(211 S. K. m. 6, 75) (3269 S. K. m. 18) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 22)
Davacı, 26.6.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1.Kom. Tuğ. 1.Kom. Tb.Kh.Ds.Bl.Milan Nişan Yrd.olarak uzman erbaş statüsünde görev yaptığını, 1993 yılında Milan Silah Sistemi kursu gördüğünü, Tugayda bu kursu gören iki kişiden biri olduğunu, buna rağmen görevi ve uzmanlık alanı dışında OHAL bölgesinde görevlendirildiğini, oysa OHAL bölgesinde uzmanlık alanı olan Milan silahlarının kullanılmadığını, bu yüzden kendisinin bölgede değişik görevlerde istihdam edildiğini, son olarak 5.5.2000 tarihinde yine OHAL bölgesinde uzmanlık alanı dışında görevlendirildiğini, mevzuatta ve yayınlanan muhtelif emirlerde uzman erbaşların uzmanlık alanında istihdam edilmeleri gerektiği belirtilmesine rağmen, davalı idarece aksine tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yasal unsurları taşımayan yürütmenin durdurulması istemi AYİM Nöbetçi Dairesinin 29.8.2000 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 23.12.1992 tarihinde uzman erbaş statüsüne girdiği ve 1.Komd.Tug.K.lığı 2.Komd.Tb.K.Kh.Ds.Bl.Milan Tk.Milan Niş.Yrd.lığı görevine (Zincidere/KAYSERİ) aynı tarihte başladığı, 19.5.1993 tarihinden itibaren davacının birliği ile birlikte hemen her yıl belirli sürelerle OHAL bölgesinde (Şırnak, Hakkari, Van illerinde) muhtelif operasyon görevlerinde bulunduğu, yine savunma ekinde yer alan belgelerden, OHAL bölgesinde yer alan 2.Komd.Tb.K.lığı kuruluşunda bulunan Kh.Ds.Bl.K.Milan Takımının, her yıl silahları hariç personeliyle birlikte operasyon bölgesinde görevlendirilmekte olduğu, bu meyanda son olarak 1.Komd.Tug.2.Komd.Tb.K.lığının (Milan Takımı dahil) 3.5.2000 tarihinde iç güvenlik harekatında görev almak amacıyla OHAL bölgesine (Yüksekova-Hakkari) intikal ettiği, davacının son görevlendirme işleminin iptali için 26.6.2000 tarihinde AYİM'de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu, atama olmayıp; davacının görev yaptığı birliği ile birlikte geçici olarak OHAL bölgesinde görevlendirilmesi işleminin hukuka aykırılığından bahisle, iptali isteminden ibaret bulunmaktadır.
Davacının iddiası, Uzman Erbaş Kanunu ile KKK. Uzman Erbaş Yönergesinin bazı hükümlerinden hareketle, uzmanlık alanı dışında bir başka görevde istihdam edilmemesi gerektiği, bu nedenle uzmanı olduğu Milan silahının kullanılmadığı bir bölgeye (OHAL) geçici olarak gönderilmesinin hukuka aykırı olduğu savına istinat etmektedir.
Oysa, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 18 nci maddesi, Uzman erbaşlar, sözleşme süreleri içinde değişik bölge ve garnizonlara Silahlı Kuvvetler hizmet ihtiyacı esas alınmak suretiyle atanma ve yer değiştirme işlemlerine tabi tutulurlar veya kurs dahil geçici görevle görevlendirilirler... hükmünü amir olup; benzer düzenleme Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 22 nci maddesinde de yer almaktadır. Diğer bir deyişle, mevzuat, davacının iddiasının aksine, uzman erbaşların Silahlı Kuvvetlerin hizmet ihtiyacı gözetilerek geçici olarak başka görevlerde de görevlendirilebilmelerine açıkça yetki tanımaktadır.
Davacı, bir Komando Tugayı mensubu olup, İç Güvenlik Harekatının gerekli kıldığı nedenlerle, birliğiyle (salt Takımı değil, Taburuyla birlikte) OHAL bölgesinde belli süreyle görevlendirilmiş olup; ülkenin içinde bulunduğu ve uzun yıllardır devam eden koşullar gözetildiğinde, benzer diğer pek çok birlikte de aynı uygulama sürdürülmektedir. Bu esasen TSK. İç Hizmet Kanunu ile kendisine yüklenen Cumhuriyeti Kollama ve Koruma (md.35) görevi çerçevesinde, TSK.'lerinin kendi hareket tarzının saptanmasında haiz olduğu geniş takdir alanı çerçevesinde, değerlendirmesine bırakılmış bir yöntemden ibarettir ve belirtilen hukuki mahiyeti itibariyle de, salt bu nedenle bir hukuka aykırılıktan söz etmeye imkan yoktur. Esasen, savunma ekindeki belgelerden, davacının 1993 yılından itibaren pek çok kez birliği (Taburu) ile birlikte OHAL bölgesinde geçici olarak görevlendirildiği maddi bir vakıa olup; davacının son görevlendirmesiyle birlikte konuyu yargı önüne getirdiği görülmektedir.
Davacının Milan Takımı ile birlikte mensubu olduğu Tabur bünyesinde OHAL bölgesinde görevlendirilmesi mevzuata uygun olduğu gibi; İç Hizmet Kanununun 6 nci maddesi uyarınca bir Askeri hizmet olduğu kuşkusuz olan bu görevlendirme karşısında, aynı Kanunun 75 nci maddesinde öngörülen biçimde kendisine emredilen hizmet ve vazifeyi eksiksiz yapma yükümü nedeniyle, ne gibi ve ne şekilde bu vazifesini yapacağı konusunda bir mütalaa ya da yorum yapma hakkı olmadığı da kuşkusuzdur. Bu bakımdan, uzmanı olduğu Milan silahının OHAL bölgesinde kullanılmadığı, bu nedenle kendisinin de bu bölgede görevlendirilmemesi gerektiği yolundaki davacı iddialarının yasal dayanaktan tamamen yoksun olduğu izahtan varestedir. Davacıya OHAL bölgesinde bu görevlendirmede ne gibi görevler verileceğinin ve ne şekilde hizmet yapacağının saptanması ise tamamen yetkili amirlerinin takdirinde olup; Milan silahının bölgede kullanılıp kullanılmamasının bu saptamaya hiçbir etkisinin olamayacağına işaret etmekte yarar görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı hiçbir yön görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy