(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 19, 26)
Davacı, 8 Ocak 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; MSB. İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığının 28.12.1998 gün ve İnş.Eml. 4123-218-98/İd.ve Per.Ş.Sicil İşi.sayılı yazısı ile bu yazı ekinde bulunan KKK.lığı mensubu subayların kendi sınıfları içerisindeki kıdem sırasını belirleyen 1998-1999 yılı kıdem sırası listesini 29.12.1998 tarihinde tebellüğ etmek suretiyle öğrendiğini, Harita Genel Komutanlığında görev yapmakta iken, tesbit ettiği birtakım usulsüzlük, yolsuzluk ve görevlendirmeler konusunda yaptığı başvuru ve şikayetler sonrasında haksız yere görevlendirilip cezalandırıldığını ve hatta atandırıldığını, usulsüzlük ve yolsuzluklara ait başvuru ve şikayet dilekçeleri ile bunlara verilen cevaplar ve cezalandırılması ile ilgili belgeleri dosyaya koyduğunu, AYİM.Birinci Dairesinin 14.5.1996 tarih ve 1996/465 sayılı kararı, Harita Genel Komutanlığının 26.10.1995 tarihli emri ile Harita Yüksek Teknik Okulu Komutan Vekilliği görevini yapmakta iken, Harita Genel Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Kurulu Jeodezi Üyeliğine görevlendirildiğini, işte bu görevlendirmenin iptali istemiyle açılan davada iptal isteminin ehliyet yönünden reddine dair olduğunu, bu kararın tam yargı davası açması halinde mağduriyetinin giderileceği anlamına geldiğinden, AYİM.1.D.nin 21 Ocak 1997 tarih ve 1997/62 sayılı kararı ile davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle kendisine tazminat ödemeye mecbur bırakıldığını, AYİM.1.D.nin 26 Kasım 1996 tarih ve 1996/1000 sayılı iptal kararının Harita Genel Komutanlığından Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Teknik ve Eğitim Destek Komutanlığı emrine atama işlemiyle ilgili olduğunu, AYİM.2.Dairesinin 7 Mayıs 1997 tarih ve 1997/414 sayılı kararının keyfi olarak kendisine tahsis olunan Özel Eğitim Merkezindeki motelin iptal edilmesi nedeniyle şahsına manevi tazminat ödenmesine ilişkin bulunduğunu, AYİM'ce verilen iptal kararı uygulanmadan, K.K.EDOK K.lığı Teknik ve Eğitim Destek Başkanlığı Simülasyon ve Malzeme Destek Şubesi Müdürlüğü kadrosunun Mühendis Albay şekline dönüştürüldüğü ve bu kadroya atama işleminin de AYİM.1.D.nin 14 Ekim 1997 tarih ve 1997/725 sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal kararı üzerine 17 Aralık 1997 tarihinde MSB.Harita Genel Komutanlığı emrine atandığını, Harita Genel Komutanlığının 23.12.1997 tarihli iç görevlendirme konulu emri ile de Harita Genel Komutanlığı emrinden Denetim ve Değerlendirme Kurulu Jeodezi Üyeliğine görevlendirildiğini, 26 Aralık 1997 tarihinde Harita Genel Komutanlığına katıldığını, geçmiş safahatına ve rütbe durumuna göre yeniden atama yapılması için Harita Genel Komutanlığına dilekçe verdiğini, 12 Ocak 1998 tarihli yazı ile dilekçesinin KKK.lığına aktarıldığının kendisine bildirildiğini ve KKK.lığınca da atamasının genel atama döneminde yapılacağının kendisine bildirildiğini, 4 Şubat 1998 tarihinde safahatını anlatarak durumunu Genelkurmay Başkanlığına bildirdiğini, bu dilekçeye cevap olarak ta aynı görev yerine atandığının kendisine bildirildiğini, 30 Mart 1998 tarihli dilekçe ile astı olan iki subayın emrine devirli bir şekilde veren Harita Genel Komutanlığını hukuk kuralları ve yasaya uymayan vekalet işleminin düzeltilmesi için Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığına şikayet ettiğini, Harita Genel Komutanlığının 20.4.1998 tarihli yazı ile bu konuyla ilgili olarak savunmasının istenildiğini, savunması sonucu MSB.lığı Müsteşarlığının Nisan 1998 tarihli yazısı ile tevbih cezası verildiğini, bu cezanın hukuka uygun olmadığından bahisle, 20 Mayıs 1998 tarihinde itiraz dilekçesi yazdığını, Milli Savunma Bakanlığının 27 Mayıs 1998 tarihli yazısı ile cezanın mevzuata uygun olarak verildiğinin kendisine bildirildiğini, KKK.lığının 20.4.1998 tarihli Genel Atamaları ile Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Kurulu Jeodezi Üyeliğinden MSB.lığı İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı Emlak İskan Grubu İmar ve Satış Şubesi Müdürlüğüne atandığını, 4 Mayıs 1998 tarihinde bu atama işleminin iptali istemiyle dava açtığını, 1 Temmuz 1998 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair kararı tebellüğ ettiğini ve 1 Temmuz 1998 tarihinde AYİM'de açmış olduğu davasından feragat ettiğini, AYİM.1.D.nin 14.7.1998 tarihli kararı ile davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, hukuka uygun hareket edilmesini sağlamak amacıyla yaptığı teşebbüsler sonucu ceza alıp atama işlemlerine tabi tutulduğunu ve kıdem sıra kitabında 4 ncü sırada yer almasından da düşük siciller verildiğini anladığını, böylece duygusal olarak düzenlenen 1996 ve 1998 yıllarına ait siciller ile olumsuz kanaatlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadan; davacının kıdem sıralamasında 4 ncü sırada oluşunu 29.12.1998 tarihinde öğrendiği, bunun tarafsızlık gösterilmeden gerçeklere aykırı bir şekilde düzenlenen 2 Mayıs 1996 ve 2 Mayıs 1998 tarihlerindeki sicillerden kaynaklandığı, bu nedenle 2 Mayıs 1996 ve 2 Mayıs 1998 yılı sicil notları ve olumsuz kanaatlerin iptaline karar verilmesi istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler...Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar... denilmekte, Sicil belgelerinin amacı başlıklı 19 ncü maddede, Sicil belgeleri, personelin yeteneklerini, görevdeki başarı derecelerini saptamaya ve dolayısiyle her işi yeterli olana verebilmeye; yüksek seviyedeki işleri yapacak yetenekte olanları meydana çıkarmaya ve bu suretle Silahlı Kuvvetlerin komuta zincirini düzenlemeye yarar. Ayrıca bu belgeler, sahra ve eğitim sistemine geri besleme sağlar. hükmünü içermekte, 26 ncı maddesinin 3 ncü fıkrasında da, Üçüncü sicil üstleri, her üstün verdiği notları inceler, lüzum gördüklerinde kendisine ait haneye sicil notu yazarlar. Üçüncü sicil üstleri... 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin not toplamları arasında 20 ve daha fazla not farkı bulunan sicillere mutlaka kanaat yazarlar. Üçüncü üst yaptığı incelemede 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin not toplamları arasında 20 ve daha fazla not farkı görürse, bu farklılığın nedenlerini araştırarak, sicil üstlerinin astlarını kıymetlendirme yeteneği hakkında karar sebebi olur. hükmü yer almış bulunmaktadır.
Bilindiği üzere; sicil, askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, üst görevlere liyakat, öğrenim, kurs, yurtdışı daimi görev ve özellik isteyen görev yerlerine atamada temel kriter ve esas teşkil etmektedir. Bu bakımdan tüm sicil üstlerinin bu maddi ve hukuki gerçeğin bilincinde ve idrakinde olarak Sicil Yönetmeliğinin işaret edilen hükümlerine uygun şekilde, maiyetindeki astlara objektif olarak sicil takdir etmeleri gerekir ve zorunlu bulunmaktadır. Bu kural ve esasların ihlali ve sübjektif değerlendirmeye dayalı sicil düzenlenmesi hali, hukuka aykırılıkla sakatlanacağı gibi, sicil üstlerine tanınan bir yetkinin bu şekilde hukuka aykırı kullanılması aynı zamanda o kişi yönünde bir değerlendirme zaafı teşkil eder ve bu sicil üstünün sicil üstleri de o kişi hakkında bir kanaat edinerek, gereken değerlendirmeyi yapmak ödeviyle karşı karşıya kalırlar. Bunun yanısıra, eğer bu hukuka aykırı yetki kullanımı kin, garez, öç alma, zarar verme vs. saik nedenlere dayalı ise bu takdirde işlemin amaç yönünden hukuka aykırı olduğundan söz edilir.
Yüksek yargı yerinin muhtelif kararlarında da belirtildiği üzere, her sicil dönemi bir önceki ve sonrakinden bağımsız olup, çok iyi düzeyde seyreden bir sicilin, haklı ve makul sebepleri belgelenmek koşuluyla, aniden düşmesi ya da aksinin olması mümkündür. Yeter ki bu konuda denetim yapacak olan idari yargı organı, özlük ve sicil dosyalarında bu konuda objektif davranıldığını görüp, saptayabilsin. Aksi halde, salt bu konudaki takdir hakkında sığınılarak, ilgili kişinin tüm istikbaline mal olabilecek bir keyfiliğe yol açılmış olabilecektir ki Hukuk Devleti ilkesinin buna imkan tanımayacağı konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; sicil safahatı boyunca iyi ve çok iyi sicil notlan alıp olumlu kanaatler belirtilen davacının değişik yıllarda aldığı ödül, şerit rozet ve takdirlerinin mevcut olduğu, 1995 sicil yılında mükemmel (tam) sicil notu verilip olumlu kanaatler belirtilmesine rağmen, 1996 sicil yılında 24 sicil notu farkı bulunan ani bir sapma ile iyi sicil notu takdir edilip olumsuz kanaat belirtildiği, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde oldukça fazla not farkı bulunan düşüşle iyi not takdir edilmesini ve olumsuz kanaatler belirtilmesini haklı, makul ve kabul edilecek hiçbir neden gösterilmediğinden, 1996 sicil notlan ve olumsuz kanaatlerin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun olmadığı, 1998 yılı ile ilgili olarak davacı dava dilekçesinde sadece 2.5.1998 tarihinde verilen sicil notları ve menfi kanaatlerin iptalini istediğinden, isteme bağlı kalınarak inceleme, 2.5.1998 tarihindeki sicil not ve kanaatlerinin değerlendirilmesi ile sınırlı kalınmıştır.
Buna göre; davacı hakkında düzenlenen 1997 yılı sicil notunun çok iyi kanaatlerin olumlu belirtilmiş olmasına rağmen, 2.5.1998 tarihinde düzenlenen sicil notlarının bir önceki yıl sicil notlarına göre oldukça farklı, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde birden bire düşüşle safahattaki en düşük sicil notunu teşkil ettiği, halbuki davacının dava konusu 1998 sicil yılında iki takdir ve usulsüz şikayetten dolayı bir tevbih aldığı, bir tevbih cezası almasına rağmen aynı dönemdeki iki takdiri ve geçmişteki sicilleri dikkate alındığında geçmişteki haklı ve adil sayılamayacak sicil safahatı ile orantılı olmayan en düşük sicil notunun takdir edilip olumsuz kanaatlerin belirtilmesinin Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun olmadığı sonucuna varılmış bulunmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 1996 yılı 1 nci ve 2 nci varsa 3 ncü sicil üstlerince verilen sicil notları ile olumsuz kanaatlerin; 1998 yılında ise sadece 2.5.1998 tarihi itibariyle 1 nci ve 2 nci varsa 3 ncü sicil üstleri sicil notları ve olumsuz kanaatlerin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümü sonucunda;
1) 1996 yılında 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince verilen sicil notlan ile 2 nci sicil üstünce verilen olumsuz kanaatin İPTALİNE,
2) 1998 yılında sadece 2.5.1998 tarihi itibariyle 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince verilen sicil notları ile olumsuz kanaatlerin İPTALİNE,
3) 1996 yılında 1 nci sicil üstünce olumsuz kanaat belirtilmemiş bulunduğundan, bu konuya ilişkin davanın REDDİNE,
4) Gerek 1996 ve gerekse 1998 yıllarında 3 ncü sicil üstlerince sicil notu ve kanaat belirtilmemiş bulunduğundan, bu istem konuları ile ilgili olarak bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy