(3466 S. K. m. 15) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 61)
Davacı vekili, 22.11.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili uzman jandarma çavuşun Silopi İlçe J.K.lığı J.Komd.Bl.K.lığı emrinde özel harekat elemanı olarak görev yapmakta iken eşinin rahatsızlığı nedeniyle birlik tabibinin eşini Şırnak Askeri Hastanesine sevk ettiğini, ancak Birlik Komutanının sevk evraklarını çizerek davacıyı kovduğunu, davacının durumunu anlatmak üzere Birlik Komutanının odasına girdiğini, kapıda bulunan haberci ve şoförün kendisini anormal tutmaları sonucu davacının bir elinin parmağının el bombası piminden ayrıldığını, yere düşen el bombasının patlaması sonucu bazı malzemelerde hasar meydana geldiğini, olayla ilgili olarak davacının adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan tutuklandığını ve yargılamanın halen 2.Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesinde devam ettiğini, davacı hakkındaki yargılama sonuçlanmadan tesis edilen disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 12.12.2000 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 nci maddesi; Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen Uzman Jandarmalar meslekten hemen çıkarılırlar ve haklarında T.C.Emekli Sandığı Kanununun hükümleri uygulanır hükmünü amirdir.
Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 43 ncü maddesi; Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen Uzman Jandarmalar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır:
1- Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, uyan ve cezalara rağmen ıslah olmaması,
2- Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,
3- Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olması,
4- Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması hükmünü içermektedir.
Aynı maddede ayırma işlemine tabi tutulacak Uzman Jandarmalar hakkında yapılan işlemlerin, Astsubay Sicil Yönetmeliğinde astsubaylar için öngörülen esas ve usullere göre yürütüleceği; Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir şeklindeki sicilin ancak askeri sicil üstlerince düzenlenebileceği, maddede sayılan ayırma sebeplerinden en az birisinin ilgili Uzman Jandarmanın son rütbesine ait bir veya birkaç belge ile saptanması gerektiği de öngörülmüştür.
Bu Yönetmeliğin atıfta bulunduğu Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 61 nci maddesinde; ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince başlatılabileceği ve bunun ne şekilde olacağı düzenlenmiştir. Bu maddenin (a) bendinde; ayırma sicil belgesinin süre söz konusu olmaksızın her zaman düzenlenebileceği, sicil üstlerinin sicil belgesine, not vermeden disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaate vardıklarını belirttikten sonra, Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir kanaatini yazarak, Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına gönderecekleri, buradaki incelemeden sonra, maddede sayılan kişilerin katılımıyla oluşturulmuş olan Komisyon tarafından, sicil belgeleri ve diğer belgelerin değerlendirileceği, değerlendirme sonunda verilen kararın, Jandarma Genel Komutanının arzına sunulacağı ve alınacak onaya göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacının Silopi İlçe J.K.lığı J.Asy.Komd.Bl.K.lığı emrinde Tim K.Yrdc.Uzman Jandarma Çavuş olarak görev yapmaktayken, 18.7.2000 günü akşam 21.00 sıralarında 2 nci sicil üstü olan Silopi İlçe J.K.nın odasına elinde iki el bombası olduğu ve parmağı bir bombanın piminden tutulmuş halde bulunduğu halde girdiği, davacının gündüz vakti kendi Bl.K.nın bilgisi olmadan Şırnak'a doktora şevki yapılan eşine refakat iznini doğrudan İlçe J.K.dan almak istemesine kızan bu amirinin kendisini muaheze etmesinden duyduğu tehevvür ile bu eyleme giren davacıya önce İlçe J.K.ile odasında ziyaret için bulunan Silopi İlçe Emniyet Müdürünün müdahale ederek elini tuttukları, akabinde de Komutan habercisi ve şoförü olan erlerin de davacıya müdahale ederek el bombalarını almak istedikleri, bu esnada davacının el bombasının pimini çekmesi sonucu bombanın ateşleme düzeninin harekete geçtiği, davacının da bombayı İlçe J.K.nın makam odasına yere attığı, İlçe J.K.ile Emniyet Md.nün odayı terk ettikleri, patlayan el bombasının müdahalede bulunan erlerden birinin kulak zarının patlamasına ve odada maddi hasara yol açtığı, davacının elinde diğer el bombası olduğu halde olay mahallinden kaçan İlçe J.K.nın ardından gittiği ve İlçe J.K.nın aceleyle Emniyet Müdürünün arabasına binerek uzaklaştığı, yakalanarak etkisiz hale getirilen davacının hemen nezarete alındığı, derhal haberdar edilen Silopi Cumhuriyet Savcısınca aynı gece hazırlık soruşturmasına başlandığı, olay mağduru ve tanıklarının ifadelerinin saptandığı, olay yeri tespit tutanağının düzenlendiği, 19.7.2000 günü de davacının sorgusunun kendisine talebi üzerine re'sen müdafi seçilen Mardin Barosu mensubu bir avukatın huzurunda tespit edildiği, akabinde de tüm delillerin toplanması nedeniyle Silopi Cumhuriyet Savcılığınca 19.7.2000 tarihinde görevsizlik kararı verilerek, hazırlık dosyasının Diyarbakır 2.Tak.Hv.K.K.Askeri Savcılığına gönderildiği, davacının burada 20.7.2000 tarihinde tutuklandığı, 28.7.2000 tarihinde sıralı sicil üstlerince davacı hakkında Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir. şeklinde ayırma sicili düzenlendiği, J.Gn.K.lığı Personel Bşk.lığında teşkil ettirilen Komisyonun 28.9.2000 tarihli ayırma yönündeki kararının 2.10.2000 tarihinde J.Gn.K.lığınca onaylandığı, bu arada 2.Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Savcılığının 6.10.2000 tarih ve E.2000/1640, K.2000/628 Sayılı iddianamesi ile davacı hakkında adam öldürmeye tam teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, J.Gn.K.lığının 9.10.2000 tarihli onayı ile davacının disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin tekemmül ettiği, bu işlemin 30.10.2000 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının vekili marifetiyle söz konusu işlemin iptali istemiyle 22.11.2000 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı, davacının TSK.ile ilişiğinin 10.1.2001 tarihinde kesildiği, 2.Tak.Hv.K.K.Askeri Mahkemesince 16.1.2001 tarihinde tahliye edildiği ve halen bu suçtan yargılamasının derdest olduğu, 30.8.1995 tarihinde Uzm.J.Çvş.naspedilen davacının 1996-2000 yılları sicillerinin hemen tamamının orta derecede teşekkül ettiği ve neredeyse tüm sicil üstlerince hakkında çok olumsuz yazılı kanaatler belirtildiği, önceki rütbesi ile bulunduğu rütbede iki kez gizli tebligatla uyarıldığı (29.5.1996 ve 9.3.1998 tarihlerinde), iki kez şiddetli tevbih (29.7.1997 ve 15.3.1999 tarihlerinde) ve üç kez oda hapsi (kısa süreli kaçma suçundan 4.6.1996 tarihinde 7 gün, görev kağıtsız göreve çıkmak suçundan 7.1.1997 tarihinde 5 gün, palaskasız dolaşmak suçundan 16.12.1998 tarihinde 7 gün olmak üzere) cezalarıyla tecziye edildiği, buna karşılık 15.3.1998 ve 27.6.1999 tarihlerinde iki kez yazılı olarak takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin tesis edilebilmesi ve bunun yasa ve yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olabilmesi için ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmama halinin ortaya konulması, disiplin durumunun artık TSK. de görev yapmayı engelleyici vehamet derecesine gelmiş olması gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin iyi bir şekilde yürütülebilmesi için bir vasıta olan idarenin bu hizmetin iyi yürümesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla; hizmeti yürütecek elemanları alırken birtakım vasıflara sahip olmasını araması tabii olduğu gibi alındıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, faydalanma imkanı kalmamış ya da görevde kalması yarar yerine zarar getirmekte ise, idarenin hizmetin sağlıklı bir şekilde yürümesini temin edecek tedbirleri alması doğaldır. Silahlı Kuvvetlerden Ayırma işlemi bunu sağlayabilme maksadıyla idareye tanınmış bir yetkidir. Disiplinsizlikten hakkında ayırma işlemi yapılan kişinin işleme esas alınan disiplinsizlik fiil ve davranışlarının boyutu veya aldığı cezalar yeterli ölçü ve ağırlıkta ise bu kişinin hizmette tutulmasında kamu yararı bulunduğundan söz edilemez. Üstelik mensup olduğu Jandarma sınıfının halkla iç içe olan hizmet gereği göz önüne alındığında, bu sınıfa mensup TSK. Personelinin disiplin açısından daha mükemmel bir seviyede olmasını kamu yararı açısından zorunluluk olarak görmek gerekmektedir.
Öte yandan, geçmişinde herhangi bir disiplin cezası bulunmayan, sicil durumu da çok iyi seviyede bulunan rütbeli bir personelin, çok ağır disiplin ihlali mahiyetindeki ya da Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsan veya ahlak dışı bir fiilinin mevcudiyeti halinde dahi, salt bu son durumu esas alınarak hakkında disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemi tesis edilebileceği izahtan varestedir.
Davacı vekili, davacı hakkındaki yargılama sonuçlanmadan tesis edilen ayırma işleminin hukuka aykırı düştüğünü öne sürmekle beraber, bu iddiaya da hukukilik atfedebilmeye imkan görülmemiştir. Gerçekten, yargılamaya konu her suç teşkil eden fiilin akabinde ayırma işlemi tesis edilmesi her zaman olanaklı olmayıp; somuta indirgendiğinde, yukarıda temas edilen çok ağır disiplin ihlali, Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsıcı fiil veya ahlak dışı bir davranış gibi özel ağırlıklı davranış biçimlerinin varlığı halinde duraksamadan bu yola gidilmesi uygun bulunmaktadır.
Davanın esasında, davacının geçmiş mevcut disiplinsizliklerinin yanı sıra, son vahim fiilinin ayırma işlemine esas alındığı maddi bir vakıadır. Davacının, 2 nci sicil üstü olan amiri İlçe Jandarma Komutanına karşı vaki adam öldürmeye tam teşebbüs fiili ile ilgili yargılamanın devam etmekte oluşunun ise, tesis edilen ayırma işlemi bakımından bir bekletici mesele sayılmasına gerek görülmemiştir. Gerçekten, olayın hemen akabinde (bir-iki saat içinde) Cumhuriyet Savcısınca olay mahallinde yapılan hazırlık soruşturması evraklarının incelenmesi ve davacının tevilli ikrarı havi sorgusu, davacının amirine karşı davranış biçiminin vehametini açıkça ortaya koyduğu gibi, ileride suç vasfının değişmesi ihtimalinin de bu saptamaya bir etkisi bulunmamaktadır. Çünkü yapılan hazırlık soruşturması, davacının elinde iki el bombası olduğu ve bunlardan birinin pimine parmağı takılı bulunduğu halde amiri olan İlçe J.K.nın odasına girdiğini ve gelişen olaylar sonucu bunlardan birinin makam odasında patladığını açıkça ortaya koyduğundan; sabit olan bu davranış biçiminin çok ağır bir disiplin ihlali teşkil ettiği açıkça gözlenmektedir ve sıralı sicil üstlerince, olayın akabinde ayırma sicili düzenlenmesinde hukuki isabet söz konusudur.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen ayırma işleminde hukuka aykırı bir yön görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy