(Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 12)
Davacı 10.08.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 24.07.1998 tarihinde uzman erbaş statüsüne girdiğini ve iki yıllık sözleşme imzaladığını, 09.03.1999 tarihinde Tunceli'de teröristlerle girişilen silahlı çatışmada sağ kol ve sağ bacağından kurşun isabetiyle yaralandığını, 1,5 ay hava değişimi sonunda görevine devam ettiğini, bu olay nedeniyle takdirname aldığını, buna rağmen 2 yıllık sözleşme süresi sonunda sözleşmesinin yenilenmediğini, bu işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu, sicillerinin iyi olduğunu sandığını, almış olduğu 13 gün oda hapsi cezasının ise bir arkadaşıyla tartışma ve yatağını iyi düzeltmeme gibi basit suçlara dayalı olduğunu, bu suçlardan verilen cezaların sözleşmesinin yenilenmemesine yeterli bir hukuki neden teşkil edemeyeceğini belirterek; söz konusu işlemin iptalini ve bu nedenle statü dışında geçecek süreye ilişkin yoksun kalacağı aylık ve özlük haklarının hükmen tazminini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile ara kararımızla getirtilen davacıya ait özlük dosyasının incelenmesinde; davacının 24.07.1998 tarihinde uzman erbaş statüsüne girdiği ve Uzm.J.Onb. olarak Tunceli J.Komd.Özel Harekat Grup K.lığı emrine atandığı, Tim elemanı olarak görev yapmaktayken 09.03.1999 tarihinde Tunceli Laç Deresi Kuzey Sırtları mevkiinde arazide operasyonda iken bölücü örgüt mensuplarıyla girişilen silahlı çatışmada bacağından vurulduğu, Elazığ Askeri Hastanesince yapılan tıbbi tedavisi sonunda düzenlenen 17.03.1999 tarih ve 29 Sayılı Sağlık Kurulu raporuyla Ateşli silah yaralanmasına bağlı sağ krus yumuşak doku travması teşhisiyle C/58 1,5 ay istirahat kararı verildiği, savunmaya ekli ancak özlük dosyasında mevcut olmayan belge fotokopisine göre davacının 21.02.2000 tarihinde disiplin amirince, yatağını koğuş sorumlusuyla birlikte yapmaktan dolayı 3 gün oda hapsi cezasıyla tecziye edildiği, iki yıllık sözleşme süresinin 24.07.2000 tarihinde sona erecek olması nedeniyle, davacının sözleşmesini yenilemek amacıyla usulüne uygun şekilde dilekçe verdiği, ancak J.Komd. Özel Hrk.Grp. K.V.nin Tunceli J.Bölge K.lığına yazdığı 22.05.2000 tarihli yazı ile ... aşağında açık kimliği yazılı uzman erbaşın (davacının) görevde başarısız olup, kendisinden istifade edilemeyeceği ve disiplinsiz davranışları nedeniyle sözleşmesi yenilenmemiştir. Fesih işleminin yapılmasını ... şeklinde teklifte bulunulduğu, Tunceli J.Bölge Komutan Vekilince (Albay) 17.07.2000 tarihli işlemde davacının .... görevde başarısız olup kendisinden istifade edilemeyeceği, görevlerde verim alınamadığı, aktif görev anlayışının olmaması ve disiplinsiz davranışları .... nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği... nin (gerçekte sözleşmesinin yenilenmediğinin) bildirildiği ve buna göre de davacının sözleşme süresinin bitim tarihi olan 24.07.2000 tarihinde terhis edildiği, davacının söz konusu menfi işlemin iptali için 10.08.2000 tarihinde AYİM.'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Uzman Erbaşların sözleşmelerinin uzatılmasında izlenecek yöntem ile aranan koşullar, 3269 Sayılı Kanuna dayalı olarak çıkartılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; .... sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşme süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla, aşağıdaki şartlar altında kabul edilir:
1) Taahhüt ettiği sürenin bitimine üç ay kala hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak,
2) Almış oldukları son sicil notu, sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olmak,
3) Fiili kadroda münhal bulunmak,
4) İstihdam edildikleri edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık niteliklerine sahip olmak.
Bu suretle işlemleri tamamlanan uzman erbaşların sözleşmelerinin uzatılması, istihdam edildikleri bağımsız tugay, tümen (deniz ve havada eşidi) komutanlıklarınca veya eşidi kurum amirlerince ... tasdik edilir... Bu şekilde sözleşmelerinin uzatılması tasdik edilenler, yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam ederler....
Dava konusunda, davacı bakımından, maddede sayılan (4) koşula ilişkin bir hukuki sorun olmadığı, ancak idareye bu konuda tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının isteminin kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin incelenmesinde; işlemin anılan Yönetmelik gereğince münhasıran bağımsız Tugay (davacı Jandarma mensubu olduğundan J.Bölge Komutanı) Komutanı tarafından tesisi gerekirken; Komutan Vekili imzasıyla bir albay tarafından tesis edildiği görüldüğünden, işlemin öncelikle yetki unsuru yönünden sakat olduğu görülmektedir. (Dairemizin 06.06.1995 tarih ve E.1994/1302, K.1995/607 Sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
İşlemin sebep unsuru yönünden incelenmesine gelince; idare hukuku öğretisinde ve idari yargı uygulamasında tartışmasız bir şekilde kabul gören ilkelerden birisi de, sebepsiz işlem olamayacağı ve her işlemin mutlaka bir sebebi bulunması zorunluluğudur, idare hukukunda işlemler kendilerinden önce gelen ve objektif kurallarla belirlenmiş bulunan bir sebepe dayanmalıdırlar. Sebep, objektif bir nitelik taşır; çünkü işlemi yapanın kendi düşüncesinde yer alan ve bu nedenle yeğlediği bir husus değil, onun dışında kalan ve objektif ortaya koyduğu bir neden veya objektif hukuka uygun maddi bir olgudur. Objektif hukukun öngördüğü bir neden veya maddi olgu yoksa işlem sakat, dolayısıyla hukuka aykırı olur. (İl Han ÖZAY, Günışığında Yönetim, İstanbul 1996, s.356)
Öte yandan, takdir yetkisinin en fazla görüldüğü ve sorunlara neden olduğu alanın sebep unsurunda bulunduğuna hemen işaret etmek gerekir. Ne var ki, idarenin sahip olduğu takdir yetkisi"nin, hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğunu da gözden uzak tutmamak lazımdır. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, bir işlemi oluşturan unsurların tümünün takdir yetkisi alanı içinde bulunması mümkün değildir. Buna karşılık, bir unsurda takdir yetkisinin söz konusu olması işlemin tümüne yansımaz ve onu tamamen takdiri bir işlem haline getirmez. (Sıddık Sami ONAR, İdare Hukukunun Umumi Esasları, İstanbul 1966, C.I, s.426)
Davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin nedeni; görevde başarısızlık, kendisinden istifade edilememe, görevde verim almamama ve disiplinsizlik olarak gösterilmiştir. Görevde başarısızlık, kendisinden istifade edilememe ve görevde verim almamama ile ilgili özlük dosyasında hiçbir bilgi ve belge olmadığı gibi; savunmada da bunu ortaya koyan herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Aksine, davacının görevi çerçevesinde bölücü örgüt militanlarıyla girişilen silahlı bir çatışmada vurularak yaralandığı ve canını ortaya koyma pahasına vazifesini yaptığı maddi bir vakıadır. Dolayısıyla bu yöndeki gerekçeler soyut, sübjektif ve gerçeği yansıtmaktan uzak görülmüştür.
Disiplinsizlik olgusuna gelince; Bu konuda idarece savunmayla birlikte ibraz edilen yegane belge, koğuşta yatağını tek başına yapmamaktan dolayı davacıya verilen 3 gün oda hapsi cezasından ibaret olup; disiplinsizlik halini ortaya koyan başkaca bir bilgi ve belgenin yokluğu karşısında, basit bir disiplin ihlali niteliğindeki fiili nedeniyle davacının disiplinsiz addedilebilmesine hukuken imkan olamayacağı kanaatine varılarak, bu gerekçenin de hukuka uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.
Şu halde, tesis edilen işlemde davalı idarece takdir hakkının, objektif ve kamu yararına uygun şekilde kullanıldığından söz edilemeyeceği gibi; işlemin gerekçesi olarak gösterilen sebepin de hukuki gerçeği yansıtmaması karşısında, işlemin sebep unsuru bakımından da hukuka aykırılıkla sakatlandığı açıkça anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi yetki ve sebep unsurları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy