(1086 S. K. m. 237)
Davacı 16 Şubat 1998 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; Araç, Avlağıçayırı Köyünden 302 doğumlu ........... oğlu ..........'nün oğlu olduğunun, babasının şehitliğinden bahisle kurumdan yetim aylığı talep ettiğini, Ankara 3.İdare Mahkemesinde reddedilen davası nedeniyle talebinin reddedildiğini belirterek tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacıya ait tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; davacı tarafından daha önce yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptali talebiyle açılan davanın Ankara 3 ncü İdare Mahkemesinin 06.03.1992 gün ve E.1989/2360, K. 1992/272 sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası kaziei mahkeme mevcuttur denilebilmesi için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır hükmünü amirdir.
Bu hükme göre kesin hükmün mevcudiyetinin kabulü için;
Davanın konusunun, davanın sebebinin, davanın taraflarının aynı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekli bulunmaktadır. Bu şartlardan birisi gerçekleşmemişse, kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Ayrıca AYİM'nin görev alanına giren konularda genel idari yargı kolunda verilmiş ve kesinleşmiş olan bir yargı kararının mevcudiyeti halinde dahi, kesin hükmün varlığının kabulü gerekmektedir. (AYİM. 1. Dairesinin 28.09.1993 gün ve E. 1992/1235, K1993/755 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Bu açıklamalar ışığında dava konusuna dönüldüğünde; her iki davanın konusu, sebepleri ve taraflarının ayniyet arzettiği, dolayısıyla HUMK'nun 237 nci maddesinde öngörülen tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi nedeniyle, bu davada kesin hükmün varlığının söz konusu olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy