(5434 S. K. m. 44, 45)
Davacı vekilleri, 27 Nisan 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; Müvekkillerinin Van 4 ncü Dağ Komando Taburunda er olarak askerlik görevini yapmakta iken, 30 gün izinli olarak memleketi Erzurum'a geldiğini, er izin belgesinde OHAL Bölgesi sınırları içerisinde yolculuğun hava yolu ile yapılması emri verildiğini, Müvekkillerinin de, Van'dan Ankara'ya hava yolu ile Ankara'dan Erzurum'a kara yolu ile gittiğini, izin bitiminde aynı şekilde geri dönmek için kara yolu ile Ankara'ya geldiğini, buradan da Van'a gidebilmek için TK.276/07 Ocak 1995 Ankara-Van seferi için 2405690303 nolu bileti olduğunu, ancak Ankara'da 6.1.1995 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde tedaviler sonucunda kendisine B/58 F. 1 Askerliğe Elverişli Değildir sağlık raporu verildiğini, Müvekkillerinin serbest sevk sırasında işbu kazayı geçirdiğinden vazife malulü sayılması gerektiğini, bu nedenle aksi yönde tesis edilen davalı idarenin işlemi ile olay tarihinden itibaren aylık bağlanmaması işleminin İPTALİNİ talep ve dava etmiştir.
Konuyla ilgili olarak 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesinde; Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest şevkler dahil) şevkleri sırasında... vazife malulü olmaları halinde kendilerine aylık bağlanır. hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin iştirakçi olmadıkları halde silahaltındaki bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde şevkleri sırasında vazife malulü olmaları halinde kendilerine aylık bağlanacağı anlaşılmaktadır.
5434 sayılı Kanunun 44 ncü maddesi 1 nci fıkrasına göre, Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yönünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere malul denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır denilmektedir.
Vazife malullüğünün anlam ve kapsamı, başka bir anlatımla hangi malullüklerin vazife malullüğü sayılacağı ise 5434 sayılı Kanunun 45 nci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Anılan maddede bu hususta aynen;
44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumca kabul edilmesi suretiyle),
ç) Fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen yine o işyerinin mahiyetinden doğmuş olursa; buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara vazife malulü denir hükmü yer almaktadır.
45 nci maddedeki bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, vazife malulü sayılabilmek için malullüğün;
1) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması,
2) Madde kapsamı belirtilen iş veya hizmetlerden doğmuş olması gerekmektedir.
Belirtilen mevzuat çerçevesinde dava dosyası ile tahsis dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacının askerlik hizmetini icra ettiği Van 4.Dağ Kom.Tb.K.lığından 7.12.1994 tarihinde 30 gün süre ile memleketi olan Erzurum'a izinli olarak geldiği, OHAL Bölgesindeki uygulamalarda erbaş ve erlerin öncelikle hava yolu ile seyahat etmelerinin emredilmesi nedeniyle Davacının Van-Ankara-Erzurum arası mevcut olan hava yolunu kullanarak memleketine gittiği, izin bitimi yine aynı yolu kullanarak 7.1.1995 tarihindeki Ankara-Van TK.276/07 sefer sayılı uçak ile birliğine katılmak üzere 6.1.1995 tarihinde önce Ankara'ya geldiği, burada geçirdiği trafik kazası neticesinde yaralandığı, ilk tıbbi yardım ve tedavisinin Ankara İbni Sina Hastanesinde yapıldıktan sonra GATA'ya sevk edildiği, kendisine GATA Sağlık Kurulunca 28.2.1995 gün ve 2980 sayılı Rapor ile Sol Humerus i/2 proximal uç kırığı teşhisi ile C 59 Sonunda muayene kaydı ile 2 ay istirahat verildiği, bu işlem 12.4.1995 ve 19.6.1995 tarihlerinde verilen iki rapor ile tekrarlandığı, nihayetinde GATA Sağlık Kurulunun 15.9.1995 gün ve 15008 sayılı Raporu ile hakkında B 58 F.l Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, bu raporun 30 Ocak 1996 tarihinde KK.Sağlık Daire Başkanlığı tarafından onandığı tespit edilmiştir.
Olayımızda aydınlanması gereken husus erat açısından vazife halinin ne şekilde kabul edilmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulmasıdır. Gerek 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun yukarıda sayılan maddeleri, gerek 211 sayılı TSK. İç Hizmet ve gerekse 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun vazife ve hizmet ile ilgili madde ve hükümleri birlikte mütalaa edildiği takdirde, erat için vazife halinin daha geniş kapsamlı düşünülmesi zorunluluk arzetmektedir. Eratın belli bir disiplin içinde, kendi inisiyatifleri olmaksızın ve görevleri bittikten sonra da günün 24 saatini tespit edilmiş bulunan yerlerde (yatakhane, yemekhane, dershane, çalışma odası, eğitim alanı, istirahat yerleri v.s gibi) geçirmeleri görevin bir gereği olduğundan, bunlar için vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olmak kavramının geniş düşünülmesi, hizmetin icabı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin özelliğindendir. Bu itibarla erler eğitim, manevra ve iç hizmetin gerektirdiği görevlerin bittiği ahvalde, bulunmaları gereken yerlerde 48 nci maddenin saydığı fiilleri işlememek şartıyla ve kendilerinin kusurlu ve kasıtlı hareketleri dışında meydana gelen kazalarda da malul kalırlarsa ve ölürlerse; görevleri bitmiş olsalar dahi, bunların kazanın olduğu mahallerde bulunmaları bir iç hizmet talimatı gereği olduğundan, bunlara vazife malulü denilmesi gerekli bulunmaktadır. Nitekim, tahsis dosyasında mevcut Van Dağ ve Komando Tugayı 4 ncü Dağ ve Komando Tabur Komutanlığının 27 Ekim 1997 gün ve PER:0913-675-97/2074 sayılı yazısı ile Davacıya ait izin belgesinin arka sahifesindeki talimattan kendisine izine gidiş-gelişte iç güvenlik nedeniyle hava yolu ile seyahat etmesi emredildiği, Davacının da bu iç hizmet emri gereği izin dönüşü birliğine katılmak için Ankara'da bulunduğu sırada kaza geçirerek Askerliğe Elverişsiz Hale Geldiği gerçeği karşısında vazife malulü sayılması gerektiği hususunda heyetimizde tam bir vicdani kanaate varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sebep ve amaç öğeleriyle hukuka aykırı görülen Davacının vazife malulü sayılmaması İŞLEMİNİN İPTALİNE, davacının birikmiş aylık alacaklarına davanın açıldığı 27 Nisan 1999 tarihinden itibaren tahakkuk ettikleri aylar itibariyle %50 (Yüzde Elli) yasal faiz uygulanmasına. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy