(2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21)
Davacı 17.8.2000 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 26.6.1994 - 26.6.2000 tarihleri arasında Van Özel Harekat Grup K.lığı emrinde Uzm. J. Onb. olarak görev yaptığını, sözleşmesinin son bir yıl içinde (30) günden fazla hürriyeti bağlayıcı ceza aldığı gerekçesiyle feshedildiğini, oysa görev yaptığı 6 yıl zarfında disiplinli ve çalışkan bir personel olarak temayüz ettiğini, takdir ve ödüller aldığını, sicillerinin iyi düzeyde olduğunu, Van İl Güvenlik Komutanına gönderilen imzasız bir mektup nedeniyle, hiçbir kanıt yokken kendisinden de şüphelenildiğini, ancak mektubu kendisinin yazmadığı ortaya çıktığı halde, birlik komutanın kendisiyle birlikte 5 arkadaşına iki ay içinde 30 günden fazla oda hapsi cezası vermek suretiyle, haksız şekilde sözleşmelerinin feshedildiğini, dolayısıyla tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlandığını belirterek; iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile savunma ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 26.6.1994 tarihinde uzman j. onb. olarak uzman erbaş statüsüne girdiği ve Van Jandarma Komd. Özel Harekat Birlik K.lığı emrinde göreve başladığı, son olarak sözleşmesinin 26.6.1999 tarihinde yenilendiği, sözleşmesinin son yılı öncesinde 14.8.1995 tarihinde 7 gün oda hapsi, 2.11.1995 tarihinde 10 gün oda hapsi, 14.10.1997 tarihinde 2 gün oda hapsi, 28.5.1998 tarihinde 14 gün oda hapsi ve 27.8.1998 tarihinde 7 gün oda hapsi olmak üzere çeşitli disiplinsizlikleri nedeniyle toplam 40 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, sözleşmesinin son yılı içerisinde ise timin intikalini ve hareketlerini kasıtlı olarak yavaşlatması, operasyona ilişkin kusurlu konuşma yapması nedeniyle 26.6.1999 tarihinde 7 gün oda hapsi; eğitimde lakayıt davranması, timin bütünlüğünü ve huzurunu bozması, eğitim alanından izinsiz ayrılması nedeniyle 9.7.1999 tarihinde 14 gün oda hapsi; TİM Komutanından izinsiz olarak çarşıya çıkması nedeniyle 5.6.2000 tarihinde 5 gün oda hapsi; kendisini eğitim ve spor konularında yetiştirmemesi, 4.6.2000 tarihinde yapılan operasyonda timin bütünlüğünü bozması nedeniyle 6.6.2000 tarihinde 5 gün oda hapsi cezalarıyla tecziye edildiği, son bir yıllık dönem içinde disiplin cezaları toplamının 30 günü aşması (31 gün) ve ayrıca tim içerisinde hoşnutsuzluk yaratarak tim bütünlüğünü bozması, bu nedenle görevde başarısız görülerek kendisinden istifade edilemeyeceği değerlendirmesine varılarak, 19.6.2000 tarihli onayla sözleşmesinin feshedildiği ve 26.6.2000 tarihinde terhis edildiği, davacının 6 yıllık uzman erbaş statüsü boyunca operasyonlardaki başarısı nedeniyle 4 kez yazılı olarak takdir edildiği anlaşılmaktadır.
3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesi Görevde başarısız olanlarla, kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir ... hükmünü amirdir.
Bu kanuna istinaden çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde ... Görevde başarısız olanlar ile kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.
Ayrıca;
l- .....
2- ......
3- ......
4- Disiplin Mahkemeleri ve disiplin amirlerinden bir yıl içinde toplam 30 gün ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası olanların .... sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir ... hükmü yer almaktadır.
Davacı hakkındaki fesih işlemi incelendiğinde, feshin hem bir yıl içinde (30) günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alma, hem de kendisinden istifade edilememe hallerine dayandırıldığı anlaşıldığından; sırasıyla bu hukuki sebeplerin irdelenmesi gerekli bulunmaktadır.
Anayasanın 129/4 ncü ve 1602 Sayılı AYİM. Kanununun 21/3 ncü maddesine göre disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezaların yargı denetimi dışında olduğu belirtilmişse de; bu istisnai durum disiplin cezalarına dayanılarak, yani disiplin cezaları sebep olarak gösterilerek tesis edilen idari işlemlerin yargısal denetimi sırasında bu disiplin cezalarının hukuka uygun olup olmadıklarının tespit edilmesine engel değildir.
Davacıya ait kıt'a özlük dosyasında bulunan belgeler arasında davacıya verilen tüm cezalara ilişkin yazılı savunmasının mevcut olduğu, verilen cezaların yok hükmünde olmasını gerektirecek bir hukuka aykırılığın mevcut olmadığı ve tüm cezaların hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir.
Bu bakımdan, davacının verilen cezaların sübjektif nedenlere dayalı olduğuna ilişkin beyanının, mücerret bir iddiadan ibaret kaldığı görülmektedir.
Öte yandan, davacının son bir yıllık periyot öncesindeki dönemde de toplam 40 gün oda hapsi cezası ile tecziye edilmiş olması karşısında, toplam 71 gün oda hapsi cezası bulunan bir uzman erbaşın, velev ki birkaç takdiri de bulunsa, başarılı bir kişi olarak nitelendirilmesine de imkan olmadığı açıktır. Kaldı ki verilen disiplin cezalarına esas disiplin suç ve tecavüzleri incelendiğinde, davacının genellikle görevli olduğu operasyon timinde, timin birlik ve bütünlüğünü bozucu, hizmeti aksatıcı ve görevi aksatıcı mahiyet göstermesi karşısında; fesih işleminin bu hukuki neden yönünden de hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının sözleşmesinin feshi işleminde mevzuatın öngördüğü iki sebebin de gerçekleşmiş olduğu görülmekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde davacının görevde verimsiz olduğunu ve kendisinden istifade edilemeyeceğini ortaya koyan somut bir bilgi ve belgenin yokluğu karşısında, sözleşmesinin feshinin bu hukuki nedene dayandırılması hukuka uyarlı olmadığı gibi; davacının son iki disiplin cezasının 5.6.2000 ve 6.6.2000 tarihlerinde art arda verilmesi ve bu şekilde 30 günlük oda hapsi cezası sınırının doldurulmasına yönelik sübjektif bir çaba içerisine girilerek feshe yönelik bir tutum sergilenmesi karşısında, işlemin bu yönü itibariyle de hukuka aykırı düştüğü, dolayısıyla işlemin iptali gerektiği kanaatinde olduğumdan; davanın reddine dair sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararma katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy