(205 S. K. m. 20)
Davacı Vekilleri 04.01.2000 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesi ile 30 Mart 2000 tarihinde kayda geçen cevaba cevap layihasında özetle; müvekkillerinin 25.6.1998 tarihinde OYAK'ta birikmiş 1.092.352.901. TL parayı Kuruma bırakıp Y-23 Emeklilik sistemine dahil olduğunu, Yönetmeliğin 15, 17 ve 18 nci maddelerine göre emekli maaş hesabını yaptığında Kurumun kendisine verdiği üçer aylık maaşlar arasında fark bulunduğunu görünce dilekçe ile başvurduğunu, Kurumun cevabi yazıda maaşlara ilişkin nema iptalleri kavramına dayandığını, maaşların ödemelerinden dolayı yıllık ve peşin olarak tahakkuk ettirilen nemanın gün esasıyla iptal tutarları ifadesine yer verildiğini, bu şekilde yapılan hesaplama ile toplam olarak müvekkillerinden yıllık 182.777.883. TL kesinti yapıldığını, maaşlara ilişkin nema iptalleri kavramının gerek OYAK Kanununda gerekse Y-23 Yönetmeliği'nde yer almadığını, ancak şifahi görüşmelerde bu konunun Yönetmelikte düzenlenmemesine rağmen Y-23'ün 15 nci maddesinin yorumundan anlaşıldığının belirtildiğini, halbuki; anılan maddede üyeye isabet edecek olan toplam gelirden masraf primi ve riziko primi oransal olarak kesildikten sonra kalan kar payının %50'si garanti edilen gelirle birlikte yıllık maaşı oluşturur hükmü bulunduğunu, bu hükümde yer alan toplam gelirin hesabının ise, yıllık geçici veya kesin nema oranı ile kurumdaki rezerv miktarının çarpımından elde edilen miktar olduğunu, esasen maaşlara ilişkin nema iptalleri uygulamasının temelinde maaşların bir yıl önce verilmesi, yani ana para işletilmeden ödeme yapılması gibi bir mantığın yer aldığının anlaşıldığını, bu kadar önemli bir kesintinin yasada ve yönetmelikte veya sözleşme metninde yer almamasının mümkün olmadığını, keza; bu uygulamanın dayandırıldığı mantığın da doğru olmadığını, bu uygulamanın yasal dayanağı bulunmadığını belirterek, OYAK Kanunu ve sözleşme metninde yer verilmeyen maaşlara ilişkin nema iptalleri uygulamasının iptalini, bu ad altında yapılan toplam 182.777.883. TL kesintinin yasal faizi ile birlikte iade edilmesini, 1998 yılı Ekim ve 1999 yılı Ocak, Nisan maaşlarının kesin rezerv devrinin belli olması nedeniyle maaş farklarının da ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacının 27 Temmuz 1999 tarihli dilekçe ile Davalı Kuruma müracaat ederek 1999 yılı Genel Kurulunda nema oranının %90 olarak tespit edilmiş olduğunu, bu orana göre kendisine 49.548.750. TL yerine 42.400.000. TL aylık bağlanmasında bir hata tespit ettiğini beyanla, yanlışlığın düzeltilmesini istediği, Davalı Kurumun bu dilekçeye verdiği 27 Ağustos 1999 tarihli cevapta Genel Kurul'lardan sonra maaş hesabında esas alınan Kurumca öngörülen tahmini kar payı oranının eksik veya fazla gerçekleşme durumuna göre kesinleşen kar payı dikkate alınarak rezervlerde gerekli düzeltme yapıldığı ve bu bağlamda bir yanlışlık bulunmadığının bildirildiği, bu kez Davacının 1 Kasım 1999 tarihli ikinci dilekçe ile maaşlara ilişkin nema iptalleri adıyla yapılan 182.777.883. TL kesintinin OYAK Kanunu ve Y-23 Yönetmeliğinde yer almadığını, sözleşmede de böyle bir hükme yer verilmediğini, bu nedenle mevzuata ve sözleşmeye aykırı olarak yapılan kesintilerin kanuni faizi ile birlikte iadesini talep ettiği, Davalı Kurumun 5 Kasım 1999 tarihli cevabi yazısında bahsi geçen uygulamanın Y-23 Yönetmeliğinin Maaş Hesabı başlıklı 15 nci maddesinde ifade edilen üyeye isabet edecek toplam gelir, kavramı gerçekleşen nema oranı ile elde edilen gelirden maaş geri dönüşlerinin kesilmiş hacmi kapsadığının belirtildiği, bunun üzerine davacının vekilleri marifetiyle OYAK Emekli Maaş Sistemine göre ödenen maaştan yapılan maaşlara ilişkin nema iptalleri uygulamasının iptali, bu ad altında toplanan 182.777.883 TL. kesintinin yasal faizi ile birlikte iade edilmesi, 1998 yılı Ekim ve 1999 yılı Ocak-Nisan maaşlarının kesin rezerv devrinin belli olması nedeniyle maaş farklarının da hesaplanarak ödenmesi istemiyle süresinde işbu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
205 Sayılı OYAK Kanununun 20 nci maddesinde Kurumun üyelerine veya ölümleri halinde mirasçılarına yapılacak yardımlar arasında emeklilik yardımının da yer aldığı, 21 nci maddesinde ise emeklilik yardımı ile ilgili genel şartlara yer verildiği görülmektedir.
Üyelerin ve ona bağlı olarak vefat eden üye eşlerinin Ordu Yardımlaşma Kurumu ile olan ilişkilerinin devamını sağlamak için, isteklerine bağlı olarak, emekli maaşı bağlanması ve sosyal hizmetlerden yararlandırılması suretiyle Kurum daimi üyeliklerinin devamını sağlayan hususların yöntem ve ilkelerini düzenlemek üzere yürürlüğe konulan Y-23 Ordu Yardımlaşma Kurumu Emekli Maaşı Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 15 nci maddesi Üyeye isabet edecek toplam gelirden masraf primi ve riziko primi oransal olarak kesildikten sonra, kalan kar payının %50'si kalan garanti edilen gelirle birlikte yıllık maaşı oluşturur.
Genel Kurullardan sonra maaş hesabında esas alınan Kurumca öngörülen tahmini kar payı oranının eksik veya fazla gerçekleşme durumuna göre kesinleşen kar payı dikkate alınarak rezervlerde gerekli düzeltme yapılır., 16 nci maddesi Sistemdeki üyelere maaş ödemeleri, 20 Ocak - 20 Nisan - 20 Temmuz - 20 Ekim tarihlerinde olmak üzere üç ayda bir ATM hesaplan aracılığıyla yapılır. Sisteme ilk girişten itibaren üç ay sonra maaş ödemelerine başlanır, uygulamada kolaylık sağlanması açısından bu dönemler kist olarak uygulanabilir. 17 nci maddesi Yönetim gelirleri için Sistemdeki üyelerden her yıl kendilerine isabet eden toplam gelirin %2.6167'si oranında masraf primi kesilir. 18 nci maddesi ise Sistemdeki üyelerden her yıl, ödenebilecek ölüm yardımının %7.75'i oranında riziko primi kesilir.
Riziko primi kesintisi üyelerin Sisteme katıldıkları tarihten itibaren başlar.
Ölen üyenin eşi sisteme devam ederse ölüm yardımı daha önce varislerine ödenmiş olduğundan bir kez daha ölüm yardımı ödemesi yapılamayacağı için üye eşlerinden riziko primi kesilmez. hükmünü içermektedir.
Belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde dava konusuna tekrar dönüldüğünde, uyuşmazlığın maaşlara ilişkin nema iptalleri uygulamasının yasal mevzuat ile tüm sigortacılık ve finans kurumlan tarafından toplam gelir hesaplamalarında kullanılan bir yöntem olup olmadığının çözümünde düğümlendiği görülmektedir. Bu nedenle, Dairemizin 21 Kasım 2000 tarihli oturumunda alınan ara karar ile Hak.Alb.Hıfzı ÇUBUKLU'nun niyabetinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Naip Hakim tarafından taraflara bilirkişi tayini hususunda anlaşmaları için yapılan çağrıya, Davacı tarafından verilen 15 günlük süre içerisinde cevap verilmemesi üzerine re'sen Ankara/Beytepe H.Ü.Aktüerya Bilimleri Uygulama Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğünden dava konusu üzerinde inceleme yapıp rapor hazırlamak üzere bir bilirkişinin görevlendirilmesi istenmiş ve görevlendirilen bilirkişiye dosya 19 Şubat 2001 tarihinde tevdi edilmiştir. Bilirkişi, yaptığı inceleme neticesinde tanzim ettiği 15 Mart 2001 tarihli raporunda özetle 1) Y-23 Ordu Yardımlaşma Kurumu Emekli Maaşı Bağlanması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda davacı üyenin gelir, maaş ve rezerv hesaplamasında aleyhine bir durum mevcut değildir. 2) Mevcut sistemde maaş ödemelerinin sisteme girişten hemen sonra başlaması nedeniyle toplam gelirden bu maaşlara isabet eden nemanın iptal edilmesi finansal açıdan doğrudur. 3) Bu ve bundan sonra doğabilecek ihtilafların giderilmesi için davanın esasını teşkil eden nema iptali uygulamasının, OYAK Emekli Maaşı Bağlanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15.maddesine sisteme girmeyi kabul eden üyelerin anlayabileceği bir şekilde yeniden yazılması uygun bulunmaktadır. 4) Riziko primi kesintisindeki belirsizliğin giderilmesi için OYAK Emekli Maaşı Bağlanmasına İlişkin Yönetmeliğin 18.maddesi yeniden düzenlenmelidir. kanaati belirtilmiştir.
Gerek yasal mevzuat, gerekse bilirkişi raporundan finansal açıdan herhangi bir üyeye isabet edecek toplam gelirin ilgili üyenin devreden miktarının tahmini kar payı oranına göre sistemde tam bir yıl (365 gün) kalacağı varsayılarak faizlendirildiği için, mevcut OYAK Emekli Maaş Sisteminde tam bir yıl dolmadan önce yapılan maaş ödemelerinden dolayı devreden miktardan eksiltme olduğu ve bu eksilen miktara isabet edecek kar payı miktarının gün bazında basit faiz işlemine göre iptal edilmesi gerektiğinden, Davalı Kurum tarafından yapılan maaşlara ilişkin nema iptalleri uygulamasının yerinde olduğu, aksi taktirde sistemde mevcut olmayan bir miktarda faiz uygulanmasının gerekeceği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Davacı Vekilleri bilirkişi raporunda çelişki bulunduğu için itirazda bulunmuşlar ise de; bu itiraza anılan raporun Y-23 Yönetmeliğinin 15 nci maddesinin ikinci fıkrası ile uyumlu olduğu ve Davalı Kurumca da bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu ile doğrudan bir ilgisi bulunmayan sistem ve Yönetmelik ile ilgili görüşlerinin Kurumca yapılacak bundan sonraki çalışmalarda dikkate alınacağının bildirilmesi nedeniyle itibar edilememiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy