(1602 S. K. m. 42)
Davacı, 20.7.2000 tarihinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; 2 nci Hd.Tb.K.lığı İdil/Şırnak garnizonuna KKK.lığının 7 Mayıs 1997 gün ve PER.:4031-77-99/Tay.D.Pl.Ş.(105) Sayılı emri ile atandığını, ancak 13 Ağustos 1997 tarihinde Köyceğiz/Şırnak garnizonunda görevlendirildiğini, 3 Mayıs 1999 tarihine kadar Köyceğiz'de görev yaptığını, eşinin de Köyceğiz köyünde ilköğretim okulunda öğretmenlik yaptığını ve ailece Köyceğiz'de lojmanda kaldıklarını, ancak 3 Mayıs 1999 günlü emirle esas atanma yeri olan İdil garnizonunda görevlendirildiğini, eşinin Köyceğiz'de lojmanda kalması nedeniyle, aile bütünlüğünün bozulduğunu, eşinin ve iki çocuğunun yalnız kaldığını, askeri hastanede psikiyatri tedavisi gördüğünü, bu görevlendirme emriyle manevi açıdan zarara uğradığını belirterek; söz konusu işlem nedeniyle uğradığını öne sürdüğü manevi zararına karşılık olarak 500.000.000. TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı idare davanın öncelikle süre aşımı yönünden reddi gerektiğini öne sürmekle beraber; davacının manevi zararına yol açtığı belirtilen 3.5.1999 tarihli Tb.K.lığı işlemi nedeniyle 14.5.1999 tarihinde AYİM'de tam yargı davası açıldığı, davanın önce AYİM.2.Dairesinde görüşüldüğü ve 8.3.2000 tarihli tevdi kararıyla dava dosyasının Dairemize gönderildiği, ancak Dairemizin 27.6.2000 tarihli dilekçe reddi kararının kendisine 5.7.2000 tarihinde tebliği üzerine davacının 20.7.2000 tarihli yenileme dilekçesiyle bu tam yargı davasını ikame ettiği, dolayısiyle süre aşımını gerektiren herhangi bir durumun söz konusu olmadığı açıkça görüldüğünden, bu yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir.
Davanın esasına gelince:
Dosyanın incelenmesinde; davacının KKK. lığının 7.5.1997 tarihli genel atamaları ile 70.Mknz.P.Tug.4.Hd.A.2.Hd.Tb.K.lığı Hrk.Eğt.Sb.V.'liğine (İdil/ŞIRNAK) atandığı, ancak 2.Hd.Tb.K.lığının 13.8.1997 tarihli görevlendirme emri ile Köyceğiz/ŞIRNAK garnizonunda Taktik Komuta Yerinde görevlendirildiği, bu işleme karşı herhangi bir yargı yoluna başvurmadığı ve anılan garnizonda göreve başladığı, öğretmen olan eşinin atamasının da buraya yakın bir ilköğretim okuluna yapıldığı, burada konuşlu lojmanlarda ikamete başladığı, bir buçuk yıldan fazla bu garnizonda görev yaptıktan sonra 2.Hd.Tb.K.lığının 3.5.1999 tarihli görevlendirme emri ile, Köyceğiz'de konuşlu Taktik Komuta Yerinin kaldırılması gerekçe gösterilerek, davacının yeniden İdil garnizonunda görevlendirildiği, ancak ailevi mağduriyetinin asgari düzeyde tutulmasına yönelik birtakım tedbirler alındığı, bu meyanda Köyceğiz lojmanlarında ikamete devam edeceğinin, öğretmen olan eşi için görevli olduğu okula korumalı servis hizmetinin sürdürüleceğinin belirtildiği, kendisine ise hafta içi iki gün (Salı, Çarşamba geceleri), hafta sonu ise yine iki gün (Cumartesi öğleden, Pazartesi sabaha kadar) Köyceğiz'deki lojmanına ailesinin yanına gitmesine izin verildiği, davacının bu işlemin (emrin) kendisinin manevi zararına yol açtığını belirterek, 500.000.000.-TL manevi tazminat istemli bu tam yargı davasını süresinde AYİM'de açtığı, KKK.lığının Mayıs 1999 tarihli genel atamaları ile davacının S.Zh.Tug.l.Tnk.Tb.K.lığı emrine (Çerkezköy/TEKİRDAĞ) atandığı, dolayısıyla davacının manevi zararına yol açtığını öne sürdüğü 3.5.1999 tarihli görevlendirme işleminin (emrinin) 2-3 ay süreyle etkisini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
Davacı, görevlendirme işleminin iptalini dava etmemekte, doğrudan doğruya bu işlem nedeniyle uğradığını öne sürdüğü manevi zararın tazminini istemektedir. Ortada, 1602 Sayılı Kanunun 42 nci maddesi uyarınca doğrudan açılan ve işlemden doğan bir tam yargı davası söz konusudur. Bir idari işlem nedeniyle idarenin tazminle sorumlu tutulması için, kural olarak hizmet kusurunun mevcudiyeti gerekli bulunmaktadır. Bu nedenle, idarenin söz konusu görevlendirme işleminin hukuka aykırı olup olmadığının, bu işlem nedeniyle bir hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması önem arz etmektedir.
Bu yönde yapılan değerlendirmede; 2.Hd.Tb.K.lığının 3.5.1999 tarihli işleminin, Köyceğiz'de konuşlu Taktik Komuta Yerinin kaldırılması gibi bir askeri hizmet gereğine dayalı, bu nedenle de davacının asıl atamalı olduğu İdil garnizonunda görevlendirilmesine dair hukuka uygun bir işlem mesabesinde olduğu, esasen atamalı olduğu İdil garnizonundan alınarak Köyceğiz'de görevlendirilmesine ilişkin 13.8.1997 tarihli işlemi dava konusu yapmayan davacının, KKK.'lığınca atanmış olduğu İdil garnizonunda yeniden görevlendirilmesine ilişkin 3.5.1999 tarihli işlemin hangi yönden hukuka aykırı olduğuna ilişkin somut bir neden de gösteremediği, kaldı ki aynı işlemle davacının ailevi mağduriyetini asgariye indirici tüm önlemlerin de alınmış olduğu, (Köyceğiz'deki lojmanda ikamete devam ettirilmesi, öğretmen eşinin korumalı servis hizmetinin görülmesi, kendisine iki gün ve dört gece ailesiyle birlikte kalmasına izin verilmesi gibi) dolayısıyla tam yargı davasına konu işlemin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, davacının iddialarına itibar edilmemiş; sonuç olarak davacının atamalı olduğu İdil garnizonunda Tb.K.lığınca yeniden görevlendirilmesi işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İdarenin hukuka uygun işleminden dolayı idarenin hizmet kusuruna dayanılarak sorumluluğuna gidilemeyeceği ise kuşkusuzdur.
Öte yandan, ortada kusursuz sorumluluk kuramına göre davalı idarenin tazmin sorumluluğunu gerektirir bir durumun da söz konusu olmaması karşısında, bu yönden de davaya hukukilik atfedebilmeye imkan görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy