(926 S. K. m. 30, 109, 110, ek geçici madde 55, ek geçici m. 78) (647 S. K. m. 4)
Davacı, 26.10.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 926 Sayılı Kanunun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçtiğini, teğmenlik nasbinin 30.08.1986 tarihine götürüldüğünü, astsubay iken işlediği bir suçtan para cezasına mahkum edildiğini, sonradan yapılan yasal düzenlemeyle ceza süresinin naspına ilave edildiğini, 445 Sayılı KHK ile 926 Sayılı Kanuna eklenen Ek Geçici Madde 55 hükmü gereğince astsubaylık nasbinin düzeltildiğini, 926 Sayılı Kanunun 110 ncu maddesine göre bu nasıp düzeltme işleminin subaylık naspında yapılması gerektiğini ancak bunun yapılmadığını, 04.08.2000 tarihinde yürürlüğe giren 607 Sayılı KHK ile 926 Sayılı Kanuna eklenen Ek Geçici Madde 78 ile kendisine önceki para cezasından dolayı alamadığı kıdemi alma olanağının tanındığını, ancak idareye bu konuda yaptığı başvurusuna cevap verilmeyerek olumsuz işlem tesis edildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 78 nci maddesi gereğince rütbe kıdemlilik onay tarihinin değiştirilmemesi ve bir yıllık kıdeminin verilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare davanın öncelikle kesin hüküm ve süre yönlerinden iptali gerektiğini öne sürdüğünden, öncelikle bu iddiaları üzerinde durulacaktır.
Özlük dosyasının incelenmesinde; davalı idarenin kesin hükme dayanak olarak gösterdiği AYİM 1.Dairesinin 8.5.1990 tarih ve E.1990/148, K.1990/262 Sayılı kararının, davacının Tğm.rütbesinde iken açtığı, bulunduğu cetvelde bir kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali istemli bir davaya ilişkin olduğu ve retle sonuçlanan o dava ile derdest bu davanın konulan ile hukuki nedenlerinin farklı bulunduğu, dolayısıyla ortada kesin hükmün söz konusu olmadığı açıkça görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilememiştir.
Öte yandan, davalı idarenin 16.12.1991 ve 29.9.1999 tarihli işlemlerinin de davacının bu dava ile talep ettiği konulara ait olduğu görülmekle beraber; davacının bu kez taleplerinin dayanağı olarak 4.8.2000 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 78 nci maddesini göstererek 28.8.2000 tarihinde davalı idareye başvurması ve 60 günlük cevap süresi içerisinde dilekçesine idarece cevap verilmemesi üzerine, bu zımni ret kararının iptali için 26.10.2000 tarihinde AYİM'de davasını süresi içerisinde açması karşısında; yeni yürürlüğe giren bir mevzuat hükmü esas alınarak yapılan başvurunun diğerlerinden farklı mahiyeti nedeniyle, davada süre aşımının söz konusu olmadığı kanaatine ulaşılarak, aksi yöndeki idare iddialarına itibar edilememiştir.
Davanın esasına gelince:
Özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; 30.8.1969 tarihinde Ulş.Astsb.Çvş.naspedilen davacının, 9.Tüm.As.Mah.nin 8.11.1971 tarih ve E.1971/191, K.1971/171 Sayılı kararı ile, hizmete müteallik bir muameleden dolayı amire hakaret suçundan 5 ay hapis, askeri vasıtayı hususi menfaatinde kullanmak suçundan 5 gün hapis cezalarıyla tecziye edildiği, her iki cezanın 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddesi uyarınca ağır para cezasına çevrilerek, içtimaen 1550.-TL ağır para cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, MSB.'lığının 13.3.1972 tarihli işlemi ile söz konusu suçlardan vaki 5 ay 5 günlük hapis cezası ve amire hakaret suçundan açıkta kaldığı 2 ay 21 günlük süre olmak üzere toplam 7 ay 26 günlük süresinin bekleme süresinden düşülerek, 30.8.1969 olan Astsb.Çavuşluk nasbinin 25.4.1970 tarihine götürüldüğü, 3.7.1975 tarih ve 1923 Sayılı Kanunla 926 Sayılı Kanuna eklenen Ek Geçici 28 nci madde uyarınca para cezasına çevrilen ve kıdeminden düşülen 5 ay 5 günlük süre, KKK.lığının 29.8.1975 tarihli işlemiyle naspına ilave edilerek, 25.4.1970 olan nasıp tarihinin 20.11.1969 tarihine götürüldüğü, 1985 yılı içerisinde astsubaylıktan subaylığa geçme isteğinde bulunan davacının bu konudaki başvurusunun geçmişinde mahkumiyeti olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesi üzerine, davacının bu işlemin iptali için açtığı davanın AYİM.1.D.nin 21.1.1986 tarih ve E.1985/175, K.1986/12 Sayılı kararı ile kabul edilerek işlemin iptaline karar verildiği, bu karar sonrasında davacının girdiği sınavlarda başarılı olarak 3.7.1987 tarihinde teğmen naspedildiği, bu rütbesindeyken 926 Sayılı Kanuna 29.9.1988 tarih ve 3475 Sayılı Kanunla eklenen Ek Geçici 51 nci madde uyarınca, Sınıf Okulunda başarılı geçen süresinin teğmenliğinden sayılarak, 12.12.1988 tarihli işlemle 3.7.1987 olan Teğmenlik nasbinin 15.9.1986 tarihine götürüldüğü, davacının subay statüsüne geçtikten sonra 926 Sayılı Kanunun EK-VII Sayılı cetvele intibakının yapılmaması işleminin iptali için açtığı davanın AYİM.1.D.nin 9.5.1989 tarih ve E.1989/151, K.1989/258 Sayılı kararı ile reddedildiği, yine aynı cetvelde kendisine bir kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM.1.D.nin 8.5.1990 tarih ve E.1990/148, K.1990/262 Sayılı kararı ile reddedildiği, davacı üsteğmen rütbesindeyken 9.8.1991 tarihinde yürürlüğe giren 445 Sayılı KHK.ile 926 Sayılı Kanuna eklenen Ek Geçici 55 nci madde ile ...445 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaları tedbire veya para cezasına çevrilen subay ve astsubayların gözaltında, tutuklulukta veya açıkta geçen süreleri karşılığında kıdemlerinden düşülen müddetler iade edilir ve nasıpları buna göre düzeltilir... şeklinde getirilen düzenleme sonrasında davalı idarece, davacının bu tarihte subay statüsünde oluşu, belirtilen maddede astsubaylıktan subaylığa geçmiş olanlar hakkında herhangi bir hüküm getirilmemiş olması dikkate alınmadan, KKK.lığının 9.12.1991 tarihli işlemiyle bu madde gerekçe gösterilerek davacının ...kıdeminden düşülen açıkta geçen 2 ay 21 günlük sürenin iade edilerek 20.11.1969 olan Astsb.Çvş.luk nasbinin 30.8.1969'a...30.8.1985 olan Kad.Bşçvş.luk nasbinin da 26.8.1991 tarihinden geçerli olarak 30.8.1984 tarihine götürülmesine... karar verildiği, oysa davacının bu tarihte Ütğm.rütbesinde bulunduğu, davacının 20.9.1991 tarihinde davalı idareye başvurarak rütbe kıdemlilik tarihinin değiştirilmesi ve bir kademe intibakının yapılması talebinde bulunduğu, KKK.lığının 16.12.1991 tarihli işlemiyle ...aylık yönünden 1969 nasıplı emsali astsubaylar yerine 1970 nasıplı astsubaylarla işlem görmüş ve EK-VIII Sayılı cetvelde 2 nci derecenin 1 nci kademesinden aylık almıştır. 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 55 nci maddesi gereğince nasbi düzeltildiğinden, 30.8.1991 tarihinden geçerli olarak 1969 nasıplı emsali astsubaylar gibi EK-VIII Sayılı cetvelde 2 nci derece 2 nci kademeden aylık alacaktır. Nasbi düzeltilmiş ve aylığını da EK-VIII Sayılı astsubaylık göstergesinden aldığından, bir kademe ileriye intibak ettirilmiştir. Ancak subaylık nasıplarında bir değişiklik yapılmadığından, rütbe kıdemliliğinin yapılmasına ve buna göre de aylığının bir kademe ileriye intibak ettirilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır... şeklinde olumsuz cevap verildiği, davacının geçirilmiş olduğu subay statüsünde Açık öğretim Fakültesinden mezun olması nedeniyle, 926 Sayılı Kanunun 110 ncu maddesi gereğince 24.11.1993 tarihli işlemle intibakının yapılarak, 30.8.1993 tarihinden geçerli olarak 1 nci derece 2 nci kademeden 1 nci derece 3 ncü kademeye intibak ettirildiği, davacının 6.5.1999 tarihinde Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladığı, bu nedenle kendisine yüksek lisans kıdemi verilmesi yolundaki isteminin, geçmişte vaki mahkumiyetinin engel teşkil ettiği gerekçesiyle idarece kabul edilmediği, davacının bu işleminin iptali için AYİM'de dava açtığı, davacının 16.8.1999 tarihinde davalı idareye yazılı olarak başvurarak, astsubay statüsünde yapılan nasıp düzeltme işleminin subay statüsüne yansıtılması ve bu suretle kendisine bir yıl kıdem verilmesi talebinde bulunduğu, KKK. lığının 29.9.1999 tarihli cevabi yazısı ile ...anılan subayın dilekçesinde bahsedilen konuyla ilgili ilgi (b) yazı ekinde gönderilen 20.9.1991 tarihli dilekçesinin de aynı konuyu kapsadığı ve subaylık hizmetindeki nasbinin düzeltilmesinin mümkün olmadığı hususu ilgi (c) ile -16.12.1991 tarihli cevabi yazı - anılan subaya bildirildiğinden - yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. şeklinde cevap verildiği, davacının benzer taleplerini 21.10.1999 tarihli dilekçesiyle tekrarladığı, bu arada davacıya yüksek lisans kıdemi verilmemesi işleminin AYİM.1.D.nin 23.5.2000 tarih ve E.2000/246, K.2000/576 Sayılı kararı ile iptal edildiği, 4.8.2000 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 607 Sayılı KHK. ile 926 Sayılı Kanuna eklenen Ek Geçici 78 nci maddenin kendisi bakımından bir hak tanıdığını beyanla davacının 28.8.1999 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak, 30.8.1998 olan rütbe kıdemlilik tarihinin değiştirilmesini ve mağdur olduğu, bugüne kadar verilmeyen bir yıllık kıdeminin verilmesi talebinde bulunduğu, davacının bu son dilekçesine idarece 60 günlük süre içerisinde herhangi bir cevap verilmemesi üzerine, davacının söz konusu zımni ret kararının iptali istemiyle 26.10.2000 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı, davanın açılmasından sonra yüksek lisans kıdemi verilmemesi işleminin iptaline dair AYİM kararının davalı idarece yerine getirilerek, 22.11.2000 tarihli işlemle davacının 30.8.1995 olan Yüzbaşılık nasbinin 30.8.1994 tarihine götürüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacının davasını dayandırdığı 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici Madde 78 hükmü şu şekildedir: Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin men'ine, kamu davasının düşmesine veyahut ortadan kaldırılmasına, beraatına, kısa hapis cezasına veya verilen cezanın teciline, tedbire veya para cezasına çevrilmesine karar verilenlerden rütbe kıdemlilikleri onananların onay tarihleri, emsallerinin onay tarihine götürülür. Ancak onay düzeltilmesinden dolayı maaş farkı ödenmez.
Davacı, 926 Sayılı Kanunun 110 ncu maddesine göre, astsubaylıktan subaylığa geçenler hakkında rütbe, rütbe anormal bekleme süresi, yaş hadleri dışında kalan hususlarda normal subaylarla ilgili hükümlerin uygulanması gerektiğini, dolayısıyla 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 78 nci maddesinin kendisi bakımından da uygulanması ve talebi gibi rütbe kıdemlilik onay tarihinin düzeltilerek, kendisine bir yıl kıdem verilmesi gerektiğini öne sürmektedir.
Davacının, dava konusu taleplerine dayanak olarak gösterdiği 926 Sayılı Kanunun 110 ncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanunun 109 uncu maddesi uyarınca astsubay statüsünden subay statüsüne geçirilenlerin rütbe (ki aynı maddenin ilk fıkrasına göre bu statüdekiler Yüzbaşı rütbesinden yukarı rütbelere çıkamamaktadır), rütbe normal bekleme süreleri (bu statüdekiler için aynı Kanunun 30 ncu maddesinde öngörülen normal rütbe bekleme süreleri mutlak olarak uygulanmayacaktır) ve yaş hadleri (aynı maddenin ilk fıkrasında öngörülen yaş hadlerine kadar görev yapma imkanı mevcuttur) dışında kalan hususlar için, subaylar hakkındaki diğer hükümlerin uygulanacağı hükmünü öngörmektedir. Diğer bir deyişle, belirtilen üç istisna dışında, 926 Sayılı Kanunda subaylar hakkında öngörülen tüm hükümler bu statüde bulunanlara tatbik edilecektir.
Bilindiği ve Mahkememizin muhtelif kararlarında dile getirildiği üzere, idare hukuku bir statü hukukudur ve statüler, koşulları önceden saptanmak suretiyle belirgin hale getirilmiş ve düzenlenmiştir. Yine bu özellik gereği, bu statülere dahil olan kişilerin önceden belirtilmiş olan koşulları kabul ettiği var sayılır ve bu statüye girdikten sonra vuku bulan olaylar, düzenlemeler, içinde bulunulan statünün koşullarına göre değerlendirilir.
Davacının statüsü, 926 Sayılı Kanunun 109 uncu maddesine dayanmaktadır. Bu durumda önce statüye ilk giriş anı ve yeni statüde nasıp durumunun irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. Anılan yasal hükmün incelenmesinde; 926 Sayılı Kanunun 109 ncu maddesine göre astsubaylıktan subaylığa geçenlerin sınıf okulunda geçen süreleri teğmenlik naspından sayılmakta ve Sınıf Okulunu başarı ile bitirenler, bitirdikleri tarihten itibaren teğmen naspedilmektedir. Söz konusu statüye intisap edeceklerin bu şekilde bulunacak nasıplarına göre terfi ve kademe ilerlemesine esas olacak nasıpları, nasıplarının götürüldüğü takvim yılının 30 Ağustosudur. Davacı 926 Sayılı Kanunun 109 ncu maddesine göre subay statüsüne girdiği için hakkındaki tüm işlemler teğmen naspedildiği tarihe göre yapılmak durumundadır. Zira 109 ncu maddeye göre astsubaylığın 6 ve 9 ncu yılları arasındaki farklı kıdemde olan astsubaylar subaylık için sınava müracaat edebildiklerine göre, farklı kıdemde olan astsubayların sınavı kazanmaları halinde sınıf okulunu aynı tarihte bitirdiklerinde okul bitirme tarihine göre nasıpları belirlendiğinden, aynı tarihte teğmen naspedileceklerdir. Bu durum da göstermektedir ki subaylığa nasıptan önceki durumların, subaylık statüsünde nasıp, rütbe, kıdemlilik gibi konularda bir etkisi bulunmamaktadır.
Esasen yukarıda ana hatları ile temas edilen statü hukuku ilkesi, davacının önceki astsubay statüsü ile sonradan girdiği subay statüsünün birbirine karışmasını ya da emsal teşkil etmesini menetmektedir. Yasa koyucu bu konuda özel ve açık bir düzenleme öngörmedikçe, astsubay statüsüne ilişkin kimi düzeltmeler ve iyileştirmelerin, kendiliğinden subay statüsündeki konum ve durumlara bir etkisi söz konusu olamaz. Diğer, bir deyişle, önceki astsubay statüsüne ilişkin nasıp tashihini gerektiren yasal düzenlemeler, ancak bu statüdeyken bir anlam ifade eder. Subay statüsüne girildikten sonra, önceki statüye dair vaki iyileştirici düzenlemelerin doğrudan subay statüsündeki durum ve konumlara yansıtılmasına hukuken imkan yoktur. Davacının kendi lehine düzenleme öngördüğünü öne sürdüğü 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 78 nci maddesi, astsubay ve subay statüleri yönünden ayrı ayrı uygulanabilme imkanına sahip ve rütbe kıdemliliği onay tarihlerinin ilgililer lehine düzeltilmesi olanağını sağlayan bir düzenleme olmakla beraber; astsubay statüsünde cereyan eden bir nasıp tashihi işleminin, sonradan kazanılan subay statüsünde de düzeltilmesine dair özel bir hükmü ihtiva etmemesi karşısında, astsubaylıktan subaylığa geçirilen kişiler bakımından uygulanabilme imkanına sahip bir hüküm olarak değerlendirilemez.
Öte yandan, anılan yasal düzenlemenin statü hukukuna aykırı, eşitliği ihlal edici bir mahiyeti bulunmaması karşısında; Anayasaya aykırı bir düzenleme olduğu yolundaki davacı iddialarına da ciddiyet atfedilememiştir.
Tüm bu açıklamaların ışığında, davacının astsubay statüsünde iken, açıkta geçen ve para cezasına çevrili mahkumiyeti nedeniyle nasıp tashihine tabi tutulması dolayısıyla, uzun yıllar astsubay emsallerinden bir yıl geri kalması nedeniyle, 926 Sayılı Kanunun Ek Geçici 78 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesine ve bu suretle subay statüsünde bulunduğu Yüzbaşı rütbesinde rütbe kıdemlilik onay tarihinin bir yıl geri alınmasına ve kendisine bir yıl kıdem verilebilmesine hukuken imkan bulunmadığı açıkça anlaşılmakta olup; davacı hakkındaki zımni ret işleminin de sonucu itibariyle hukuka uyarlı düştüğü açıktır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy