(205 S. K. m. 20, 21, 25, 26)
Davacı vekili 24.11.1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.10.1975 tarihinde malulen emekliye ayrıldığını, statüsünün 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi içerisinde değerlendirildiğini, 205 sayılı Kanunda 4148 sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine, müvekkilinin 09.10.1996 tarihinde 4/4 katılım payı ile OYAK emekli maaşı sistemine girdiğini ve kendisinden emsalinin kurumdan katılım tarihinde alacağı emeklilik ikramiyesine, kurumca öngörülen tahmini kar payının ilavesiyle bulunan 268.000.000.-TL.'yı kuruma ödediğini, davacının kendisinin de 30.06.1998 tarihinden sonra malulen emekli olan OYAK üyelerine sağlanan emeklilik sistemine dönüş aidatının 20 albay maaşına eşit tutulması şeklindeki uygulamadan istifade etmesine ilişkin isteminin davalı kurumca reddedildiğini, tesis edilen bu işlemin eşitlik ilkesine de aykırı düştüğünü, 30.06.1996 tarihinden önce ve sonra malulen emekli olan askeri personel arasındaki bu eşitsizliğin savunulacak bir yanı olmadığını belirterek; OYAK emekli maaş sistemine katılım payının albay maaşının 20 katı üzerinden hesaplanmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının Tnk.Ütğm. rütbesindeyken 200 Yataklı Etimesgut Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 14.10.1974 tarih ve 405 sayılı raporu ile sınıfı görevini yapamayacağı yolunda karar verildiği, bu rapor uyarınca Em.Snd.Gnl.Md.lüğü Sağlık Kurulunca adi malûl olduğunun belirtildiği, ancak davacının 25.04.1975 tarihinde kendisine yapılan bildirim üzerine emeklilik değil, sınıf değişikliği talebinde bulunması üzerine ordudonatım sınıfına geçirildiği, ancak aynı yıl içindeki vaki istemi üzerine MSB.'lığının 24.09.1975 tarih ve 42 sayılı onayla hakkında adi malulen emeklilik işlemi tesis edildiği ve davacının 14.10.1975 tarihinde TSK. ile ilişiğinin kesildiği, 26.06.1996 gün ve 4148 sayılı Kanunla 205 sayılı OYAK Kanununda yapılan değişiklikle OYAK Emekli Maaşı Bağlanması Sistemi uygulanmasına geçilmesi ve aynı Kanunla 205 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6 ncı madde ile eski üyelere de iki yıl içinde yeni sistemden istifadeyi talep imkanı verilmesi üzerine, davacının 09.10.1996 tarihinde davalı kurumla Emekli Aylığı Bağlanması sözleşmesi yaptığı ve emekli maaşı sistemine giriş için süre ve kıdem açısından emsali dikkate alınarak alacağı emeklilik yardımının hesaplandığı ve davacının 4/4 katılım payı ile 268.000.000.-TL. ödeyerek bu sisteme girdiği, davacının OYAK emekli maaş sistemine katılım payının albay maaşının 20 katı üzerinden hesaplanması gerekirken, kendisine bu imkanın sağlanmamasının hukuka aykırı olduğu yolunda davalı kuruma yaptığı yazılı başvurunun OYAK Gn. Md.lüğünün 02.11.1998 tarihli işlemiyle, konunun yasa değişikliğini gerektirdiği için isteminin kabul edilemeyeceğinin bildirildiği, davacının sözkonusu menfi işlemin iptali için 25.11.1998 tarihinde AYİM.'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
205 sayılı OYAK Kanunun 20 nci maddesinde 26.06.1996 gün ve 4148 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, kurumun yapacağı yardımlar arasına, istek üzerine, emekli maaşı ödemesi dahil edilmiş; 21 nci madde de yapılan değişiklikle hakedilen emeklilik yardımının 1/4, 2/4, 3/4 ya da 4/4 oranında kuruma bırakılmasıyla emekli maaşı sistemine girilebileceği hüküm altına alınmış; kanuna eklenen Geçici 6 ncı madde ile de 4148 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden (30.06.1996 tarihinden) önce 205 sayılı Kanunun 21, 25 ve 26 ncı maddelerine göre 01.03.1961 tarihinden itibaren emeklilik yardımına hak kazanarak ayrılan üyelerin, iki yıl içinde başvurmak şartıyla, bir defaya mahsus olmak üzere, kurumca belirlenen usuller dahilinde, emsallerinin ödemek durumunda olduğu meblağı Kuruma geri ödemek suretiyle Emekli Maaşı Sistemine girebilecekleri belirtilmiştir.
Davacı da 205 sayılı Kanunun kendisine getirdiği imkandan istifade ile 09.10.1996 tarihinde OYAK Emekli Maaşı Sistemine 4/4 katılım payı oranında girmiş ve o tarihte hesaplanan miktarı (268.000.000.-TL) kuruma ödemiştir. Davacı vekilinin iddiası, davacının 4148 Sayılı Kanunun kabulünden önce malulen emekli olması nedeniyle, 30.06.1996 tarihinden sonra malulen emekli olan üyelerle arasında doğduğunu öne sürdüğü eşitsizliğin yasanın yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı, davacıya da 205 Sayılı Kanunun 21 nci maddesinin 5 nci fıkrasındaki OYAK emekli maaş sistemine katılım payının albay maaşının 20 katına kadar arttırılabilmesi imkanının tanınması gerektiği yolundadır.
Dava dilekçesi ve savunma beyanlarından davacının 14.10.1975 tarihinde adi malulen emekliye ayrıldığı anlaşılmaktaysa da; kendisine o tarihte kısmi maluliyet yardımı ya da tam ve daimi maluliyet yardımı ödemesinde bulunulup bulunulmadığı meskut geçildiğinden, 25.05.1999 tarihli duruşmada taraflardan bu hususa açıklık getirmeleri istenmiş, ancak tatmin edici bir cevap alınamamış; davalı kurum vekili kurum kayıtlarından durumu araştırarak en kısa sürede mahkemeye bildireceklerini ifade etmiş, nihayet aynı gün 25.05.1999) Mahkememize hitaben yazılan OYAK Gn. Md. lüğü yazısı ve ekinden, davacının 12.11.1975 tarihinde kurum üyeliğinin son bulduğu, bu tarihte kendisine 10 yıl 2 aylık üyelik süresine karşılık 26.540.140.-TL emeklilik yardımı ödendiği, davacıya anılan tarihte herhangi bir Maluliyet yardımı ödenmesinin sözkonusu olmadığı, davacının adi malûl olarak emekliye sevkedilmesinin esasen kendisine 205 sayılı Kanunda öngörülen OYAK maluliyet yardımları yapılmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Bu yazı ve ekindeki ödeme evrakından, davacıya adi malulen emekli olarak kurumla ilişiğinin kesildiği tarihte 205 sayılı Kanunun 26 nci maddesinde öngörülen Kısmi Maluliyet yardımı veya Tam ve Daimi Maluliyet yardımı ödenmesinde bulunulmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
205 sayılı OYAK Kanununun 21 nci maddesine 4148 sayılı Kanunla eklenen 5 nci fıkrada aynen Tam ve daimi malûl veya kısmi maluliyet yardımına hak kazanan üyeler ... hak edilen emeklilik yardımları aidata esas albay maaşının yirmi katından az olduğu takdirde, isteklerine bağlı olarak emeklilik yardımlarını bu miktara kadar arttırarak sisteme girebilirler. denilmektedir. 21 nci maddenin diğer fıkralarının incelenmesinden, bu imkanın (hakedilen emeklilik yardımının aidata esas albay maaşının 20 katından az olması halinde, isteğe bağlı olarak emeklilik yardımlarını bu miktara kadar arttırarak emekli maaşı sistemine girebilme) diğer şekillerde kurumla ilişiği kesilen üyelere tanınmadığı açıkça görülmektedir. Diğer bir deyişle, OYAK üyeliğinde en az 10 yılını doldurmakla beraber, istifa, normal emeklilik, adi malulen emeklilik, vazife malûlü/harp malûlü olarak emeklilik suretiyle kurumla ilişiği kesilenler OYAK emeklilik sistemine girmek istediklerinde, kurumda biriken rezervleri oranındaki hakettikleri emeklilik yardımının 1/4, 2/3, 3/4 ya da 4/4'ünü kuruma bırakabilecek; bunun dışında başkaca bir artırım imkanına sahip olmayacaklardır. Eğer üye, adi malûl ya da vazife malûlü/ harp malûlü olarak emekliye ayrılmakla beraber, ayrıca 205 sayılı Kanunun 26/a ve 26/b maddelerinde öngörülen durumları nedeniyle Kurumdan Kısmi Maluliyet yardımı ya da tam ve daimi maluliyet yardımı alma durumuna girmişlerse, işte o takdirde 205 sayılı Kanunun 21 nci maddesinin 5 nci fıkrası uyarınca, hakettikleri emeklilik yardımlarının, aidata esas albay maaşının 20 katından az olması halinde, isteklerine bağlı olarak emeklilik yardımlarını bu miktara kadar (aidata esas albay maaşının 20 katına kadar) arttırarak, OYAK emekli maaşına girebileceklerdir. Oysa davacı, kurumdan kısmi Maluliyet ya da tam ve daimi maluliyet yardımı alma hakkı olmadığından, 10 yıl 2 aylık üyelik süresine karşılık olarak kurumda biriken emeklilik yardımını alarak kurumla ilişiğini kesmiştir. Bu durumda, davacı 4148 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 30.06.1996 tarihinden sonra da adi malulen emekliye ayrılsa, 205 sayılı Kanunun 21 nci maddesinin 5 nci fıkrasında istifade etme imkanına sahip olamayacaktı.
205 sayılı Kanunun Geçici 6 nci maddesiyle, aynı Kanunun 26 nci maddesinden (kısmi/tam ve daimi Maluliyet yardımından yararlanma) evvelce yararlanarak üyelikten ayrılanlar yönünden tanınan iki yıllık başvuru süresi içinde davalı kuruma vaki talep üzerine, davalı kurumca 205 sayılı Kanunun 21 nci maddesinin 5 nci fıkrasındaki imkanın ilgilisine tanınması gerektiği ise kuşkusuzdur. Oysa, davalı kurumca bu konuda çıkartılan Ordu Yardımlaşma Kurum Emekli Maaşı Bağlanması Hakkında Yönetmelikin 4/d maddesinde yasa koyucunun öngörmediği bir kısıtlamaya gidilmiş ve 26 ncı maddeden evvelce yararlananlara, OYAK emekli maaşı sistemine başvuruları esnasında katılım payının, hak edilen emeklilik yardımları aidata esas albay maaşının 20 katından az olması halinde, isteklerine bağlı olarak emeklilik yardımlarını bu miktara kadar arttırarak sisteme girme imkanı tanınmamıştır. Davacı, evvelce 205 sayılı Kanunun 26 ncI maddesinden istifade suretiyle kurumla ilişiğini kesmiş olsaydı, bu konudaki iddiaları haklı ve yerinde olacaktı. Ne var ki söz konusu yasal haktan koşulları uymadığı için yararlanamadığından, 205 sayılı Kanunun Geçici 6 nci maddesinin atfıyla iddialarına haklılık kazandırmaya hukuken imkan olamayacağı açıktır. Dolayısıyla, davacının konuya ilişkin iddialarında haklılık unsuru görülmediğinden, davalı idarece tesis edilen işlem sonucu itibariyle yerinde bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE.
Full & Egal Universal Law Academy