(926 S. K. m. 35)
Davacı, 22.2.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1996 yılında görev yaptığı Filo'nun dışarıda verdiği bir akşam yemeğinin bitiminde Filo K.nının kendisine, oraya getirdikleri bir maket uçağı ertesi gün bir astsubayın almasını planladığı için kızdığını ve bizzat kendisinin almasını emrettiğini, bu nedenle tartıştıklarını ve müteakip günlerde kendisine baskıya başladığım, birkaç kez konuşup sorunu çözmek istediğini, ancak mümkün olmadığını, bunun üzerine dilekçe yazıp filodan ayrıldığını, 1 nci sicil üstünün buna da çok kızdığını ve kendisini tehdit ettiğini, bu nedenle kendisine objektif olmayan sicil vermiş olabileceğini, hukuka aykırı olan bu sicilin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve davacının getirtilen Kuvvet K.lığı ve Kıt'ası K.lığında bulunan özlük ve sicil dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının 1985 yılında sicil almaya başladığı, sicillerinin ilk yıl hariç başlangıçtan itibaren çok iyi düzeyde olduğu, kimi yıllarda mükemmel veya mükemmele çok yakın düzeyde olduğu, hakkındaki kanaatlerin de notlarına paralel olarak olumlu olduğu, 1995 yılında her üç sicil üstünce de çok iyi düzeyde sicil notu takdir edildiği, olumlu kanaat belirtildiği, 1996 yılında 1 nci sicil üstünün değişmediği ve 2.5.1.1996 tarihinde ayrılış sicili olarak önceki yıllar ortalamasından 15 puandan fazla bir düşüşle iyi düzeyde not takdir edildiği, 2 nci sicil üstünce 26.1.1996 tarihli ayrılış sicilinde mükemmel, 2 nci sicil üstünce 2.5.1996 tarihli sicilde önceki yıllar ortalamasına uygun çok iyi, 3 ncü sicil üstünce 2.5.1996 tarihli sicilde mükemmel düzeyde sicil notu takdir edildiği, 3 ncü sicil üstünce olumlu kanaat belirtildiği, davacının sonraki sicillerinin de hep mükemmel düzeyde ve kanaatlerinin de olumlu olduğu, 1996 yılında 1 nci sicil üstünce 26.1.1996 tarihli ayrılış sicil belgesinde kanaat belirtilmemesine rağmen, 1 nci sicil üstü sicil defterinde 26.1.1996 tarihli ayrılış sicilinde aynı not verilip menfi kanaat belirtildiği, davacının mesleki safahatı boyunca toplam 47 takdirname, 11 Şerit Rozet ve 1 Nato Madalyasının olduğu, iptali istenen sicil dönemine ilişkin olarak 29.1.1996 tarihinde verdiği sicil iptal davasına konu edilen 1 nci sicil üstünce denetlemedeki başarısı nedeniyle verilmiş takdirnamesi, Hv.Kv.K.nınca 25.9.1995 tarihinde verilmiş Eğt.Öğretim Şerit Rozeti, 31.1.1996 tarihinde verilmiş Harekat Şerit Rozeti olduğu, mesleki safahatı boyunca hiç cezası ve savunma, ikaz yazısı gibi hakkında menfi kanaat uyandırabilecek nitelikte bir belgenin olmadığı görülmektedir.
1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini gözönünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur...Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Bilindiği gibi, sicil işlemleri, idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin yoğun olarak kullanıldığı bir işlem grubu olması nedeniyle farklılık arz etmekte olup, bunların denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanımında hukuka aykırı bk durumun bulunup bulunmadığı yönünden yapılmak durumundadır. Sicil üstünün astı hakkında sicil tanzim etmesi işleminin, tamamen üstün hareket alanı içinde kaldığını varsaymak mümkün değildir. Zira, Anayasa'nın 125/4 ncü madde ve fıkrasında, takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilmiş, takdir hakkının denetlenmesi konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir. Buna göre yargı yerince denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olmakla bu yetkinin kullanılma sürecindeki hukuka aykırılık halleri saptanmak suretiyle denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birdenbire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmiş olmasıdır.
1972 tarihli mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesinde, ...O yıla ait sicil düzenleme zamanında 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil not ve kanaatlerini önce sicil defterine daha sonra bu sicil belgesine yazarlar. Sicil defteri ile sicil belgesindeki not ve kanaatler birbirinden farklı ise bu takdirde işlemlerde sicil belgesindeki not ve kanaatler geçerli sayılır... denmektedir. Buna göre 1996 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen ayrılış sicil belgesinde davacı hakkında iyi not takdir edildiği, ancak kanaat belirtilmeyip, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca bu belgenin gönderileceği ve değerlendirmenin buna göre yapılacağı, 1 nci sicil üstü defterine yazılmış olan olumsuz kanaatin ise Hava Kuvvetleri K.lığına gönderilmeyeceği, böylece değerlendirmelerde dikkate alınmayacağı ve davacının menfaatinin zarar görmeyeceği, sicil defterindeki bu kanaatin işlem makamı olan Hv.K.K.lığına iletilmemesi nedeniyle değerlendirmelerde dikkate alınmayacak olması karşısında, bu işlemin tekemmül etmemiş işlem olması nedeniyle iptale konu olamayacağı düşünülebilirse de, sicil defterine yazılı olan olumsuz kanaatin Hv.K.K.lığına gönderilmediğini, aynı sicil döneminde aynı sicil üstünce düzenlenen iyi sicili içeren ancak herhangi bir kanaat olmayan sicil belgesinin Hv.K.K.lığına gönderildiğini daha sonraki sicil Üstlerinin inlemeyeceği ve daha sonraki sicil üstlerini dava konusu olumsuz kanaatin olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirildiğinden, sicil defterindeki Subay Sicil Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslara aykırı bir biçimde yazılmış olan olumsuz kanaatin iptal davasına konu olabileceği değerlendirilmiştir.
Davacının dilekçesi ve ilgili sicil belgelerinin incelenmesinden, davacının kendisine sübjektif sicil vermiş olabileceğini beyan ve takdir ettiği sicilin iptalini talep ettiği 1 nci sicil üstünün 25.1.1996 tarihinde ayrılış sicili düzenlediği görülmüş ve bu sicil inceleme konusu yapılmış, 2.5.1996 tarihinde düzenlenen sicil inceleme dışı bırakılmıştır.
Bütün bu açıklamalar ışığında dava konumuza döndüğümüzde, 1996 yılında 1 nci sicil üstünce ayrılış sicili olarak önceki yıllar sicil ortalamasından 15 puandan fazla bir düşüşle iyi düzeyde not takdir edildiği, davacının bundan önceki sicil ortalamasının çok iyi, bundan sonraki not ortalamasının mükemmel düzeyde olduğu, 1 nci sicil üslünce sicil belgesinde kanaat belirtilmemesine rağmen, 1 nci sicil üstü sicil defterine menfi kanaat belirtildiği, 2 nci ve 3 ncü sicil üstlerince tam not ve çok iyi seviyede not takdir edildiği, olumlu kanaat belirtildiği görülmüş, davacının bu sicil döneminde kendisine ortalamadan 15 puandan fazla düşük sicil notu takdirini gerektirecek, açıklayacak, haklı kılacak, çalışmasında ve disiplininde bir performans düşüklüğünü gösterecek nitelikte savunma, ikaz gibi bir belge olmadığı gibi, bu dönemde aldığı 2 şerit rozet ve bizzat 1 nci sicil üstünce takdirname verilmiş olması hususları dikkate alınarak, 1996 yılında 1 nci sicil üstünce düzenlenen ayrılış sicilinin Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına ve objektif kriterler uygun düzenlenmediği değerlendirilmiştir.
Açıklandığı şekilde dava konusu sicilin düzenlendiği tarihte geçerli olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 103 ncü maddesine göre sicil üstleri takdir ettikleri sicil ve kanaatleri önce sicil defterine yazıp, oradan da sicil belgesine geçirmelidirler, sicil defteri ile belgesi arasında çelişki olduğunda ise sicil belgesindeki kayıt geçerlidir. Davamızda 1996 yılı 1 nci sicil üstü sicil defterine ve sicil belgesine aynı notları yazmasına rağmen, Subay Sicil Yönetmeliği usul ve esaslarına aykırı davranarak sicil belgesine kanaat belirtmediği halde, sicil defterine olumsuz kanaat belirtmiştir. Bu nedenle sicil belgesi ile uyumsuz olan sicil defterindeki olumsuz kanaat usule aykırı olduğundan hukuken geçersizdir.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, 1996 yılında 1 nci sicil üstünce 25.1.1996 tarihinde düzenlenen ayrılış sicilinin İPTALİNE, 1996 yılında 1.nci sicil üstünce, 1 nci sicil üstü defterine belirtilen 25.1.1996 tarihli olumsuz kanaat hukuken geçersiz olduğundan İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy