(926 S. K. m. 85)
Davacı vekili, 17.11.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 30.8.1999 tarihinde terfi etmesi gerekirken, terfi ettirilmediğini ve ekte sunulan belge ile menfi sicil nedeniyle terfi ettirilmediğinin bildirildiğini, ancak davacının menfi sicil almayı gerektiren hiçbir davranış içinde olmadıkını ve olumsuz sicil verme işleminin de hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki son üç yılın sicil ortalaması yönetmelikte belirtilen değerlendirmenin üzerinde ise davacının yine terfi ettirilmesi gerektiğini, sonuç olarak menfi sicil işlemi ile buna bağlı terfi ettirilmeme işleminin iptaline karar verilmesi amacıyla bu davanın açıldığı görülmektedir.
Davacının terfiine ilişkin gelişmeler ve bunların mevzuat karşısındaki durumu şu şekildedir:
926 sayılı Kanunun astsubayların rütbe terfi şartları ve esaslarını düzenleyen 85 nci maddesinin (b) fıkrasında, kıdem alanlardan astsubay çavuş rütbesinde en az bir yıllık sicilin bulunmasının, diğer terfi koşulları da mevcutsa, bir üst rütbeye terfi için yeterli olacağı hüküm altına alınmaktadır. Davacı da 3466 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca 30.8.1995 tarihinde astsubay statüsüne girdiğinden ve aynı kanunun 18 nci maddesi uyarınca uzman jandarma statüsünde geçen süresi kıdeminden sayıldığından; 926 sayılı Kanunun 85/b maddesi uyarınca Astsb.Çvş.rütbesinde bir yıllık sicili bulunması halinde bir üst rütbeye (Kd.Çvş.luğa) terfi etme imkanına haiz olacaktır. 926 sayılı Kanunun terfi ile ilgili ana sistematiği, hiç sicil almaksızın bir üst rütbeye otomatik terfiyi kabul etmediğinden; 30.8.1995 tarihi itibariyle, gerçekte Astsb.Çvş.luk nasbi 30.8.1992 tarihine götürülen (ve bu şekilde bu rütbedeki 3 yıllık bekleme süresi kendiliğinden dolan) davacının en az bir yıl sicil almadıkça Kd.Çvş.rütbesine terfiine de imkan olamayacağı açıktır.
Ne var ki sadece bir sicil almanın rütbe terfiine yetmeyeceği de 926 sayılı Kanunun 85 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre Yükselme sırasına girmiş bulunan astsubayların sicil notu ortalaması tespit edilir ve bunlar sınıfları içerisinde yeterlik derecesine göre sıralanırlar. Bilahare bu sıralama esas alınmak suretiyle; sicil notu ortalaması, sicil tam notunun %60 ve daha yukarısı olanlar, en üstün yeterlilik derecesinden başlamak üzere kadro açığı kadar bir üst rütbeye terfi ettirilirler.
Bu ana kural gereğince; davacının 1996 sicil yılında olumlu bir sicil alması halinde 30.8.1996 tarihi itibariyle Astsb.Kd.Çvş.rütbesine terfi ettirilmesi ve Kd.Çvş.nasbinin 30.8.1995 tarihine götürülmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ancak, davacı 1996 sicil yılında olumsuz sicil aldığından, 30.8.1996 tarihinde Kd.Çvş.rütbesine terfi ettirilmemiş ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 38 nci maddesi uyarınca, bu tarih itibariyle nasbinin emsallerinin nasıp tarihine (30.8.1992 Astsb.Çvş., 30.8.1995 Astsb.Kd.Çvş.) götürülmesi imkanını fiilen kaybetmiştir.
Bu durumda, davacının 926 sayılı Kanunun 92 ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 39 ve 40 nci maddelerine göre sonraki yıllarda terfi işlemine tabi tutulacağı ve yeni nasbinin buna göre belirleneceği tabiidir. Davacı hakkında da davalı idarece bu yönde işlem tesis edilmiş ve 1997 sicil yılında olumlu sicil almasına rağmen, 926 sayılı Kanunun 85 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 1996 ve 1997 yılları sicillerinin ortalaması sicil tam notunun %60'ından aşağıda olduğundan, 30.8.1997 yılında da Kd.Çvş.rütbesine terfii yapılamamıştır. Bu işlemin de anılan mevzuat hükümlerine uygun olduğu kuşkusuzdur.
Davada ihtilaflı olan ve asıl irdelenmesi gereken 1998 sicil yılındaki durumudur. Bu sicil yılında davacı olumlu ve iyi sicil aldığından ve 1996-1997, 1998 yılları sicillerinin ortalaması sicil tam notunun %60'ının üzerinde olduğundan, 30.8.1998 tarihinde idarece Astsb.Kd.Çvş.rütbesine terfi ettirilmiştir. Bu işlemin de yerinde olduğu açıktır. Davalı idare, bu terfi işlemiyle birlikte, davacının Astsb.Kd.Çvş.luk nasbini 30.8.1997 tarihine götürmüştür. Davacının 1996 yılı sicilinin menfi teşekkül etmesi karşısında, rütbe bekleme süresini fiilen (nasbin statüye ilk girişte 3 yıl geri götürülmesiyle) tamamlaması nedeniyle, 30.8.1996 tarihi itibariyle artık emsallerinin nasıp tarihine götürülmesi imkanını kaybettiğine yukarıda işaret edilmişti. Bu durumda davalı idarece Astsb.Çvş.luk rütbesi için genel terfi koşullarının başlangıcı olarak artık bu tarihin (30.8.1996) esas alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiği mevzuatın amir hükmüdür. Diğer bir deyişle, bu tarihten itibaren rütbeye mahsus sicil ortalamasının %60 ve daha yukarısı olma koşulunun gerçekleştiği ana bakılacak ve Astsb.Çvş.rütbesinde azami üç yıl sicil olma hali aşılmaksızın, bu koşulun gerçekleştiği sicil yılında bir üst rütbeye terfii yapılacak ve yeni rütbesinin nasıp tarihi 30.8.1996 tarihine götürülecektir. Davacı 30.8.1997 yılında olumlu sicil almasına rağmen, 1996 ve 1997 yılları sicilleri ortalaması %60'ın altında olduğundan, 1998 sicil yılında değerlendirmeye tabi tutulmuş ve bu yıl sicilinin olumlu ve her üç yıl (1996-1997-1998) sicilleri ortalamasının sicil tam notunun %60'ının üzerinde olması nedeniyle 30.8.1998 tarihinde Kd.Çvş.rütbesine terfi ettirilmiş, ancak bu rütbeye nasıp tarihinin yukarıda açıklanan nedenle 30.8.1996 tarihine götürülmesi gerekirken ve sadece alınan bir tek olumsuz sicilin iki yıl nasıpta geri bırakılmaya yol açmasının hakkaniyet ve adalet ilkelerine aykırılığı aşikarken, davacının Kd.Çvş.luk nasbi hukuka aykırı olarak 30.8.1997 tarihine götürülmüştür. Bu nedenlerle, davacının müteakip rütbe olan Astsb.Üçvş.luğa terfi tarihi 30.8.2000 değil, 30.8.1999 tarihidir.
Ancak davacının 1999 yılında da menfi sicil aldığı ve bu sicil döneminde 18.1.1999 tarihinde almış olduğu 5 gün oda hapsi cezası ile 5.5.1999 tarihinde almış olduğu 2 gün oda hapsi cezası karşısında, sicilin menfi gerçekleşmesinin belgelendiği ve hukuka uyarlı, objektif bir sicil olduğu kanaatine ulaşıldığından, 1999 yılında da terfi ettirilmemesi hukuka uygun olup, davacı vekilinin terfi ettirilmeme işlemi ve dayanağını teşkil eden sicilin iptali istemiyle açtığı dava açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunmuştur.
Sonuç olarak, davacının terfi ettirilmeme işleminin iptali istemine yönelik davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy