(926 S. K. m. 118, 119) (211 S. K. m. 9, 12)
Davacı, 4.7.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 8 sene A garnizonu olan İzmir'de, 18 sene B garnizonu olan İskenderun, Kocaeli-Seymen, Edirne-Keşan ve Adana'da, 2 sene E garnizonu olan Kars-Damal'da görev yaptığını, Adana'da 6 aylık hizmet süresi bitiminde temdit talebinde bulunduğunu, ancak temdit talebinin uygun görülmeyecek 2000 yılı genel atamalarında İzmir, Ankara, İstanbul gibi A garnizonları yerine yine B garnizonu olan Tekirdağ-Çorlu'da bulunan S.Kor.Kh.Loj.Ş.Ulş.Ks.A.liğine atandırıldığım, A garnizonlarında kendisinden fazla görev yapan Ulş.Alb. ........, Ulş.Alb ........, Ulş.Alb ........, Ulş.Alb. ......... Ulş.Alb ........, Ulş.Alb ......... ve Ulş.Alb .........'ün A garnizonlarına atandırıldıklarını, S.Kor.K.Kh.Loj.Şb.Müdürü olan Kur.Alb. .........'in kendisinden 1 yıl kıdemsiz olduğunu, kendisinden 1 yıl kıdemsiz bir personelin emrine atandırılmasının astlık üstlük münasebetlerini zedeleyici nitelikte olduğunu, atama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi AYİM. Nöbetçi Dairesinin 23.8.2000 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasında ve savunma ekinde gönderilen mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 8 yıl süre ile A garnizonu olan İzmir'de, 12 yıl süre ile B garnizonu olan İskenderun, Kocaeli-Seymen, Edirne-Keşan'da, 2 yıl süre ile E garnizonu olan Kars-Damal'da görev yapmış olduğu, son altı yıldır da B garnizonu olan Adana'da görev yapmakta olduğu, 6 yıllık hizmet süresi bitiminde Adana'daki görev süresinin uzatılması için temdit talebinde bulunduğu, talebinin sıralı sicil üstlerince uygun görülmemesi üzerine 2000 yılı genel atamalarında B garnizonu olan Tekirdağ-Çorlu'da bulunan S.Kor.Kh.Loj.Ş.Ulş.Ks.Amiri olarak atamasının yapıldığı, S.Kor.Kh.Loj.Şb.Müdürünün davacıdan 1 yıl kıdemsiz bir kurmay albay olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde 2000 yılında ataması yapılan 7 Ulaştırma albayının, A garnizonlarında kendisinden daha fazla görev yapmış oldukları halde, yine A garnizonlarına atandırılmalarının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak 2000 yılında 12 Ulaştırma Albayın atamaya tabi tutulduğu, bunlardan 7'sinin intibak atanması olduğu, diğer 5'inin başka garnizonlara atandırıldığı, bu 5 atamanın yapıldığı görevlerden 3 görevin nitelik arbeden görev olması nedeniyle seçime tabi görevler olduğu, bir atamanın ise şahsın garnizon hizmet süresini tamamlaması ve deprem bölgesinde görevli olması nedeniyle Ankara garnizonuna atandırıldığı, 1 albayın da seçilerek Ulş.Ok.ve Eğt. Mrk.K.lığı Öğretim Başkanlığı görevine atandırıldığı anlaşıldığından, davacının dilekçesinde belirttiği 7 Ulaştırma Albayın atanmasının, davacının durumuna emsal teşkil etmediği kanaatine varılmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 118 nci maddesinde; Subay ve Astsubayların atama ve yer değiştirmelerinin hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak sosyal, iklim ve ulaşım durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önünde tutularak tespit edilecek bölge ve garnizonlara,
a. Meslek programları, meslek içi eğitim ve kadro ihtiyacı,
b. Sağlık durumu,
c. İdari asayiş ve zaruri sebepler,
d. İstekte bulunduğu yerler, nazara alınarak sıra ile yapılacağı belirtilmektedir.
Aynı Kanunun 119 ncu maddesinde ise, bölge ve garnizonların tespiti, buralarda kalınılacak süreler ve atama ve yer değiştirmeler ile ilgili hususların MSB. ve İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği ifade edilmiş olup; buna dayanılarak çıkartılan TSK. ne Mensup Subay ve Astsubayların Atama ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 1 nci maddesine göre; Subay ve Astsubayların meslek hayatları boyunca değişik bölge ve garnizonlara atamalarında Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle vazife görecek şekilde atama ve yer değiştirme işlemine tabi tutulurlar, Yönetmeliğin 3 ncü maddesine göre de, Subay ve Astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal-iklim, ulaştırma, kültür ve sağlık durumlarıyla, bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilen bölge ve garnizonlara, aşağıdaki esaslar dahilinde sıra ile yapılır.
a. Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b. Kıta hizmeti zorunluluğu,
c. Terfi durumu,
d. Sınıf ve ihtisasları,
e. Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlık durumu,
f. İdari asayiş ve zaruri sebepler,
g. Atama istek kartlarında belirttikleri yerler.
Yönetmeliğin 12 nci maddesinin (g) bendinde; İdari, asayiş vesair zaruri sebepler ile subay ve astsubayların bulundukları, bölge ve garnizonlardaki hizmet sürelerini tamamlamadan atanabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 13 ncü maddesinde; İdari sebeplerle bulunduğu garnizondaki vazifesinden alınmasında zaruret görülenler, aynı derecede diğer bir garnizona verilir, imkan bulunmadığı takdirde evvelki safahatı nazari itibara alınarak başka dereceli bir garnizona atandırılır. hükmü yer almıştır.
Aynı yönetmeliğin 24 ncü maddesinde ise genel atama ve yer değiştirme süresi ile bağlı kalınmaksızın her zaman atama yapılabilecek haller tek tek belirtilmiş, diğer idari ve zaruri sebepler de bu hallerden sayılmıştır.
Davacının (6) yıl süreli ve (B) garnizonu mesabesindeki Adana'da (S.Kor.Kh.Loj.Ş.Ulş.Ks.A.) görev süresini tamamlaması ve temdit isteminin de sıralı sicil üstlerince uygun görülmemesi karşısında, bir başka garnizona atanacağı tabiidir. Bu durumda davada sorun, davacının Çorlu S.Kor. Kh. Loj. Ş.Ulş.Ks.A.'liği görevine atanmasında hukuka aykırı bir yönün bulunup bulunmadığında düğümlenmektedir. Davacı eski görevi ile yeni görevinin aynı mahiyette (Kor. Kh. Loj.Ş.Ulş.Ks.Amirliği) olmasının mesleki bilgi, tecrübe ve yeteneğin geliştirilmesi ilkesine aykırı düştüğünü, bunun yanı sıra üst durumundaki (72 neş'etli) subayın ast durumundaki (aldığı kıdemlerle 73 neş'etlilerle işlem gören Kor.Kh.Loj.Ş.Md.) kurmay subayın emrine atandırılmasının da mevzuata ve Askeri teamüllere aykırı düştüğünü öne sürmektedir.
Davalı idare savunması ekinde gönderilen gizlilik dereceli belgelerin incelenmesinde; davacının bir kolordu karargahındaki aynı mahiyetteki görevden, bir başka kolordu karargahındaki aynı mahiyetteki göreve atanmasını zorunlu kılan idari ve zaruri nedenlerin mevcut bulunduğu, davalı idarenin işlem tesisinde kamu yararı ve hizmet gerekleri ölçütlerinin dışına çıkmadan, 2000 yılı Ulaştırma sınıfı albayların atanmasında görev özellikleri ve seçim/nitelik gibi objektif kriterleri gözeterek tasarrufta bulunduğu, dolayısıyla haiz olunan takdir hakkının sübjektif değil, bilakis yerinde ve mevzuata uygun şekilde kullanıldığı açıkça anlaşıldığından; davacının aksi yöndeki beyan ve iddialarına itibar edilememiştir. Davacının safahatı, görev ve diğer kişisel nitelikleri ile emsal gösterilen personel arasında bir mukayese eşitliği söz konusu olmadığına yukarıda işaret edildiğinden, bu yönden de davacı iddialarına haklılık atfedebilmeye imkan görülememiştir.
Davacının, kendisinden bir yıl kıdemsiz bir kurmay subayın maiyetine atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığı iddiasına gelince:
211 sayılı İç Hizmet Kanununun 12 nci maddesi (b) bendinde, karargah; Kumandan veya amirlerin kıt'a veya kurumlarının sevk ve idarelerinde yardımcı olan bir toplumdur. Karargahlar bir kuruluş ve kadro ile tespit edilir. şeklinde tanımlanmıştır. Kanunun bu emredici hükmü uyarınca hazırlanan kuruluş ve kadrolarda karargahlar belirlenmiş ve karargahın unsurları arasındaki koordine ve insicamı sağlamak üzere kurmay başkanı görevlendirilmiştir.
Yine İç Hizmet Kanununun 9 ncu maddesinde, Amir, makam ve memuriyet itibariyle emretmek yetkisini haiz kimsedir. şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 9 ncu maddesinde amirin emri altındakilere maiyet denileceği hükme bağlanmıştır. Maiyet kural olarak ast ise de, istisnai hallerde üst de maiyet olmaktadır. Maiyet ayrıca bir amire emir ve komuta yönünden bağlılığı ifade etmektedir. Amirlerin emirlerini maiyetinde bulunan ancak rütbe ve kıdemce kendisinden büyük personelde yapmaya mecburdur.
Nitekim bu husus İç Hizmet Yönetmeliğinin 15 nci maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddede aynen Amirlerin emirlerini maiyetinde bulunan ve rütbe ve kıdemce kendisinden büyük personelde yapmaya mecburdur. Amirler de bu zevata rütbeleri itibariyle layık oldukları saygıyı göstermeye mecburdurlar denilmektedir.
Silahlı Kuvvetlerle ilgili kadroların tespitinde idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış bulunmaktadır. Bu cümleden olmak üzere, dava konusunda 5.Kor. K.lığı Kh. ve Kh.Gr.K.lığı T.M.K.'sında Loj.Ş.Md.kadrosunun Tnk.Alb. olarak belirlendiği, ancak kadro açıklama bölümünde Varsa kurmay subay verilir. denildiği maddi bir vakıadır. Elde yeteri kadar kurmay subay olduğu için de söz konusu kadro, davalı idarece bir kurmay subay (Alb.) istihdam edilmesi suretiyle doldurulmuş bulunmaktadır. Yukarıda temas edilen mevzuat hükümleri karşısında da, davacının kendisinden bir yıl kıdemsiz bir kurmay albayın maiyetine atanması işleminde mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu şekilde bir atamanın uygulama ve mevzuata ters düştüğüne ilişkin iddialarına itibar edilememiştir. Kaldı ki bir Kolordu gibi büyük karargahta, Karargah Şube Müdürlüklerinin kurmay subay istihdam edilmek suretiyle doldurulmasında hizmet gerekleri yönünden hukuki isabet olduğu da izahtan varestedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının atamasına ilişkin işlemde hukuka aykırı bir yön görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun Davanın REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy