(926 S. K. m. 94) (Astsubay Sicil Yön. m. 59)
Davacı vekili, 5.1.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önceki görev yerlerinde yeterli ve olumlu siciller aldığını, takdirlerinin bulunduğunu ancak son görev yeri olan Edirne-Süloğlu 55.Mknz.P.Tug. Dst.Kt.Ör.Bl.K.lığında uyum sorunu yaşadığını, ailevi nedenlerinin de işine yansıması sonucu amirlerinden muhtelif cezalar aldığını, önceki sicilleri ve başarıları gözardı edilerek kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle 18.11.1999 tarihinde TSK.den ilişiğinin kesildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek yürütmenin durdurulması ve resen ayırma işleminin iptali talebiyle dava açtığı görülmektedir.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi AYİM.1.D.nin 1.2.2000 gün ve Gensek No:2000/17, Esas No:2000/102 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Öncelikle dava konusu ile ilgili mevzuat incelendiğinde, 926 Sayılı Personel Kanunu 94/a maddesi ile Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 59 ncu maddesinin bu konuyu düzenlediği görülmektedir.
926 Sayılı Kanunun 94 ncü maddesinin yetersizlik sebebiyle ayırma"yı düzenleyen (a) fıkrasında;
"1- Rütbe bekleme süresi sonunda veya sonraki yıllarda yapılan yeterlik sıralanmasında sicil notu ortalaması sicil tam notunun %50'sinden az olan Üstçavuş-Başçavuşlar;
2- Kıdemli Başçavuşlardan iki defa kademe ilerlemesi yapamayanlar ile rütbesinin son kademesine geldiği halde almış bulunduğu sicil notu kademe ilerlemesi için yeterli olmayanlar,
3- Astsubay Sicil Yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre kendisinden istifade edilemeyeceği sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil belgesi ile anlaşılanlar;
Hakkında hizmet süresine bakılmaksızın T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. denmektedir.
Astsubay Sicil Yönetmeliğinin Kendisinden istifade edilemeyen astsubaylar başlıklı 59 ncu maddesi ise Başçavuş rütbesinde bulunan astsubayların, rütbe bekleme sürelerinin üçüncü yılında almış oldukları sicillerin not ortalamaları Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlıklarınca saptanır. Bu şekilde saptanan sicil notu ortalaması, sicil notunun %50'sinden aşağı olanlar ile rütbesinin son kademesine geldiği halde rütbe terfi yapamayan astsubay çavuş ve kıdemli çavuşlar Kendisinden İstifade Edilemez kabul edilerek, haklarında kanunun 94 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi hükmü gereğince emeklilik işlemi yapılır. hükmünü amirdir.
Davalı idarenin savunmasından ve ekindeki belgelerden, başçavuş rütbesinde bulunan davacının, rütbe bekleme sürelerinin üçüncü yılında almış olduğu sicillerin not ortalamasının, sicil notunun %50'sinden aşağı olması nedeniyle Kendisinden İstifade Edilemez kabul edilerek hakkında emeklilik işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın konusu kendisinden istifade edilememesi nedeniyle (başçavuş rütbesindeki rütbe bekleme süresinin üçüncü yılında aldığı sicil notu ortalaması %50'den aşağı olması nedeniyle) emeklilik işlemi olduğuna göre öncelikle davacının başçavuş rütbesindeki almış olduğu 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin sicillerinin hukuka uygun olup olmadıklarının, daha sonra da buna bağlı olarak yetersizlik nedeniyle TSK.'nden çıkarılma işleminin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde; sicil safahatında yeterli seviyede sicil notlarıyla takdir edilmiş olduğu görülen davacının 1997 yılı sicil döneminde de yeterli seviyede sicil notu ile takdir edildiği, hakkında olumsuz kanaatler belirtildiği, 1998 yılı sicil döneminde 1 nci ve 2 nci sicil üstünce takip ve kontrolü gerektirir seviyede, 3 ncü sicil üstünce zayıf seviyede notla takdir edildiği, hakkında her üç sicil üstünce olumsuz kanaatler belirtildiği, bu sicil döneminde 6.1.1998 tarihinde görev yerini izinsiz terk etmesi nedeniyle Bl. K.V.tarafından ikaz,25.5.1998 tarihinde Bl.K.V.tarafından 5 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 59 ncu Er Eğt.Tuğ.K.lığı As.Mah.nin 16.7.1997 tarihinde kesinleşen 20.3.1997 tarihli kararıyla emre itaatsizlikte ısrar suçundan 7 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, 1999 yılı sicil döneminde sicil üstlerince zayıf seviyede notla takdir edilen davacı hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olduğu, bu sicil döneminde davacının 9.12.1998 tarihinde Tugay bakım toplantısına katılmaması nedeniyle Ds.Kt.K.tarafından (3) gün oda hapsi, 54 ncü Mknz. P.Tuğ. K.lığı Dis. Mah.nin 4.1.1999 tarihli kararıyla kısa süreli kaçma suçu nedeniyle (15) gün oda hapsi, aynı mahkemenin 29.1.1999 tarihli karıyla kısa süreli kaçma suçu nedeniyle (17) gün oda hapsi, 8.2.1999 tarihinde Ds.Kt.K.tarafından izinsiz garnizonu terk etmesi ve mesaiye gelmemesi nedeniyle (10) gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı, 3 ncü Mknz.P.Tüm.K.lığı As.Mah.nin 23.3.1999 gün ve 99/244-65 E.K. sayılı 10.6.1999 tarihinde kesinleşen kararıyla müteaddit emre itaatsizlikte ısrar suçu nedeniyle 5 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, bu suç nedeniyle 26 Şubat 1999 tarihinden karar tarihine kadar açıkta kaldığı, 29.4.1999 günü açığı kaldırılarak görevine iade edildiği meslek hayatı boyunca üç kez takdirle taltif edilen davacının bahsi geçen sicil yıllarında herhangi bir takdiri bulunmadığı, Başçavuşluk rütbe bekleme süresinin üçüncü yılında, almış olduğu sicillerin ortalaması, sicil notunun %50'sinden aşağı olduğundan kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle MSB.nın 20.10.1999 tarihli işlemiyle resen emekliye sevk edildiği anlaşılmıştır.
Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisini yoğun olarak kullandığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup bunların denetimi takdir yetkisinin eşit, adil objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıp kullanmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, bunun tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notları takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili olarak yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu siciller değerlendirildiğinde bunların hukuka aykırı olmadıkları sonucuna varılmıştır.
1997 yılı sicil notu geçmiş yıllar sicil not ortalamasıyla uyumlu olan davacının 1998 yılında biraz daha düşüş gösteren sicil notunun da bu dönemde almış olduğu disiplin cezası ve mahkumiyet kararı göz önüne alındığında objektif olarak verildiği, keza önceki sicil notlarına göre bariz bir düşüş gösteren 1999 yılına ilişkin sicil notlarının da bu düşüşü açıklayacak belgelerle izah edilebildiği, bu sicil döneminde davacının almış olduğu disiplin cezaları ve müteaddit emre itaatsizlik ısrar suçundan aldığı hapis cezası karşısında 1999 yılı sicilinin de objektif ve hukuka uygun olarak düzenlendiği, dolayısıyla başçavuşluk rütbe bekleme süresinin üçüncü yılında, almış olduğu sicillerin ortalamasının sicil notunun %50 sinden aşağı olduğundan kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle TSK.'den çıkarılması işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kendisinden istifade edilememesi nedeniyle TSK.'nden çıkarılma işleminin iptali talebiyle açılan yasal dayanaktan yoksun Davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy