(926 S. K. m. 3)
Davacı, 13 Ocak 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1976 yılında Hv.Harp Okulundan mezun bir subay olarak TSK.'ne katılmasından kısa bir süre sonra 1983 yılında ilk sınava girişte Hava Harp Akademisini kazandığını, 1985 yılında Kurmay Subay olduğunu, muvazzaf subaylık döneminin 2/3'nün Kurmay Subay olarak geçtiğini, yaklaşık 13 yıllık Kurmay Subaylık döneminde Hava Pilot Kurmay Subay olarak sırasıyla Filo Eğitim Subaylığı, Üs Eğitim Subaylığı, Üs Harekat Kısım Amirliği, Filo Harekat Subaylığı ve Filo Komutanlığı görevlerinin hepsini icra eden sayılı Kurmay Subaylardan biri olduğunu, bu dönemde 1 yıl ABD Kurmay Koleji, 1 yıl Ghedi-İtalya, Bosna-Hersek harekatını desteklemek için Filo Komutanlığı ve fiili uçucu olarak; Belçika-NATO karargahında üç yıl proje subayı ve şube müdürlüğü görevlerini icra ettiğini, emsalleri arasında bu özelliklere sahip tek subay bulunduğunu, 13 yıllık Kurmay Subaylığının başlangıcında sicil kıdem sırasında nisbeten alt sıralarda iken, istikrarlı bir şekilde son rütbeye nasbında 3 ncü sıraya çıktığını, bunun 13 yıllık gayretinin sonucu olduğunu, ancak 926 sayılı Kanunda 28.7.1998 tarih ve 4374 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; yeterlik derecesinin tespitinde esas alınan sicil notu ortalamasının belirlenmesinde, son rütbede alınan sicil notları yerine üsteğmenlikten itibaren alınan sicil notlarının esas alınmaya başlandığını, yeni değerlendirmede üsteğmenlikte alınan sicillerin tüm değerlendirmelere hakim olduğunu, iyi bir niyetle çıkarılan bu uygulamanın mesleki döneminin en zorlu ve sorumlu dönemlerindeki aldığı sicilleri genç bir uçucu subayken alınmış olan değerlendirmelerin ipoteği altına aldığını, yeni değerlendirme sonucu emsalleri arasında üçüncülükten beşinciliğe düştüğünü, bu durumu 1 Aralık 1998 tarih ve PER: 4018-336-98/Per.D.(Sic.Kd.Ş.) 235443 sayılı kıdem sıra kitabının 15.12.1998 tarihinde tebliğ edilmesiyle öğrendiğini, bir diğer uygulamanın halen emsalleri arasında sadece şahsına karşı haksız bir durum yarattığını, Kurmay Yüzbaşılık döneminde oluşan bu durumu, bir önceki kıdem uygulamasına dayalı olarak gidereceğini planlayarak gündeme getirmediğini, bilineceği üzere, 1983-1987 yıllan arasında terfide yazılı sınav sistemi uygulandığını, sonradan kaldırılan bu sistemden olumsuz yönde etkilenen emsalleri arasındaki tek Hava Pilot Kurmay Subay durumunda olduğunu, 1985 yılında Kurmay Üsteğmen olarak mezun olurken, eşidi diğer Kurmay olmayan subaylarla birlikte yazılı sınava girdiğini, sicile esas genel kültür ve askeri kültür notunun bu sınav sonucu belirlendiğini, yüzbaşılığa terfide eşitlik ilkesi açısından bir ihlal olmadığını, ancak o yılki kıdem uygulaması nedeniyle 3 yıllık yüzbaşı durumuna ulaştığını ve 5 nci yılında erken terfi için yazılı sınava çağrıldığını, kendisi için onur olması gereken bu olayın yıllar sonra kendisine kıdem sıra sorunu getirdiğini, o yılki kontenjanlardan yararlanıp erken terfi edememesine rağmen, yazılı sınav notlarının aynen siciline aktarılarak büyük bir ihtimalle tam not alacağı yıl sınav notuna bağlı olarak toplamda 7-8 puan düşük almasına neden olduğunu, bunu takip eden yılda, bu sefer de normal terfi sırası geldiği için yazılı sınava girerek aynı uygulamaya maruz kaldığını, takip eden sene bu sınav usulünün iptal edildiğini, halen ayrı kategoride ele alındığı diğer 5 Kurmay Albay arkadaşının akademiye geç gitmeleri ve mezuniyeti takiben 2 yıl Silahlı Kuvvetler Akademisini takiben de 1 yıl kıdem uygulaması nedeniyle, bu yazılı sınavlara gerek erken değerlendirmesi, gerek binbaşılığa terfide yazılı sınava tabi olmadıkları için kendi amirlerinden muhtemelen hiçbir kayıp olmaksızın sicil notu aldıklarını, mesleğinde başarı olması, ilk hakkında akademiyi iyi derece ile kazanması, erken terfie aday gösterilmesi ve iki kez yazılı sınava katılması, yıllar sonra kendisine toplam sicil notunda 14-16 puanlık sicil notu kaybına sebep olduğunu, bu durumun kariyerini son dönemlerde ciddi şekilde yaraladığını, generallik terfi değerlendirmesinde birlikte değerlendirmeye tabi olacağı emsallerinin askeri kültür ve genel kültür sicil notlarının iki kez farklı kriterlerle değerlendirilmek suretiyle oluşturulduğundan emsalleri ile arasında eşitsizlik yarattığını, böylece 1987 ve 1988 yılı sicillerinin genel kültür ve askeri kültür notlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadan; davacının, TSK. Personel Kanununda yapılan değişiklik ile yeterlik derecesinin tespitinde üsteğmen rütbesinden itibaren alınan sicillerin de hesaba katılmasıyla emsalleri arasında üçüncülükten beşinciliğe düştüğü, bu durumu 15.12.1998 tarihinde kıdem sıra kitabının tebliğ edilmesiyle öğrendiği, diğer taraftan yüzbaşı rütbesinde iken, erken terfi için yazılı sınava çağrıldığı ve bu sınava girdiği, ertesi yıl yine terfi için yazılı sınava girdiği, bu sınavlardan tam not alamadığı, dolayısıyla sicil notunun düştüğü, o tarihlerde uygulanan rütbe terfi için yazılı sınava girme koşulunun şu andaki emsallerini etkilemeyip kurmay olması nedeniyle sadece kendisini etkilediği ve eşitsizlik doğurduğunu belirterek, 1987 ve 1988 yılı sicillerinin genel kültür ve askeri kültür hanelerinde bulunan noların iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle davalı idare usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığını, 1987-1988 sicilleri için dava açma süresinin geçtiğini belirterek, davanın süreden reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; sicil işlemleri gizli olup, personele tebliğ edilmediğinden dolayı dava konusu sicilleri, tesis edildiği tarihte öğrenmesi mümkün olmadığından, davacının kıdem sırasında değişiklik nedeniyle 1987-1988 yılları sicillerinin düşük olarak tahmin etmesi ve iptallerini istemesi halinde sürenin geçirildiğinden bahsedilemeyeceği için davalı idarenin süre itirazına iştirak etmek mümkün olmamıştır.
Bilahare, davalı idare yukarıda da belirtildiği üzere, esasa ilişkin olarak ta, YAŞ'nın 30.1.1984 tarihinde aldığı karar gereğince terfi sırasında olan subayların yazılı sınava tabi tutulduklarını, bu uygulamanın 1985 yılından itibaren başladığını, bu karar gereğince Subay Sicil Yönetmeliğinde 20 Aralık 1987 tarih ve 19670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliğin daha sonra 23 Ocak 1989 tarih ve 20058 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik ile yürürlükten kaldırıldığını, davacının da 1987 yılında üstün başarı kıdemi ve 1988 yılında da normal terfi nedeniyle emsalleriyle beraber sınava tabi tutulduğunu ve aldığı notların sicil belgesinin ilgili hanesine işlendiğini, esasen davacının kıdem sırasında meydana gelen değişikliğin 1987-1988 yıllarında bu sınavlardan aldığı notlardan kaynaklanmadığını, üsteğmen rütbesinde aldığı sicillerden kaynaklanmış olduğunu, sınav notları göz önüne alınmasa dahi kıdem sırasının değişmeyeceğini, bu nedenle söz konusu sınav notlarının iptalinde davacının menfaati bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davacının istemi 1987 ve 1988 yıllarındaki sicillerinin askeri kültür ve genel kültür hanelerinde yazan notların iptali yönünde olduğundan, hukuksal değerlendirmeyi bu sınır içinde yapmak gerekmektedir. Davacının sicil dosyası, özlük dosyası ve sicil defterlerinde yapılan inceleme neticesinde 1988 yılında yapılan yazılı sınav neticesinde aldığı notun mesleki bilgisi, temel askeri bilgi düzeyi ve genel kültürü hanesine 7,8 puan olarak yansıdığı, 1987 yılında ise bu sınavın genel kültürü ve bilgisini artırma çabası hanesine 9, 1 ve meslek bilgisi hanesine ise 7,1 puan olarak yansıdığı, 1987 yılı sicil notu ile 1988 yılı sicil notunun 95-100 arasında bir not olduğunu, 1987 ve 1988 yıllan sicil notunun çok iyi seviyede olup tam nota yakın oldukları, idarenin savunmasında da belirtilmiş olduğu üzere davacının üsteğmen rütbesindeki sicil notlarının 1987-4988 yılı sicil notlarından daha düşük olduğu ve kıdem sırasındaki yerinin değişmesinde daha fazla etkili oldukları anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar 1987 ve 1988 yıllarında kendisinin yazılı sınava girmesine rağmen, şu andaki emsallerinin yazılı sınava girmediklerini, zira o tarihte kendisinin kurmay olması nedeniyle, kıdem olarak öne geçtiğini, ancak sınavdan aldığı notların daha sonra kendi aleyhine sonuç doğurduğunu, eşitsizlik yarattığını iddia etmekte ise de, bu görüşe iştirak edilmemiştir. Zira, öncelikle davacının 1987 ve 1988 yıllarında rütbe terfi sırasında olması nedeniyle yazılı sınava tabi tutulması tamamen o dönemde yürürlükte olan ve her subay için uygulanması söz konusu olan Subay Sicil Yönetmeliğinde yer alan hüküm gereğidir. YAŞ.'nın 30.1.1984 tarihinde aldığı karar gereğince 1985 yılından itibaren kademeli olarak uygulanmaya başlanan sınav sistemi diğer tüm subaylar gibi davacıya da uygulanmış ve aldığı not sicil belgesinin ilgili hanesine sicil notu olarak yazılmıştır. Davacının şu andaki emsallerinin, o tarihte kıdem itibariyle davacıdan geri olmaları nedeniyle rütbe terfi sırasında olmayıp bu sınavlara bu uygulamanın 1989 yılında yürürlükten kaldırılması nedeniyle girmemiş olmaları davacının bu sınavlardan aldığı sonuçların sicil notu olarak sicil belgesine yazılması işlemini etkilemediği gibi hukuka aykırı da kılmaz. O tarihte geçerli ve yürürlükte olan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Diğer bir açıdan bakıldığında da davacı bir anlamda o tarihteki emsallerinden önce Kurmay Subay olarak kıdem bakımından öne geçmekle eşitsizlik olarak değerlendirdiği sonucun doğmasına kendisi sebebiyet vermiştir. Ayrıca yapılan yazılı sınavlardan tam not alma imkanı davacının kendi elinde olan bir husus idi. Davacı davasını, 15.12.1998 tarihinde tebliğ edilen kıdem sırasındaki düşüşe dayandırmıştır. Ancak davalı idarenin de savunmasında açıkça belirtmiş olduğu üzere kıdem sırasındaki gerilemenin sebebi 1987 ve 1988 yılları sicil notlarının askeri ve genel kültür hanelerine yazılan notlardan ziyade davacının üsteğmen rütbesinde aldığı daha düşük sicil notlarıdır. Ancak davacı dilekçesinde sadece 1987-1988 yıllarına ilişkin sicillerin iptalini istediğinden, diğer sicil notlarıyla ilgili yargısal değerlendirmeye girmeye gerek görülmemiştir. Tekrar belirtmek gerekir ki dava konusu siciller tüm unsurlarıyla hukuka uygun bulunmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 1987 ve 1988 yılı sicillerinin askeri kültür ve genel kültür hanelerinde yazılı bulunan notların iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümü sonucunda; anılan hanelere ait sicil notlarının düzenlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy