(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı, 11.7.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı genel atamalarında Taşkızak Tersanesi Komutanlığı emrinden Almanya'daki Bonn Silahlı Kuvvetleri Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğüne atandırıldığını, atama emrinde atama görevinin 2/3 yıl süreli olarak belirtildiğini, ikinci yıl sonunda görev süresinin bir yıl daha uzatılmayarak Berlin Silahlı Kuvvetler Ataşeliğinin 9.5.2000 tarih ve İsth:4031-000-00/İd. As.Atş.(l) Sayılı yazısı ile İzmir Tersanesi Komutanlığı Plan Keşif Dizayn Müdürlüğüne atandırıldığını, yurtdışı hizmetini iki yıllık süre zarfında başarı ile yerine getirmesine rağmen, görev süresinin 1 yıl daha uzatılmamasının Yurtdışı Sürekli Görevler Yönergesinin 16 ncı maddesi hükümlerine aykırı olduğunu, ayrıca eşinin İTÜ kadrosunda profesör olarak görev yapması nedeniyle İzmir'e yapılan atamasının bu yönden de objektif ve hakkaniyete uygun olmaktan uzak düştüğünü belirterek; yurtdışı daimi görev süresine erken son verilerek, safahatı ve ailevi durumu dikkate alınmadan yurtiçi bir göreve (İzmir Tersanesi K.lığına) atanma işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile savunma ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; gemi inşa mühendisi olan ve Doç.Dr.bilimsel kariyerine sahip davacı subayın Taşkızak Tersanesi K.lığı emrinde görev yapmaktayken yurtdışı daimi görev statüsündeki Bonn Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğü (Hamburg/ALMANYA) görevine seçildiği ve 22.5.1998 tarihinde 2/3 yıl süreli bu göreve atandığı, 1998 yılında 2/3 yıllık yurtdışı sürekli görevlere başlamış olan personelin görev sürelerinin tespitine ilişkin çalışmalara esas teşkil etmek üzere Gnkur.Bşk.lığının 1.6.1999 ve 3.11.1999 tarihli yazıları ile ilgili Kuvvet Komutanlıklardan görüş istendiği, Dz.K.K.lığının 16.12.1999 tarihli yazısı ile davacının görev yapmakta olduğu Berlin (Başkentin Bonn'dan Berlin'e alınması nedeniyle) Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğü (Hamburg/ALMANYA F.C.) kadrosunun 30.8.2002 tarihinde söndürülmesinin, firkateyn projesinin sonuna yaklaşılmış olması ve müteakip faaliyetlerin (hücumbot, mayın avlama gemisi ve Denizaltı inşa gereksinimlerini karşılamak maksadıyla) yoğunluk kazanacağı Bremen şehrinde bir kadro açılmasının, kadro adının, aynı görev tanımıyla Berlin Slh.Kuv.Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü (Bremen/ALMANYA F.C.) olarak değiştirilmesinin ve halen sözkonusu kadroda görevli subayın (Davacının) yeni seçilecek olan subayın 2 yıl görev yapabilmesi için 2000 yılında yurda döndürülmesinin uygun olacağının belirtildiği, Dz.K.K.lığınca kadro ve hizmet gerekleri dikkate alınarak yapılan bu teklifin Yurtdışı Sürekli Görevler Yönergesi'nin (MY 52-1 A) 15/a, b ve 16/a maddeleri uyarınca 22.2.2000 tarihli andıç ile Gnkur.Bşk.lığınca kabul edilmesi üzerine, anılan Yönergenin 15 nci maddesi ile öngörülen üç aydan fazla bir hazırlık suresi tanımak maksadıyla Gnkur.Bşk.lığının 23.2.2000 tarihli emri ile 30.8.2000 tarihinde yurda dönecek olan yurtdışı daimi görev kadrolarında görev yapmakta olan personelin isimlerinin yayınlandığı, davacının da bu emirde yurda dönecek olan personel arasında belirtildiği, akabinde Dz.K.K.lığının 26.4.2000 tarihli genel atama emri ile davacının yurtdışı daimi görevden, İzmir Tersanesi K.lığı Pl.Kşf.Dzyn.Md.lüğüne atandığı, davacının 28.4.2000 tarihli dilekçesi ile iki yıllık görev safahatını ve gemi inşa faaliyetlerindeki koordinatörlük konusundaki katkılarını özetledikten sonra, yurtiçi kadro ve görev durumları açısından yurda dönüşünü zorunlu kılabilecek bir ihtiyaç durumunun sözkonusu olmaması gerektiği beyanla, yurtdışı görev bitim tarihinin 30.8.2000 olarak tespitinin yanlış bir bilgi akışından kaynaklanmış olabileceğini belirterek, atamasının durdurularak 3 yıllık görev süresine tabi tutulması talebinde bulunduğu, bu arada Gnkur.Bşk.lığının 10.5.2000 tarihli emriyle 2000 yılı Yurtdışı Sürekli Görev Atamalarının yayınlandığı, bu meyanda davacının yerine, Bremen şehrinde açılan yeni kadro (Berlin Slh.Kuv.Ataşeliği Gemi İnşa Prj.Koordinatörlüğü) için Dz.Müh.Yb ..........'in atandığı ve görev süresinin (2) yıl olarak belirtildiği, davacının yurtdışı daimi görev süresinin 3 yıla tamamlanmasına ilişkin sözü edilen yazılı talebinin Gnkur.Bşk.lığının 22.6.2000 tarihli işlemi ile reddedildiği, davacının yurtdışı daimi görev süresine erken son verilmesi, bunu takiben de safahatı ve ailevi durumu dikkate alınmadan (eşinin İstanbul Teknik Üniversitesinde profesör olması, kendisi ile eşinin ayrı garnizonlarda ikametinin aile bütünlüğünü bozması) yurtiçi bir göreve (İzmir Tersanesi K.lığı emrine) atanması işlemlerinin iptali istemiyle 6.7.2000 tarihinde Hamburg Konsolosluğu vasıtasıyla Mahkememizde bu davayı açtığı, davanın devamı aşamasında Dz.KK.lığının 24.8.2000 tarihli atama emri ile davacının İzmir Tersanesi K.lığından, Dz.H.O.K.lığı Eğt.Bşk.lığı Tek.Bil.Böl.Bşk.lığı Gemi İnşa Grup Bşk.lığına (Tuzla/İSTANBUL) atandığı anlaşılmaktadır.
Davacı, çok kapsamlı dava dilekçesi, ek dilekçe ve cevaba cevap layihasında iddialarını ortaya koyup, bunun delili olabileceğini değerlendirdiği pek çok belge sunduğundan; davalı idare de aynı şekilde kapsamlı savunmalarla bu iddiaları karşılamaya yönelik açıklamalar yaptığından; öncelikle yasal mevzuatın hatırlatılması, akabinde de başlıklar halinde iddiaların irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.
I. Yurtdışındaki Sürekli Görev Kadroları Ve Buralara Gönderilecek/ Buralardan Geri Dönecek Personele İli Skin Mevzuat Düzenlemesi:
Öncelikle, yurtdışı sürekli görevlere TSK. mensuplarının ne şekilde atanacağına ilişkin mevzuat hükümlerine değinmek yararlı olacaktır.
Mevzuatın incelenmesinde, TSK. mensuplarının yurtdışı daimi görev kadrolarında görevlendirme konusunda herhangi bir yasal düzenlemenin olmadığı görülmektedir.
926 Sayılı Kanunun 118 nci maddesinde subay ve astsubayların atama ve yer değiştirmelerinde hizmetin aksatılmadan yürütülmesinin temel prensip olarak göz önünde tutulması gerektiği ifade edildikten sonra 119 ncu maddede atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak Yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Bu madde hükmü gereğince hazırlanıp yürürlüğe konan TSK.'ne Mensup Subay Ve Astsubayların Atanma Ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 29 ncu maddesinde, Askeri Ataşeliklere ve milletlerarası anlaşmalara göre yurtdışında açılmış kadrolara atanacak personelin seçimleri özel yönergelere göre yapılır. denilmek suretiyle bu husus idarenin takdirine bırakılmıştır.
İdare bu takdir yetkisini kullanırken göz önünde tuttuğu esasları ve prensipleri, personelin bilerek kendi durumu ile karşılaştırılabilmesi ve uygulamada birliğin sağlanabilmesi için düzenleyici bir işlem şeklinde belirlemiş ve Genelkurmay Başkanlığınca çıkartılan Yurtdışı Sürekli Görev Yönergesi MY-52-1 (A)'da bu konuyu ayrıntılarıyla ortaya koymuştur.
Buna göre; Yurtdışındaki askeri temsil heyetlerindeki kadro görevleri, Askeri Ataşelikleri ve Yardımcılıkları ile İkmal ve Sağlık Ataşeliklerindeki kadro görevleri, yurtdışındaki müttefik karargah ve kurumlardaki kadro görevleri, ikili anlaşma ve andlaşmalar ile protokollerle dost ve müttefik devletlerin Silahlı Kuvvetleri nezdinde ve Türk Elçilik ve Konsolosluklarında bulundurulan Türk askeri müşahit ve müşavirleri ile mübadele kadro görevleri ve yabancı devletler nezdindeki Türk askeri eğitim ve irtibat heyetleri gibi kadrolu görevleri kapsayan (Yönerge md.3) yurtdışı sürekli görevlerinde esas olan hizmet olduğundan; bu kadrolara yabancı makamlar veya kurumlarda ulusal çıkarların savunulması, korunması, koordine edilmesi ile her alanda bilgi toplanması ve Türkiye ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin temsil edilmesini sağlayacak nitelik ve yeterlikte personel gönderilir (Yönerge md.4/a).
T.C.Büyükelçilik ve Elçiliklerin bulunduğu ülkelerde açılacak olan Askeri Ataşe kadrolarına ilişik değişiklikler her yıl 31 Aralık tarihine kadar Gnkur.İsth.Bşk.lığı tarafından Genelkurmay Başkanlığına bildirilir (Yönerge md.5/c-l, 2). Gnkur.İsth.Bşk.lığınca her yıl Aralık ayında yapılan ataşelik kadroları ile ilgili varsa değişiklik teklifleri, Gnkur.Per.Bşk.lığı ile Gnkur.Hrk.Bşk.lığınca yapılacak koordine sonucu, atama yapılacak kadrolar belirlenir (Yönerge md.8/a).
Yurtdışında sürekli görev süresi, kadroya bağlı olarak (3), (2/3) veya (2) yıldır. Bu sürenin uzatılması ve kısaltılması Genelkurmay Başkanının yetkisindedir (Yönerge md.15/a). Görev süresinin hizmet nedeniyle kısaltılmasına karar verildiğinde, 19 uncu madde (g) fıkrasında belirtilen hususlar hariç, bu husus asgari 3 ay önce ilgili makama ve personele tebliğ edilir (Yönerge md.15/b).
Yurtdışı sürekli görevlere 2/3 yıl gibi personelin başarısına bağlı olarak değişebilecek sürelerle atanmış olan personelin görev süreleri; bu personelin yurtdışı temsilde ve görevlerinde başarılı görülmeleri halinde, kadro özellikleri ve gerekleri ile yurtiçi hizmet ve kıt'a durumları da dikkate alınarak, aşağıda belirtilen makamların önerisi üzerine Genelkurmay Başkanı'nın onayı ile saptanır (Yönerge md.16/a).
Yurtdışı sürekli göreve atananların (zorunlu nedenler dışında) 30 AĞUSTOS tarihinde göreve katılması, ayrılanların da aynı tarihte dönmesini sağlayacak şekilde planlama yapılır (Yönerge md.15/c).
II. Davacının Atandığı Kadronun Mevzuat Karşısında Durumu Ve Geçirdiği Tarihsel Süreç:
Dz.K.K.lığının 29.4.1991 tarihli Dış Kadro Hk. konulu teklifi ile Dz.K.K.lığının Almanya Federal Cumhuriyetinde muhtelif firmalarca yürütülen gemi inşa (firkateyn, hücumbot, denizaltı) faaliyetlerinin daha etkin bir şekilde takibi yönünden, bu faaliyetleri gözleyen irtibat subaylarının kendisine teknik ve idari yönden bağlı olacağı, idari yönden Bonn Silahlı Kuvvetler Ataşeliğine, teknik yönden ise Dz.K.K.lığına bağlı olarak Hamburg'da faaliyet gösterecek (1) adet Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosunun, yurtdışı daimi görev kadrosu olarak saptanarak, 30.8.1991 tarihinden itibaren uygulamaya geçilmesi Gnkur.Bşk.lığına önerilmiş; Gnkur.Bşk.lığının 27.11.1991 tarihli onayı ile de Dz.K.K.lığına ait gemi inşa projelerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için, 1991 yılından itibaren başlangıçta Hamburg Blohm Voss (B+V) Tersanesi'nde, Firkateyn Projesi hitamında, diğer projelerin ilerleme durumuna göre en uygun tersanede görevlendirilmek üzere, Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosunun Bonn Silahlı Kuvvetler Ataşeliği bünyesinde açılmasına karar verildiği, saptanan bu yeni kadro için görev süresinin 2/3 yıl olarak saptandığı, anılan Yönerge hükümleri uyarınca yapılan seçim sonucu Gnkur.Bşk.lığı'nın 22.1.1992 tarihli onayı ile ihdas edilen bu kadroya ilk kez Y.Müh.Alb ..........'in atandığı, yıl içinde atandığı için bu subayın 30.8.1994 tarihine kadar 2,5 yıl bu görevde kaldığı, bu subaydan sonra aynı kadroya atanan iki subayın da 2 şef yıl görev yaptıktan sonra, davacının 30.8.1998 tarihinden geçerli olarak bu göreve, yine kendinden öncekiler gibi 2/3 yıl süreli olarak atandığı, bu görev yerinde ikinci senesini tamamlamakta iken, anılan Yönerge hükümlerine uygun şekilde, 1998 yılında 2/3 yıllık yurtdışı sürekli görev kadrolarında göreve başlamış olan personelin görev sürelerinin tespitine ilişkin çalışmalara esas teşkil etmek üzere Gnkur.Bşk.lığınca ilgili Kuvvet Komutanlıklarından istenen görüş üzerine, Dz.K.K.lığının 16.12.1999 tarihli yazısı ile mevcut gemi inşa projeleri kapsamında; Berlin Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü (Hamburg/ALMANYA F.C.) kadrosunun 30 AĞUSTOS 2002 tarihinde söndürülmesinin, TRACK II B firkateyn projesinin sonuna yaklaşılmış olması ve Denizaltı inşa gereksinimlerini karşılamak maksadıyla kadro adının, aynı görev tanımıyla BERLİN Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü (Bremen/ALMANYA F.C.) olarak değiştirilmesinin, bu durum çerçevesinde bahse konu kadroda görevli Müh.Alb ..........'in (davacının), yeni seçilecek subayın 2 yıl görev yapabilmesi için 2000 yılında yurda döndürülmesinin uygun olacağı yolundaki değerlendirme ve teklifinin Gnkur.Bşk.lığına bildirildiği, kadro ve hizmet gerekleri dikkate alınarak yapılan bu teklifin anılan Yönergenin 15/a maddesi uyarınca 177 Gnkur.Bşk. lığınca kabul edildiği ve başlangıçta özetlendiği üzere, aynı Yönergenin 16/a maddesi uyarınca davacıya 3 aylık hazırlık süresi tanımak amacıyla 23.2.2000 tarihinde davacının görev süresinin 2 yıl olarak saptandığı ve 30.8.2000 tarihinde Türkiye'ye döneceği hususunun bildirildiği, 2.3.2000 tarihli Berlin Slh.Kuv.Ataşeliği yazısı ile durumun davacıya iletildiği ve sonuçta bu işlemi takiben davacının 30.8.2000 tarihi itibariyle Türkiye'ye döndüğü görülmektedir.
Özetlenen bu safahat itibariyle, anılan Yönerge hükümlerine yetki ve şekil yönlerinden aykırı bir husus olmadığı anlaşılmaktadır.
III. Almanya'daki Gemi İnşa Projeler Koordinatörlüğü Kadrosunun Konuş Değişikliği Ve 30.8.2002'de Kapatılması İşlemlerinin Hukuken Sakat Olduğuna İlişkin Davacı İddialarının İrdelenmesi:
Davacı, tüm aşamalardaki beyanlarında; 30.8.2000 tarihi itibariyle Hamburg'daki kadronun kapatılarak, aynı kadronun bu tarihten itibaren Bremen şehrinde açılmasının hukuka aykırı olduğunu, Denizaltı projesinin Kiel'de, Hücumbot ve Mayın Avlama Gemisi projelerinin Bremen şehrinde yürütüldüğünü, Hamburg'un her iki şehre aynı mesafede bulunduğunu, Bremen-Kiel arasının 217 km., Hamburg-Kiel arasının ise 92 km. olduğunu, Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğünün Almanya'da konuşlu utmalarla yürütülen tüm gemi inşa projelerinden (Firkateyn, Hücumbot, Mayın Avlama Gemisi, Denizaltı) sorumlu olmasına, Firkateyn projesinin sadece sorumluluk sahasına giren projelerden bir tek tanesi olmasına rağmen, Gemi İnşa Projeleri Koordinatörünün Firkateyn İrtibat Subayı olarak yanlış algılanmak suretiyle, Firkateyn Projesinin sonuna gelindiği gerekçesiyle Hamburg'daki kadronun kapatılıp, aynı kadronun Bremen'de açılmasında hizmet gereği ve kamu yararından sözedilemeyeceğini, Kiel'deki Denizaltı inşa faaliyetinin 2004 yılına kadar devam edeceğini, hatta diğer gemi inşa faaliyetlerinin 2007 yılına kadar sürecek olması, dolayısıyla Firkateyn projesinin sonuna gelindiği gerekçesiyle bu kadroya ihtiyaç olmadığı iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, bunun aynı zamanda söz konusu kadronun açılma teklifindeki ve bilahare ilk personelin atama emrindeki gerekçelere (Personelin başlangıçta Hamburg B+V tersanesinde, Firkateyn projeleri hitamında diğer projelerin ilerleme durumuna göre, en uygun tersanede görevlendirileceği hususu) uymadığını, söz konusu açık emir karşısında projelerden birinin sonuna yaklaşılmasının Gemi İnşa Projeleri Koordinatörünün görevine son verilmesinin gerekçesi olamayacağını belirterek; zincir işlemin ilk halkası olarak nitelediği bu işlemin hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştür.
İdare; canlı bir organizma gibi sürekli gelişen, hizmet ihtiyacı ve gerekleri konusunda dinamizmi özünde barındıran ve mevzuatın kendisine tanıdığı takdir alanı çerçevesinde, doğan idari zaruret ve gereksinimler karşısında tesis edeceği bunlara uygun idari işlemlerle yüklendiği kamu hizmetini en iyi şekilde yürütmekle yükümlü bir kamusal varlıktır. İdare hukuku öğretisinin tabii bir gereği olan bu tanım denemesinin ilk sonucu, idarenin üstlendiği/sunmakla yükümlü kılındığı kamu hizmetini en etkin şekilde yürütebilmesi bakımından bir genel düzenleme yetkisi ile, ardından da bir takdir yetkisi ile teçhiz edilmesi gerekliliğidir. Nitekim bu husus, Anayasal ve yasal normlarla da hüküm altına alınmıştır.
Davalı idarenin de bu açıklama çerçevesinde, yurtdışı daimi görevler konusunda bir düzenleme yoluna gitmesi ve bunu eşitlik, genellik, objektiflik kriterlerini dikkate almak suretiyle bir Yönerge ile yapması doğal hakkıdır. Nitekim idarece hazırlanan anılan Yönerge ile yurtdışı sürekli görev kadroları, (3), (2/3) ve (2) yıllık olmak üzere, ifa edilen görevin özelliğine göre sürelendirilmiştir. Savunmadan, salt davacının değil, yurtdışında mevcut 363 adet fiili sürekli görev kadrosundan 176 adedinin (2/3) yıl süreli olarak saptandığı anlaşılmaktadır. Anılan bu kadroların (2) yıl mı yoksa (3) yıl mı olarak uygulanacağı konusunda gözetilecek kriterler ve yöntem ise anılan Yönergenin yukarıda metinlerine yer verilen 15/b ve 16/a maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle, bu saptama, personelin yurtdışı temsilde ve görevlerindeki başarısı, kadro özellikleri ve gerekleri, yurtiçi hizmet ve kıt'a durumları, hizmet gerekleri dikkate alınarak (2) ya da (3) yıl olarak yapılacaktır. Aynı Yönerge'nin 5/c-l, 2 ve 8/a maddeleri ise idareye (Gnkur. Bşk.lığına) mevcut kadrolarda değişiklik (eksiltme, artırma, yeni kadro ihdas etme, kadroyu kaldırma) yapma konusunda bir takdir yetkisi tanımaktadır ve zaten bu yukarıda yapılan kuramsal açıklama ile işin doğası gereğidir.
Davalı idarenin birimlerinden ve işin gerçek sahibi konumundaki Dz.K.K.lığının, Gnkur.Bşk.lığınca sorulması üzerine, Almanya'da 1992 yılından beri faaliyette olan Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosunun 30.8.2002 tarihinden sonra hizmet ihtiyacı kalmadığı gerekçesiyle kapatılması, Hamburg'da konuşlu bu kadronun Firkateyn Projesinin sonuna gelinmesi nedeniyle, 30.8.2000 tarihi itibariyle kapatılarak, aynı kadronun hizmet ihtiyacı görülen Bremen şehrinde açılması (konuş değişikliğinin teknik nedenleri, dava bakımından doğrudan önem arz etmemekle beraber, davalı idarece detaylı şekilde açıklanmıştır) yolundaki önerisi ve bunun Gnkur.Bşk.lığınca onaylanması şeklinde cereyan eden işlemler, idarenin hizmet ihtiyacında zaman içinde meydana gelen değişmeler karşısında, kadro düzenlemesi konusunda sahip olduğu takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilmeleri itibariyle hukuka uygun bulunmaktadır.
Öte yandan, gerek Anayasanın 125, gerek 1602 Sayılı Kanunun 21 nci maddesi, idari işlem mahiyetinde ya da takdir yetkisini ortadan kaldıracak mahiyette yargı kararı verilemeyeceğini, yerindelik denetimi yapılamayacağını açıkça hüküm altına aldığından; davacının bu kadroya 2004'e, hatta 2007'ye kadar mutlak ihtiyaç olduğu halde, idarece 30.8.2002 tarihinde kapatılması kararının, keza 30.8.2000'den 30.8.2002'ye kadar anılan kadronun Hamburg'dan Bremen'e konuşlandırılmasının hukuka aykırı düştüğüne ilişkin iddiaları, inceleme dışı bırakılmıştır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının bu başlık altındaki iddiasına itibar edebilmeye imkan görülmemiştir.
IV. Yurtdışı Sürekli Görev Süresinin 2 Yıl Olarak Saptanmasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Davacı İddialarının İrdelenmesi:
Davacı, iki yıllık Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğü görevi süresince milli menfaatlerin gözetilmesinde azami çaba gösterdiğini, evvelce edindiği deneyim, bilimsel kariyeri (doçent) ve saptayıp yazılı rapor haline getirdiği hususlar dikkate alındığında bunun açıkça görülebileceğini, konusunda uzman çok sayıda firma personeli karşısında, tamamen yabancı, olağanüstü bilgi ve deneyim gerektiren bir ortamda yapılacak çok büyük hataların bile büyük milli menfaatlerin kaybına sebep olduğunu, uzun dönemde büyük problemlerin ortaya çıkabildiğinin bilinen bir gerçek olduğunu, söz konusu özellikler ve zorlu şartlar nedeniyle dünyaca saygın firmaların uzman personeliyle başa baş mücadele edebilmek için en az dünya standartlarında teorik, pratik mühendislik ve menejman bilgisine ihtiyaç bulunduğunu, yaptığı görevde elde edilen sonuçların bunun bir göstergesi olduğunu, kaldı ki kendisiyle aynı dönemde Almanya'ya gelen ve 2/3 yıllık görev süresine tabi tüm askeri ataşelerin 2 yıl değil 3 yıllık görev süresine tabi tutulmuşken, kendisinin iki yıllık görev süresine tabi tutulmasının eşitlik ilkesini de ihlal ettiğini, esasen yurtdışı göreve giderken Gnkur. Bşk.lığınca verilen bir belgede de görev süresinin 3 yıl olduğunun belirtildiğini belirterek; iki yıllık görev süresine tabi tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürmüştür.
Dava dosyasında bulunan ve savunma ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının mesleğinde temayüz etmiş, ilmi kariyeri haiz, safahatı itibariyle çok başarılı bir mühendis subay olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Keza, Almanya'da iki yıllık görevi süresince, dosyada birer örnekleri bulunan ve davacı tarafından hazırlanan durum tespit raporları, uyarı yazılarından ve Bonn Slh.Kuv.Ataşesince verilen üç adet yazılı takdir belgesinden davacının görevini bihakkın yerine getirme yolunda azami çabayı gösterdiği açıkça görülmektedir. Ne varki, bu somut saptamalarla, davacının görev süresinin 3 yerine 2 yıl olarak saptanması olgusu arasında doğrudan bir illiyet bağı olmadığı da açıktır. Davacının görev süresinin 2 yıl olarak saptanmasının nedeni, savunmada temas edildiği üzere, görevinde herhangi bir başarısızlığına değil, kadro ve hizmet gerekleri"ne dayalı bulunmaktadır. 30.8.2002 tarihinde kapatılmasına karar verilen Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosunda davacının 3 yıllık görev süresini tamamlaması halinde 30.8.2001 tarihinde yurda dönecek konumda olması ve anılan Yönerge hükümlerine göre (1) yıllık bir yurtdışı sürekli görevin mümkün olmaması, 30.8.2001-30.8.2002 tarihleri arasında bir yıl süre ile söz konusu kadronun fiilen doldurulamaması gibi bir durumla karşılaşılacak olunması karşısında; idarece davacının görev süresinin 2 yıl olarak saptanıp, 30.8.2000 tarihinde yurda döndürülmesi, 2 yıl süreyle daha ülke menfaatleri açısından dolu tutulması gereken bu kadroya iki yıllığına bir başka uzman personelin atanması yoluna gidildiği görülmektedir. Söz konusu idari davranış biçiminin hizmetin zorlayıcı koşullarından kaynaklandığı aşikar olduğu gibi, kamu yararını sağlamaya yönelik bulunduğu da kuşkusuzdur.
Öte yandan, Dairemizin 30.1.2001 tarihli ara kararı ile istenmesi üzerine Gnkur.Bşk.lığınca verilen 28.2.2001 tarihli cevabi yazının ekinde yer alan belgeden; kadronun ilk kez yıl ortasında açılması nedeniyle ataması yapılan ilk subay (Dz.Y.Müh.Alb ..........) hariç (ki bu subay da 2,5 yıl görev yapmıştır)davacıdan önce aynı kadroya atanan diğer subayların da (Dz.Y.Müh.Alb .........., Dz.Y.Müh.Alb ..........) (2)'şer yıl süreyle görev yaptıkları açıkça anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, sadece davacı yönünden farklı bir işlem yapılmış değildir.
Davacı, Bonn (bilahare Berlin) Askeri Ataşeliğinde kendisiyle birlikte 2/3 yıl süreyle atanan ataşelerin (3.) yıllık görev süresine tabi tutulduğunu, kendisine ise (2) yıl görev yaptırılmak suretiyle, aynı Ataşelik personeli arasında eşitsizlik yaratıldığını öne sürmüşse de; bu iddiasına da itibar etmeye imkan görülmemiştir. Fiilen Askeri Ataşe kadrosunda görev yapan kişilerle, teknik bir kadroda istihdam edilen davacının ifa ettikleri görev aynı olmadığı gibi, süre bakımından mukayeseye ve bu şekilde sonuç çıkarmaya elverişli de değildir. Bu nedenle, hizmet ve kadro özellikleri bakımından her iki görev yönünden farklı değerlendirme yapılarak sonuçta değişik görev sürelerinin saptanmasının bir eşitsizliğe yol açtığını hukuken söyleyebilmeye imkan yoktur ve davacının iddialarına bu nedenle iştirak edilememiştir.
Davacının, yurtdışı görev süresinin (3) yıl olduğuna ilişkin kendisine Gnkur. Bşk.lığınca verilen belgeye rağmen, görev süresinin (2) yıl olarak saptanmasında da hukuka aykırılık bulunduğuna ilişkin iddiasına gelince: Cevaba cevap layihasının ekinde (EK-9) davacı tarafından ibraz edilen ve Gnkur. Bşk.lığı Gen.Amr.Ş.Md.tarafından imzalanmış 28.4.1998 tarihini taşıyan söz konusu belgenin incelenmesinde; İlgili Makama başlığını taşıdığı, davacının kimliği ve yurtdışı görev yeri belirtildikten sonra, Görevin Başlangıç Ve Bitiş Tarihleri başlığı altında 30.8.1998-30.8.2001 ibaresinin yazıldığı ve yazı metninin 1.Aşağıda kimliği yazılı personel Genelkurmay Başkanlığınca hizasında belirtilen yurtdışı sürekli göreve atandırılmıştır. 2.İşbu belge personelin isteği üzerine verilmiştir. şeklinde olduğu görülmektedir. Oysa, Gnkur. Bşk.lığının 22.5.1998 tarihli yurtdışı sürekli görev atamalarına ilişkin emrinde, davacının anılan göreve (2/3) yıl süreli olarak atandırıldığı açıkça belirtildiği gibi, ara kararımızla getirtilen Berlin Slh.Kuv.Ataşeliği Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosuna ilişkin Kadro Bilgi Sayfasının incelenmesinden de, anılan görevin süresinin (2/3) yıl olarak saptandığı açıkça anlaşılmaktadır.
Çelişki gibi görünen bu durumun gerçek nedeni, davacının İTÜ.'de Profesör olan eşinin kamu görevlisi statüsünde bulunması nedeniyle, yurtdışına giden eşine refakat amacıyla ücretsiz izin almak için böyle bir belgeye ihtiyaç duymasıdır. Davacının görevinin 2 yıl mı, yoksa 3 yıl mı olacağı daha atanma aşamasında net olarak belli olamayacağından; Gnkur.Bşk.lığı ilgili Şb.Md.nün, başlangıçtaki belirsizlik nedeniyle görevin azami süresini (3 yıl) esas alarak belgeyi bu şekilde düzenlemesi ve görev süresinin bitimini 30.8.2001 olarak göstermesinde gayri tabiilik saptanamamıştır. Şu halde, kamu görevlisi eşine yurtdışı ücretsiz izin alınması amacıyla davacıya bir atıfet olarak verilen söz konusu belgenin, davacıya bu konuda bir hak tanıdığından söz edebilmeye ve bu nedenle davacı iddialarına ciddiyet atfedebilmeye hukuken imkan olmadığı ortadadır.
V. Yurtdışı Sürekli Görev Süresine Erken Son Verilmesi Ve Yurtiçinde Safahatına Uygun Olmayan Bir Göreve Atanmasının Cezalandırma Amacına Dayalı Olduğuna İlişkin Davacı İddialarının İrdelenmesi:
Davacı, TCG. Salih Reis Firkateyninin inşası işini üstlenen Alman firmalar grubunun bu inşada pek çok eksik, hatalı, kusurlu ve projeye/sözleşmeye aykırı durumunu saptadığını, bunları muhtelif yazılı raporlarla saptayıp Dz.K.K.lığına bildirdiğini, bu nedenle söz konusu firmalar aleyhinde idari/mali takibat yapılması yoluna gidildiğini, bundan muğber olan firmaların nezdinde Dz.K.K.lığından emekli olmuş bazı üst rütbeli subayların görev yapmakta olduğunu, bir şekilde firma çıkarlarının tehlikeye düştüğünü gördüklerinden, firma yetkililerinin Dz.K.K.lığına yaptıkları teşebbüs sonucu görevine son verilmesinin sağlandığını, bu gerçekleştirilirken de zincirin ilk halkası olan Gemi İnşa Projeleri Koordinatörü kadrosunun 30.8.2002 olarak söndürülmesi, görev yerinin Hamburg'dan Bremen'e nakledilmesi, dolayısıyla kendisinin 30.8.2000 tarihi itibariyle yurda dönmesinin sağlanması amaçlı Dz.K.K.lığı teklifinin, kendisinin yurtdışı sürekli görev süresinin erken son verilmesini sağlama amaçlı olarak gündeme geldiğini, nitekim akabinde, eşinin İstanbul Teknik Üniversitesi'nde profesör olduğu idarece bilinmesine rağmen, kendisinin İzmir Tersane K.lığına atanmasının, her iki işlemin cezalandırma amacına dayalı olduğunu ortaya koyduğunu, dolayısıyla dava konusu işlemlerin aynı zamanda amaç unsuru yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığını ileri sürmüştür.
Davacının cevaba cevap layihası ve ekinde temas ettiği tüm bilgi ve belgeler ile bunlara dayalı iddialar Dairemizce ciddi görülmüş ve 30.1.2001 tarihli ara kararımızla ...Davacının, davalı idareye de tebliğ edilen 22.11.2000 tarihli cevaba cevap layihasında (sahife 28-31) ve bu layihanın eklerinde kapsamlı bir biçimde temas ettiği, gemi inşa faaliyetlerindeki saptadığı eksiklik/hata/projeye ve teknik şartnameye aykırılık/kusurlu yapım vb. konularında hazırlayıp gönderdiği 25.2.1999 (EK-27), 26.2.1999 (EK-28), 29.4.1999 (EK-29), 18.6.1999 (EK-30),
5.10.1999 (EK-32), 2.10.1999 (EK-33), 7.2.2000 (EK-34), 7.2.2000 (EK-35),
25.5.1999 (EK-36) ve 17.7.2000 (EK-37) tarihli raporlara ne gibi işlem yapıldığının, sözkonusu eksiklik, kusurlu yapım vb. gibi konularda yüklenici firma/firmalar nezdinde düzeltme/telafi/tazmin vb. konularda girişimde bulunulup bulunulmadığının, söz konusu raporlara esas gemi/gemilerin geçici/kesin kabullerinin yapılıp yapılmadığının... sorulması yoluna gidilmiştir.
Gnkur. Bşk.lığının 28.2.2001 tarihli cevabı yazısı ve ekindeki kapsamlı tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının muhtelif raporlarla (EK-27 ile EK-37 arasında ibraz edilen) temas ettiği TCG. Salih Reis Firkateynine ilişkin eksiklik/hata/proje ve teknik şartnameye aykırılık hususlarından bir bölümünün, daha davacı henüz Gemi İnşa Projeleri Koordinatörlüğü görevine başlamadan (30.8.1998) önce, daha evvelki projelerde veya TCG. Salih Reis Firkateyninin Liman ve Seyir testleri esnasında gemi personelince belirlenmiş hususlar olduğu, bir bölümünün ise içlerinde davacının da olduğu bir Teknik Muayene Heyeti (toplam 9 subay) tarafından, adı geçen geminin 17.12.1998 tarihindeki geçici tesliminden sonra düzenlenen Geçici Teslim Protokolünde yer aldığı, bu meyanda davacının EK-25, EK-29, EK-32, EK-35, EK-36 ve EK-37'de temas ettiği Yük. tonaj aşırınna ilişkin hatanın ilk kez 8.4.1998 tarihinde tespit edilip, Geçici Teslim Protokolüne 16 ncı madde olarak dahil edildiği, bu durumun ömür boyu maliyete getirdiği yük nedeniyle MSB.'Ilgınca ilgili firmadan tazminat talebinde bulunulduğu ve bu konudaki görüşmelerin devam ettiği, davacının EK-27, EK-34 ve EK-37'de temas ettiği Dümen sitetnindeki salınıma ilişkin hatanın ilk defa 24.4.1998 tarihinde tespit edildiği, diğer firkateynlerde de aynı testin uygulandığı ve aynı sonucun alındığı, bunun salınım dizayn gereği olduğu ve Alman LOYD Sertifikasının bulunduğunun tespit edildiği, davacının EK-28, EK-33 ve EK-37'de temas ettiği Arıtma sisteminin IMO kurallarını karşılamamasına ilişkin hatanın ilk kez 2.12.1997 tarihinde tespit edildiği, ilgili firma tarafından 15.7.1999 tarihinde modifikasyon teklifi yapıldığı ve modifikasyonun Gölcük Tersane Komutanlığınca yapılması hususunda mutabakat sağlandığı, akabinde de modifikasyon işleminin tamamlandığı, davacının EK-29 ve EK-37'de temas ettiği Pervanelerde ve A Braketlerinde Kavitasyona ilişkin durumun ilk defa 2.12.1997 tarihinde tespit edildiği, pervane ve A Braket Kavitasyonunun ilk havuzlamada 15 gün süreyle test edildiği ve hasar görmediğinin tespit edildiği, davacının EK-37'de temas ettiği diğer konuların tamamına 17.12.1998 tarihli Geçici Teslim Protokolunda yer verildiği, esasen yukarıda belirtildiği gibi davacının da Geçici Teslim Heyetinde yer aldığı, ilgili Milli birimlerce Nisan 1998 tarihinden itibaren tespit edilen söz konusu noksanlıklardan, Konsorsiyumda (gemiyi inşa eden firmalar grubu) bulunan yüklenici firmalarca giderilemeyeceği değerlendirilen tüm hususlarda, söz konusu firmalara 26.983.802.DM. tutarında ceza ödettirilmesiyle ilgili işlemlerin MSB. ile ilgili firma temsilcileri arasında devam ettiği ve sonuçlanma aşamasında olduğu, dolayısıyla gerek davacıdan önce test sırasında gemi personeli, yetkili kişi ve ilgili birimlerce saptanan, gerekse de uzmanlığı ve kariyeri gereği davacı tarafından daha detaylı olarak şekilde rapor edilen gemi inşa faaliyetinde tespit edilen eksiklik/hata/projeye ve teknik şartnameye aykırılık/kusurlu yapım vb. konularda davalı idarece kayıtsız kalınmadığı, bilakis gereken her türlü idari-hukuki girişimlerin, bu meyanda yüklenici firmalar nezdinde düzeltme/telafi/tazmin vb. girişimlerinde bulunulduğu, bunlardan bir kısmının telafi edildiği, telafi imkanı olmayan kusur/hatalar nedeniyle de yaklaşık 27 milyon marklık bir ödettirme konusundaki girişimlerin sonuçlanmak üzere olduğu anlaşılmaktadır.
Belirlenen tüm bu somut olguların hukuki sonucu, hemen hemen tamamı davacıdan önce de saptanan hususlarda davacı tarafından görevi gereği hazırlanıp gönderilen Teknik Raporların tamamına idarece işlem yapılması karşısında, salt bu raporlardan muğber olan firmaların yaptıkları girişime bağlı şekilde idarece kadro nakli, 30.8.2002'den itibaren de kadronun söndürülmesi, akabinde de yurtdışı görev süresine salt bu nedenle son verildiği şeklindeki davacı iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle; atamanın cezalandırılma amacına dayalı olduğu savının da mücerret bir beyandan öteye gitmediğidir.
Öte yandan, davalı idarenin 28.2.2001 tarihli ara kararına cevabi yazısı ekinde yer alan Dz.K.K.lığının 21.12.2000 tarihli suç duyurusu konulu yazısından, davacının bu başlık altındaki konulara ilişkin olarak öne sürdüğü iddialar üzerine kayıtsız kalınmadığı, aksine adli soruşturma açıldığı ve halen Kuzey Dz.Sh.K.lığı Askeri Savcılığınca davacı hakkında adli işlemin derdest olduğu, bu soruşturma/yargılamada davacının vaki iddia ve isnatlarının da yetkili yargı mercilerince araştırılıp irdeleneceği kuşkusuz bulunduğundan; Dairemizce salt mücerret bir iddia ile dava konusu işlemler arasında uygun illiyet bağı durabilmeye imkan görülememiştir.
Dolayısıyla, davalı idarenin kamu yararı dışında hareket ettiği, dolayısiyle işlemin amaç unsuru bakımından sakatlandığı yolundaki iddiaya itibar edilememiştir.
VI. Yurtdışı Sürekli Görevden Yurtiçine Yapılan Atamanın, Safahatı Ve Eş Durumu Dikkate Alınmadan Tesis Edilmesi Nedeniyle Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Davacı İddialarının İrdelenmesi:
Davanın açılmasından sonra Dz.K.K.lığının 24.8.2000 tarihli atama emri ile davacı, evvelce (26.4.2000'deki genel atamalarla) atanmış, ancak katılmamış olduğu İzmir Tersanesi K.lığı Pl.Kşf.Dzyn.Md.lüğü görevinden, Deniz Harp Okulu K.lığı Eğt.Bşk.lığı Tek.Bil.Böl.Bşk.lığı Gemi İnşa Grup Bşk.lığına (Tuzla/İSTANBUL) atanmış olduğundan ve bu atama işlemi ile davacının eş durumu bakımından öne sürdüğü tüm iddialar idarece uygun bulunmuş sayılacağından, iptalini istediği ikinci işlem konusuz kalmış; cevaba cevap layihasında ve duruşmada ifade edilen yeni atandığı görevin de safahatına ve yetişme alanına uygun düşmediğine ilişkin iddialara da, davacının bu atamayı da ayrı bir iptal davasına konu yapması nedeniyle inceleme dışı bırakılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının yurtdışı daimi görev süresinin 2 yıl olarak saptanarak yurtiçi atamaya tabi tutulması işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemekle, bu işlemin iptaline yönelik davanın reddine,
2- Davanın açılmasından sonra davacının bir başka garnizon ve göreve atandığı anlaşılmakla, İzmir garnizonuna atanma işleminin iptaline yönelik konusu kalmayan uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy