(3269 S. K. m. 1) (Uzman Erbaş Yön. m. 13)
Davacı vekili, 17.112000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 5.2.1993 tarihinde imzaladığı sözleşme ile TSK.'nde uzman erbaş olarak göreve başladığı ve sözleşmesinin idare tarafından yenilenmeyerek 17.2.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği, buna karşı açılan davanın AYİM 1.D.nin 3.10.2000 tarih ve 2000/348-899 Esas ve Karar Sayılı kararı ile kabul edilerek sözleşme yenilenmeme işleminin iptal edildiği ifade edilerek, davacının statü dışına çıkarıldığı 17.2.2000 tarihinden göreve başlatılacağı tarihe kadar görev aylıklarının tahakkuk ettirilmemesi, bu aylıklar üzerinden kanuni kesintiler yapılıp ilgili kurumlara gönderilmemesi, tahakkuk ettirilecek maaşa yasal faiz uygulanmaması işleminin iptali ile 100.000.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi amacıyla bu davanın açıldığı görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 3269 Sayılı Kanun kapsamında ve 5.2.1993 tarihinde P.Uzm.Onb, rütbesiyle 2 nci Kom.Tug.3 ncü Kom.Tb.3 ncü Bl.Hv.Mg.K.olarak göreve başladığı, 30.8.1996 tarihinde uzman çavuşluğa terfi ettiği, KKK.lığının 14.7.1997 tarihli emriyle 4 ncü Kom.Tug.3 ncü Kom.Tb.7 nci Bl.K.lığı emrine Hv.Mg.K.olarak atandığı, burada görev yapmakta iken, 4 ncü Tug.K.lığının 17.2.2000 tarihli emri ile son aldığı sicilin kademe ilerlememesine yetmemesi nedeniyle Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 ncü maddesine göre sözleşmesinin feshedildiği ve 17.2.2000 tarihinde terhis edildiği, bunun üzerine davacının sözkonusu işlemin iptali amacıyla açtığı davanın kabul edilerek, AYİM.1.D.nin 3.10.2000 tarih ve E.2000/348, K.2000/899 Sayılı kararıyla sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı görülen işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın davacı vekiline tebliğini müteakiben davacının statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının ödenmemesi işleminin iptali ve 100.000.000.-TL manevi tazminat istemli işbu davanın 17.11.2000 tarihinde ve süresinde AYİM.'nde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının göreve başlatılıp başlatılmadığı hususundaki 23.1.2001 tarihli ara kararımıza henüz cevap verilmemişse de, davacı vekilinin duruşmadaki beyanından davacının yeniden göreve başladığı yani davalı idarece statüye alındığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere iptal kararı, tesis edilen işlemi tesis tarihinden itibaren ortadan kaldırdığından, iptal edilen işlem ile sıkı ilişkisi olan mali hakların, başkaca bir hükme gerek olmaksızın idarece kendiliğinden karşılanması, belli bir görev ya da statü dışında geçirilen sürelerin görevde/statüde imiş gibi değerlendirilmesi ve bu göreve/statüye bağlı aylık vb. özlük haklarının, ilgilinin iptal kararı sonrasında yeniden eski göreve/statüye başlamasını takiben, idarece ayrıca herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın ödenmesi gerektiği idare hukuku öğretisi ve yerleşik yargı içtihatlarının tabii bir gereğidir. Bu nedenle davacının statü dışına çıkarıldığı 17.2.2000 tarihinden tekrar statüye alındığı tarihe kadar geçen süredeki döneme ilişkin müstahak olduğu aylık ve özlük haklarının davacıya ödenmemesi işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlanmış bulunmaktadır. Tabiatıyla, söz konusu özlük hakları, davacının tüm kanuni ödemeler dahil edilmek suretiyle aylığının tahakkukunu, bu aylığından Emekli Sandığı vb. kanuni kesintileri yapılarak ilgili kurumlara gönderilmesini ve kalan net itasının, talep edildiği üzere, tahakkuk tarihlerinden ödeme tarihlerine kadar yasal faizi hesaplanarak davacıya ödenmesini kapsamaktadır. Bu bakımdan iptal kararı açıklanan doğrultuda yerine getirilmelidir. Davacının manevi tazminat istemine gelince; Dava konusunda, davalı idarece tesis edilen ayırma işleminde hem sebep hem de maksat unsurlarındaki sakatlığın varlığı tespit edildiğinden ve ortada bir içtihadi hata halinin varlığından söz edilemeyeceğinden, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin açık bir hizmet kusuruna dayalı olduğu kuşkusuzdur ve davacının hukuka aykırı şekilde statü dışında geçirdiği sürelerde duyduğu elem ve üzüntü nedeniyle manız kaldığı manevi zararın giderilmesi amacıyla 50.000.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle;
1) Davacının statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin müstahak olduğu özlük haklarının ödenmemesi işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, İşlemin iptaline,
Söz konusu aylıklar tutarına tahakkuk ettirildikleri aylar itibariyle ödeme tarihine kadar Yasal Faiz Tahakkuk Ettirilmesine,
2) Davacıya, Dairemiz iptal kararıyla hukuka aykırılığı sabit olan ayırma işlemi nedeniyle duyduğu manevi zarara karşılık olmak üzere 50.000.000.- TL (Ellimilyonlira) Manevi Tazminat Verilmesine, Hükmedilen manevi tazminata 17.02.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar Yasal Faiz Tahakkuk Ettirilmesine. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy