(285 S. KHK. m. 5) (433 S. KHK. m. 11)
Davacı, 8.4.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı genel atamalarında Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı emrine atandığını, kendisine lojman tahsisi için 1.8.1998 tarihinde talepte bulunmasına rağmen lojman tahsisi yapılmaması üzerine Diyarbakır Batıkent B-24 Blok No: 10 adresinde 1.8.1998 tarihinde ev kiraladığını, birinci yıl 100.000.000.-TL, ikinci yıl 200.000.000.-TL aylık yakıt ve kira bedeli ödemek üzere kiraladığını, kira bedelinin ödenmesi dileğiyle 21.9.1998 tarihinde bağlı bulunduğu kuruma yazılı olarak müracaatta bulunduğunu, olumsuz yanıt aldığını, halbuki AYİM.1.Dairesinin 21.11.1995 tarih ve E.1995/1032, K.1995/1091 sayılı kararıyla kira bedellerinin karşılanması gerektiğinin ifade edildiğini belirterek; aksi yönde tesis edilen idari işlemin iptalini, ödemiş olduğu kira bedellerinin yasal faizi ile birlikte hükmen tazminini ve bundan böyle de ödemeye mecbur olduğu kira bedellerinin karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, AYİM.2.D.nin 8.12.1999 tarih ve E.1999/806, K.1999/728 sayılı tevdi kararı ile Dairemize gönderilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına atanan davacının kendisine lojman tahsis edilmemesi üzerine 1.8.1998 tarihinde 2 yıl süre ile bu ilde konut kiraladığı, 21.9.1998 tarihinde kira bedelinin karşılanması talebiyle Komutanlığa başvurduğu, 60 günlük süre bitimine kadar bir cevap verilmediği, ancak takip eden 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra idarenin 13.11.1998 tarihinde talebe olumsuz cevap verdiği ve AYİM. Kanununun 35/(b) maddesi gereğince dava açma süresinin yeniden başladığı, davacının da 10.2.1999 tarihinde kendisine tebliğ edilen işleme karşı bu süre içinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare, dava konusu ihtilafın çözümüne ilişkin olarak Genel Komutanlık bünyesinde bir çalışma başlatıldığını, bu meyanda Maliye Bakanlığıyla yapılan yazışmalardan da henüz bir sonuç alınamadığını, bu nedenle bu konunun dava açısından bekletici mesele sayılması gerektiğini öne sürmekle beraber; aşağıda izah edileceği üzere, açık yasa hükmünün uygulanmasından ibaret dava konusu uyuşmazlığın hukuki çözümünde ön sorun ya da bekletici mesele teşkil edecek bir hususun bulunmaması karşısında, bu konudaki isteme iştirak edilememiştir.
285 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği İhdası Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesinin son fıkrasında Görev alanına giren illerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile emre, harekât kontrolüne verilen birliklerin mensuplarına, mahallinden veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilir ya da lojman karşılığı kira bedeli, gayrimenkulün bulunduğu ildeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanır hükmü yer almaktadır. AYİM.1.D.nin 12.1.1993 tarih ve 1992/1046 Esas, 1993/32 Karar; 4.5.1993 tarih ve 1993/354-431 Esas ve Karar sayılı kararlarında da işaret edildiği üzere anılan KHK. ile olağanüstü hal ilan edilen illerde görevlendirilecek kolluk kuvvetleri ile emre veya harekat kontrolüne verilen Askeri birliklerin personeline lojman tahsisine ilişkin bir ayrıcalık tanındığı, bu ayrıcalığın terör odaklarının eylemlerine birinci dereceden engel saydıkları kolluk kuvvetleri mensuplarını şahsen ve aile bireyleri ile ikametgahlarıyla hedef almaları gerçeğine karşı bir önlem ve güvence anlamında öngörüldüğü kuşkusuzdur.
Anılan KHK. hükmü, başkaca bir şekilde yorumlanamayacak derecede açık olup; OHAL bölgesine atanan Askeri personelin istemde bulunması halinde, atandığı garnizondan ya da dilediği bir başka ilden lojman tahsis edilmesi veya lojman karşılığı kira bedelinin karşılanması zorunlu bulunmaktadır.
Davacıya atanmış olduğu Diyarbakır garnizonunda lojman tahsisinin yapılamadığı, bu nedenle de davacının Diyarbakır'da bir konut kiraladığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan; aynı KHK.'nin amir hükmü uyarınca, lojman karşılığı kira bedelinin, gayrimenkulün bulunduğu ildeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanması şarttır.
Davalı idare savunmasında, 1991 yılında yürürlüğe giren 433 sayılı KHK. ile sözkonusu yasal düzenlemeyi müteakiben Maliye Bakanlığınca yayınlanan 20.8.1991 tarihli Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 121) uyarınca, davacıya 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa göre kiralama suretiyle konut tahsisi yapılmasına imkan bulunmadığı ileri sürülmekteyse de; bu savunmanın maddi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığı kuşkusuzdur. Gerçekten, 433 sayılı KHK.'nin (RG.8.7.1991, S.20923) 11 nci maddesinde, bu KHK.'ye göre yapılacak 200-400-600 bin liralık lojman tazminatlarından yararlanabilmek için, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununa göre kira yardımından yararlanmamak, bir koşul olarak öngörülmüş olup; bu ödeme yapılacak diye, kiralama suretiyle konut tahsisi uygulaması kaldırılmış değildir. 433 sayılı KHK. nin hiçbir maddesinde de bu yönde bir hüküm mevcut değildir. Dolayısiyle de, sözkonusu yasal düzenlemeyi aşan Başbakanlık genelgesinin, bu konuda yargı denetimi açısından bir hukuki norm olarak kabulü de sözkonusu olamaz.
Öte yandan, 433 sayılı KHK. ya da 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununda 285 sayılı KHK.'nin 5 nci maddesinde öngörülen özel konut tahsisi ya da kiralanması uygulanmasına hukuki bir etkisi bulunmamaktadır. Çünkü, 285 sayılı KHK. ile yalnızca OHAL bölgesinde görev alan kamu görevlileri açısından özel bir düzenleme öngörülmüş olduğundan, genel olarak diğer kamu görevlilerini ilgilendiren yasal düzenlemelerin bu görevliler yönünden kısıtlayıcı hükümler öngörmesi düşünülemez. Bu şekilde bir düzenleme ancak açık bir şekilde yine 285 sayılı KHK.'de yapılacak bir değişiklikle yapılabilir. Bu, aynı zamanda Anayasa'ya göre özel bir çıkartılma prosedüre tabi tutulmuş olan OHAL KHK. lerinin alelade KHK.'le ile değiştirilememesi yolundaki Anayasal buyruğa da uygun bir kabul şekli olacaktır.
Diğer taraftan, TSK. Konut Yönergesinin (MSY/319-2A) Geçici 1 nci maddesi de konuya paralel bir düzenleme öngörmektedir.
Şu halde, davacının Diyarbakır ilinde tuttuğu kiralık konutun kira bedelinin her halükarda davalı idarece ödenmesi zorunlu bulunmaktadır.
Dairemizin emsal kararları da bu doğrultudadır (AYİM.1.D.nin 21.11.1995 tarih ve E.1995/1032, K.1995/1091 sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle; davacıya atanmış olduğu OHAL bölgesi Diyarbakır garnizonunda lojman tahsis edilmemesi nedeniyle, aynı yerde kiraladığı konutun kira bedelinin karşılanmamasına ilişkin idari işlem sebep unsuru açısından hukuka aykırı görüldüğünden, işlemin İPTALİNE,
Davacının kiraladığı ev için ödediği tüm kira bedellerinin davalı idarece hükmen TAZMİNİNE,
Ödenen kira bedellerine, tahakkuk ettikleri aylar itibariyle ödeme tarihine kadar %50 (Yüzde Elli) yasal FAİZ İŞLETİLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy