(205 S. K. m. 17, 21, 30)
Davacı vekili, 11 Ocak 1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Müvekkili'nin GATA'da görevli iken talebi üzerine 1.3.1983 tarihinde OYAK üyeliğine kabul edildiğini, daha sonra görevinden istifa etmesi nedeniyle üyelikten ayrılmak zorunda kaldığını, 26.6.1989 tarihinde yeniden göreve başlaması nedeniyle OYAK üyeliğine müracaat ettiğini, 15.9.1989 tarihinden itibaren tekrar üyeliğe kabul edilen Müvekkili'nin 28.7.1998 tarihinde OYAK'a dilekçe ile başvurarak 1.3.1983-31.10.1984 tarihleri arasındaki üyeliği ile 15.9.1989 tarihinden bu güne kadar olan süreye ilişkin üyeliğinin birleştirilmesi talebinde bulunduğunu, kendisine red cevabı verildiğini, 205 Sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu'nun 30 ncu maddesi gerekçe gösterilerek yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira belirtilen maddede üyeliğin düzenlilik arzetmesi gerekeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını belirterek işlemin iptalini ve yargılama giderlerinin Davalı İdare'ye yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre; Davacının 28.7.1998 tarihli dilekçe ile OYAK Genel Müdürlüğü'ne müracaat ettiği, kendisine 5.10.1998 tarihinde talebinin kabul edilmediği, 2.11.1998 tarihinde de talebinin neden kabul edilmediği gerekçesi bildirildikten sonra Vekili marifetiyle 12.11.1998 tarihinde süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
205 Sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu'nun Kurumun Üyeleri başlıklı 17 nci maddesinin (b) fıkrasında belirtilen Uzman erbaşlar ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatında, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve bu Kurum'un sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip olacağı veya iştirak edeceği şirketlerde çalışan bilumum maaşlı ve ücretli memur ve müstahdemlerden arzu edenler Kurum'a daimi üye olabilirler. hükmü karşısında Davacının kendi isteği ile önce 1.3.1983 ile 31.10.1984 tarihleri arasında, sonra da 26.6.1989 tarihinden dava açtığı 12.11.1998 tarihine kadar 11 yıl 16 gün süre ile üye olduğu, ancak fasılasız geçen üyelik müddetinin emeklilik yardımı için öngörülen süreden az 9 yıl 4 ay 11 gün olduğu anlaşılmaktadır.
Aynı Kanun'un Kurumun Yapacağı Yardımlar başlıklı 21 nci maddesinin birinci fıkrasında da En az 10 yıl müddetle Kurum'a üye olarak bulunduktan sonra, görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılmak suretiyle üyeliği sona eren daimi üyeler emeklilik yardımından faydalanırlar. hükmü yer almaktadır. Her ne kadar davalı kurum savunmasında bu sürenin fasılsız olarak geçmesi gerektiğini belirtmiş ise de, Kanun maddesinin lafzında bu hususta bir yorum yapılmasının güç olduğu görülmektedir. Bir an için bunun böyle olduğu kabul edilse bile, bu kez de hakkaniyet prensibi ile çelişildiği görülecektir. Zira; çeşitli nedenle, üyelik süresi fasılalı olarak 20 yılı aşan bir üye ile fasılasız 10 yıl olan üye arasında ödenen prim fazlalığına rağmen Kurum'a fazla ödeme yapan açısından adaletsiz bir durum ortaya çıkacaktır. Bunun ise, üyelerine sosyal yardım sağlamak ödevini yerine getirmek üzere, Kanun ile kurulan OYAK'ın kuruluş amacına ters düşeceği ortadadır. Kaldı ki, Davacının daha önceki döneme ilişkin ödediği primlerin de kendisine ödenmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından tesis edilen emeklilik yardımına hak edişe esas teşkil etmek üzere, üyelikte geçen sürelerin toplanmaması işlemi sebep ve amaç öğeleri açısından hukuka uygun bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy