(TSK Konut Yönergesi Geç. m. 6)
Davacı, 3.9.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 17.1.2000 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; 1993 yılı genel atamalarında Ege Ordu K.lığı As. Mah.ne atanması nedeniyle 30.7.1993 tarihinden itibaren kendisine konut tahsis edildiğini, ancak bu konut tahsisinden sonra gerek TSK. Konut Yönergesinde, gerekse kendi durumunda değişiklikler olduğunu, sonuçta üç başlık altında topladığı hukuka aykırı uygulamalar karşısında lojmanı boşaltmasının istendiğini, ilk olarak; idarece kendisinin konutu 20.9.1999 tarihinde boşaltması gerektiği yolunda işlem tesis edilmişse de, kendi hesabına göre konutta 5 yıllık oturma süresinin yasal bitim tarihinin 5.10.1999 olduğunu, T)una göre de iki aylık mehil sonucu konutu boşaltması gereken tarihin 5.12.1999 olduğunu, ikinci olarak; idarece ön puanlama sonucu puanının da yanlış şekilde hesaplandığını, konut puanının (56) olması gerekirken, idarece (53) olarak belirlendiğini, ayrıca hem konuta geçmeyi istemeyenlerin ön puanlamaya tabi tutulduğunu, şartlı tahsisi yapılan lojmanların boş ve boşalması gereken konut olarak işleme alınmadığını, ayrıca boş olan bazı lojmanların öneriye çıkarılmadığını, idarece belirlenmiş puanın doğruluğu halinde bile 125 nci sıradaki 28 puanlı, 120 nci sıradaki 38 puanlı kişilere konut tahsis edildiği halde, kendisinin ön puanlamaya tabi tutulmadığını, Ege Ordu K.lığınca 23.8.1999 tarihinde öneriye çıkarılan boş ve boşalması gereken konut sayısının 46 olarak gösterildiğini, oysa önerinin yapıldığı tarihte fiilen gözlemlediği boş lojman sayısının kesinlikle bu rakamdan fazla olduğunu, örnek olarak belirttiği konutların bu iddiayı doğruladığını, üçüncü olarak; 17.6.1997 tarihinde yürürlüğe giren TSK. Konut Yönergesinin Geçici 6 nci maddesi gereğince, bu yönergenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle idarece re'sen ön puanlama sistemine tabi tutularak, yeniden 5 yıllık oturma hakkının tanınması gerektiğini, buna göre de lojmandan çıkış tarihinin 17.6.2002 olması gerektiğini, hakkındaki koruma kararının 1994 yılında kaldırıldığı dikkate alınarak idarece bu geçici maddeye göre işlem yapılması gerekirken, anılan Geçici 6 nci maddede 20.9.1998 tarihinde yapılan değişikliğe göre işlem tesisinin hukuka uyarlı düşmediğini, oysa kendi hakkındaki koruma kararının kaldırılıp kaldırılmadığının idarece re'sen takibi gerektiğini, bu durumdan kendisinin idareye bilgi vermediği iddiasının hukuki olmadığını, bunun idarenin görevine dahil olduğunu, belirttiği tüm bu nedenlerle 20.9.1999 tarihinde oturduğu konutu tahliyesi yolunda idarece tesis edilen işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, davalı idarenin savunması alındıktan sonra gözden geçirilmek üzere Dairemizin 21.9.1999 tarihli kararıyla kabul edilmiş; davalı idare savunması ve eki belgelerin incelenmesinden sonra Dairemizin 7.12.1999 tarihli kararı ile evvelce verilen yürütmenin durdurulması kararı kaldırılmıştır.
Dava dosyası ile davalı idare savunması ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 8.Kor. K.lığı As.Svc.lığından 24.6.1993 tarihinde ilişiğini keserek, 9.7.1993 tarihinde atanmış olduğu Ege Ordu K.lığı As.Mah.ne katıldığı, lojman tahsisi için 9.7.1993 tarihinde dilekçeyle ve ilgili belgelerle başvurduğu, konut puan taşıma kartında 24 puanı olan davacının puanının TSK.Konut Yönergesi uyarınca yeniden hesaplanarak 43 olarak tespit edildiği, bu arada davacının 30.7.1993 tarihinde (C) kategorisinde koruma (ikametgah koruması) altına alındığına ilişkin Garnizon Koruma Komisyonu kararının idareye ulaşması üzerine, o tarihte yürürlükte olan TSK.Konut Yönergesinin 7.Bölüm Geçici 2.maddesi uyarınca davacıya 30.7.1993 tarihinden geçerli olmak üzere, Dağ Apt.8 No'lu Dairenin tahsis edildiği, bir lojmanda oturmaktayken davacının 26.6.1998 tarihli dilekçesiyle başvurarak, DGM.'ne atanmış olması nedeniyle halen oturduğu lojmanda ikamete devam etmek istediğini beyan ettiği, davacının bu talebi üzerine TSK.Konut Yönergesinin 2.Bölüm 1.maddesi gereğince 26.6.1998 tarihi itibariyle yeniden puanlamaya tabi tutulduğu ve (53) puanının olduğunun saptandığı, akabinde de korumalı statüsünün görev tahsisli ye çevrildiği ve Yönergenin 2.Bölüm 5.maddesine göre puanının dondurulduğu, davacı aynı konutta oturmaya devam etmekte iken yapılan Anayasa değişikliği ile Askeri hakimlerin DGM'de görevlendirilmelerine son verilmesi üzerine, davacının Ege Ör. K.lığı Yrd. As.Svc.lığına atamasının yapıldığı, davacının 26.7.1999 tarihinde yeni görevine katıldığı, akabinde de 27.7.1999 tarihli Askeri Savcılık yazısıyla davacının Konut Başvuru Beyannamesinin Ege Ordu Per.Bşk.lığına gönderildiği, hemen akabinde de statüsünün sıra tahsisliye çevrileceğini değerlendiren davacının 30.7.1999 tarihli dilekçesiyle konutta oturmaya devam etmesi yolunda talepte bulunduğu, Ege Ordu K.lığının 4.8.1999 tarihli işlemiyle davacının bu isteminin kabul edilmeyerek, lojmanını 20.9.1999 tarihine kadar boşaltması gerektiğinin bildirildiği, bu arada TSK.Konut Yönergesinin 3.Bölüm 5.maddesi uyarınca yapılan ön puanlamada boş ve boşalması gereken konut sayısının (36), şartlı oturulan konut sayısının (18) olması, lojman sırasında ise 125 kişinin mevcut olup davacının 107 nci sırada yer alması karşısında, davacının puanının yetersiz kalışı karşısında ön puanlama sonucu kendisine oturduğu konutun yeniden tahsisinin mümkün bulunmadığı, davacının oturmakta olduğu konutu da dahil edilmek suretiyle Ege Ordu K.lığının 23.8.1999 tarihli emriyle yapılan öneride (53) puanı itibariyle 110 ncu sırada yer aldığı, davacının 27.8.1999 tarihli dilekçesiyle puanının yanlış hesaplandığından bahisle itirazda bulunduğu, Ege Ordu K.lığının 1.9.1999 tarihli yazısıyla davacıya bu konuda kapsamlı bir cevap verildiği ve talebinin reddedildiği, bu arada 27.8.1999 tarihinde tekrarlanan lojman önerisinde davacının puanı itibariyle 107 nci sırada yer aldığı, davacının bu öneriye karşılık gönderdiği 31.8.1999 tarihli Konut Müracaat Formu (muvafakat belgesi) ile 1 nci sıra olarak kendi konutunu (Dağ-8) yazdıktan sonra 2.sıra olarak Ve TSK.Konut Yönergesinin 3.Bölüm 5.maddesi gereğince oturduğum konutun ön puanlama işlemine tabi tutularak yeniden tahsis edilmesi bakımından öneriye ikinci kez sunulan 45 adet konut ile 18 adet şartlı konutun öneri sırasına göre tamamı ibaresini yazdığı, bu ibarenin salt ön puanlama bakımından yazılmış bir uyarı olduğunu değerlendiren idarece, davacının sadece kendi konutunu (Dağ-8) tercih etmesi ve bu konutu ise 201 puanlı bir subayın tercih etmesi (istemesi) karşısında, davacıya bu öneri sonucu herhangi bir daire tahsisinin yapılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacının konuttan çıkarılma işleminin iptaline ilişkin davasına dayanak yaptığı iddiaları birden fazla ve karmaşık olduğundan; bunlara satırbaşlarıyla temas edilmesi yoluna gidilmiştir:
Davalı idarenin, davacının muhtelif konut statüsü değişikliklerini (sıra tahsisli, koruma statülü, görev tahsisli ve sonuçta yine sıra tahsisli) dikkate almak suretiyle saptadığı konut tahliye tarihi olan 15.9.1999'da herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş ve davalı idarenin 20.9.1999 olan son tahliye tarihi yerinde bulunmuştur. TSK. Konut Yönergesinin ilgili hükümleri uyarınca, muhtelif statülere atama/geçiş tarihleri değil, bu konuda ilgili personelin idareye başvuru tarihleri esas alınmak durumunda olunduğundan; DGM'ye atama tarihini değil, davacının 26.6.1998 tarihli başvuru tarihini esas alan idarenin bu hesaplama yönteminde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
- Davacının, görev tahsisli statüden sıra tahsisli statüye geçtikten sonra idarece yapılan ön puanlamanın usulüne uygun olmadığı iddiaları da yerinde görülmemiştir. Savunma eki belgelerin incelenmesinde, listede bulunan 125 subayın tamamının evli veya ailesi ile oturacağını beyan eden kişiler olduğu, bekar olan ve durumu yönergeye uymayan personelin listede yer almadığı, davacının bu konudaki iddialarının afaki ve gerçeği yansıtmadığı, değerlendirmeye çıkarılmayan konutların tamamen İzmir Garnizonu Konut Özel Yönergesinde öngörülen makam sahiplerine tahsisli istisnai konutlar olduğu ve mevzuat dışı bir uygulamanın sözkonusu olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının, 17.6.1997 tarihinde yürürlüğe giren yeni TSK. Konut Yönergesinin Geçici 6 ncı maddesi uyarınca, 17.6.1997 tarihinde durumunun yeniden düzenlenerek, sıra tahsisli konuta dönüştürülmesi gerektiği iddiası da yerinde değildir. Anılan Yönergenin 3.Bölüm 2.maddesi, konut başvuru beyannamesinde meydana gelen değişikliklerin, değişikliğin meydana gelmesinden itibaren hak sahibi tarafından verilen dilekçe ve teyit eden belgelerin ilgili makama gönderilmesi hükmünü öngörmektedir.
Ayrıca, söz konusu Geçici 6 ncı maddenin son paragrafında koruma kararı kalkan personelin sıra tahsisli konut için başvurusu halinde ön puanlama işlemine tabi tutulacağı belirtilmektedir. Hakkındaki konutta koruma kararının kalktığını mutlaka bilebilecek durumda olan davacının, Garnizon Koruma Kurulu (sonradan İl Merkez Koruma Kurulu) kararı doğrudan kendisine intikal etmeyen lojman şubesinin, bu gelişmeyi takip etmeye yükümlü olduğu iddiası dayanaksız olduğu gibi, kendisinin bu konuda işlem şubesine hiçbir bilgi vermemesi ve bu yönde talepte bulunmaması karşısında, idarece konutta 5 yıllık süresini tamamlamasının beklenmesinde hukuka aykırılık olmadığı açıktır. Kaldı ki, savunma eki belgelerin incelenmesinde, bu yönerge değişikliği tarihinde davacının ön puanlamaya tabi tutulması halinde dahi puanının (51) olacağı ve 30.6.1997 tarihli öneride 60 kişilik listede 50 nci sırada yer alacağı ve önerilen 13 lojman içinde kalmadığından, oturmakta olduğu lojmanın yeniden davacıya tahsisimin mümkün olmayacağı görülmektedir.
Davacı 27.8.1999 tarihli konut önerisinde (53) puana sahip olup, sadece oturmakta olduğu konutu (Dağ-8) tercih ettiğinden ve bu önerinin hemen öncesinde yapılan ön puanlamada davacının puanı, puan sıralaması boş ve boşalması gereken konut sayısının içinde kalmadığından, bu konut bilahare (201) puana sahip bir subaya tahsis edildiğinden; kendisinden düşük puanlı bazı subaylara bu dağıtımda lojman tahsis edildiğine dair iddialarının kendisi ile bir benzerliği ve bağlantısı görülmemiştir. Davacı da 31.8.1999 tarihli Konut Müracaat Formuna oturduğu konut dışında, mevcut puanı ile girilebilecek birtakım konutları yazsaydı, bunlara girme ihtimali olabilecekti. Bu bakımdan, verdiği örneklerle kendi durumu arasında hiçbir benzerlik görülmemiştir.
Burada yeri gelmişken hemen işaret etmek gerekir ki, davacının 31.8.1999 tarihli müracaat formuna sadece Dağ-8 konutun değil, öneriye sunulan 47 konutun tamamını istediği şeklindeki beyanına da itibar edilememiştir. Gerçekten, davacı anılan Konut Müracaat Formuna (Muvafakat Belgesine) Tahsis Önceliği Bölümüne 1 nci sıra olarak, oturmakta olduğu Dağ-8 konutunu yazmış; 2 nci sıra olarak ise Ve TSK.Konut Yönergesinin 3 ncü Bölüm 5 nci maddesi gereğince oturduğum konutun ön puanlama işlemine tabi tutularak yeniden tahsis edilmesi bakımından öneriye ikinci kez sunulan 47 adet konut ile 18 adet şartlı konutun öneri sırasına göre tamamı ibaresini yazmış, Konut ve Daire Numarası bölümüne herhangi bir açıklama getirmemiştir. Oysa TSK. Konut Yönergesi uyarınca Konut Müracaat Formuna, istenilen konutların adı ve daire numaralarının sıra ile yazılması gerekmektedir. Davacının ne anlama geldiği ilk bakışta anlaşılamayan bu yazılı beyanın yorumunda idarece önce tereddüde düşülmüş; kendisine ulaşılamayınca da birlikte görev yaptığı bir meslektaşından (Hak.Bnb. .......) davacının yazdıklarının yorumu talep edilmiş, verilen bilgiden davacının sadece oturduğu daireye istekli olduğu sonucu çıkarıldığından; ön puanlamada puanı oturduğu konutta kalmaya yeterli olmadığından, başkaca bir konutu da istemediği değerlendirmesiyle, kendisine herhangi bir konut tahsis edilmemiştir. Davacının bu muğlak ve yönerge hükümlerine uymayan yazılı beyanını açıklanan şekilde yorumlayan idarenin bu davranış biçiminde herhangi bir gayri tabiilik görülmemiştir. Kaldı ki bizzat bu ibarenin içindeki ...oturduğum konutun ön puanlama işlemine tabi tutularak yeniden tahsis edilmesi bakımından... ifadesi de, davacının gerçek iradesinin oturduğu konutu tercih etmek olduğunu ortaya koyucu mahiyettedir.
- Başsavcılık Düşüncesinde de isabetle saptandığı üzere; son olarak sıra tahsisli statüye geçtikten ve 5 yıllık oturma süresi tamamlandıktan sonra davacıya tanınacak tahliye süresi 2 ay değil 15 gündür. Diğer bir deyişle, kendisinin durumuna TSK. Konut Yönergesinin 4.Bölüm 1/a maddesi değil, 3.Bölüm 6.maddesinin 3.fıkrası uymaktadır.
- Davacının puanının hatalı hesaplandığı iddiasının dava konusu bakımından esasa etkili bir yönü olmadığından (Davacının iddiası yerinde kabul edilse dahi, puanı 56 olacak ve bu puan dahi ön puanlamada davacının konutunun yeniden kendisine tahsisine yetmeyecektir. Çünkü bu konut 201 puanlı bir subaya tahsis edilmiştir.), bu iddianın irdelenmesine gerek görülmemiştir.
Böylelikle, davacının tüm iddialarının yerinde olmadığı, hakkında lojmanla ilgili olarak idarece yürütülen tüm işlemlerin TSK. Konut Yönergesi hükümlerine uygun şekilde cereyan ettiği, herhangi bir hak kaybının, sübjektif davranış biçiminin ya da ihmali/hatalı bir davranışın bulunmadığı, davacının konuttan çıkarılması işleminin hukuka uyarlı olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy