(1602 S. K. m. 20, 21)
Davacı, 26.2.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; astsubay statüsündeyken dört yıl süreli Fakülteyi bitirdiğini, diplomasını ibraz ettiğinde idarece kendisine bir derece verilerek intibakının yapıldığını, 926, 1111, 1076, 211 Sayılı Kanunların ilgili hükümleri uyarınca astsubay statüsünde olup da yüksek okul bitirenler yönünden çeşitli kısıtlama ve engeller öngörüldüğünü belirterek; aşağıda dökümü yapılan hususlarda mahkemece düzeltici yönde bir karar tesisini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının astsubay statüsündeyken 30.6.1998 tarihinde 4 yıl süreli Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdiği, diplomasını ibraz etmesi üzerine davalı idarenin 7.12.1998 tarihli işlemiyle bir derece verilmek suretiyle intibakının yapılarak, 4/1 derece ve kademeden 3/1 derece ve kademeye getirildiği, 30.8.1998 tarihi itibariyle 3/2 derece ve kademeye yükseldiği anlaşılmaktadır.
Davacının bu yönde davalı idareye herhangi bir başvurusu olmaksızın, aşağıdaki hususlar konusunda doğrudan mahkememizden bir karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu anlaşılmaktadır:
- Kendisine subay statüsü verilmesi,
- Tahsil durumuna göre kendisine iki derece verilmesi,
- Yetki, sorumluluk, derece/kademe, ek gösterge, tazminat gibi sosyal ve ekonomik haklarının, subay rütbeleri ve hizmet süreleri de gözönüne alınarak verilmesi,
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay ihtiyacı olması durumunda, önceliğin diğer kaynaklara değil, fakülte mezunu astsubaylara yaş sınırı gözetilmeden verilmesinin sağlanması,
- Astsubay nasbedildikten sonra fakülte veya yüksekokul bitiren astsubayların bekleme sürelerinde de, astsubay nasbedilmeden önce fakülte veya yüksekokul bitiren astsubaylarda olduğu gibi bir uygulamayla, yaptıkları eğitim süresi kadar indirim yapılmasının temini,
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay kaynaklarından birinin astsubaylar olduğu ve fakülte bitiren astsubayların subay nasbedilmelerinde yaş sınırının kaldırılmasının temini,
- Astsubaylar üzerinde olumsuz tesiri olan ve hiçbir ülkede benzeri bulunmayan yedek subay uygulamasına olanak tanıyan 1076 Sayılı Yasanın Anayasaya aykırı olması itibariyle, yasanın iptali için gereğinin yapılması,
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin birinci fıkrası, 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları... doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır.. hükmünü amir bulunmaktadır. Anılan yasa hükmü uyarınca, bir davanın iptal davası olarak mahkememizde görülebilmesi için;
a) Ortada asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin bir idari işlemin mevcut olması,
b) Bu işlemin davacının menfaatini ihlal etmesi, zorunlu ve gerekli bulunmaktadır. Bu iki koşulun yanı sıra idari yargı öğretisi ve uygulamasında, söz konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir mahiyeti haiz olması gerekliliği de ayrıca aranmaktadır.
İdarenin bilgi veren, uyaran işlemleri ile iç işlem mesabesindeki işlemleri, keza bir yasa değişikliğini gerektiren, taleplere ilişkin olarak referans ve yol gösteren işlemleri vb.nin bir iptal davasına konu teşkil etmeyeceğinde öğreti ve yargı kararlarında tam bir ittifak bulunmaktadır.
Davacının yukarıda dökümü yapılan taleplerinin bir iptal davasına konu teşkil etmeyeceği, bunların yasa değişikliği önerisi mahiyetindeki birtakım temenni ve yakınmalardan ibaret olduğu açıkça görülmekte olup; yasamanın takdir ve görev alanına giren bu taleplerin bir idari yargı organınca incelenip irdelenmesine hukuken imkan görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle; bir iptal davasına konu teşkil edemeyecek olan birtakım taleplere ilişkin olarak ikame edilmiş olan ve inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy