(Kamu Konutları Yönetmeliği m. 40)
Davacı 27.4.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1999 yılında Diyarbakır garnizonuna atanmasını müteakip Seyrantepe Askeri Lojmanları bölgesinde bulunan Sağlam Apartmanının 10 numaralı dairesinin kendisine tahsis edildiğini, Diyarbakır ilinin yazları çok sıcak bir iklime sahip olması nedeniyle konutlarda klima ihtiyacının doğduğunu, eşinin de özellikle yaz aylarında çalışan bir kimse olması nedeniyle yaz boyu ailesinin Diyarbakır'ı terk edemeyeceğini, bu nedenle oturduğu konuta klima taktırmasının zaruret arz ettiğini, en uygun klimanın hangisi olduğu konusunda, binanın özelliklerini de göz önünde bulundurarak araştırma yaptığını, sonuçta duvara monteli split tipi klimada karar kıldığını, pencere tipinin hem yeterli soğutma sağlamadığını, hem de çıkardığı gürültü ile komşuları aşırı derecede rahatsız ettiğini, klimayı taktırdıktan bir müddet sonra, sökülmesi konusunda Lojman Üst Yönetim Kurulu Başkanlığından bir yazı gönderildiğini, konuyu izah ederek bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiğini ancak buna rağmen bu konuda hiçbir girişimde bulunulmadan klimanın sökülmesini emreden işlem tesis edildiğini, konuyla ilgili tüm olasılıkları araştırdıktan sonra bu tip bir klima taktırdığını ve bunda da haklı olduğunu belirterek hakkında tesis edilen işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 23.5.2000 tarihli kararı ile kabul edilmiş; bu kararın kaldırılması yolundaki davalı idare itirazı ise AYİM. Nöbetçi Dairesinin 9.8.2000 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, buna dayalı olarak çıkartılan Kamu Konutları Yönetmeliği ve TSK. Konut Yönergesindeki düzenlemelerden, kamu konutlarının sosyal amaçla personele tahsis edilen mekanlar olduğu, bu nitelikleri itibariyle de özel konutlara nazaran birtakım farklı kurallara tabi oldukları anlaşılmaktadır ve bu da işin doğasının gereğidir. Bu meyanda, sözgelimi istifade edenlerin, konutların mimari durumunda kendiliklerinden değişiklik yapmaları yasaklanmış bulunmaktadır. (Kamu Konutları Yönetmeliği Md.40/d, TSK. Konut Yönergesi 5.Bölüm Md.3/d)
Dava dosyasından, davalı idarece Diyarbakır garnizonundaki lojmanlara, sakinlerince klima takılmasına müsaade edildiği, ancak uygulamada klimanın lojman balkonuna konulması ya da pencere camına monte edilmesinin istendiği, davacının ise yaptığı teknik araştırma sonucu teknolojinin son ürünlerinden biri olan split tipi klimayı tercih ettiği, bunda da soğutma gücü, emniyetli ve sessiz çalışışı, komşuları rahatsız etmemesi, ana üniteye birden fazla soğutma elemanı takılması imkanı (ki davacı da dairesinin iki ayrı odasına da split klima taktırmıştır) gibi özelliklerin etken olduğu, ancak yine dava dilekçesine ekli yetkili servisçe düzenlenen Teknik Rapora göre, split tipi klimanın ana ünitesinin balkona konulması halinde, boru mesafesinin artması dolayısıyla büyük bir verim kaybının sözkonusu olduğunun saptanması ve birkaç firmaca da bu yönde tespit yapılması nedeniyle, davacının ana üniteyi pencere altında duvara monte ettirdiği, davalı idare savunması ekinde yer alan MSB. Diyarbakır İnş.Eml.Bşk.lığı yetkililerince düzenlenen Teknik Raporda da, davacının taktırdığı split tipi klima ile ilgili olarak ...Boru boyu uzadıkça cihaz kapasitesi yetersiz kalacağından yetersiz soğutma meydana gelecektir. En uygun çözüm iç ünite ile dış ünitenin en kısa yoldan birleştirilmeğidir. Şu andaki mevcut uygulama bu şekildedir. Ancak cihaz balkona alınır ise mesafe uzamasından dolayı daha büyük bakır boru çapı, daha fazla gaz, daha büyük kapasitede cihaz gerekecektir. Bu da daha fazla maliyet gerektirir. Ayrıca uzun mesafede gaz kaçağı riski de daha fazla bir ihtimal dahilindedir. Sonuç itibariyle mevcut sistem teknik açıdan en ucuz ve en ekonomik çözümdür. Ancak daha fazla ön yatırım maliyeti ve daha büyük kapasitede bir cihaz tesisi ile uygun borulama tesisatı yapılarak balkondan çocuk ve yatak odalarının soğutulmasının mümkün olacağı değerlendirilmektedir... denilmek suretiyle, davacının taktırdığı split tipi klimanın teknik açıdan en uygun çözüm olduğuna işaret edildiği, bu durumda davalı idarenin çekincesinin sadece estetik gerekçesine dayalı olduğu ve halen TSK.'nin pek çok bina, karargah ve kurumlarında fiilen kullanıldığı bir gerçek olan split tipi klimaların ana ünitesinin bina duvarına montesinin, yukarıda belirtilen mevzuattaki yasaklayıcı konutların mimari durumunda değişiklik olarak kabul edilmemesi gerektiği, davacının Diyarbakır gibi yazları çok sıcak geçtiği bilinen bir garnizonda teknolojiye en uygun, ekonomik ve rantabl bir klima ile soğutma sağlama, bu sayede kendisinin ve ailesinin rahat ve huzurunu, dolayısıyla de iş verimini arttırmaya yönelik bir düşünce ile hareket etmesi şeklindeki davranış biçiminin halin gereğine uygun bulunduğu, salt estetik gerekçeyle bu klimanın söktürülmesi yolunda tesis edilen işlemin sebep ve özellikle amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının konutundaki duvara monteli klimanın söktürülmesine ilişkin idari işlem hukuka aykırı görülmekle, İşlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy