(211 S. K. m. 74) (926 S. K. m. 118)
Davacı, 7.8.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve davacı vekilleri ek dilekçelerinde özetle; 1998 yılından itibaren Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığı görevini ifa etmekteyken, 27.7.2000 tarihli atama emri ile K.K.EDOK K.lığı emrine atandığını, yerine de Muğla As.Şb.Bşk.Per.Alb .......... ..'nın atandığını, kendisi hakkında gerek Antalya As.Şb.Bşk., gerekse de Yalvaç As.Şb.Bşk. tarafından vaki şikayetlerin asılsız olup, bir komplodan öteye gitmediğini, emekliliğine 9 ay kalmış bir subayın görevinden alınıp bir başka garnizona (Ankara'ya) atanmasında kamu yararı da olmadığını, davacıyı şikayet edenlerden Yalvaç As.Şb.Bşk. olan subayın da suç teşkil eden bazı fiil ve davranışlarının kendisi tarafından saptandığını ve bilahare konunun Askeri Savcılığa intikal ettiğini, dolayısıyla tesis edilen atama işleminin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; kendisinin Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığından alınarak, K.K.EDOK K.lığı emrine (Ankara) atanması, kendi yerine ise Muğla As.Şb.Bşk.Per.Alb ..........'nın atanması işleminin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı idarenin savunması alındıktan sonra, Dairemizin 19.9.2000 tarihli kararıyla davacının Isparta As.D.Bşk.lığı görevinden alınmasını gerektirir idari ve zaruri nedenlerin mevcudiyeti karşısında, bu görevden alınması işleminin yürütülmesinin durdurulması isteminin reddine, aynı hukuki nedenle davacının eski görev yerine Per.Alb ..........'nın atanması işleminde hukuka aykırılığın bulunmaması nedeniyle, sözkonusu atama işleminin yürütülmesinin durdurulması isteminin reddine, ancak atamanın bir görevden alınma ve bir başka göreve verilme şeklinde iki farklı sonuç doğuran özellikte bir idari işlem olması, mevzuatın amir hükümleri uyarınca bir subayın mutlaka bir kadro görevine atanması zorunluluğuna icarsın, bir Komutanlık emrine atanması işleminin hukuka aykırı düşmesi nedeniyle, davacının kadrosu olmayan K.K.EDOK K.lığı emrine atanması işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Dava dosyası ile savunma ekindeki belgelerin incelenmesinde; davacının Antalya As.Şb.Bşk. olarak görev yapmaktayken KKK.lığının Mayıs 1998 tarihli genel atamaları ile Isparta Askerlik Dairesi Bşk.lığı görevine atandığı, bu görevi ifa etmekteyken Antalya Askerlik Şube Bşk. olan subayın iki kez savunmasını aldığı, akabinde de 24.8.1999 tarihinde şiddetli tevbih, 25.10.1999 tarihinde tevbih cezalan ile tecziye ettiği, ancak anılan subayın bu konuda vaki şikayet ve itirazı üzerine, MSB.ASAL D.Bşk.nınca 28.6.2000 tarihinde her iki cezanın da mevzuata aykırı görülerek kaldırıldığı, anılan Şube Başkanı subayın atama isteğinde bulunması üzerine konunun intikal ettiği MSB.ASAL Daire Başkanınca yapılan araştırma sonunda, Başkanlığın 6.10.1999 tarihli yazısı ile davacının bazı davranışlarının kusurlu görülerek uyarıldığı, davacının gerek kendisine bağlı Askerlik Şubeleri ile ilişkilerinde gerekse bazı şekillerde yasal olmayan birtakım tutum ve davranışlarda bulunduğu yolundaki vaki ihbar üzerine, davalı idarece görevlendirilen müfettişler marifetiyle mahallinde idari soruşturma yaptırıldığı ve ilgili görülen kişilerin ifadeleri de alınmak suretiyle hazırlanan soruşturma raporunda, davacının astlarında otorite zaafına yol açan bazı kusurlu davranışlar içinde olduğunun, ayrıca birtakım usulsüz direktifler verdiğinin saptandığının belirtildiği, atama teklifine yetkili makamca da uygun görülen bu rapor üzerinde aynı makamca KKK.lığına yapılan teklif üzerine 27.7.2000 tarihli işlemle davacının Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak K.K.EDOK K.lığı emrine (Ankara) atandığı, aynı atama emri ile davacının yerine Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığına, Muğla As.Şb.Bşk.Per.Alb ..........'nın atandığı, Dağ ve Komd.Ok.K.lığı Askeri Savcılığının 9.8.2000 tarih ve E.2000/724, K.2000/489 Sayılı iddianamesi ile 30 günden fazla hizmeti bulunan bir yükümlüyü esas birliğine sevkettirmesi gerekirken, noksan hizmetini Antalya İl J.K.lığında tamamlattırmaktan dolayı, o tarihte Antalya As.Şb.Bşk. olan davacı hakkında memuriyet görevini ihmal suçundan kamu davası açıldığı ve henüz yargılamanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Yine dosyanın incelenmesinden, davacı vekillerinden Av .......... : ..........'nün 10.8.2000 tarihinde kayda geçen ek dilekçesiyle yapılan vaki ıslah talebinin AYİM Nöb. Dairesinin 16.8.2000 tarihli kararıyla kabul edilerek, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği ve dava konusunun, davacının yerine Per.Alb .......... .'nın atanması işleminin de iptalini kapsayacak şekilde genişletildiği görülmektedir.
Davalı idare, tesis edilen atama işleminin hukuki sebebinin idari, asayiş ve zaruri sebepler olduğunu öne sürmüş ve buna ilişkin bilgi ve belgeleri 1602 Sayılı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca incelenmek üzere gizlilik dereceli olarak göndermiştir.
Atamalarda dikkate alınacak bir unsur ve aynı zamanda bir atama nedeni olan idari, asayiş ve zaruri sebepler 926 Sayılı Kanunun 118/c, Türk Silahlı Kuvvetlerine Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 3/f, 12/g, 13 ve 24/m maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır, idari, asayiş ve zaruri sebeplerin neler olduğu gerek 926 Sayılı Kanunda, gerekse de Atama Yönetmeliğinde belirtilmediğinden; her olayın özelliğine göre bu hukuki nedenin gerçekleşip gerçekleşmediği idarece takdir edilecek, bu takdir yetkisi de açılan davalar üzerine mahkememizce hukuka uygunluk yönünden denetlenecektir. Davalı idare savunması ekindeki belgelerin incelenmesinde, davacının ifa etmekte olduğu Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığı görevinden alınmasını gerektiren idari ve zaruri nedenlerin gerçekleşmiş olduğu, son şikayet konusu olaylardan önce davacı ile kendisine bağlı iki Askerlik Şube Başkanı arasında birtakım gerginliklerin yaşandığı, bu meyanda bu iki Şube Başkanınca maiyetlerinde çalışan personele verilen disiplin cezalarının davacı tarafından kaldırıldığı, Antalya Askerlik Şube Başkanına davacı tarafından verilen iki ayrı disiplin cezasının kanuna aykırı görülerek ASAL Daire Başkanınca kaldırılması yoluna gidildiği, ayrıca ASAL D.Başkanınca davacının bu konularda yazılı olarak uyarıldığı, nihayet son şikayet üzerine davalı idarece mahalline gönderilen özel müfettişlerce yapılan idari soruşturma sonunda, davacıya isnat edilen bazı fillerin sabit olduğunun belirtildiği, dolayısıyla söz konusu idari ve zaruri nedenlerin varlığı karşısında, davacının ifa etmekte olduğu görevinden alınması yolunda idari takdir yetkisinin de kamu yararına uygun ve objektif şekilde kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Bu bakımdan, davacı ve vekillerinin, bir As.Şb.Bşk.nın haksız ve yersiz isnatlarına dayalı bir atamanın söz konusu olduğuna dair savunma beyanlarına itibar edilememiştir. Yeri gelmişken hemen işaret etmek gerekir ki, davacı 1970 neş'etli subay olmasına ve atama tarihinde kadrosuzluk nedeniyle emekliliğine iki yıldan az kalmasına rağmen; ortada bir idari ve zaruri neden olduğundan, hakkında Atama Yönetmeliğinin 15 nci maddesinin uygulanabilmesi imkanı bulunmamaktadır.
Bu açıklama ışığında, davacının Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığından alınması ve doğal olarak yerine bir başka subayın (Per.Alb ..........'nın) atanması işleminde hukuka aykırı bir yön olmadığı görülmektedir.
Ne var ki, atama, bir görevden alınma ve bir başka göreve verilme şeklinde iki farklı sonuç doğuran özellikte bir idari işlem olduğundan; davacının atanmış olduğu kadro görev yerinin de hukuka uyarlı olup olmadığının denetlenmesi gerekli bulunmaktadır.
211 Sayılı TSK. İç Hizmet Kanununun 74 ncü maddesi ile İç Hizmet Yönetmeliğinin 359 ncü maddesinde, hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askeri kurumda ne gibi vazife alacağının standart kadrolarda gösterileceği belirtilmektedir. Subay Meslek Programları Yönetmeliğinin 14 ncü maddesinde de, subayların atanmalarının, Atanma ve Yer Değiştirme Yönetmeliği esaslarına ve meslek programlarının maksadını tahakkuk ettirecek şekilde hazırlanmış sınıf/branş gelişme planları ile şahsi gelişme kartlarına uygun olarak, atanmada planlı değişimi sağlayacak şekilde yapılması gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Belirtilen tüm bu mevzuat hükümleri dikkate alındığında, her subayın sınıf/branşına uygun bir kadro görevine atanması gerektiği kuşkusuzdur. Dairemizin bazı kararlarında işaret edildiği üzere, 926 Sayılı Kanunun 118 nci maddesinde belirtilen hizmetin aksatılmadan yürütülmesi şeklindeki anahtar norm gözetilerek, kimi olayların özelliği gibi zorlayıcı bazı durumlarda bu kurala istisna getirilebilmesi mümkünse de; (örnek olarak, Dairemizin 6.6.2000 tarih ve E. 199971049, K.2000/613 Sayılı kararındaki açıklama ve gerekçe gösterilebilir.) dava konusunda bu istisnanın kabulünü gerektiren herhangi bir somut olgunun mevcut olmadığı ortadadır. Personel sınıfında ve albay rütbesinde bir subay olan davacının durumuna uygun, ASAL teşkilatı dışında 52 kadro olduğu, ancak bu kadroların tamamına atama yapılmış olduğu için, rütbesine uygun bir kadro görev yeri bulunmadığı için K.K.EDOK K.lığı emrine atandığı davalı idarece savunulmaktaysa da, bu savunmaya itibar edilememiştir. Gerçekten, Personel Albay kadrolarının tamamında Albay rütbesinde personelin istihdam edildiği idarece iddia edilmediği gibi; duruşmada da davacı halen K.K.EDOK K.lığında bir Personel Albay kadrosu olduğunu, ancak bu kadroda atamalı bir Personel Binbaşının görev yapmakta olduğunu, bunun araştırılabileceğini ifade ettiğinden, anılan kadroların bir kısmında Albay rütbesinden başka subayların istihdam edildikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı idareye düşen vecibe ifa ettiği Askerlik Daire Başkanlığından alınmasında ve ASAL teşkilatı dışında görevlendirilmesinde idari ve zaruri neden olduğu sabit olan davacının, 30 yıllık mesleki safahatı, taşıdığı rütbe ve yukarıda belirtilen amir mevzuat hükümleri dikkate alınarak, Personel Albay kadrosu bulunan, atama safahatı ile de uyum sağlayacak bir garnizona atanmasından ibaret bulunmaktadır. Davacının atanması öncesinde sözkonusu albay kadrolarında bu rütbe dışında istihdam edilen subaylardan durumu en uygun birinin kadroyu boşaltması suretiyle, idarece uygun bir kadro imkanı yaratılabileceği ise izahtan varestedir. Dava konusunda ise bu lazımeye hiç riayet edilmeyerek, davacının kadrosuz bir yere (K.K.EDOK K.lığı emrine) atandırılması şeklinde tecelli eden idari işlemin, belirtilen nedenlerle sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığı açıkça görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığı görevinden alınmasını gerektiren idari ve zaruri nedenlerin mevcut olduğu anlaşılmakla, bu görevden alınması yolundaki idari işlemde hukuki isabet bulunduğundan, bu işlemin iptaline yönelik Davanın Reddine,
Başkan Hv.Hak.Kd.Alb.Adnan ALTIN'ın karşı oyu ile ve Oyçokluğuyla,
2- Davacının eski görev yeri olan Isparta Askerlik Dairesi Başkanlığına Per.Alb ..........'nın atanması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemekle, bu işlemin iptaline yönelik Davanın Reddine,
Başkan Hv.Hak.Kd.Alb.Adnan ALTIN'ın karşı oyu ile ve Oyçokluğuyla,
3- Davacının mevzuatın amir hükümleri uyarınca rütbe ve sınıfı gözetilerek, uygun bir kadro görevine atanması gerekirken, bir Komutanlık (K.K.EDOK K.lığı) emrine atanması işlemi sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı görülmekle, İşlemin İptaline Oybirliğiyle,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Gerek dava dosyası, gerekse savunma ekindeki gizlilik dereceli olarak gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının ifa etmekte olduğu Askerlik Dairesi Başkanlığı görevinden alınmasını gerekli kılan idari ve zaruri nedenlerin mevcut olmadığı, özel müfettişlerce saptandığı belirtilen bir kısım olay ve olguların gerekçelerinin somut olarak ortaya konmadığı, esasen gerçek olmaları halinde suç teşkil etmeleri itibariyle davacı hakkında yasal işlem yapılması gerekirken, idarece bu yönde herhangi bir girişimde de bulunulmadığı, büyük ölçüde bir Askerlik Şube Başkanının ithamlarına dayalı olduğu anlaşılan hukuka aykırı fiil ve davranış iddialarının kanıtlanamaması karşısında, davacının iki yıldır başarıyla ifa ettiği görevden alınmasını haklı kılan hukuki nedenlerin gerçekleşmediği, dolayısıyla davacının ASAL teşkilatı dışına çıkarılmasında hukuki isabet bulunmadığı, aynı nedenle boşaltılan bu kadroya Per. Alb.Sedat GÜLOVA'nın atanması işleminde de hukuka uyarlık olmadığı, dolayısıyla her iki işlemin de iptali gerektiği kanaatine vardığımdan; aksi yöndeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy