(2577 S. K. m. 2, 13)
Davacı vekili, 11.1.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 1999 yılı genel atamalarında görev yapmakta olduğu İstanbul GATA Haydarpaşa Eğt. Hastanesinden İzmit 15.Kor. K.Kh.Gr.Kh.Bl.K.lığı emrine tayin edildiğini, atama işleminin, açtığı dava üzerine, AYİM 1 nci Dairesince iptal edildiğini, davacının İstanbul'dan İzmit'e taşınması, yeni tuttuğu eve yaptığı bakım masrafları, 17.8.1999 tarihinde depremde eşyalarında meydana gelen hasar, İstanbul'a tekrar taşınma, ev tutma, eve yapılan boya, badana masrafları nedeniyle toplam olarak 2.260.000.000.-TLsi maddi zarara uğradığını, İzmit'teki deprem nedeniyle şok yaşadığını belirterek, 2.260.000.000.-TLsi maddi ve 240.000.000.-TLsi manevi tazminatın tazminini, her iki tazminata 17.8.1999 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının GATA Haydarpaşa Eğt.Hst.K.lığında röntgen teknisyeni olarak görev yapmaktayken, KKK.lığının 1999 yılı genel atamalarıyla 15.Kor.K.lığı Gr.K.lığı Gr.Kh.Bl.Shh.Ks.Astsb.lığına (İZMİT) atandığı, davacının bu atama işleminin iptali istemiyle açtığı davanın Dairemizce kabul edilerek, AYİM.1.D.nin 23.11.1999 tarih ve E.1999/625, K.1999/1126 sayılı kararıyla işlemin ip-taline karar verildiği, iptal kararının 8.12.1999 tarihinde davacıya tebliğini takiben, 2.260.000.000.-TL maddi ve 240.000.000.-TL manevi tazminat istemli bu davanın 11.1.2000 tarihinde AYİM'de açıldığı anlaşılmaktadır.
Öğretide ve idari yargı uygulamasında tartışmasız bir şekilde genel kabul gördüğü üzere, iptal kararı sakat (Hukuka aykırı) işlemi geriye yürür bir biçimde ortadan kaldırır. İptal edilen bir tasarruf hiç yapılmamış sayıldığından iptal kararı da zorunlu olarak geçmişe etkili karakter taşır. Geri yürürlük ilkesini gerçekleştirerek ortaya çıkmış olan hukuka aykırılıkların kaldırılabilmesi için, iptal kararı üzerine sakat işlemin yapılmasından önceki hukuksal durumun geri gelmiş olacağı ilkesinden yararlanılır. Bu kuram ve kabulün doğal sonucu olarak ta, örneğin kamu görevlisinin statüsüne son verme işleminin iptalinde; bu kimse hiç görevinden ayrılmamış gibi değerlendirilerek açıkta geçirdiği sürelere ilişkin tüm aylık ve özlük haklarına tam müstahak olduğu, örneğin dava konusu atama işleminin iptalinde olduğu gibi bu işlem nedeniyle uğranılan bir kısım maddi zararların belgelenmiş olması koşuluyla giderilmesinin gerekeceği kabul olunmalıdır. Esasen Danıştay ve AYİM.'nin istikrarlı kararları da bu kabul ve görüş yönündedir. (Örn.Dan.5.D.24.4.1996; E. 95/4152, K.96/1717, AYİM 1.D. 9.4.1996; E.95/1029, K.96/293, 2.4.1996; E.95/1066, K.96/271, 10.12.1996; E.96/754, K.96/1037, 21.5.1996, E.96/344, 96/427, Drl.Krl.28.1.1995; E.95/34, K.95/29, AYİM.1.D.nin 9.5.2000; E.1999/1183, K.2000/554 ve AYİM.1.D.nin 17.10.2000 tarih ve E.2000/161, K.2000/951 sayılı kararları)
Bu açıklama ışığında, davacının sözkonusu hukuka aykırı atama işlemi nedeniyle gerçek maddi sararlarının ve bu arada koşulları mevcutsa duyduğu manevi acı nedeniyle maruz kaldığı manevi zararın davalı idarece hizmet kusuru esasına göre tazmini gerektiği açıktır.
Bu nedenle, öncelikle davacının talep ettiği maddi zarar kalemlerinin ele alınıp irdelenmesi gerekli bulunmaktadır.
Davacının talep ettiği maddi zarar kalemleri ve değerlendirilmesine gelince:
1) Davacının hukuka aykırılığı saptanan atama işlemi nedeniyle İzmit'te tuttuğu ev için yaptığı masraflar nedeniyle uğradığını öne sürdüğü zararlar:
Davacı, bu başlık altında İstanbul'dan İzmit'e atanması nedeniyle İzmit'te tuttuğu kiralık ev için emlak komisyoncusu ücreti, boya-badana masrafı, perde masrafı ve eşya nakil ücreti olmak üzere toplam 500.000.000.-TL tutarında bir maddi zarara uğradığını öne sürerek, bu zararın tazminini talep etmektedir.
Bu başlık altında boya-badana masrafı gerçek bir maddi zarar kalemi teşkil etmesi itibariyle, tazmini mümkün bir zarar mesabesinde olup; emlak komisyoncusu ve perde masrafı zorunlu bir gider sayılamayacaklarından; eşya nakil ücreti ise esasen davacıya ödenen harcırahın içinde yer aldığından tazmini gerekmeyen zarar kalemleridir.
Ne var ki, dava dilekçesinde boya-badana masrafı ile ilgili hiçbir belge sunulmaması, 12.9.2000 tarihli ara kararımızla istenmesine karşılık davacı vekilince bu konuda herhangi bir belge ibraz edilmemesi karşısında, afaki kalan sözkonusu maddi zarar talebinin tazmini isteminin reddi yoluna gidilmiştir.
2) Davacının İzmit'te oturduğu evin 17 Ağustos 1999 depremine maruz kalarak bir kısım ev eşyalarında bu nedenle meydana gelen hasar dolayısıyla uğranıldığı öne sürülen zararlar:
Davacı, bu başlık altında İzmit'te tuttuğu evin 17 Ağustos 1999 depremine maruz kalması nedeniyle, bazı ev eşyalarının zarara uğradığını öne sürerek; 1.360.000.000.-TL olduğunu öne sürdüğü bu maddi zararının tazminini talep etmekte ve belge olarak da OYAK Gn.Md.lüğüne hitaben düzenlenmiş OYAK Körfez Depremi Fevkalade Borç Hasar Tespit Raporu"nu ibraz etmektedir.
Sözkonusu raporda tespiti yapılan bir kısım ev eşyalarında vaki hasarın talep edilen miktarda olduğu kabul edilse dahi, bunun davalı idarece tazminine imkan olmadığı açıktır. Gerçekten, sözkonusu zararın idarece tazmini için, atama işlemi ile meydana gelen hasar arasında uygun bir illiyet bağının varlığı şarttır. Oysa, uğranıldığı öne sürülen hasar idarece tesis edilen atama işleminden değil, öğretide bir mücbir sebep olarak kabul edilen deprem"in tesirinden meydana gelmiştir. Bunun yanı sıra, dava işlemden doğan bir tam yargı davası mahiyetinde olduğundan ve bu başlık altında tazmini istenen zarar bir eylemden doğduğundan; talep edilen sözkonusu zarar kaleminin, idarece tazmininin gerekli olmadığı sonucuna varılmış ve bu konudaki istemin de reddi yoluna gidilmiştir.
3) Atama işleminin AYİM'ce iptali nedeniyle davacının tekrar İstanbul'a dönüp ev tutma, boya-badana, temizlik, taşıma bedeli ve emlakçı komisyonu karşılığı olarak uğradığını öne sürdüğü zararlar:
Davacı, bu başlık altında atama işleminin AYİM'ce iptali sonrasında, yeniden İstanbul'a dönmesi nedeniyle, tuttuğu ev için yaptığı boya-badana masrafı, emlak komisyoncusu ücreti, temizlik masrafları ve eşya nakil ücreti olmak üzere toplam 400.000.000.-TL tutarında bir maddi zarara uğradığını öne sürerek, bu zararın tazminini talep etmektedir.
Bu başlık altında boya-badana masrafı gerçek bir maddi zarar kalemi teşkil etmesi itibariyle, tazmini mümkün bir zarar mesabesinde olup; emlak komisyoncusu ve temizlik masrafı zorunlu bir gider sayılamayacaklarından; eşya nakil ücreti ise esasen davacıya ödenen ikinci harcırahın içinde yer aldığından tazmini gerekmeyen zarar kalemleridir.
Ne var ki, dava dilekçesinde bu başlık altındaki boya-badana masrafı ile ilgili hiçbir belge sunulmaması, 12.9.2000 tarihli ara kararımızla istenmesine karşılık davacı vekilince bu konuda herhangi bir belge ibraz edilmemesi karşısında, afaki kalan sözkonusu maddi zarar talebinin tazmini isteminin de reddi yoluna gidilmiş; böylelikle davacının tüm maddi tazminat istemleri dayanıksız kaldığından reddedilmiştir.
Davacının manevi tazminat istemine gelince:
Davacının, hukuka aykırılığı Dairemiz kararıyla sabit olan atama işlemi nedeniyle uzun süre branş ve ihtisası dışındaki bir görevde istihdam edildiği, yine bu işlem nedeniyle iki kez evini taşımak zorunda kaldığı, bu nedenle de bir elem ve üzüntüye maruz kaldığı, dolayısıyla manevi zarara uğradığı kuşkusuz olduğundan; uğranılan bu zararın hizmet kusuru esasına göre idarece tazmini gerektiği kanısına varılmış, ancak istem tutarında değil, Dairemizin emsal davalarda uyguladığı miktarda bir tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacının yasal dayanaktan yoksun maddi tazminat isteminin REDDİNE,
2) Davacıya 150.000.000.-TL (Yüzellimilyon lira) manevi tazminat verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3) Hükmedilen manevi tazminata 17.8.1999 tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar %50(Yüzde Elli), 1.1.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar %60 (Yüzde Altmış) yasal FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4) Davanın kısmen kabulü kısmen reddi nedeniyle yargılama giderlerinin taraflar arasında 1/2 oranında paylaştırılmasına, buna göre sarf edilen 5.250.000. -TL (Beşmilyonikiyüzellibin lira) posta giderinin 1/2'si olan 2.625.000.-TL (İkimilyonaltıyüzyirmibeşbin lira) ile 7.400.000.-TL (Yedimilyondörtyüzbin lira) harcın 1/2'si olan 3.700.000.-TL (Üçmilyonyediyüzbin lira)'nın davacı üzerinde bırakılmasına, davacının peşin yatırmış olduğu harçtan geriye kalan 1/2'sinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, ancak genel bütçeye dahil davalı idare 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca, harçtan muaf olduğundan, ayrıca harca hükmedilmesine yer olmadığına, davacının peşin yatırmış olduğu 31.675.000.-TL (Otuzbirmilyonaltıyüzyetmişbeşbin lira) harçtan 3.700.000.-TL (Üçmilyonyediyüzbin lira)'nın düşülmesiyle artan 27.975.000.-TL (Yirmiyedimilyondokuzyüzyetmişbeşbin lira) harcın istemi halinde davacıya iadesine, sarf edilen posta giderinin geriye kalan 1/2'si olan 2.625.000.-TL (İkimilyonaltıyüzyirmibeşbin lira)'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5) Dava duruşmalı görüldüğünden ve davalı idare duruşmada hazine avukatınca temsil edildiğinden, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca reddedilen maddi ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı nispi olarak hesaplanan 89.760.000. TL (Seksendokuzmilyonyediyüzaltmışbin lira) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6) Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 15.000.000.-TL (Onbeşmilyon lira) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
7) Gizlilik dereceli belgelerin İADESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy