(3466 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 125)
Davacı Vekili, 27 Eylül 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 30.8.1994 tarihinde Emirdağ Uzman Jandarma Okulundan mezun olan Müvekkilinin başarılı bir Uzman Jandarma olarak görev yaptığını, görevli olduğu timinin de başarılı olduğunu, verilen görevleri başarıyla yerine getirdiğini, gönderildiği kurslarda başarılı olduğunu, Müvekkilinin Tim Komutanının kendisine haksız yere düşük sicil verdiğini, esasında Müvekkilinin yetersiz olmadığını, bu nedenle TSK.'nden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davanın konusu yetersizlik nedeniyle (bir rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamama nedeniyle) TSK.'nden çıkarılma işlemi olduğuna göre, öncelikle davacının kademe ilerlemesi yapamadığı, 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin sicillerin hukuka uygun olup olmadıklarının, daha sonra bu kademe ilerlemesi yaptırılmama işlemlerinin ve en sonunda da buna bağlı olarak yetersizlik nedeniyle TSK.'nden çıkarılma işleminin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi neticesinde, Davacının son rütbesi olan Uzm.J.I.Kad.Çvş.luğa 30.8.1997 tarihinde naspedildiği, ancak izin tecavüzü suçundan aldığı mahkumiyet nedeniyle nasbinin 13.5.1998 tarihine götürülmüş olduğu, 1997 yılında yetersiz sicil alması nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı, 1998 yılında zayıf seviyede ve 1999 yılında da takip ve kontrolü gerekir seviyede sicil notu alması nedeniyle kademe ilerlemesi yapamadığı, son rütbeye nasıp tarihi olan 13.5.1998 tarihi dikkate alındığında 1997 yılında kademe ilerlemesi yapamamasının dikkate alınmadığı, 1998 sicil döneminde sicil belgesine suçuyla ilgili iddianame ve tutuklanmış olduğuna ilişkin belgelerin eklenmiş olduğu 1999 sicil dönemine ilişkin sicil belgesine de bir adet şiddetli tevbih cezasına ilişkin belge ile bir adet gizli tebligat belgesinin eklenmiş olduğu bulunduğu rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamadığı gerekçesiyle Jandarma Genel Komutanlığının işlemi ile yetersizlik nedeniyle re'sen emekliye sevk edildiği anlaşılmıştır. Sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine nazaran takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup bunların denetimi takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil amirinin ast hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, bunun tamamen amirin hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira Anayasanın 125/4 ncü madde ve fıkrasında takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri tespit edilip denetlenecektir.
Sicil işlemindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukla çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul ve kabul edilebilir nedenler öne sürülmeksizin çok düşük sicil notlan takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Sicillerin değerlendirilmesiyle ilgili olarak yukarıda getirilen ölçütlerle dava konusu siciller değerlendirildiğinde bunların hukuka aykırı olmadıkları sonucuna varılmıştır. Her ne kadar 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin sicil notlarında önceki sicil notlarına göre bariz bir düşüş gözlenmekte ise de bu düşüşü ve düşük sicil notu takdir edilmesini açıklayan belgeler sicil belgelerine eklenmişlerdir. Yukarıda da belirtildiği üzere 1998 yılı sicil belgesine izin tecavüzü suçundan hakkında düzenlenen iddianame ve tutuklandığına ilişkin belgenin eklenmiş olduğu, 1999 yılı sicil belgesine de bir adet gizli tebligat ile bir adet şiddetli tevbih cezasına ilişkin belgenin eklenmiş olduğu görülmektedir. Bu belgeler davacı hakkında tesis edilen 1998 ve 1999 yılı sicillerinin objektif ve hukuka uygun olarak düzenlendiklerini göstermektedir.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesinde sicil notu ortalaması sicil tam notunun %60 ve yukarısı olan uzman jandarmalara kademe ilerlemesi yaptırılacağı, kademe ilerlemesi şartlarının 926 sayılı TSK. Personel Kanununa göre yapılacağı belirtilmiştir. Uzman Jandarmaların kademe ilerleme esaslarını düzenleyen Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 38 nci maddesine göre de bir uzman jandarmanın kademe ilerlemesi yapabilmesi için gerekli olan şartlardan birisi de o yılkı sicil notunun sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olmasıdır. Davacının hukuka uygun oldukları tespit edilen 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin sicil notları sicil tam notunun %60'ının altında kalmaktadır. Yönetmeliğin 38 nci maddesinde belirtilen şart gerçekleşmemiş olduğundan 1998 ve 1999 yıllarında Davacının kademe ilerlemesinin yaptırılmaması işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yetersizlik nedeniyle ayırma konusunun düzenlendiği 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 ncü maddesinde bir rütbede en fazla iki defa kademe ilerlemesi yapamayan uzman jandarmaların yetersizlikten ilişiklerinin kesileceği belirtilmiştir. Aynı husus Uzman Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 42 nci maddesinde de benzer şekilde ifade edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı Uzm.J.I.Kad.Çavuş rütbesinde iken 1998 ve 1999 yıllarında hukuka uygun olarak, kademe ilerlemesi yapmamıştır. Dolayısıyla bulunduğu rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamaması gerekçesiyle yetersizlik nedeniyle TSK. nden çıkarılması işlemi belirtilen mevzuat hükümlerine tamamen uygun olup, bu işlemde de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yetersizlik nedeniyle TSK.'nden çıkarılma işleminin iptali talebiyle açılan dava yasal dayanaktan yoksun bulunduğundan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy