(743 S. K. m. 14, 15, 46, 405)
Davacı 6.4.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Askerlik hizmetini yaptığı Bingöl/Genç İlçesinde o dönemlerdeki terör hareketleri nedeniyle uğramış olduğu psikotik reaksiyon denilen ruhsal hastalık nedeniyle askerliğe elverişsiz hale geldiğini ve malul olduğunu, kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanabilmesi için Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yaptığı başvurunun reddedildiğini ve bu ret işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı görülmektedir.
Dava dosyasında bulunan Kıbrısçık Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.3.1995 tarih ve E:1995/1, K:1995/8 nolu kararından; davacının, mevcut rapora göre paranoid reaksiyon denilen akıl hastalığına musap olduğu, cezai ehliyetinin olmadığı, durumun TCK.nun 46ncı maddesine uyduğu, şifası tıbben tebeyyün edinceye kadar kapalı bir akıl hastalıkları hastanesinde muhafaza ve tedavisinin uygun olduğunun anlaşılması ve talep nedeniyle vesayet altına alındığı ve kardeşi, .............'in vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır.
743 nolu Türk Medeni Kanununun 14 ncü maddesi Mümeyyiz olmayan küçükler ile mahcurlar medeni hakları kullanmak salahiyetinden mahrumdurlar. hükmünü, 15 nci maddesi Mümeyyiz olmayan şahsın tasarrufu, hukuki bir hüküm ifade etmez. Kanunda muayyen istisnalara bakidir hükmünü amirdir.
Dava konusuna döndüğümüzde; davacının vesayet altına alınmış olması nedeniyle medeni haklarından biri olan dava açma hakkına da sahip olmadığı ve dava açma konusunda ehliyetsiz olduğu halde bizzat kendisinin dava açtığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki yine 743 nolu Kanunun 405 nci maddenin 8 nci fıkrasına göre vasi tayin edilen kişi bile ancak sulh hukuk hakiminin izni ile dava açma hakkına sahip olabilmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davada dava ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy