcük ve İskenderun Deniz Hastanesi Baştabiplikleri ve Dz.K.K.lığı Sağlık Dairesi Başkanlığı emrinde hizmet verdiğini, dalgıç kadrosu olmayan bu yerlerde görev yaptığı sürece dalgıç statüsünü koruduğunu, bu süreler içerisinde 1983-1987 yılları arasında zaman zaman Donanma K.lığından gelen mesaj emirleri doğrultusunda Denizaltı Eğt.Mrk.K.lığı Serbest Çıkış Kulesinde, denizaltıcı personelin serbest çıkış eğitimleri esnasında dalgıç tabip olarak görevlendirildiğini ve bu görevler karşılığında kendisine her serbest çıkış eğitim programı sonunda belli bir miktar dalış tazminatının ödendiğini, son olarak 1995 yılı Ağustos ayında Dz.K.K.lığının emirleri gereği yıllık zorunlu 60 saatlik dalışını Kurtarma Ve Sualtı Komutanlığında tamamladığını, 1996 yılından itibaren de Dz.K.K.lığı emirleri gereği yıllık zorunlu dalışlardan muaf tutulduğunu, son olarak 7-11 Aralık 1997 tarihleri arasında İtalya'nın Napoli kentinde yapılan Phoneix 97 tatbikatına dalgıç tabip olarak katıldığını, buna rağmen dalgıç hizmet süresinin sadece 1977-1980 arasındaki yukarıda belirtilen kadroda görev yaptığı süre ile sınırlı tutulduğunu, AYİM'nin bu konudaki emsal kararlarında belirtildiği üzere, dalgıç hizmet süresinin, ilk dalış tarihi olan 30 Mayıs 1977 tarihinden bu yana geçen sürenin tamamı olarak sayılması için 11.3.1999 tarihinde davalı idareye yaptığı başvuruya bir cevap alamadığını belirterek; sözkonusu menfi işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili kurallar 2629 Sayılı Kanunun 3 ve 12 nci maddeleri olmaktadır. Kanunun amaç başlıklı 2 nci maddesinde Bu Kanunun amacı, birinci maddede sayılanların niteliklerinin, hizmet sürelerinin, kendilerine ödenecek tazminatlar ile bu tazminatların ödenmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesidir. denmektedir. Kapsam maddesi olan birinci maddede Kanunun TSK.'ne mensup denizaltıcılar hakkında uygulanacağı belirtilmektedir. Az yukarıda metni yazılan 2 nci maddenin açık hükmü uyarınca davacının denizaltı hizmet süresi de bu kanun hükümleri uyarınca saptanacaktır.
Anılan kanunun, Tarifler başlıklı 3 ncü maddesinin (g) ve (j) bentleri ile 12 nci maddesi uyuşmazlık konusuna doğrudan değinen hükümler içermektedir. Bu hükümler sırası ile şöyledir:
Md.3-(g) Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağaadam hizmeti: Bu hizmetler, sağlık nedenleri hariç zorunlu olup, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağaadam olarak gösterilen görevler ile bunların sevk ve idaresi ile bilfiil görevli Denizaltıcı, Dalgıç ve Kurbağaadam niteliklerini taşıyan personelin hizmetlerine denir.
Md.3-(j) Denizaltıcı, Dalgıç ve Kurbağaadam hizmet süresi: Denizaltıcı, dalgıç ve kurbağaadamların denizaltı, dalgıç ve kurbağaadam okul ve kurslarında ilk dalışa başlama tarihinden itibaren dalıcılıktan ayrılmalarına kadar geçen sürelerdir.
Md.12- Uçuş, paraşütle atlayış, dalış hizmet sürelerinin hesabında başlangıç tarihi; okul veya kurslarda ilk uçuşa, atlayışa, dalışa başlanılan tarihtir.
Uçuştan, atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihi ise durumlarına göre, a) Uçuş, atlayış, dalış kıymetlendirme kurullarının karar tasdik tarihi, b) Yetkili sağlık kurulu raporunun tasdik tarihi, c) Uçuculardan istekleri üzerine ayrılmaları kabul edilenlerin dilekçe tarihidir. Başlangıç ve uçuştan, atlayıştan, dalıştan ayrılma tarihleri arasındaki süre; uçuş, atlayış, dalış hizmet süresidir. denilmektedir.
Bunlardan yalnızca dalgıçlık hizmetini tanımlayan 3-(g) fıkrası hükmüne dayanıldığında bir dalgıç personelin hizmet süresinin hesabında ancak ve ancak kadrosu dalgıçlık olan görevlerde geçen hizmetinin dikkate alınacağı, niteliklerini koruyor olsa ve bu hususta herhangi bir engeli bulunmasa bile eğer görev yeri, dalgıç kadrosu olarak gösterilmemiş, saptanmamış ise bu görev yerinde geçen hizmetin dalgıçlık hizmet süresinden sayılmayacağı gibi bir sonuca varılabilir. Ancak kanunun, başlığı ...dalgıç...hizmet süresi olarak açıklıkla belirlenen (j) bendinde böyle bir kabule olanak tanımayacak ve her türlü tereddüdü ortadan kaldıracak şekilde ilk dalıştan itibaren dalıcılıktan ayrılıncaya kadar ki süre, dalgıç hizmet süresi olarak değerlendirilmiştir. Burada görev yapılan kadronun, dalgıçlık olarak gösterilmesine ilişkin bir koşula yer verilmediği görülmektedir.
Bu kuralda geçen dalgıçlıktan ayrılma, kadrosu dalgıç olmayan bir görev yerine atanma mıdır? Daha açık bir deyimle böyle bir atama dalgıçlık hizmet süresi açısından dalgıçlıktan ayrılma olarak değerlendirilebilecek midir? Gerçekte 3-j bendi hükmünün açık ifadesi bu soruya yanıt vermektedir. Bu yanıt da olumsuzdur. Kaldı ki Hizmet Süresinin Hesabı başlıklı olup metnin ilgili yerinde yazılmış olan 12 nci maddede dalıştan ayrılışın, personelin hizmet safahatına göre yapılacak bir atanma ile değil, dalış kıymetlendirme kurulu kararı ile veya yetkili sağlık kurulu raporu üzerine mümkün olacağı, görev yerine ve kadrosuna bağlı olmaksızın ilk dalıştan itibaren dalış kıymetlendirme kurulunun veya yetkili sağlık kurulunun dalıştan ayırma kararının onay tarihine kadar ki sürenin, dalış hizmet süresi olduğu belirtilmek suretiyle 3-j bendindeki dalgıçlıktan ayrılma ibaresine de açıklık getirilmiştir.
Buraya kadarki açıklamalar, davacının gerçekten dalgıçlık statüsüne haiz bulunması halinde, kadrosu dalgıçlık olmayan görev yerlerinde görev yapması halinde dahi, buralarda geçen hizmetlerinin dalgıçlık hizmeti sayılması gerektiğini ortaya koyucu mahiyettedir. 2629 sayılı Kanunun 3/f maddesinde açıkça Denizaltı, dalgıç ve kurbağaadam okul ve kurslarından diploma alan ve diploması usulüne göre onaylanan kimselere niteliklerine göre denizaltıcı, dalgıç ve kurbağaadam; denizaltıcı, dalgıç ve kurbağaadam olmak için sayılan yerlerde fiilen eğitim ve öğrenime başlayanlara denizaltıcı, dalgıç ve kurbağaadam adayı denir. hükmü yer aldığından ve yukarıda metnine yer verilen aynı kanunun 3/g maddesinde, ancak TSK. kadrolarında Dalgıç ve kurbağaadam olarak gösterilen görevlerde bilfiil görevli dalgıç ve kurbağaadamların hizmetleri, dalgıç ve kurbağaadam hizmeti olarak addedilebileceğinden; öncelikle davacının statüsünün ortaya konulması gerekli bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, tabip sınıfından subay olan davacının 9 hafta süreli Tabip Dalgıç İntibak Kursunu gördüğü, 2629 sayılı Kanunun 3 ncü maddesinin (e), (g) ve (f) bentlerinde sözü edilen dalgıçların (1.sınıf dalgıçlar) ise 38 hafta süreli 1 nci Sınıf Dalgıç Özel İhtisas Kursuna tabi tutuldukları, her iki kursun müfredat programlarının tamamen farklı olduğu, tabip subayların statüleri itibariyle gördükleri sözkonusu kursun (Tabip Dalgıç İntibak Kursu) görev, yetki ve sorumlulukları bakımından 1.sınıf dalgıç personelin kurs sonunda sahip olduğu l nci sınıf dalgıç ve kurbağadam vasıflarını kendilerine kazandırmadığı, esasen tabip subayların bu vasıflara yönelik bir görevlerinin de bulunmadığı, tabip dalgıç subayların görevinin; her türlü dalış kaza ve hastalıklarını teşhis edip, buna göre en son tedavi yöntemleri ile gerekli tedaviyi yapmaktan ibaret bulunduğu, bu görevinse sadece dalgıç tabip kadrosundayken veya ihtiyaç halinde geçici olarak yerine getirildiği, bunun dışında görevli oldukları sağlık kurumlarında uzmanlık dallarında ya da diğer sağlık kadrolarında tabiplik görevlerini icra ettikleri, dalgıçların sualtındaki psikolojilerini anlayabilme ve dalış malzeme ve teçhizatını tanıyabilmeleri maksadıyla, bu subaylara kurs içerisinde dalış öğretmenleri nezaretinde, muhtelif dalış takımlarıyla birkaç baş dalış icra ettirildiği, nitekim 9 haftalık sözkonusu kursta toplam fiili dalış eğitiminin toplam 10-15 günü geçmediği, oysa 1.Sınıf Dalgıç Özel İhtisas Kursu Müfredat Programının incelenmesinde, 38 haftalık kursun yarısından fazlasının fiilen muhtelif dalış ve dalış tekniklerine ayrıldığı, gerçekte tabip dalgıç ibaresinin bir kavram kargaşasına yol açtığı, görülen kurs ile ifa edilen görev ve fonksiyon dikkate alındığında, anılan kursu gören tabiplerin dalış tabibi olarak adlandırılmalarının daha yerinde olacağı, dolayısiyle davacının dalgıç statüsünde bir kimse olmayıp, dalgıçlara tıbbi hizmet veren özel ihtisaslı bir tabip konumunda bulunduğu, asli olarak dalgıçlık görevi verilmesine matuf bir eğitim görmediği kanaatine ulaşılmış; bu nedenle dalgıç ve kurbağaadam statüsüne haiz kişilerin yararlanma hakkına sahip oldukları, 5434 sayılı Kanunun 37 nci maddesi ile öngörülen itibari hizmet Zammını almaya müstahak olmadığı, dolayısiyle davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uyarlı düştüğü görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davacının dalgıç kadrosu olmayan görev yerlerindeki hizmetlerinin dalgıçlık hizmet süresinden sayılmamasına ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy