(1602 S. K. m. 42) (926 S. K. Ek m. 12)
Davacı 13.10.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; atama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM.1. Dairesinin 17.3.1998 tarihli kararıyla iptal edilmesi üzerine eski görev yerine döndüğünü, ancak söz konusu atama tasarrufu nedeniyle 17.6.1997 - 15.8.1998 tarihleri arasında 127.636.000 TL. tutarında ek özel hizmet tazminatı zararına uğradığını belirterek; söz konusu miktarın yasal faizi ile birlikte maddi tazminat olarak tazminini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile Dairemizin 1998/573 esasına kayıtlı karara bağlanmış dava dosyasının incelenmesinde; davacının MSB. Seferberlik D.Bşk.lığı PI.Ş.Md, Kayıt karteks ve Dak. memurluğundan, KKK. Loj. K.lığı Ord.Mlz.K.lığı Pl.ve Koor.Ş.Dak. memurluğuna yapılan atama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM.1.Dairesinin 17.3.1998 tarih ve E.1997/617, K.1998/321 Sayılı kararı ile kabul edilerek atama işleminin iptaline karar verildiği, bu karara karşı davalı idarenin vaki karar düzeltme isteminin de AYİM.1.D.nin 7.7.1998 tarih ve E.1998/573, K.1998/682 sayılı kararı ile reddedildiği, davacının 7.9.1998 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak 17.6.1997 - 7.9.1998 tarihleri arasında ek özel hizmet tazminatı zararı olan 124.636.000 TL. nın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep ettiği, bu istemin davalı idarenin 8.10.1998 tarihli işlemiyle, iptal kararında bu konuda bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının 15 Temmuz 1997 (dahil) - 15 Ağustos 1998 (dahil) tarihleri arasında 14 aylık ek özel hizmet tazminatı zararı olarak belirttiği 127.636.000 TL. nın yasal faizi ile birlikte hükmen tazmini için 13.10.1998 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yine dosya kapsamından, davacının iptal davasına konu atama işlemi nedeniyle 16.7.1997 - 4.9.1998 tarihleri arasında MSB. lığı karargahı dışında (KKK. Loj. K.lığı emrinde) görev yaptıktan sonra, iptal kararı üzerine eski görev yerine döndüğü görülmektedir.
Davacı bu davasını, işlemden doğan bir tam yargı davası olarak ikame etmiş ve ek özel hizmet tazminatı alamadığı dönem boyunca tespit ettiği maddi zararları toplamı (127.636.000 TL.) üzerinden de gerekli harcı yatırmış bulunmaktadır.
1602 Sayılı Kanunun 42 nci maddesinin kendisine tanıdığı imkandan istifade eden davacı vekili, aynı maddede idari işlemlerden doğan tam yargı davaları için öngörülen dört yöntemden, iptal davası sonunda verilen kararı takiben tam yargı davası yolunu tercih etmiştir. Tercih edilen bu yöntem üzerine, davacının istemi gibi bir tam yargı davası şeklinde sonuçlandırılabileceği kuşkusuz olup; Dairemizin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Ne var ki, özellikle son zamanlarda açılan bu tür davaların fazlalığı, davalı idare ile özlük hakları konusunda yapılan yazışmaların çok uzun süre alıp, davacıların haklarının yerine getirilmesinde gecikmelere yol açılması ve ayırma işlemlerinde statü dışında geçen döneme ilişkin aylık ve özlük haklarının tazmininde emeklilik hizmeti bakımından ilgililer aleyhine doğan durumlar gibi nedenleri değerlendirip dikkate alan kurulumuz, bu konudaki içtihadını geliştirmiş ve dava konusunda olduğu gibi belli bir süre/dönem boyunca yoksun kalınan aylık ve özlük hakları (maddi tazminat) istemli tam yargı davalarının, davacılar lehine bir iptal davası şeklinde değerlendirilerek, buna göre hüküm tesisinin uygun olacağını kararlaştırmıştır. Kurulumuzun bu değerlendirmesine haklılık kazandıracak diğer bir olgu, davacıların statü dışında eski konumlarından farklı görev yerinde geçen dönemdeki müstehak olup ta yoksun kaldıkları aylık ve sair özlük hakları miktarlarının değişmezliğidir. Diğer bir deyişle, davacıların aynı dönemdeki emsallerinin aldıkları aylık ve sair özlük hakları ne olacak idiyse, davacılara da aynı tutarda ödemede bulunulması gerektiği, keza aynı oranda kanuni kesintilerinin yapılacağı kuşkusuzdur. Bu nedenledir ki, statü dışında eski konumlarından farklı görev yerinde geçen döneme ilişkin müstehak olunan aylık ve sair özlük haklarının hiç verilmemesi ya da kısmen eksik ödenmesi şeklinde tecelli eden davalı idarenin davranış biçiminin (menfi işlemin) iptali yoluna gitmekle, davacıların bu konuda uğradıkları tüm zararların giderilmesi de sağlanmış olacaktır. Oysa, titiz bir inceleme yapılmadan ilgililerince açılacak bu konudaki bir tam yargı davası ile söz konusu zararların tam olarak giderilmesi, çoğu kez mümkün olamayacaktır.
Dava konusunda da bu açıklama ışığında hareket eden kurulumuz, davacının maddi tazminat istemini bir iptal davası şeklinde değerlendirerek inceleme konusu yapmıştır.
Davacının maddi zararını, MSB.'lığı karargahındaki görevinden uzak kaldığı 16.7.1997 - 4.9.1998 tarihleri arasında yoksun kaldığı 926 sayılı kanunun EK-17 nci maddesinin (c) bendinde öngörülen ve sivil memurlara ödenen ek özel hizmet tazminatı tutarı teşkil etmektedir. Öğretide ve idari yargı uygulamasında tartışmasız bir şekilde genel kabul gördüğü üzere, iptal kararı sakat işlemi geriye yürür bir biçimde ortadan kaldırdığından ve iptal edilen tasarruf hiç yapılmamış sayıldığından; iptal kararı üzerine sakat işlemin yapılmasından önceki hukuksal durumun geri gelmiş gibi kabul edilmesi, statü dışında eski konumdan farklı görev yerinde geçirilen sürelerin statüde eski konumdaki görev yerinde imiş gibi değerlendirilmesi ve bu statüye görev yerine bağlı aylık ve sair özlük haklarının, ilgilinin iptal kararı sonrasında yeniden aynı statüye göreve başlamasını takiben, idarece ayrı bir yargı kararına gerek olmaksızın tahakkuka bağlanarak re'sen ödenmesi gerektiği idare hukuku öğretisi ve kökleşmiş idari yargı içtihatları ile düzenli ve basiretli idare ilkelerinin tabii bir gereği olmasına karşın; davalı idarece bu konuda müspet bir davranış biçiminin ortaya konulmaması ve davacının anılan tarihler arasında yoksun kaldığı ek özel hizmet tazminatının hesaplanarak davacıya ödenmemesi dolayısıyla, söz konusu menfi işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı kuşkusuz bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının MSB.'lığı karargahı dışında (KKK. Loj. K.lığı emrinde) geçirdiği süre zarfında müstehak olduğu ek özel hizmet tazminatları tutarının ödenmemesi işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy