(5434 S. K. m. 44, 45, 64)
Davacı vekili 5 Nisan 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Kr.Plt.Kd.Ütğm. olarak görev yaptığı sırada gönderildiği uçuş kontrol muayenesinde Eskişehir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunca davacı hakkında 19/B F-4 Pilotaja elverişli değildir. Arızası uçuştan dolayıdır. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiğini, Ankara Hava Hastanesi Sağlık Kurulunca davacı hakkında B/19 F-4 Pilotaja elverişli değildir. Arızası uçuştan dolayı değildir. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiğini, raporlar arasındaki farklılıklar nedeniyle davacının Hv.K.K.'lığı tarafından hakem hastane olarak İzmir Hava Hastanesine sevk edildiğini, bu hastane sağlık kurulunca davacı hakkında Pilotaja elverişli değildir. Arızası uçuştan dolayıdır. TSK. SYY.'nin KKK.'lığına ait 2 no'lu sınıflandırma çizelgesindeki (+) işaretli sınıflarda yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiğini, son raporun MSB. Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanarak kesinleştiğini, davacı hakkında Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca adi malullüğün reddine karar verildiğini, kararın davacıya 25.12.1998 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının 11.02.1999 tarihinde davalı idareye dilekçe ile başvurup maluliyetinin harp maluliyeti yönünden incelenerek karar verilmesini talep ettiğini, davacının talebinin davalı idarece 18.03.1999 tarihli yazı ile reddedildiğini, davalı idarenin davacının maluliyetinin harp maluliyeti olarak tespit edilmemesi işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek, iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; davacının Erzincan 3 ncü Ordu Hava Alay K.lığı emrinde pilot üsteğmen olarak görevli iken uçuş kontrol muayenesinde Eskişehir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 12.03.1998 gün ve 536 sayılı raporu ile davacı hakkında 1. B/19 F4 Pilotaja elverişli değildir. 2. Arızası uçuştan dolayıdır. 3. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği, Ankara Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 15.05.1998 gün ve 641 sayılı raporu ile davacı hakkında 1.B/19 F-4 Pilotaja elverişli değildir. 2.Arızası uçuştan dolayıdır. 3. Yeniden sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği, her iki rapor arasındaki farklılık nedeniyle davacının hakem hastane muayenesine sevk edildiği, İzmir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 25.06.1998 gün ve 795 sayılı raporu ile davacıya Bilateral mixt tip işitme kaybı teşhisi konulup, davacı hakkında 1. Durumu TSK. SYY. Madde 19 dilim B fıkra 4'e uyar. 2. Pilotaja elverişli değildir. 3. Arızası uçuştan dolayıdır. 4. TSK. SYY.'nin KKK.'lığına ait 2.Nolu sınıflandırma çizelgesinde karşısında (+) işaretli sınıflarda tekrar sınıflandırılması uygundur. kararı verildiği, bu raporun 31.08.1998 tarihinde onaylanıp kesinleştiği, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 30.11.1998 gün ve 4064 Sayılı kararı ile davacı hakkında adi malullüğünün reddine karar verildiği, kararın 25.12.1998 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine davacının vekili aracılığı ile 11.02.1999 tarihinde davalı idareye başvurup maluliyetinin harp maluliyeti yönünden incelenerek karar verilmesini talep ettiği, davacının talebinin davalı idarece 18.03.1999 tarihli yazı ile reddedildiği, davacının vekili aracılığı ile 05.04.1999 tarihinde AYİM.'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
5434 Sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'nun 44 ncü madde 1 nci fıkrasında Her ne sebep ve surette olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denir. Haklarında bu Kanunun maluliyete ait hükümleri uygulanır ve 2 nci fıkrasında; Bu gibi şahısların kendi istekleri halinde haklarında emekli işlemleri uygulanmaksızın maluliyetlerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakilleri yapılır. hükmü yer almakta, 926 Sayılı Personel Kanunu'nun Yeniden Sınıflandırma başlığını taşıyan 24 ncü maddesinin (b) bendinde Uçuculuk niteliğini kayıp eden veya uçmak istemeyen uçucu subaylar yeniden sınıflandırılırlar. Ancak, sınıf değişikliğini gerektirecek nitelikteki sıhhi sebepler hariç olmak üzere, kara havacılık ve pilot sınıfındaki kıdemli yüzbaşı ve daha üst rütbelerdeki uçuculuk niteliğini kayıp eden veya uçmak istemeyen subaylar yeniden sınıflandırılmazlar. Bunların uçuculuk statüleri sona erer. hükmüne yer verilmekte, keza Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine ekli Kara Kuvvetleri Komutanlığı General, Üstsubay, Subay, Yedek Subay ve Astsubayların Hastalık ve Arızalarına göre Görevlendirilecekleri Sınıfları Gösteren 1 Numaralı Sınıflandırma çizelgesinin Davacının rahatsızlığını gösteren, Yönetmeliğin 52 nci madde B dilimi, F4 ile ilgili bölümünde bu rahatsızlığa musab olan subayların (Asteğmen-Yüzbaşı) Pilot sınıfında istihdamlarının mümkün olamayacağı belirtilmektedir. Tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde duçar olduğu rahatsızlığı dolayısıyla hakkında düzenlenen söz konusu Rapor nedeniyle Davacının Kara Kuvvetleri bünyesinde Kara Pilot sınıfı ile istihdamına ve herhangi bir şekilde uçuculukla ilgili sınıf görevini yapmasına olanak kalmadığı, rütbesi de gözönüne alındığında, Davacının malulen emekli edilmesi ya da isteği halinde hakkında emekli işlemleri uygulanmaksızın maluliyetinin mani olmadığı başka vazife veya sınıfa nakli yapılmasının gerektiği, hiçbir hukuki dayanağı olmayan davacının malullüğünün reddine ilişkin işlem tesisinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı, maluliyetinin harp malullüğü kapsamına dahil edilmesi gerektiğini iddia etmekteyse de; aşağıda belirtilen nedenlerle, davacının maluliyetinin vazife malullüğü sayılması gerektiği kanısına varılmış ve işlemin bu nedenle iptali yoluna gidilmiştir.
5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesi 1 nci fıkrasına göre Her ne sebep ve surette olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapmayacak duruma gelen iştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.
Vazife malullüğünün anlam ve kapsamı, başka bir anlatımla hangi malullüklerinin vazife malullüğü sayılacağı ise 5434 sayılı Kanunun 45 nci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Anılan maddede bu hususta aynen; 44 ncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa,
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olursa,
c) Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (maksadın ilgili kurumca kabul edilmesi suretiyle)
ç) Fabrika, atölye ve benzeri işyerlerinde işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o iş yerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; buna (vazife malullüğü) ve bunlara uğrayanlara (vazife malulü) denir. hükmü yer almaktadır. 45 nci maddedeki bu tanımlamadan anlaşılacağı üzere, vazife malulü sayılabilmek için malullüğün;
1) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması,
2) Madde kapsamı belirtilen iş veya iş kazalarından doğmuş olması gerekmektedir.
Aynı Kanunun 64 ncü maddesinin (d) fıkrasında vazife malullerinden bu malullüklere Barışta ve olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ... uğramış olanların harp malulü sayılacağı hüküm altına alınmaktadır.
TSK. Sağlık Yönetmeliği ve Sağlık Muayene Yönergesinin ilgili hükümlerine uygun şekilde cereyan eden sağlık prosedürü uyarınca, davacının uğradığı maluliyetin (arızasının) uçuş kaynaklı olduğu, diğer bir deyişle uçuşun sebep ve tesiriyle meydana geldiği sabit olduğuna göre; davacının vazife malulü sayılması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki aynı şeyi harp malullüğü bakımından söyleme imkanı bulunmamaktadır. Gerçekten, yukarıda metnine yer verilen 5434 Sayılı Kanunun 64/d maddesinin amaçsal yorumundan, burada kastedilenin salt uçuş, dalış ve dalgıçlığın özel riski gereği, bu tehlikeli harp vasıtalarında iken veya bizzat dalgıçlık hizmetinin ifası sırasında vuku bulacak bir maluliyet halinin vasıflı kabul edilmesi olgusu olduğu açıktır. Diğer bir deyişle, davacı uçuş sırasında veya uçuşa hazırlık esnasında yerde uçuş hizmetinin sebep ve tesiriyle bir maluliyete uğramış olsaydı, harp malulü sayılacağı kuşkusuzdur. Oysa davacının maluliyeti, bu şekilde bir uçuş hizmeti esnasında bir anda meydana gelen bir arıza mahiyetinde olmayıp; uzun süren bir etkilenme ve uçuşun zaman içine yapılan tesirinden kaynaklanmıştır. Davacının kulaklarında meydana gelen arıza uçuşun sebep ve tesirinden kaynaklanmakla beraber uzun bir süreç zarfında oluşmuş olup, bir meslek hastalığı sayılabilecek mahiyeti itibariyle 5434 sayılı Kanunun 64/d maddesi kapsamında değerlendirilmesine bu nedenle imkan bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacının davalı idarece harp malulü sayılmaması hukuka uyarlı olmakla beraber; vazife malulü sayılmama işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığı açıkça görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının vazife malulü sayılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlem sebep ve amaç unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, İŞLEMİN İPTALİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ve Sağlık Muayene Yönergesi hükümlerine göre davacı hakkındaki Sağlık işlemleri kesinleşmekle birlikte; davacının arızasının uçuş görevinin sebep ve tesirinden kaynaklandığı konusunda yeterli vicdani kanaate varamadığımdan, davacının GATA Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilerek, bu kurulca verilecek rapor sonucuna göre hükme gidilmesi gerektiği değerlendirilmesiyle, işlemin iptaline dair sayın çoğunluk kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy