(818 S. K. m. 113) (2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı, 30.6.1999 tarihinde kayda geçen dava ve 6.8.1999 tarihinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; müvekkiline vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanmaması işleminin AYİM'ce iptal edildiğini, davalı kurumun bu karara vaki karar düzeltme talebinin de 11.5.1999 tarihinde reddedildiğini, iptal kararı sonrası 12.3.1999 tarihli dilekçesiyle davalı kuruma başvurarak iptal kararının yerine getirilerek aylık bağlanmasını ve aylıklara baştan itibaren faiz işletilmesini talep ettiklerini, 25.5.1999 tarihinde aylıklara ilişkin ödemelerin yapıldığını, ancak yasal faiz tahakkuk ettirilmediğini, oysa vaki talepleri üzerine faiz ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, bu nedenle davacının 2.750.000.000 TL. bir maddi zarara uğradığını belirterek; bu miktarın yasal faiziyle birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, Genel Sekreterlikçe yapılan ilk inceleme sonunda; dava konusunun Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girmediği, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiği belirtilerek bu konuda bir karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiş; idari yargıda görevin davanın her aşamasında re'sen gözönüne alınmak zorunluluğu karşısında, bu hususun irdelenmesi gerekli görülmüştür.
Bilindiği üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş olabilir. İşte faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısiyle alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu, hukuki mahiyeti itibariyle fer'i bir borçtur. Çünkü, faiz borcunun doğumu ve hatta kural olarak varlığı, asıl borcun doğumu ve varlığına bağlıdır. Faiz, alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer'i niteliğinde ve fakat ayrı bir alacaktır. Faizin talep şekli Borçların fer'ilerinin sükûtu başlıklı Borçlar Kanununun 113 ncü maddesinde düzenlenmiştir.
Dava konusu bakımından da, idari işlemden doğan bir zarar söz konusudur. Davacının idari işlem nedeniyle uğradığı zarar ise davacının harp malûlü iken vefat eden babasından dolayı davalı kurumca yetim aylığı bağlanmaması nedeniyle, yoksun kaldığı aylık ve özlük hakları toplamı (asıl alacak) ile söz konusu özlük haklarını tahakkuk edecek ay ve tarihlerde alamayıp, AYİM'de açtığı davada verilen iptal kararı sonrasında bu karar gereğinin TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce birikmiş aylık alacaklarının kendisine toptan verilmesi nedeniyle uğradığı değer kaybı eksikliğinden (fer'i alacak) yani faizinden ibarettir. Dava konusunda, asıl alacak idarece hesaplanıp davacıya ödenmiş, fer'i alacak olan faiz ise bir tam yargı davası şeklinde davaya konu teşkil etmiştir.
Dava konusuna benzer bir başka davada, AYİM iptal kararı gereğince Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce ilgiliye şeref aylığı bağlanmış, ancak bu konudaki isteme rağmen ödenen aylıklar toplamına faiz işletilmemiş; bu işlemin iptali için yeniden mahkememizde açılan davada ise Dairemiz, faiz alacağına ilişkin istilafta askeri hizmete Miskinlik unsurunun bulunmadığını belirterek, davanın genel idari yargının görevine girdiğine işaret ederek, görev yönünden red kararı vermiştir. (AYİM.1.D.6.11.1990 tarih ve 1990/1098 - 670 Esas ve Karar sayılı kararı) İdare Mahkemesinin de söz konusu faiz ihtilafına ilişkin davada kendisini görevli görmemesi üzerine doğan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine konuyu görüşen Uyuşmazlık Mahkemesi, davacının asker kişi olduğunda kuşku olmamasına rağmen, ödenen aylığa faiz işletilip işletilmeyeceği konusunun askeri hizmete ilişkin bir yanının bulunmadığını, çözümlenecek olan uyuşmazlığın Emekli Sandığından birikmiş aylıklarını alan sivil kişinin aynı yöndeki isteğinden ve onun çözümü ile varılacak sonuçtan farklı bulunmadığını, dolayısiyle askeri hizmete ilişkinlik unsurunun yokluğu karşısında davaya bakmanın genel idari yargının görev alanına girdiğini belirterek, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmıştır. (Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.9.1992 tarih ve 1992/32-35 Esas ve Karar sayılı kararı; Resmi Gazete 27.10.1992, S.21388)
Dava konusu uyuşmazlık da, Uyuşmazlık Mahkemesine konu faiz alacağına ilişkin olup; bu uyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin olmadığı, aynı şekilde açıkça ortada bulunmaktadır. Anayasa'nın 157 ve 1602 Sayılı Kanunun 20 nci maddelerinin amir hükmü uyarınca AYİM'nin görevine giren bir dava bakımından varlığı gerekli olan asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkinlik unsurları birlikte bu davada gerçekleşmediğinden, bunun doğal sonucu olarak dava konusunun mahkememizin görevi dışında olduğu ve genel idari yargının görevine girdiği kuşkusuz bulunmaktadır.
Esasen Dairemizin yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. (AYİM.1.D.nin 13.4.1999 tarih ve E.1999/317, K.1999/344; 30.6.1999 tarih ve E.1999/634, K.1999/698 sayılı kararları)
Açıklanan nedenlerle; davanın görev yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy