(5434 S. K. m. 56, 45, 44)
Davacılar vekili, 10.12.1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu müteveffa er ...........'nın Malazgirt 105.Top.A.Uçs.Tb.l.Bt.K.lığı emrinde vatani görevini yapmaktayken, aynı birlikte askerlik yapan bir silah arkadaşı tarafından öldürüldüğünü, hizmet esnasında meydana gelen bu olay nedeniyle müteveffanın vazife malulü sayılması ve ana-babası olan davacılara yetim aylığı bağlanması gerekirken, davalı kurumca bu konuda suskun kalınmak suretiyle zımni red kararı verildiğini, bu işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve davacıların kurumda birikmiş aylık alacaklarına yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile ara kararıyla getirtilen tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; davacıların oğullan müteveffa Top.Er. .........'nın 108.Top.A.Uçs.Top.Tb.l.Bt.K.lığı (Muş-Malazgirt) emrinde vatani görevini ifa ettiği sırada, 9.2.1997 tarihinde Garnizon K.lığına ait 15 Evler Lojman bölgesinin arka nizamiye nöbet yerinde geceleyin nöbetçi olarak görev yapmaktayken, diğer nöbetçi arkadaşları Top.Er ....... ve Top.Er ........, .......'la sohbet ettikleri, bir ara Top.Er ........ ile Top.Er ........ arasında karşılıklı şakalaşma ve ardından da şakanın hududu aşılarak küfürleşmenin başladığı, er .......'un tüfeğini doğrultarak önce Top.Er ........'ya, ardından da aralarında hiçbir tartışma geçmeyen Top.Er .........'a seri şekilde ateş ettiği, vücuduna 4 mermi isabet eden Top.Er ......... ile vücuduna 2 mermi isabet eden Top.Er ..........'in aldıkları bu mermi isabetlerine bağlı olarak vefat ettikleri, davacıların askerde iken ölen oğullarından dolayı kendilerine vazife maluliyetinden yetim aylığı bağlanması istemiyle davalı kuruma yaptıkları başvurunun uzun sürede sonuçlandırılamaması üzerine, 10.12.1999 tarihinde bu zımni red kararının iptali istemiyle AYİM'de bu davayı açtıkları, bu olay nedeniyle Top.Er. .......... hakkında açılan davanın yargılaması sonunda 12.Mknz.P.Tug.K.lığı As.Mah.nin 10.2.2000 tarih ve E.2000/79, K.2000/25 sayılı kararı ile sanık er ........'un sabit görülen haksız tahrik karşısında Top.Er ......'yi öldürmek suçu sabit görülerek, bu suçtan neticelen 17 yıl 6 ay ağır hapis cezasına; keza sanığın sabit görülen görevli memuru (Top.Er ........'ı) hizmet sırasında kasten öldürmek suçu sabit görülerek, bu suçtan da müebbet ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, bu mahkeme kararında sanık ile müteveffa er ..... arasındaki karşılıklı küfürleşme halinin sanık açısından bir haksız tahrik nedeni teşkil ettiğinin kabul edildiği, bu mahkeme kararının gönderilmesini takiben Em.Snd.Yön.Krl.nun 29.6.2000 tarih ve 634 sayılı kararı ile ilgilinin (müteveffa Top.Eri .......'nın) ölümü olayının, hizmet dışına çıkılan ve yapılan görevle ilgisi bulunmayan ağır küfürleşme neticesi meydana geldiğinin anılan mahkeme kararı ile anlaşılması nedeniyle, ilgilinin ölümünde askerlik görevinin neden ve etkisinin bulunmadığı kanaatine varılarak, ilgili hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesinde, muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin iştirakçi olmadıkları halde silahaltında bulundukları sırada celp ve terhislerinde, şevkleri sırasında maluliyete uğramaları halinde koşulları varsa vazife malulü olabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, vazife malulü olabilmenin şartları ise aynı Kanunun 45 nci maddesinde belirtilmiştir. 45 nci maddenin (c) fıkrasında vazife malulü sayılabilmek için 44 ncü maddede belirtilen malullüğün, vazifenin yapılması sırasında ve vazifeden doğmuş bulunması gerektiği ve bu iki hususun birlikte gerçekleşmesinin koşul olduğu belirtilmektedir.
Davacıların oğulları müteveffa er ........'nın, olay tarihinde nöbet hizmetini ifa etmesi itibariyle vazife esnasında bu müessif olayın vuku bulduğu kuşkusuzsa da; Askeri Mahkeme kararındaki kabulde de ifade edildiği üzere, müteveffa ile sanır er .......... olay öncesi karşılıklı olarak ağır şekilde şakalaşmış ve küfürleşmiş ve nihayet bu haksız tahrik sonucu sanık er ........ tüfeğini ateşleyerek, hem er .........'yi, hem de bu olayda hiçbir dahil olmayan diğer nöbetçi er .......'ı vurarak öldürmüş olduğundan; müteveffanın ölümü olayının vazifenin sebep ve tesirinden kaynaklandığını kabul edebilmeye hukuken imkan bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle, herhangi bir hizmet ilişkisinden değil, tamamen kişisel nedenlerden kaynaklanan bu ağır küfürleşme hali ve devamında gelişen silahla ateş edilmesi fiili ile Askeri hizmet (vazife) arasında bir uygun illiyet bağı mevcut olmadığından; meydana gelen ölüm olayının vazifenin sebep ve tesirinden kaynaklandığını söyleyebilmek mümkün görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacıların oğulları müteveffa erin vazifenin sebep ve tesiriyle vefat etmediği, dolayısıyla hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanabilmesine imkan olmadığı yolundaki davalı kurum işleminde hukuka ve mevzuata aykırı herhangi bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy