(1602 S. K. m. 48, 66) (2577 S. K. m. 17) (521 S. K. m. 74)
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66 ncı maddesine göre, Daireler ile Daireler Kurulunca verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde;
a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,
b) İlamda birbirine aykırı hükümlerin yer alması,
c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması, sebepleriyle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Davacı vekilinin 19.4.1999 tarihinde kayda geçen karar düzeltme dilekçesinin salt 10.12.1998 tarihli cevap layihasında duruşma isteminde bulunmasına rağmen, duruşma yapılmaksızın karar verilmiş olması hukuki sebebine dayandırıldığı anlaşıldığından; öncelikle duruşma müessesesi ile ilgili mevzuat hükümlerinin irdelenmesi gerekli görülmüştür.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunundan İnce yürürlükte bulunan 521 Sayılı Danıştay Kanununun Duruşma başlıklı 78 nci maddesinin ikinci fıkrasında İptal davalarında ve miktarı beş bin lirayı aşan vergi, resim, harç, para cezası, gecikme zamları ve tam yargı davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. hükmü bulunmakta; 2568 Sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan İnce yürürlükte bulunan 1602 Sayılı AYİM Kanununun 48 nci maddesinde de paralel Şekilde İptal davalarında ve miktarı on bin lirayı aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır, denilmekteydi.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun halen yürürlükte olan 17 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. hükmü yer alırken; 15.12.1981 tarih ve 2568 Sayılı Kanunla değişik 1602 Sayılı AYİM Kanununun 48 nci maddesinin 3 ncü fıkrası Duruşma dava dilekçesi ve cevap layihalarında istenebilir. hükmünü amir bulunmaktadır.
521 Sayılı Mülga Danıştay Kanununun 78 nci maddesi ile 1602 Sayılı AYİM Kanununun 2568 Sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 48 nci maddesinin duruşma konusunda aynı hükümleri taşıdığı ve duruşma talebi ne zaman yapılırsa yapılsın, iptal davalarında talep üzerine duruşma yapılacağı üzerinde herhangi bir ihtilaf söz konusu değildi. Ne var ki 2577 Sayılı Kanunun kabul tarihi olan 6.1.1982 tarihinden İnce 1602 Sayılı AYİM Kanununun 48 nci maddesinde 15.12.1981 tarih ve 2568 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik ve ardından 2577 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle, uzun yıllar duruşma konusunda idari ve askeri idari yargı sistemleri arasındaki birlik ve paralellik bozulmuş ve 2577 Sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 3 ncü fıkrasıyla 521 Sayılı Kanunun 78 nci maddesinin evvelce öngördüğü sistem ana hatlarıyla korunmasına (duruşmanın dava dilekçesi, cevaba cevap layihası ve idarenin birinci ve ikinci savunmalarında istenebileceği) karşın, 1602 Sayılı Kanunun 2568 Sayılı Kanunla değişik 48 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile askeri idari yargıda duruşmanın sadece dava dilekçesi ve birinci savunma layihasında istenebileceği Şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.
İlk bakışta 1602 Sayılı Kanunun 2568 Sayılı Kanunla değişik 48 nci maddesinin 3 ncü fıkrasındaki Duruşma dava dilekçesi ve cevap layihalarında istenebilir. cümlesindeki cevap layihaları kelimelerinin cevaba cevap layihası ile birinci ve ikinci savunmaları kapsayan bir sözcük olduğu düşünülebilirse de; konuya ilişkin yasama çalışmalarının incelenmesi, yasa koyucunun bu konudaki iradesinin tamamen farklı ve kısıtlayıcı yönde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Gerçekten, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu ile Askeri Hakimler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Ve Milli Savunma Komisyonu Raporunda (1/256), 48 nci maddenin değişiklik gerekçesinde Eski metinde olan 10.000 TL., 200.000 TL.'ye çıkarılmış ve hakkın kötüye kullanılmaması maksadıyla duruşmaların ancak dava dilekçesi ve cevap layihalarında istenebileceği Şartı getirilmiş, bu safhada istenmemiş davalar için tarafların artık sonradan duruşma isteyemeyecekleri belirtilmiştir. denilmektedir. (Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt 5, S. Sayısı:310, s.4) Anılan maddenin Milli Güvenlik Konseyinde yapılan görüşmeleri de konuya tamamen açıklık getirici mahiyettedir: BAŞKAN - Bu maddeyi niye değiştirdiniz?
Hakim Albay Mustafa Şahin (Milli Savunma Komisyonu üyesi) - Sayın Başkanım,
İdari Yargılama Usul Kanununa paralel olarak, 10 bin lira idi, miktarı 200 bin liraya çıkarttık. Bir de, bir suiistimal vardı; dava açılıyor, tip dava, 500 dava birden açıyor avukat. Bir tanesinde duruşma istiyor, diğerlerinde istemiyor, davayı kazanıyor bilfarz. Hemen ardından gidip bütün davalar için duruşma isteğinde bulunuyor; çünkü duruşmaya girmişse ücreti vekalet biraz fazla. Hüsnüniyetli ise ve davasını duruşmalı olarak izah etmek istiyorsa, dava arzuhalinde istesin dedik, bilahare bu hakkı kullanmasın. Davalı idare de aynı Şeyi yaptı; davayı çok çürük buluyor, bu sefer de o duruşma istiyor; Hazine avukatlarına ücreti vekalet veriliyor. Avukatın hatasını zavallı davacı çekiyordu; bu da vicdan sızlatıcı bir husustu. Duruşma isteniyorsa, cevap layihasında veyahut da dava arzuhalinde istensin; bir de, mahkeme kendisi lüzum görürse, açıklanması gereken bir husus varsa, bu sınırlarla bağlı olmaksızın duruşma yapabilsin, 30 gün önce de kendilerine bildirilebilsin ki hazırlıklı gelebilsin. (Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt 5, 87 nci Birleşim, 24.12.1981, Oturum 2, sahife 477)
Görüldüğü üzere, yasa koyucu bu konudaki açık iradesini ortaya koymuş ve askeri idari yargıda iptal davalarında duruşmanın sadece dava dilekçesinde ve idare yönünden de birinci cevap layihasında (savunmada) istenebileceği Şeklinde bir düzenleme getirilmiş ve genel idari yargıdaki sistemden farklı bir hüküm öngörülmüştür. Şu halde, davacı vekilince 7.9.1998 tarihli dava dilekçesi ile talep edilmeyen duruşmanın, 10.12.1998 tarihli cevaba cevap layihası ile talep edilmesi karşısında; bu istemin davacı bakımından bir hak olarak kabulüne imkan yoktur ve Dairemizce de bu konuda re'sen duruşma yapılmasına gerek görülmediğinden, yargılamanın duruşmasız yapılarak hükme gidilmesinde herhangi bir usule aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı karar düzeltme istemini sadece usule aykırılık (duruşma yapılmaması) savma dayandırdığından, davanın esasına ilişkin olarak herhangi bir düzeltme nedeni bulunmadığı kabul edilerek, karar düzeltme isteminin reddi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; kararın düzeltilmesi isteminin REDDİNE, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 67/4 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 442 nci maddeleri uyarınca 2.200.000.-TL para cezasının kararın düzeltilmesini isteyenden alınmasına, 2.790.000.-TL harç ve posta giderlerinin de düzeltme isteyenin üzerinde BIRAKILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy