(3713 S. K. m. 21) (211 S. K. m. 3) (926 S. K. m. 29, 30, 35) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 31)
Davacının, 26.4.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Şırnak-İkizce Jandarma Komando Tabur K.lığı emrinde asteğmen olarak görev yapmakta iken, 4.9.1995 tarihinde görev esnasında teröristlerin döşemiş olduğu mayının patlaması sonucu ağır şekilde yaralandığını, yapılan tedavisi sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev Yapamaz raporu verilmesi üzerine T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından vazife terör malûlü olarak emekliye ayrıldığını, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda terör malûlleri için tanınan haklardan 10 yıl müddetçe konut kiralarının devletçe ödenmesi imkanından istifade edebilmek için yaptığı müracaatına Jandarma Genel Komutanlığının 23.3.1999 tarihli idari işlemi ile yedek subay olduğu için TSK.Konut Yönergesine göre konut kira yardımından istifade edemeyeceğine karar verildiğinin bildirildiğini, TSK.İç Hizmet Kanunu, Personel Kanunu hükümlerine göre asteğmen rütbesinin subay rütbesi olduğu ve subay statüsünde bulunduğunu, benzer durumdaki Asteğmen ..........'in kira yardımından yararlanmakta olduğunu, sebep ve konu yönlerinden hukuka aykırı olan işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası, AYİM.2.Dairesinin 24.11.1999 tarih ve E.1999/389, K. 1999/704 sayılı tevdi kararıyla, dava konusunun Dairemizin görevine girdiği gerekçesiyle 1. Daireye gönderilmiştir.
Dava, Polis Akademisi mezunu olan askerlik görevini Şırnak-İkizce Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde Asteğmen rütbesi ile yapmakta iken teröristlerin döşemiş olduğu mayının patlaması sonucu yaralanarak vazife malûlü olarak emekliye sevkedilen davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesi uyarınca kendisine konut kira yardımı yapılmaması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare işlemin sebebini, davacının yedeksubay olması nedeniyle TSK. Kamu Konutları Yönergesine göre kamu konutlarında oturma hakkı bulunmadığı şeklinde göstermiştir.
3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinde, uyuşmazlık konusu olan kira yardımı hakkının hangi hallerde ve kimler için doğacağının düzenlendiği görülmektedir.
Anılan 21 nci madde şöyledir: Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatlan kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yararlanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;
a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gerekli hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memur aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi, emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
b) Yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malûl olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutlarından çıkacaklar ile kamu konutlarından yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır... şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal düzenleme memur ve kamu görevlilerinden bu görevlerini, nerede olursa olsun ifa ederlerken veya bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olanların haklarını içermektedir.
Davalı idare, salt davacının yedeksubay olması ve TSK. Konut Yönergesine göre yedeksubaylara konut tahsisinin mümkün olmaması gibi nedenleri ileri sürerek, davanın reddini talep etmektedir.
Yukarıda metnine yer verilen 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesine göre, öngörülen özel imkanlardan kira yardımından yararlanabilmek için aranan başlıca koşullar; terör eylemine muhatap olan kişinin Memur veya kamu görevlisi olması ve yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı yaralanmış, sakatlanmış veya öldürülmüş olmasından ibarettir. Davacının terör eylemine muhatap olarak sakatlandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Sorun, davacının kamu görevlisi veya memur olup olmadığında düğümlenmektedir.
211 Sayılı İç Hizmet Kanununun subay tanımını yapan 3/a-6 ve 3/b-4 ncü maddeleri ile 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun 29, 30, 35 nci maddeleri, 1076 Sayılı Yedek Subay Kanununun 3/f maddesi, Subay Sicil Yönetmeliğinin 31 nci maddesinde yedek subayların subay olarak gösterildiği görülmektedir. Davacının asteğmen nasbedilerek TSK.'ne giriş yaptığı tarihte vazife malûlü olarak görevinden ayrıldığı emekli subay statüsüne geçirildiği zamana kadar devam eden yedek subaylık evresinde subay statüsünde bulunduğu hukuki bir gerçekliktir. Ayrıca Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun 17 nci maddesi yedek subayları kurum üyesi kabul eder mahiyette düzenleme getirerek kendi personeli statüsünde saydığını göstermektedir.
Şu halde, mevzuatın belirtilen açık hükümleri uyarınca davacının terör eylemine muhatap olduğu sırada subay statüsünde askerlik mükellefiyetini yerine getirmekte olduğu, bunun doğal sonucu olarak da kamu görevlisi sayılması gerektiği tartışmasız bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi birinci fıkrası bu tür bir eyleme maruz kalan kişilerin, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını, ayrıca devam eden bentlerdeki haklardan yararlandırılacaklarını açıklamıştır. Kanun koyucunun amacı devam eden bentlerdeki haklardan terör eylemlerine maruz kalan kamu görevlileri ile memurların yararlandırılmasını sağlamaktır. Örneğin (a) bendi aylık bağlanması ve emekli ikramiyeleri konusunu düzenlemektedir, (d) bendi Demiryolları, Denizyolları ve Belediye Toplu Taşıt araçlarından ücretsiz yararlanacaklarını öngörmektedir. Bu doğrultuda da davacı vazif malûlü olarak (a) bendi hükümlerinden istifade etmiştir. Kanun koyucunun amacı (b) bendi düzenlemelerinden yararlanacakları ayrık tutmak olsaydı bunu net olarak belirtirdi, aksine birinci fıkrada bahsolunan kişilerin aşağıdaki haklardan faydalanacağını açıkça ifade ederek gerçek maksadını ortaya koymuştur.
Öte yandan, 3713 sayılı Kanunun 21/b maddesinde, kira yardımından yararlanabilmek için mutlaka bir kamu konutunda oturmak gibi bir koşul öngörülmediği de açıktır. Gerçekten, anılan fıkrada belirtilen J...kamu konutlarından yararlanmayanların...ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır... cümlesinden de bu husus net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dolayısiyle, davalı idarenin konuyu Kamu Konutları Kanunu ile TSK. Konut Yönergesi hükümleri çerçevesinde ele almaya ve yedek subayların bu mevzuat çerçevesinde kamu konutunda oturma hakları bulunmadığına yönelik savunmasının, dava konusu ile doğrudan bir ilgisi görülmemiştir. Aynı mantıktan hareketle, lojmanda oturmayan bir muvazzaf subayın da kira yardımından yararlanma hakkı bulunmadığı gibi aykırı ve mevzuatın öngörmediği bir sonucuna varmak pekâlâ mümkündür. Bu nedenle, 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesinin (b) fıkrasındaki kira yardımı'nın hukuki süjeleri, aynı maddenin birinci fıkrasında sözü edilen memur ve kamu görevlileri"dir ve davacının da kamu görevlisi olduğunda kuşku bulunmadığından, davacıya kira yardımı yapılmaması şeklindeki idari işlem sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanın ıştır.
Ayrıca hiçbir şahsi çıkar ve amaç gütmeksizin terör eylemlerine karşı bir görev ifa etmekte iken yaralanan davacının diğer kamu görevlilerinden ayrık tutularak kira yardımından yararlandırılmamasında da kamu yararı veya kanun koyucu tarafından öngörülen özel bir yarar bulunmadığından, dava konusu olumsuz idari işlem maksat unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava konusuyla ayniyet gösteren bir davada Dairemizce iptal kararı verildiği gibi (AYİM.1.D.15.12.1998 tarih ve E. 1998/991, K.1998/1086); davacı tarafından ibraz edilen belgelerden, davalı idare tarafından bir başka yedeksubaya dava konusu kira yardımının ihtilafa meydan bırakılmadan ödenmesi karşısında, bu uygulamanın eşitlik, idareye güven ve düzenli idare kavramlarıyla bağdaşmadığı da bir gerçektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının Asteğmen olarak görev yapmakta iken terör eylemi sebebiyle yaralandığı ve 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi kapsamına dahil olduğu, bu sebeple aynı maddenin (b) bendi kapsamında kira yardımından yararlandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Böylelikle davacının kira yardım talebinin reddedildiği olumsuz idari işlemin, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılıkla sakat olduğu, bu nedenle 3713 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi (b) bendi kapsamında kira yardımı yapılmaması şeklinde ortaya çıkan olumsuz idari işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy