Davacı, 10.2.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 7.6.1999 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; 1996 yılı genel atamaları ile İstanbul J.Dikimevi Md. lüğündeki görevinden 1.7.1996 tarihinde Bingöl'deki birliğine katılmak üzere ayrıldığını, ancak aynı gün bir trafik kazası geçirerek, GATA Haydarpaşa Eğt.Hst.de tedavi gördüğünü, bu arada eski birliğince özlük haklarının takibi ve katılışının yapılabilmesi için ayrılış belgelerinin Bingöl'deki birliğine gönderildiğini, burada da 18.7.1996 tarihinde katılışının yapılarak Temmuz 1996 ayı dahil, takip eden aylara ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkukunun yapıldığını, kullandığı istirahatlar nedeniyle 6.12.1996 tarihinde Elazığ Toplanma Kampına katılış yaptığını, 23.12.1996 tarihinde ise bilfiil Bingöl İl J.K.lığında göreve başladığını, bu hususu kanıtlayan ve İl J.K.lığı yetkililerinin imzasını taşıyan tutanağı ekte sunduğunu, Atama Yönetmeliğinin 35 nci maddesi uyarınca bölgede geçirilen istirahat ve hava değişimlerinin 120 gününün o bölge hizmetinden sayılması gerektiğini, bu durumda 3 yıl olan II.bölge hizmetinin 1999 yılı genel atama döneminde tamamlanacak olmasına rağmen, 1999 yılında birinci coğrafi bölgeye hazırlık tebligatı yapılan kişiler arasına dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemleri Dairemizin 23.3.1999 ve 6.7.1999 tarihli kararları ile kabul edilmiştir.
Davalı idare ikinci savunma layihasında, davacı hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararına uyularak davacının II nci bölgeden çıkacak personel listesine alınması nedeniyle davanın konusuz kaldığını ileri sürmüş ise de, bu görüşe katılmak mümkün görülmemektedir. Dosyada bulunan belgelerden anlaşıldığı üzere, davacı II nci bölgeden çıkacak personel listesine alınmış, ancak 1999 yılı genel atamalarına dahil edilmemiş, I nci coğrafi bölgeye atanması yapılmamıştır. II nci bölgeden çıkacak personel listesine dahil edilmenin anlamı genel atamalarda I nci coğrafi bölgeye atamanın yapılması olduğundan ve davacının I nci bölgeye atanması henüz yapılmamış olduğundan, uyuşmazlığın devam ettiği, davacının I nci bölgeye atanmasının yapılmaması riskinin ve olanağının halen mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir. Davalı idarenin bu yöndeki talebinin reddi gerekmektedir.
Dava dosyasında bulunan belgelerin incelenmesinde; İstanbul Jandarma Dikimevi Müdürlüğünde J.Lv.Ütğm.olarak görevli olan davacının, 1996 yılı genel atamalarında Bingöl İl J.K.lığı Brl.Mal Saymanlığına atandığı, 1.7.1996 tarihinde ilişiğini kestiği, aynı gün trafik kazası geçirerek GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine kaldırıldığı ve tedavi görmeye başladığı, bu sırada İstanbul Jandarma Dikimevi Müdürlüğü tarafından 4.7.1996 tarihli yazıyla davacının kaza geçirdiği bildirilerek, maaş ve özlük haklarının ödenebilmesi için gerekli olan evrakların Bingöl İl J.K.lığına gönderildiği, bu yazı üzerine Bingöl İl J.K.lığı tarafından davacının katılışı yapılarak 18 Temmuz 1996 tarihinden itibaren özlük işlemlerinin buradan yapılmasına başlandığı ve bu hususta 22 Temmuz 1996 tarihinde J.Gn.K.lığına mesaj çekilmiş olduğu, 5.8.1996 tarihine kadar hastanede tedavi gören davacının bu tarihte SMK.'lı iki ay istirahatle taburcu edildiği, istirahat bitiminde yeniden bu hastaneye başvuran davacıya 21.10.1996 tarihinde SMK.'lı 3 ay istirahat daha verildiği, davacının istirahati devam ederken 23.12.1996 tarihinde fiilen birliğine katılarak görevine başladığı, bu hususun da Bingöl İl J.K.lığında görevli olan bazı personel tarafından tutulan tutanakla kanıtlandığı, Bingöl İl J.K.tarafından Elazığ Asker Hastanesine sevkedildiği, burada yapılan muayenesi neticesinde 6.1.1997 tarihinde görevine başlayabileceği yönünde karar verildiği, Bingöl İl JJK.lığı tarafından davacının 7.1.1997 tarihinde göreve başladığına ilişkin mesaj çekildiği, davacının görevine devam ettiği, daha sonra J.Gn.K.lığı tarafından 3 Aralık 1998 tarihinde 1999 yılında 2 nci coğrafi bölgeden çıkacak personelin isimlerinin tespit edildiği, davacının isminin bu listede yer almadığı, yani 1999 yılında I nci coğrafi bölgeye atanması için hazırlık tebligatının davacıya yapılmamış olduğu, davacının 18.12.1998 tarihinde dilekçe ile başvuruda bulunarak I nci coğrafi bölgeye hazırlık tebligatı kapsamına alınmak istediği, bu dilekçesine yazılı cevap verilmediği, davacının beyanına göre telefonla J.Gn.K.lığı Tayin D.Bşk.lığı ile yaptığı görüşmede olumsuz cevap verildiği, bu cevap üzerine davacının süresinde I nci coğrafi bölgeye hazırlık tebligatı kapsamına alınmama işleminin iptali talebiyle 10.2.1999 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı, davacının talebi üzerine iki kez yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, ancak buna rağmen 1999 yılı genel atamalarında ve halen davacının I nci coğrafi bölgeye atamasının yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır.
Konu hakkında düzenleme getiren, TSK.'ne Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 35/1 nci maddesinde; Hava değişimi veya istirahat olarak görevlerinden ayrılan ve fakat başka bir garnizona atandırılmayan personelin toplam olarak yüzyirmi güne kadar süresi bağlı bulundukları bölge ve garnizon hizmetinden sayılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 85 nci maddesinde de, 30 Eylül tarihine kadar ikinci bölgeye katılmış olanlardan, açıkta veya tutuklulukta kalanlardan beraat edenler ile kurs, hava değişimi veya geçici görev gibi elinde olmayan sebeplerle ikinci bölge hizmet süresinin sona erme tarihi değişenler hizmet sürelerini 31 Aralık tarihine kadar tamamlıyorlarsa, o yılın planına dahil edilirler denilmiştir.
Davacının açıklanan durumunun, Yönetmeliğin 35 nci madde hükmüne uyduğu görülmektedir. Davacı her ne kadar fiilen, ancak 23.12.1996 tarihinde Bingöl İl J.K.lığına katılarak görevine başlamış ise de, esasen evrak üzerinden katılışı 18 Temmuz 1996 tarihinde yapılmış, özlük hakları burası tarafından ödenmeye başlanmış ve artık davacı Bingöl İl J.K.lığının bir personeli konumuna girmiştir. Henüz fiilen katılışını yapmadan geçirdiği trafik kazası nedeniyle aldığı istirahatleri ve hastanede kaldığı sürelerin Bingöl İl J.K. lığına katılışının yapıldığı 18 Temmuz 1996 tarihinden sonraki kısmını, Bingöl İl J.K.Ilgındaki görevinden ayrılma olarak kabul etmek gerekmektedir. Buna göre davacının hastanede tedavi sırasında geçirdiği süreler ile istirahat sürelerinin yüzyirmi günlük kısmı Yönetmeliğin 35/1 nci maddesi gereğince Bingöl'de yapması gereken II nci bölge hizmet süresinden sayılmalıdır. Bu tedavi ve istirahat sürelerinin yüzyirmi günlük kısmı, II nci bölge hizmet süresinden sayıldığında da davacının 3 yıl olan II nci bölge hizmet süresini tamamladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı II nci bölge hizmet süresini 1999 yılı genel atama döneminde tamamlamış olduğundan, I nci coğrafi bölgeye hazırlık tebligatı kapsamına alınması gerekirken, alınmaması söz konusu işlemi sebep unsuru açısından hukuka aykırı kılmaktadır.
Diğer taraftan, davalı idarenin savunmasında belirttiği üzere, Yönetmeliğin 85 nci maddesi dahi davacıya uygulansa, davacının I nci coğrafi bölgeye hazırlık tebligatı kapsamına alınması gerekmektedir. Zira, davacının ibraz ettiği tutanak ve diğer belgelerden davacının 23.12.1996 tarihinde fiilen Bingöl İl J.K.Ilgındaki görevine başladığı anlaşılmaktadır. 23.12.1996 tarihinde göreve başlayan davacının 31.12.1999 tarihinde 3 yıl olan II nci bölge hizmet süresini 8 gün fazlasıyla tamamlamış olacağı da izahtan varestedir.
Davalı idare savunmasında, istirahatli bulunan bir personelin, birliği tarafından sevk edildiği yetkili tabipçe göreve başlar raporu almadıkça göreve başlatılamayacağı yolunda yönerge ve emirlerle düzenleme getirildiği belirtilmekle ve bu husus doğru olmakla beraber; bu lazımeye rağmen ilgilinin istirahatli bulunduğu sürede fiilen göreve başlatılması ve bilfiil görev ifa etmesi halinde, yapılan bu görevi yok (geçersiz) saymak da hukuken mümkün olamayacağından; yedi askeri kişinin imzasını ve İl J.K.nın onayını taşıyan tutanakla 23.12.1996 tarihinden itibaren birlikte bilfiil görev yaptığı anlaşılan davacının, bu tarihten itibaren ifa ettiği hizmetin II nci bölgede geçirildiğinde kuşku bulunmamaktadır ve bu nedenle anılan savunmaya katılınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen Birinci Coğrafi Bölgeye hazırlık tebligatının yapılmaması işlemi sebep unsuru bakımından hukuka aykırı görüldüğünden; işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy