(5434 S. K. m. 72, 108)
Davacı, 9 Şubat 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; oğlu .....................nun askerlik görevini yaparken şehit olduğunu, 5434 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde yer alan muhtaç analara aylık bağlanacağına ilişkin hüküm uyarınca kendisine aylık bağlanması için 25.6.1998 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, Kurumca tamamlanması istenen evrakları gönderdiğini, evraklar içerisindeki Muhtaçlık Belgesinde SSK.dan maaş aldığı için İlçe İdare Kurulunca muhtaç sayılmayan kişilerden olduğunun belirtildiğini, bilahare İlçe İdare Kuruluna müracaatta bulunduğunu, kendisine 16.12.1998 gün ve 1998/3271 sayılı Kurul Kararı ile muhtaçlık belgesi verildiğini, ancak Emekli Sandığınca kendisine 18.11.1998 ve 12.1.1999 tarihlerinde gönderilen yazılarda aylık bağlanamayacağının bildirildiğini, tek maaşla ve cüzi bir miktarla asgari ücretin altında bir maaşla ev geçindirmenin imkansız olduğu göz önüne alındığında, Kurumun işleminin hukuka aykırı olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davanın esasına girilmeden önce; MSB.lığı Davacıya yetim aylığı bağlanmaması işleminin, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tesis edildiğini, dava konusu işlemin kendileri ile ilgisi bulunmadığını, bu nedenle Bakanlığın hasım mevkiinden çıkarılmasını talep ettiğinden, Kurulumuzca da 5434 sayılı Kanun gereğince işlem tesisinin T.C.Emekli Sandığını ilgilendirmesi nedeniyle bu talebin haklı olduğu kanısına varıldığından, MSB.lığının hasım mevkiinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Dava ve tahsis dosyalarının incelenmesi neticesinde; Davacının oğlu.....................nun Artvin İl J.A.K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 6.11.1991 tarihinde arkadaşı tarafından kazaen vurularak vefat etmesi ve Davacı hakkında Kozan İlçe İdare Kurulunun
30.12.1993 tarih ve 1993/557 sayılı kararı ile Sigortadan aylık alması nedeniyle muhtaç olmadığına karar verilmesi üzerine, durumunun T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca incelenerek, 16.5.1994 tarih ve 827 sayı ile; ...Er .................... hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü ile ilgili hükümlerinin uygulanmasına, ancak Kozan Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunca muhtaç olmadığına karar verilen annesi..................nun durumu, 5434 sayılı Kanunun 72 nci maddesi kapsamına girmediğinden, yetim aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığına... kararı verildiği, bilahare Kozan İlçe İdare Kurulunun 15.7.1998 tarih ve 1998/1672 sayılı kararı ile; muhtaçlığına karar verilmesi üzerine, Kozan İlçe İdare Kuruluna hitaben Davalı Kurumca yazılan 24.8.1998 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.09.01/70.697.497 sayılı yazı ile, Davacının sigortadan emekli aylığı alması nedeni ile durumunun bir kez daha incelenmesinin istendiği, bu isteme, Kozan İlçe İdare Kurulunun 2.9.1998 tarih ve 1998/2121 sayılı kararı ile ...S.S.K.dan emekli maaşı alması nedeniyle .....................nun muhtaç kimselerden sayılmamasına... kararı verildiği, bilahare bu işlemlerin Kozan İlçe İdare Kurulunun 16.12.1998 tarih ve 1998/3261 sayılı kararı ile muhtaçlığına karar verilmesi üzerine bir kez daha tekrarlandığı, en son Kozan İlçe İdare Kurulunun 27.1.1999 tarih ve 1999/76 sayılı kararı ile Davacı hakkında Her ne kadar 16.12.1998 tarih ve 1998/3261 sayılı karar ile muhtaç denmiş ise de, SSK.dan 42.750.000.-TL aldığı için durumu yeniden incelenmiş, muhtaç kimselerden sayılmamasına karar verilmiştir kararı verildiği, dolayısıyla muhtaç olmaması nedeniyle Davacı hakkında 5434 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca aylık bağlanmadığı, Davacının SSK.dan 1998 yılında 32.750.000.-TL, 1999 yılında ise 42.750.000.-TL maaş almakta olduğu anlaşılmıştır.
Görüldüğü üzere; taraflar arasında Davacının oğlu Er ................... hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü ile ilgili hükümlerinin uygulanması konusunda bir ihtilaf bulunmamakta, uyuşmazlık aynı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca dul olan Davacının muhtaç olup olmadığı hususunda düğümlenmektedir.
Bilindiği üzere; 5434 sayılı Kanunun 108 nci maddesi; Kendisine ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bakmağa mecbur olduğu ailesi fertlerini geçindirmeğe yetecek geliri, malı (para veya o mahiyetteki kıymetler dahil) veya kazancı bulunmayanlara bu kanun hükümlerinin uygulanmasında (muhtaç) denir.
Muhtaçlık, dul ve yetimler tarafından tanzim ve imzaları ihtiyar heyetlerince tasdik edilecek beyan kağıtları üzerine daimi olarak oturdukları yerlerin bağlı bulundukları il veya ilçe idare heyetleri tarafından muhtaçlık sebepleri açıkça gösterilmek suretiyle verilecek mazbatalarla belirtilir.
Bu mazbatalara karşı ilgili veya Sandık tarafından Danıştayda dava açılabilir. Sandıkça itirazda bulunulması halinde netice alınıncaya kadar aylığın yarısı ve toptan ödenme, kesenek iadesi ve ikramiye gibi ödemelerin tamamı emanet olarak Sandıkta alıkonur. hükmünü amirdir.
Her ne kadar; İlçe İdare Kurullarının muhtaçlık konusunda tesis ettikleri idari işlemlere karşı ilgili veya Sandık tarafından Danıştay'da dava açılabileceği belirtilen maddenin 3 ncü fıkrasında öngörüldüğünden, Davacının muhtaç olmadığına ilişkin Kozan İlçe İdare Kurulunca tesis edilen 2.9.1998 ve 27.1.1999 tarihli idari işlemlerin tek başına dava konusu olduğunda hukuka uygunluğunun genel idari yargı yerince denetlenmesi gerektiği anlaşılmakta ise de; olayda bu idari işlemler, dava konusu yetim aylığı bağlanmaması işleminin sebebini oluşturmakta ve bu nedenle iki işlem arasında sıkı bir bağlılık bulunmaktadır. Gerçekten yetim aylığının 5434 sayılı Kanundaki koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda taraflar arasındaki uyuşmazlık muhtaçlık olgusuna ilişkin olup hakkında muhtaç olmadığına karar verildiği için Davacıya yetim aylığı bağlanmamıştır.
Mahkememizce dava konusu yetim aylığı bağlanmaması işleminin hukuka uygunluğu denetlenirken işlem sebep unsuru yönünden de denetleneceğine göre dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan İlçe İdare Kurulunun muhtaçlık olgusuna ilişkin olumsuz işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesi zorunluluğu da ortaya çıkmaktadır.
Bu açıklamalara göre olayda bir işlemler dizisi söz konusu olup muhtaçlık olgusuna ilişkin olumsuz işlem ön koşul niteliğinde, yetim aylığı bağlanmaması işlemi ise asıl işlem (amaç ya da sonuç işlem niteliğinde bulunmaktadır. Amaç işlemin oluşumuna kadar aynı ya da değişik merci ve organların irade açıklamalarını gerektiren bu tür işlemler kuram ve uygulamada zincir işlemler olarak adlandırılmaktadır.
Bu olayda da bir zincir işlem söz konusu olup bu zincir işlem; birbirine sıkı biçimde bağlı olan ön işlem ve sonuç işlemle birlikte bir bütün oluşturduğundan işlem dizisinde amaç ya da sonuç işlemi oluşturan yetim aylığı bağlanmaması işleminin denetimi, muhtaçlık olgusuna ilişkin olumsuz işlemin denetimini de zorunlu olarak içermektedir. Bu nedenle, muhtaçlık olgusuna ilişkin olumsuz işlemin hukuka uygunluğu konusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın bekletici sorun sayılması yoluna gidilmemiş ve bu konuda da hukuka uygunluk denetimi mahkememizce yapılmıştır.
Söz konusu açıklamalardan sonra yapılan incelemeye göre; geçimini sağlayabilmek için menkul ve gayrimenkul bulunmadığı, başka bir ek geliri olmadığı, yaşlılığı nedeniyle çalışamaz durumda olduğu için başka bir kazanç elde etmesine de olanak bulunmadığı saptanan, hasta ve yaşlı oluşuna bağlı olarak sık sık ortaya çıkabilecek sağlık harcamaları da dikkate alınan davacının bugünün ekonomik koşullarında muhtaç duruma düşmüş kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira; Davacının SSK.dan aldığı 1998 yılı için 32.750.000.-TL ve 1999 yılı için 42.750.000.-TL emekli maaşlarının Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 29.7.1997 gün ve 1997/1 sayılı kararı ile tespit edilen ve 31 Temmuz 1997 gün ve 23066 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan asgari ücretin (1.8.1997-31.7.1998 tarihleri arasında günlük 1.181.250.-TL, aylık 35.437.500.-TL, 1.8.1998-31.12.1998 tarihleri arasında ise günlük 1.594.650.-TL, aylık 47.839.500.-TL) altında kalan bir gelir olarak günümüzün ekonomik koşulları sürekli artan hayat pahalılığı ve devam eden yüksek enflasyon karşısında Davacıya sağlıklı yaşama koşullarını sağlamaya ve asgari ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olmayacağı açıktır. Bu koşullarda Davacıyı muhtaç duruma düşmüş kabul etmek gerekmektedir.
Diğer yandan; Davalı T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 18.6.1992 tarih ve 1224 sayılı, 25.4.1991 tarih ve 746 sayılı Yönetim Kurulu Kararlarında da 5434 sayılı Kanunun 108 nci maddesinde tanımlanan muhtaçlığın saptanmasında asgari ücret tespit komisyonlarınca sanayi kesiminde çalışıp da 16 yaşından büyük olanlar için belirlenen asgari ücretin ölçü alınacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısı ile Vazife Maluliyetinden Yetim Aylığı Bağlanması isteminin reddi kararı en başta davalı idarenin Yönetim Kurulu Kararlarına dahi ters düşmektedir.
Açıklanan nedenlerle; neden öğesi yönünden hukuka aykırı İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy