(TSK. Konut Yönergesi 1. Bölüm m. 5)
Davacı 06.10.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; kendisine Aksaz Deniz Üs Komutanlığınca 07.08.1996 tarihinde subay lojmanları kontenjanından şartlı olarak 17.Blok 5 No'lu dairenin tahsis edildiğini, aynı K.lığın 09.04.1997 tarihli yazısıyla oturduğu konutun subay lojmanından astsubay lojmanı statüsüne geçirildiğinin bildirildiğini, aynı yazının 5 nci maddesinde yeni duruma göre lojman değişikliklerinin Personel Şube Müdürlüğünün yapacağı yayıma göre lojman dağıtımları esnasında önerileceğinin belirtildiğini, keza bu yazının 3 ncü maddesinde yeni planlama nedeniyle oturduğu lojmanın statüsü değişen personelin 5 yıllık yasal oturma süresi dolduğunda veya statüsüne göre boş lojman olduğu takdirde arzu ettiğinde kendi statüsündeki lojmana geçebileceğinin öngörüldüğünü, bu duruma göre statüsü astsubay lojmanı olarak değiştirilen konutun astsubay kontenjanına geçtiği tarihten itibaren sıra tahsisli olarak kendisine idarece tahsisi gerekirken, astsubay lojmanında astsubayın şartlı oturması gibi bir durumun meydana geldiğini, 29.09.1999 tarihli işlemle idarenin kendisinin oturmakta olduğu bu konutu 30 gün içinde boşaltmasını istediğini, oysa yasal oturma süresi olan 5 yılın henüz dolmadığını, dolayısıyla tesis edilen konuttan çıkarılma işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Dairemizin 26.10.1999 tarihli kararıyla, davalı idarenin savunması alındıktan sonra yeniden gözden geçirilmek üzere kabul edilmiş; davalı idarenin 30.11.1999 tarihli savunması ve eklerinin incelenmesi üzerine de, Dairemizin 14.12.1999 tarihli kararıyla yürütmeyi durdurma kararı kaldırılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı astsubayın Aksaz Deniz Üs Komutanlığı emrinde görev yapmaktayken, Ağustos 1996 tarihi itibariyle üste mevcut 348 adet konuttan %55 oranına göre subay kontenjanının 191 adet, %40 oranına göre astsubay kontenjanının 139 adet olduğu, subay kontenjanına ait konutlardan 68'inin subaylara tahsis edildiği, geriye kalan 123 subay kontenjanına ait komutunun 6'sının onarıma alındığı,
117'sinin ise şartlı statüde oturmak kaydıyla diğer personele (47 astsubay, 70 sivil memur/uzman erbaş) tahsis edildiği, bu tarihte 58 konut puanı bulunan davacının astsubay kontenjanından lojmana girmeye puanı yeterli olmadığından, kendisine 7 Ağustos 1996 tarihli muvafakat beyannamesiyle subay kontenjanındaki 17.Blok 5 No'lu dairelin şartlı olarak tahsis edildiği, bölgede inşası devam eden konutların teslim alınmasından önce müteakip döneme ilişkin konut tahsislerinde uygulamaya esas teşkil edecek planı içeren Aksaz Dz. Üs. K.lığının 09.04.1997 tarihli emriyle davacının oturduğu lojman bloğunun astsubay kontenjanına dahil gösterildiği, ancak yeni belirlenen planlama nedeniyle oturduğu lojmanın statüsü değişen personelin 5 yıllık yasal oturma süresi dolduğunda veya statüsüne göre boş lojman olduğu takdirde, arzu ettiğinde kendi statüsündeki lojmana geçebileceğinin, şartlı oturan personelin tahliyeyi gerektiren şart oluştuğunda lojmanı yasal süre içinde tahliye edeceğinin bildirildiği, bu tarih itibariyle konut puanı 48 olan davacının 139 olan astsubay kontenjanında herhangi bir boşalma olmadığı için, kendisine tahsis edilen dairede şartlı olarak oturmaya devam ettiği, Kasım 1997 tarihinde inşası devam eden konutların teslim alınmasıyla birlikte toplam lojman sayısının 438'e yükseldiği, bunun 241'inin subay, 175'inin astsubay kontenjanına tahsis edildiği, bu tarihte konut puanı 41 olan davacının, bu puanı itibariyle Kasım 1997'de 175 olan astsubay kontenjanından sıra tahsisli olarak konuta girmesine imkan olmadığı ve bu tarih itibariyle sırada bekleyen hak sahibi astsubaylar arasında 10 ncu sırada yer aldığı, bu nedenle belirtilen tarihte de 144 olan boş subay konutundan birinde şartlı olarak oturmaya devam ettiği, esasen 9 Nisan 1997 tarihinde yayınlanan Komutanlık emri ile davacının oturduğu dairenin bulunduğu bloğun Astsubay bloğu olarak tefrik edilmesinin, puan durumu itibariyle şartlı olarak konuttan istifade halinde herhangi bir değişiklik yaratmadığı, diğer bir deyişle konut değiştirmek zorunda kalmaması için aynı konutta boş subay kontenjanından istifade ile şartlı olarak oturmasına müsaade edildiği, 17 Ağustos 1999 Marmara bölgesi depreminden sonra Donanma K.lığı bağlısı bir kısım unsurların Gölcük bölgesinden ayrılıp, zorunlu olarak Aksaz bölgesine konuşlandırılmaları nedeniyle, bu birliklerde görev yapmak üzere 356 subay, 1903 astsubay, 26 sivil memur ve 112 uzman erbaşın atamalarının Aksaz'a yapılması nedeniyle, boş olan subay kontenjanında şartlı olarak oturmakta olan personelin, bu meyanda davacının da konutunu 30 gün için de boşaltılması için 29.09.1999 tarihinde Komutanlıkça işlem tesis edildiği, davacının söz konusu işlemin iptali için 06.10.1999 tarihinde AYİM.'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
TSK. Konut Yönergesinin 1 nci Bölüm 5 nci maddesinde; bir garnizonda bulunan konutların hizmette mesuliyet ve müesseriyet esaslarına göre subay, astsubay, sivil memurlar, uzman jandarma ve uzman erbaşlar arasında hangi oranda taksim edileceği belirlenmiştir. Buna göre Deniz Kuvvetleri personelinden subaylar için bu oran %55, astsubaylar için %40, sivil memurlar (uzman erbaşlar dahil) için %5'tir.
Anılan Yönergenin 3 ncü bölüm 7 nci maddesinde;
Ayrılan kontenjana göre konuta girecek personel olmadığı için tahsis edilemeyen konutlar, kendi kontenjanında boş konut olmadığı için konuta giremeyen, diğer kontenjanlardaki personele, subay, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaş öncelik sırasına göre önerilerek şartlı olarak tahsis edilir.
Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde, ihtiyaç miktarı kadar konut; konuta önce girenlerden, giriş tarihleri aynı ise girip puanı en az olandan, giriş puanı da eşit ise hizmet süresi az olandan başlamak üzere tespit edilerek, hak sahibi personele önerilir. Bu konutlardan tercih edilenler tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tahliye ettirilir. Şartlı konutları tahliyesi gerekmediği müddetçe konutta oturma süresi beş yıldır.
Garnizonda şartlı verilmiş sobalı ve kaloriferli konut bulunması halinde kaloriferli konutlardan başlamak üzere yeteri kadar konut personele önerilerek yukarıdaki esaslar dahilinde tahliye ettirilir. hükmü yer almıştır.
Davacıya da, belirtilen hükümlere uygun şekilde, boş olan subay kontenjanından şartlı olarak konut tahsis edildiği ihtilafsızdır.
Yukarıda özetlenip açıklandığı üzere, 9 Nisan 1997 tarihli Komutanlık emri ile davacının oturduğu konutun subay bloğu olmaktan çıkarılıp, astsubay bloğu olarak tefrik edilmesinin davacının durumunu değiştirici bir mahiyeti olamayacağı, savunma ekindeki belgelerle sabittir. Bu yeni düzenleme ile subay-astsubay kontenjanlarında sayısal olarak hiçbir değişildik yapılmamış; sadece bazı konut bloklarının subay/astsubay tahsislerinde değişiklik yapılmıştır. Dolayısıyla, davacının bu tarihte kendisine oturduğu konutun sıra tahsisli olarak yeniden tahsisi gerektiğine ilişkin iddiasının herhangi bir hukuki temele dayanmadığı ortadadır. Kaldı ki gerek bu tarihte gerekse de yeni konutların devreye girdiği Kasım 1997 tarihinde davacının mevcut puanı itibariyle, sıra tahsisli olarak astsubay kontenjanından lojmana girmeye hakkı olmadığı da sabit olup, bu hususa da yukarıda temas edilmiştir.
Davacı, puanı kendisinden düşük bazı personele, kendisinin lojmanda şartlı olarak oturmakta olduğu tarihten sonra sıra tahsisli olarak konut tahsis edildiğini, kendisinin bu durumdan haber edilmediğini de öne sürmekteyse de; bu isnadın doğru olması halinde dahi, emsal gösterilen kişilere tahsis yapıldığında davacının idareye başvurma veya mahkememize dava açma hakkını kullanmaması, idarenin şartlı olarak oturmakta olan 144 personele her lojman tahsisinde ayrı bir duyuru yapıp, lojmandan çıkıp çıkmak istemediklerini sormasını gerektirir bir düzenlemenin TSK. Konut Yönergesinde yer almaması, bunun doğal sonucu olarak da, şartlı olarak oturmakta olan personelin, takip eden tahsis ve konut duyurularını, lojman puan sıralamasını bizatihi kendisinin yakınen takip edip, hukuka aykırı bir husus görürse gerekli başvuruyu yapması gerektiği gerçeği karşısında, bu konudaki iddialara da itibar edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle; TSK. Konut Yönergesinin ilgili hükmü ile öngörülen şartın (konuta girmeye istekli subayın mevcut oluşu) tahakkuku karşısından konutta şartlı olarak oturmakta olan davacının 30 gün içinde konutunu tahliyesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön görülmemekle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy