(926 S. K. m. 136, 146, 147, 148)
Davacı, 8.1.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kuzey Dz.Sh.K.lığı As.Svc.lığı Yazı İşl.Md.olarak görev yapmaktayken Dz.İk.Grp. K.İşlt.A. MIz.Grup A.ligi emrine yapılan atama işleminin AYİM. 1.Dairesinin 6.10.1998 tarihli kararı ile iptal edildiğini ve bu iptal kararı doğrultusunda 14.12.1998 tarihinde eski görevine idarece iade edildiğini, söz konusu hukuka aykırı atama işlemi sebebiyle Askeri Savcılık Yazı İşleri Müdürlüğü görevinden ayrı kaldığı 18.5.1998-14.12.1998 tarihleri arasında yazı işleri müdürü aylığı kapsamında yoksun kaldığı özlük haklarının ödenmesi için davalı idareye yaptığı 15.12.1998 tarihli başvurusunun 31.12.1998 tarihli işlemle kabul edilmediğini, tesis edilen bu işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; belirttiği tarihler arasında yoksun kaldığı özlük hakları farklarının ödenmemesi işleminin iptalini ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte hükmen tazminini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının Kuzey Dz.Sh.K.lığı As.Savcılığı Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmaktayken, Dz.K.K.lığının 5.3.1998 tarihli atama işlemi ile bu görevinden alınarak Dz.İkm.Grp.K.İşl.A.Mlz.Grp.A.Mlz.Ş.Soğuk Hava Depo Et/Sebze Dağıtım Yeri Stok.Kont.Memurluğuna atandığı, 18.5.1998 tarihinde eski görev yeri ile ilişiğinin kesildiği, davacının bu işlemin iptali için açtığı davanın kabul edilerek, AYİM. 1.Dairesinin 6.10.1998 tarih ve E.1998/232, K. 1998/785 sayılı kararı ile söz konusu atama işleminin iptal edildiği, iptal kararının davalı idarece yerine getirilerek davacının 14.12.1998 tarihinde eski görevine iade edildiği, davacının 15.12.1998 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak 18.5.1998-15.12.1998 tarihleri arasında yoksun kaldığı Yazı İşleri Müdürlüğü aylığı ile Stok Kontrol Memurluğu aylığı arasındaki maaş farklarının kendisine ödenmesi talebinde bulunduğu, Dz.K.K.lığı Loj.Bşk.lığının 31.12.1998 tarihli işlemi ile açık bir yargı kararı olmadıkça söz konusu maaş farklarının davacıya ödenebilmesine imkan olmadığının belirtildiği, davacının söz konusu menfi işlemin iptali için 8.1.1999 tarihinde ve süresinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İptal kararı, tesis edilen işlemi tesis tarihinden itibaren ortadan kaldırdığından, iptal edilen işlem ile sıkı ilişkisi olan mali avantajların, başkaca bir hükme gerek olmaksızın idarece kendiliğinden karşılanması, belli bir görev ya da statü dışında geçirilen sürelerin görevde/statüde imiş gibi değerlendirilmesi ve bu göreve/statüye bağlık aylık vb. Özlük haklarının, ilgilinin iptal kararı sonrasında yeniden eski göreve/statüye başlamasını takiben, idarece ayrıca herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın ödenmesi gerektiği idare hukuku öğretisi (Yıldırım ULER, İdari Yargıda İptal Kararlarının Sonuçları, Ankara 1970, s.43) ve kökleşmiş yargı içtihatları ile düzenli ve basiretli idare ilkelerinin tabii bir gereği olmasına karşın; davalı idarece bu konuda müspet bir davranış biçiminin ortaya konulmaması ve özellikle ayrı bir yargı kararının talep edilmesi dolayısıyla, söz konusu menfi işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığında kuşku bulunmamaktadır.
İdari işlemlerden doğan sorumlulukta sorumluluğu ortadan kaldıran sebepler arasında yer alan içtihadi hata hali, mutlak kurallara bağlı olmayıp, her olayın özelliğine göre idari yargı organlarınca ayrıca değerlendirilmek durumundadır. Dava konusunda, davalı idarece iddia edildiği üzere iptal kararı sadece maksat unsurundaki sakatlığa dayandırılmamış; tesis edilen atamanın hizmet gereği bir yer değiştirme olduğunun söylenemeyeceğine işaret edilerek, sebep unsurundaki sakatlığın varlığı da saptanmıştır. Bu durumda, iptal kararına konu hukuka aykırılığın davalı idarenin mazur görülebilecek bir anlayış ve yorum farklılığından doğduğunu ve her idarenin işleyebileceği türden, olağan nitelikteki hukuki yanlışlık ve aykırılıktan kaynaklandığını kabul etmeye imkan yoktur. Bunun doğal sonucu olarak da, ortada davalı idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir içtihadi hata halinin varlığından söz edilemeyeceğinden; aksi yöndeki savunma beyanlarına itibar edilememiştir.
Yukarıdaki hukuki açıklamaların ışığında, davalı idarece, davacının Kz.Dz.Sh.K.lığı As.Svc.lığı Yazı İşl.Md.lüğü görevinden uzak kaldığı 18.5.1998-15.12.1998 tarihleri arasında, her ay itibariyle Stok Kontrol Memurluğu aylığı Yazı İşleri Müdürlüğü aylığı arasındaki yoksun kaldığı aylık farklarının topluca hesaplanarak, faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerekirken, aksine tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle; davacının 18.5.1998-15.12.1998 tarihleri arasında yoksun kaldığı aylık farklarının ödenmemesi işlemi sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı bulunduğundan, işlemin İPTALİNE,
Davacının müstehak olduğu aylık ve özlük hakları toplamının hükmen TAZMİNİNE,
Söz konusu aylık farkları tutarına, tahakkuk ettikleri aylar itibariyle, dava tarihi olan 8.1.1999 tarihinden ödeme tarihine kadar %50 (Yüzde Elli) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy