(926 S. K. Geç. m. 21)
Davacı, 17.6.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; halen oturmakta olduğu Fenerbahçe Lojman Grubu A Blok 2 nolu dairenin 2 Ağustos 1996 tarihinde OHAL bölgesinden geldiğinde 1.Ordu K.lığının 2.8.1996 tarihli ve Per:6124-161-96/Loj.K.s.(861) sayılı emri ile sıra tahsisli olarak kendisine tahsis olunduğunu, bu daireyi teslim aldığında, aynı blok 5-6 nolu dairelerde OHAL'de görev yapan personelin oturduğunu, 6 nolu dairede P.Bşçvş. ...........'un OHAL görevi sona erene kadar oturduğunu, 24.6.1998 gün ve Per:6124-147-98/Loj.Ks.(2439) (487) sayılı emir incelendiğinde, bu durumun anlaşılacağını, 1997 yılı atamalarında Tatvan-Bitlis'e giden Topçu Kd.Bnb. ............'in İ Blok 8 nolu dairede oturmakta olduğunu, 1998 yılı atamalarında Şırnak Tümen Komutanlığına atanan eski Kurmay Başkanı Tümg. .........'nün halen H Blok No:9'da oturduğunu, TSK.Konut Yönergesinin 7.Bölüm geçici madde 3.C bendi 1 nci fıkrasında, OHAL bölgesine atanan personelin istemi halinde görevi sona erene kadar aynı konutta oturmaya devam edeceğini, bu konuda dilekçe verilmesine, emirlerin bulunmasına rağmen, bahsi geçen lojmanda Komutanların 2 nci şoförü astsubay ile emir astsubay Top.Kd.Bşçvş. ..........'nın oturmakta olduğunu, gene ilgi emirde emir astsubaylarına ve koruma astsubaylarına ayrıldığı belirtilen Fenerbahçe E Blok No:5'te 1 nci Ordu Muh.Taburunda görev yapan ..........'un şartlı oturduğunu, tüm planlarını oturmakta olduğu lojmana göre yaptığını, bu nedenlerle oturmakta olduğu Fenerbahçe Lojmanlarından çıkarılarak Küçükyalı Lojmanlarından tahsis yapılacağına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyadan; davacının, halen ikamet ettiği Fenerbahçe Lojman Grubu A Blok 2 numaralı daireye 2 Ağustos 1996 tarihinde sıra tahsisli olarak girdiği, 1999 yılı genel atamalarında Dağ ve Komd.Tug. 5 nci Tb. Kh. Dst. Bl. Komutanlığı emrine atanması üzerine, Konut Yönergesinin hükmüne istinaden halen oturduğu konutta oturmaya devam etmesi yolunda istemde bulunduğu, bu talebe 1 nci Ordu Komutanlığının 11 Haziran 1999 günlü yazısı ile Fenerbahçe de bulunan 12 adet Astsubay kontenjanı daire İlgi (c) Konut Özel Yönergesi esaslarına göre Or.K.nının Korumasına ve Emir Astsubaylığına atananlara, Ordu Kh.'da ki Generallerin Emir Astsubaylarına, Or.K.nının sivil makam şoförlerine, Fenerbahçe Orduevinde görevli Astsubaylara ve Emekli Genel Kurmay Başkanlarına Özel Tim Koruma Astsubaylarına tahsis edilmektedir. Bu nedenle halen ikamet ettiği lojmanda oturması mümkün değildir. Müracaat ettiği takdirde kendisine Küçükyalı Konut grubundan lojman tahsis edilebilecektir. şeklinde cevap verildiği, bunun üzerine davacının halen oturduğu konutta oturmaya devamına izin verilmemesi işleminin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, davacının işlemin yürütülmesinin durdurulması yolundaki isteminin AYİM. Nöbetçi Dairesinin 22.07.1999 günlü kararı ile kabul edildiği, idarenin, bilahare yaptığı itirazın ise 1 nci Dairenin 28 Eylül 1999 tarihli kararı ile reddedildiği görülmektedir.
Davacı ile idare arasındaki hukuksal uyuşmazlığın, Olağanüstü Hal Bölgesine, Yönetmelikte zikredilen bir birliğe atama gören personelin atandığı yerden konut almaması, bulunduğu yerde ikametine izin verilmesi durumunda, mutlaka oturduğu konutta oturmasına mı müsaade edilmesinin gerekeceği, yoksa bulunduğu garnizondan başka bir konutun tahsis edilip edilmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 7 nci Bölüm Geçici 1 nci maddesinde; 7 nci ve 8 nci Kor. K.lıkları ile J.Asayiş Komutanlığı emrinde veya harekat komutasında asayiş görevi bulunan (OHAL bölgesi ve OHAL mücavir iller dahilindekiler) birliklere atanan personel ikametindeki konutta oturmaya devam etmek istiyorsa isteğini konut tahsis eden makama bir dilekçe ile bildirmesi halinde görev sonuna kadar konutta oturmaya devam eder şeklinde hüküm bulunmaktadır. Ayrıca bu hükmün 1 nci Ordu Komutanlığının 21 Mayıs 1999 günlü ve atama gören personelin lojmanla ilgili işlemleri konulu emirde de aynen tekrar edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare, yönerge, tamim, sirküler, yönetmelik vs. gibi birtakım genel düzenleyici işlemler yaparak yasa ve tüzüklerle getirilen kuralların daha alt manada uygulanabilirliğini sağlayabilir. Ancak idare bu kuralları getirdikten sonra, tesis ettiği birel işlemlerde artık bu kurallara uymak yükümlülüğü altına da girmektedir. Yukarıda zikredilen hukuki normlardan da anlaşılacağı üzere, OHAL bölgesinde bir görevi atanan personelin oturduğu konutta, yine oturmaya devam etmesini istemesi halinde yönerge hükümlerine göre yapılacak tek iş ilgilinin bu konutta oturmasına devamı doğrultusunda işlem tesis etmektir.
Açıklanan durumlar karşısında, OHAL bölgesine atanan davacının sıra tahsisli olarak oturmakta olduğu Fenerbahçe Lojman Grubu A Blok 2 nolu dairede istemi gibi oturmaya devam etmesi doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerekirken, aksine bir başka yerden konut tahsis edileceği neden gösterilmek suretiyle konuttan çıkarılması doğrultusunda tesis olunan işlem hukuka ve mevzuata aykırı bulunmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; OHAL bölgesine atanan davacının İstanbul Küçükyalı lojmanlarında oturabileceği gerekçe gösterilerek, sıra tahsisli olarak oturmakta olduğu Fenerbahçe Lojmanlarından çıkarılma işlemi hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
285 sayılı Olağanüstü Hal Valiliği İhdası hakkındaki K.H.K.nin davaya konu uyuşmazlıkla ilgili hüküm taşıyan 5 nci maddesi son fıkrası, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği görev alanına giren illerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile harekât kontrolüne verilen birliklerin mensuplarına, mahallerinden veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilir ya da lojman karşılığı kira bedeli gayrimenkulün bulunduğu illerdeki ilgili kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanıra hükmüne amir bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere, madde hükmünde hak sahibine il ve garnizon bazında tercih olanağı verilmiş iken konut, gurup ve bölge konusunda da birebir tercih hakkı sözkonusu değildir. Çünkü, bu düzenlemenin amacı OHAL bölgesindeki riskli görev koşullarından personelin ailesini uzak ve güvenli tutabilmektir. Bunun dışında lojman gurubu veya daire bazında konut tercihi gibi bir imtiyaz tanıma amacı bulunmamaktadır. Esasen bunun haklı bir nedeni de yoktur. Nitekim davacı ailesinin Fenerbahçe'de mevcut lojman gurubu içindeki konutta oturmaya devamında güvenli olacakları ve fakat idarece nakledilmek istenen Küçükyalı'da konuşlu konutlarda ise güvenlikli olamayacakları yolunda bir iddiası da yoktur. İstemleri ailesinin güvenliği ile bir ilgisi olmaksızın günlük yaşam kolaylıkları ve semt tercihinden ibarettir ve güvenlik sorunu ile hiçbir dayanak ve gerekçesi bulunmamaktadır.
Davacının İstanbul garnizonunda kamu konutunda oturma istemi idarece reddedilmiş değildir. Mevzuatın tanıdığı hak da bundan ibarettir.
Aksi takdirde bir başka ilden de konut talebi hakkı olan personele o ilde de salt tercih ettiği bir konutu tahsis zorunluluğu doğar ki bu anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin maksadını aşan ve idareyi de konut tahsis yetki ve görevinde güçlüklerle karşı karşıya bırakan bir sonuç doğar. Şöyle ki Muhafız Alayı veya Harp Okulu ve benzeri birlik ve kuruluş personeli, bilindiği üzere tefrik edilmiş konutlardan yararlanırlar. Bu hizmet gereklerinin gereğidir. İşte bu personelden biri OHAL bölgesine atandığında ikametindeki konutu terketmez ise onun boşalttığı kadroya atanan kişiye nerden tahsis yapılacak? Şüphesiz bir başka lojman gurubundan. Oysaki aynı birlik veya kurum personelinin aynı kışla güvenlik sınırları içinde konuşlu konut gurubundan yararlandırılmalarına ilişkin hükümler ve uygulama, kamu yararı ve hizmet gereklerindendir.
Dava konusu olayda; davalı idarenin ara kararımıza verdiği cevapta Fenerbahçe'de mevcut lojman gurubunda özel yönerge gereği orduevinde görevli olmayanlar dışında Astsubaylara zaten kontenjan ayrılmadığı görülmektedir. Bu duruma göre davacının yerine atanan Astsubay geceye de sarkan hizmetini Fenerbahçe Orduevinde yapacak ama bir başka lojman gurubu aranacak ve oradan tahsis yapılabilecektir. Bu anlamsız, haksız bir sonuç yaratmaktadır. Hukuk kurallarının böyle bir uygulamayı da zorladığı ileri sürülemez. Yönerge ise düzenleyici bir (kural) işlem kategorisinde değildir. İlgili olduğu üst normların sınırlarını daraltıcı veya genişletici hükümler içeremez.
Davacıya Küçükyalı'da yer alan lojman gurubundan konut tahsisi ile 285 sayılı K.H.K.nin 5 nci maddesinde öngörülen haktan tümüyle yararlandırılmış olması karşısında, yalnızca orduevi personelinin yararlanabileceği Fenerbahçe'deki konutta oturmaya devama hakkı bulunmadığı kanaatinde olduğumdan, aksi görüşe dayalı çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy