(926 S. K. m. 36)
Davacı, 26.8.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1985 yılında Almanca Öğretmeni Teğmen olarak subay naspedildiğini, 1992 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladığını ve bu nedenle 1993 yılında kendisine bir yıl kıdem verildiğini, daha sonra aynı üniversitenin aynı bölümünde 1995 yılında doktora öğrenimine başlayıp, 1999 yılında tamamladığını, doktora öğrenimini bitirdikten sonra KKK. lığına kıdem verilmesi için başvurduğunu, başvurusunun reddedildiğini belirterek, doktora kıdemi verilmemesi işleminin iptali amacıyla süresinde bu davanın açıldığı görülmektedir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 445 Sayılı K.H.K.nin 2 nci maddesi ile değişik (23.1.1992; 3768/2 S.K. ile aynen kabul) 36 ncı maddesinin (d) fıkrasının ikinci bendinde; Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı insan gücü Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda yüksek lisans (bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, master) öğrenim yapanlara bir yıl, bunlardan doktora yapanlara bir yıl, doğrudan doktora yapanlara iki yıl, doçent olanlara ayrıca bir yıl olmak üzere toplam üç yıl kıdem verileceği hükmü getirilmiş olmakla yüksek lisans kıdeminin verilebilmesi için getirilen kanun ile belirlenen koşulun Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı İnsangücü ve Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilen dallarda öğrenim görme olduğu açık olmakla, kıdem her yüksek lisans tahsili yapan subaya değil bu şartı sağlayarak yüksek lisansı tamamlayanlara verilmek durumundadır. Ayrıca Subay Sicil Yönetmeliğinin 5 Şubat 1993 gün ve 21487 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelikle değişik EK-2 nci maddesinde de kanuna paralel olarak lisans üstü kıdeminin verilebilmesi için öğrenimin Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Komutanlığı İnsan Gücü Temin ve Yetiştirme Planında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda yapılması hususunun tekrarlandığı görülmektedir.
Ayrıca Subay Sicil Yönetmeliğinin Üstün başarı nedeniyle terfi ve lisansüstü öğrenim kıdemi başlıklı 116 ncı maddesi (c) fıkrasında Lisansüstü öğrenimini kendi nam ve hesabına yapanlar için, sicil üstlerince tanzim edilecek EK-II'de yer verilen Lisansüstü Öğrenim Kıdemi Nitelik Belgesinin müspet olması hükmünün amir olduğu görülmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde dava konusuna döndüğümüzde; davacının mesleği ve branşı ile ilgili bir dalda doktora eğitimi yaptığında kuşku bulunmamaktadır. Davada sorun, davacı hakkında tanzim edilen menfi nitelik belgesinin hukuka uygun olup olmadığına verilecek cevapla çözüme kavuşturulabilecektir.
Dairemizin 6.4.2000 tarihli ara kararıyla olumsuz nitelik belgesinin tanzim nedenleri ve davacının safahatına ilişkin bazı bilgilerin istenmesi neticesi, idarece verilen 26.5.2000 tarihli yazı ve eklerinden davacı hakkında Silahlı Kuvvetler İKK. Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesine göre herhangi bir kategoriye alma işleminin yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca davacının sicil safahatının incelenmesinde, ilk sicilini aldığı 1986 yılından bu yana çok iyi ve mükemmele yakın siciller aldığı ve bu notların olumlu kanaatlerle takviye edildiği, menfi nitelik belgesinin düzenlendiği 1999 yılı sicilinin de keza çok iyi bir sicil olduğu ve 9.2.1999 tarihinde de görevdeki başarısı, uyumu, ciddiyeti ve disiplini nedeniyle yazılı bir takdir verildiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı hakkında tanzim edilen menfi nitelik belgesinin hukuka uyarlı olmadığı ve bu belgeye dayanılarak davacıya doktora eğitimi nedeniyle bir yıl kıdem verilmemesi işleminin de sebep unsuru nedeniyle sakat bir duruma düştüğü kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak, davacıya doktora eğitimi nedeniyle kıdem verilmemesi işleminin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy